MASONLAR
"Andolsun, insanların içerisinde inananlara en şiddetli düşman olarak, Yahudileri ve müşrikleri bulursun." (Maide Suresi, 82)
Masonluk, dünya kurulduğundan beri varolan Şeytan'ın dinidir. İblis kendine en yakın hizmetkarlar olarak Yahudileri ve Masonları seçmiş ve emirlerini bu kişiler vasıtasıyla yaymıştır. Değiştirilmiş Tevrat'a göre diğer insanlar;öldürülmeleri gereken hayvanlardır. Her devirde, peygamberlerin yaptıkları tebliğe, vahiy almalarına ve gösterdikleri mucizelere kavmin ileri gelen mason karakterli kimselerinin ilk olarak verdiği cevap "bu bir büyüdür" olmuştur. Onlara göre Din; 'uyuşturucu'dur.
Peygamberin karşısında yeralan bu inkarcı grup halk değil, planlı ve organize bir topluluktur. Kur'an'da bahsi geçen çoğu peygamberin tebliğini, masonlar aynı metodları kullanarak bozmaya gayret göstermişlerdir.
Kur'an'da Şeytan'ın kiminle bağlantı kuracağı ve Şeytan'dan emir alan masonik karakterin özellikleri net bir şekilde açıklanmıştır:
"Şeytanların kimlere inmekte olduklarını sizlere haber vereyim mi? Onlar gerçeği tersyüz eden, günaha düşkün olan her yalancıya inerler. Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler." (Şuara Suresi, 221-223)
Masonluk'ta Şeytan tek yol gösterici olarak kabul edilir ve bu dinin, en önemli ibadeti Şeytan'a kurban sunmak suretiyle kan dökmektir. Masonlar da, çağlar boyunca zulüm ve katliamlar yaparak bu ibadeti yerine getirmeye calıçmışlardır.
"Tevrat, Yehova'ya, Orduların Tanrısı sıfatını verir ve Yehova, kendi emirlerine itaat etmeleri için, insanlaru birbirlerine düşürür ve kurbanların kanıyla, kan kokusundan hoşlanır." (Türk Mason Dergisi, sayi 78/1)
Şeytana tam olarak teslim olmuş bu grup, dünyadaki siyasi ve kültürel bütün olayları, harfiyen Şeytan'ın verdiği ilhamlar doğrultusunda organize ederler. Devletler arasındaki anlaşmazlıklar, ihtilaller ve sonucunda meydana gelen toplu katliamlar bu amaca yönelik faaliyetlerdir. Şeytana kan sunma, temelde, değiştirilmiş Tevrat'ta da mevcut olan bir inançtır. Tarihte olayların Tevrat ayetlerine uygun şekilde gelişmesi ise tesadüf değil, kasıtlı bir biçimde organize edilmiş hareketlerin sonucudur. Masonlar, Tevrat'ın özellikle kan dökme, insanları ezme, etki altına alarak hükmetme, birbirine düşürme ve milletler
Arasında bozgunculuk çıkarma gibi hükümlerini tam manasıyla uygulamaya çalışmışlar ve bu doğrultuda uzun ve kısa vadeli planlar yapmışlardır. Şeytan'ın insanlara olan kini ve kurban olarak kan istemesi, Yahudiler'in değiştirdiği aşağıdaki Tevrat ayetinde açık bir biçimde ifade edilmiştir:
"Rabbin bütün milletlere öfkesi, bütün onların ordusuna kızgınlığı var; onları bütün bütün yok etti, onları boğazlanmaya verdi. Ve öldürülmüş olanları dışarı atacaklar ve leşlerinin kokusu çıkacak; ve kanları ile dağlar eriyecek." (Işaya Bölümü, 34/2-3)
Kur'an'da ise, haksız yere kan dökmek, kesinlikle yasaklanmıştır:
"Hani sizden (İsrailoğullarından) 'birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın' diye kesin söz almıştık... Sonra (yine) siz, birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından sürüp çıkarıyor ve günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları çıkarmanız size haram kılınmıştı... Artık, sizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır." (Bakara Suresi, 84-85)
Mustafa Kemal Pasa nin sevmedigi iki zümre vardi. Birincisi DÖNMELER(SEBATAYLAR) , ikincisi de MASONLAR di
Bir gün eski adliye vekili Mahmut Esat Bozkurdu çagirdi. Kendisine Masonlarin taksimat, teskilat ve ahvalini bildirir bir kitab verdi
Gurup günü Mahmut Esat Bozkurt riyaset makamina bir takrir verdi ve takririn okunmasini reisten rica etti. Katip takriri okudu. Gurup dinledi. Hülasasi söyle idi:
Bizim Eba ancet gelen atalarimizin mensubu bulundugu tarikatlari kapattik, Masonluk ta kökü disarda bir Yahudi tarikatindan baska bir sey degildir. Memleketimizde bunun ne isi vardir? Bunu da gurup karariyla kapatalim.
Ve söz istedi, kürsüye gelerek takririni gayet veciz olarak izah etti.
Meclisteki Masonlari bir telasdir aldi. Hele sözcüleri Sükrü Kaya yi görse idiniz, basindan süt dökülmüs kediye benziyordu.
Meshur hatib Mahmut Esat Beye söz yetisebilir mi idi. Sükrü Kaya Masonlugun bir hayir (!) müessesesi oldugunu kürsüden söyledigi zaman gurubun hemen bütün azasi yüzüne haykirdilar.
Hayir eserleri dediginiz nedir, birisini gösterebilir misiniz? Yalan söylüyorsun, in asagi! dediler. Mahmut Esat ise MASONLUGUN kökü disarda, gizli, memleket ve millet için muzur bir tarikat oldugunu ve her yerde umumi reislerinin yani mesrik-i azamlarinin YAHUDI oldugunu bir çok vesikalarla ispat etti.
Sükrü Kaya, Kazim Özalp, Mazhar Germen son çareyi Katib-i umumi Recep Peker e iltica etmekte buldular. Ve salonda oturan Recep Peker in etrafini alarak yalvarmaga basladilar. Guruptaki hava çok elektrikli idi. Heyecan son haddini bulmus, her taraftan
KAPATALIM! sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek:
Arkadaslar, çok mühim bir isin üstündeyiz, müsaade buyurun, bu isi bir defa da devlet reisine götürelim, onun da reyini alalim, gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getirecegim, dedi.
Bu söz gurubun tasvibine mazhar oldu ve mesele gelecek haftaya kaldi. Bir hafta sonra olsun, biz herhalde bütün localari kapatiriz dediler. Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çikarak su müjdeyi verdi:
-Arkadaslar; bugünden itibaren Türkiye de Masonluk kalmamistir ve bütün localar kapanmistir.
Salonda bir kiyamettir koptu, alkislar, bagirmalar ve KAHROLSUN YAHUDI USAKLARI! sesleri tavanlari çinlatiyordu.
Sükrü Kaya ile arkadaslari ortadan sirra kadem basmislardi. Gurup dagildiktan sonra doktor Mim Kemali öne katarak meclisteki Masonlar toplu olarak Reisicumhura gitmislerdi. Mim Kemal, Reisicumhura hitaben:
-Efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz mesrik-i azamimiz olursaniz biz pervane gibi etrafinizda dönüp dolasiriz, demis. Reisicumhur,
-Peki bir sey soracagim, bana cevap veriniz de sonra... Siz Avrupada hangi locaya baglisiniz ve metbuunuzun ismi nedir?
-Biz Cenovaya tabiiz ve reisimiz de BARCA MISON Cenaplaridir, demisler. Bunun üzerine küplere binen MUSTAFA KEMAL PASA onlara hitaben:
-HAYDI DEFOLUN BURADAN, CEHENNEM OLUN GIDIN, YAHUDI USAKLARI! Benim milletim bana kahraman sifatini verdi, ben sizin gibi, bir çifit yahudiye usak mi olacagim? Bu gece sabaha kadar Türkiye deki bütün localarinizi kapatmadiginiz takdirde yarin teskil edecegim divan-i harbi örfi ye hepinizi verir ve astiririm! Haydi defolun karsimdan!
diyerek onlari kovmus, onlar da yildirim telgraf ve telefonlarla vaziyeti Istanbul, Izmir ve Adana ya bildirdiler ve sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarini getirip henüz sofrasindan kalkamayan reisicumhura verdiler ve derin bir nefes aldilar.
Reisicumhur Mustafa Kemal Pasa bu suretle bütün MASON localarini kapatti.
Ismet Pasa nin reisicumhurlugu sirasinda kanun-u mahsusla localar kapanmadi diye Masonlarin müracaati üzerine tekrar localar açilip faaliyete basladilar.
Ve 1952 de ise Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden CELAL BAYAR da, Ahmet Gürkan in teklif ettigi ve Masonlarin loacalarini kapatmak istedigi kanun teklifini red ederek bu suretle localarini kanunla pekistirdi.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla



