Tarih: ?…Mart.1998
Yer: Hakkari
Hatta: Annem…
Yeronguldak…
.....................................................
-Alo!Aloooooo!.
-Anne duyuyor musun beni?!
-Evet kızım evet. duyuyorum seni,şimdi daha iyi geliyor sesin..: )
-Oh !ya burada cep telefonu tam çekmiyor anne..yeni açıldı türkcell hattı yakında daha iyi çekecekmiş öyle dediler. artık evden konuşabileceğim seninle: ))
-İyi olur kızım akşam akşam posthanelerde kuyrukta beklemenize çok üzülüyordum, ne iyi ettin de aldın şu cep telefonunu..
-Canım kızım..böyle sadece sesini duyarak mı geçecek bu ömrüm..: ( Kaç yıldır gurbetlerde ne çektiğini kim bilir yavrum!..İnşallah yakında biter bu çelebi misali hayatın..
-İnşallah! annem ..inşallah!..bende bıktım inan ,çocuklarımı çok seviyorum ama en kısa zamanda buradan çıkmak istiyorum bende..tayin isteme hakkımda doğdu bu yıl geleceğim yanına en kısa zamanda..: )
-Hayırlısı olsun yavrum..takdir Allah ‘ın..sen bu günleri de atlatacaksın inşallah Rabbim seninle korkma ..
-Sağlığın nasıl kızım öksürüğün geçti mi?
-Geçti annecim.geçti bişeyciğim kalmadı turp gibiyim şimdi:?Malatyalı arkadaşım sağolsun ,bir kavanoz dolusu dut pekmezi getirmiş memleketten, her akşam kaşık kaşık yiyoruz pekmezi kızlarla yakında hastanelik olcaz ama bu kez pekmezden olcak hastalığımız.. )
-: ) Allah razı olsun arkadaşından ..ne iyi etmişte getirmiş pekmezi..oralarda soğuktan ne yer ne içersiniz yavrum..yemek işini nasıl yapıyorsunuz? Beslenmenize dikkat edin.aksatmayın sakın öğünlerinizi..
-Olur mu anne burda en iyi yaptığımız şey yemek yemek zaten..: ) birgün makarna,bir gün sebzeli makarna,bazen yoğurtlu ..ha bazen de bol salçalı makarna yapıyoruz : )anlayacağın anneciğim tembellikten her gün makarna yemek zorunda kalıyoruz..
-Aaaa olur mu öyle şey kızım…arada bir sebze yemekleri de yapın kuru kuru makarna yenir mi öyle hergün.Allah Allah!!….
-Şaka anneciğim şakaaaa..yapıyoruz tabi ki..ama herkes yorgun oluyor ayak üstü geçiştiriyoruz,.zaten sularda kesik evde kıştan beri donmuş borular sebze yemekleri işkence olur valla..Dışarda yiyoruz çoğunlukla ne bulaşık oluyor nede su sorunu..
-Canım yavrum..çileniz ne büyükmüş sizin..: (
-Yok annecim yok biz iyiyiz bakma sen böle dediğime koli koli şaşal sular yığdık eve..banyo bile yapıyoruz onlarla: )
-Ah kızım ya nasıl olur öyle dökme suyla çamaşır, banyo yeter mi şaşal su?!
-Çamaşırları öğretmenevinde yıkatıyoruz, banyo günleride orda kalan bir arkadaşın banyosunu kiralıyoruz…bi şekilde bi çaresini buluyoruz yani aklanmanın: ) baharda geldi zaten yakında bizim boruların buzuda çözülür bu sıkıntıdan da kurtuluruz ..az kaldı az..üzme sen kendiniiii: )
-Sen nasılsın anlatsana annem? Abimler nasıl?Herkes iyi mi?
-İyiyim kızım çok şükür iyiyim..burnumda ki eti aldırdık geçen hafta..küçük bir ameliyatla alındı et.Şimdi daha iyi nefes alabiliyorum.tansiyonumda ondan çıkıyormuş demek ki..biraz şişlik var şimdi ama geçer yakında ..
-: ( Ameliyat mıııııııı? Neden bana haber vermediniz yaaaaaa : ( Şimdi nasılsın annem doğru söle önemli bir şey yok dimi lütfen..: (
-Yok kızım yok..ayak üstü öle yarım saatte bayıltmadılar bile uyuşturdular aldılar eti..
-Offf yaaaaa ..geçmiş olsun annem..inşallah daha iyisindir şimdi..tansiyonun da çıkmıyorsa artık iyi ki almışlar o eti..
Tarih:08.05.2005
Yer:………………………
Hatta: Annem
Yer:.....................
-Alooooooooo
-Aloooooooooooooooo anneeeeeeeee..duyormusun beni? Anneeeeeee
………………………….
-Alo00!!! annem nerdesin?niye gelmiyor sesin?
-Neden kesildi şimdi bu bağlantııııııı ..Anneeeeeeeeeeeeeeee
………………………………
-Efendim kızım.!
-Anne! Anne! sen misin annem?!!
-Evet kızım benim buradayım merak etme.bağırma öyle kulağımda ruhumu titrettin ..
-Oh yaa, bi an hatlar kesildi sanki.. sesin gitti ..sen gittin sandım annem..: (
-Evet bir şeyler oldu sanırım ,bende bi anda kendimi başka bir mekanda buldum sanki..
-Bir anlık bağlantı kopukluğu bir asır gibi geldi..: (
-Çok değil kızım sadece 8 yıllık bir kopukluk ,bak çabucak geçti..
-Evet annem sadece 8 yıl..nedir ki koca bir ömrün yanında..hızla geçiyor zaman nasılsa..da o 8 yılda seni beklerken sanki binlerce asırlık özlem birikmiş içimde..Ne çok yaş birikmiş gözümde ,bir yaşın kadar ağladım..(54 bin kere)..bir de yaşım kadar..(24 bin kere)
-Ağlama kızım .sen ağladıkça nefessiz kalırım buralarda..gülüşün güneşimdir bilirsin..güneşimi çekme üzerimden..
-Çekmem annem ,ağlamam bir daha annem …içim kan ağlasada, güneşini çekmem gülüşümle üzerinden..
-Şimdi buradan seni çok daha iyi görebiliyorum kızım..eskisi gibi gönlümde değil gözümün önündesin birde…seni görmeyi ne çok özlemişim .
-Görüyor musun annem ,gerçekten görebiliyor musun beni?
-Gördüm kızım ,sekiz yıldır bir başına nasıl bir savaş verdiğini de gördüm.sormuyorum bak sana artık, nasılsın diye? Biliyorum ki artık bana “iyiyim çok iyim anne” dediğin zamanlarda sakladığın onlarca kederini saklayamazsın benden..Ama keşke saklayabilseydin yine…Şimdi daha çok acıyor ruhum seni böyle gördükçe..
-Neden annem ..ben çok iyiyim yine bak her zamankinden çok daha iyi..
-Biliyorum yavrum..Bitti gurtbetliğin,döndün yuvana,işini değiştirdin,evini değiştirdin Songül’ümü evlendirdin,ağabeylerine kol kanat gerdin kız başına…Çok iller gezdin, çok kentler ,çok insanlar gördün,çok dertlere deva oldun..biliyorum kızım..gördüm hepsini.
Gördüm hayatını nasıl herkes için lime lime ettiğini..bir kendin için yapamadıklarına üzülüyorum ben..Bir kendine sakladıklarına..içine attıklarına..
-Şimdi anlat bana yavrum..herkesten sakladığın bu gönül yaranı anlat bana..gerisini biliyorum zaten anlatılabilenlerdi her biri..sen bana anlatılamayanını anlat..Anlat ki ruhum değebilsin yüreğine..Anlat ki erdiğim “Aşk” tan, sana da bir “Aşk” eli erebilsin bu göklerden..
-Annem canım annem..sen Aşkına kavuştun bilirim..benim de derdim tek ,senin çektiğin hasret gibi ..ruhumun aşkı tek ,senin ruhunun aşkı gibi..Bir sen anlarsın beni annem..bir tek sen.. Canından canıma kattığın “Aşk”’ın dolaşırken kanımda ,senden başka kim anlar beni böyle candan..
Kim annem kim??
-Bekle yavrum..sabret..sabırla zamanı devirenlerden ol..sabrın duvarlarına aşkı işleyenlerden..Aşkın şarabından leyla doğduğunu bir ben bilirim.. Sen de bil kendini Leylam..Sende bil…
-Annem canım annem..nasıl da özlemişim sana anne demeyi bilsen..
-Soluğum kesilene dek haykırmak istiyorum şimdi..Annnneeeeeee Annemmmmmmmm …
-duyuyor musun anneciğim? Gökleri inletiyorum adınla..sende duyuyor musun?
…………………………..
-alo? Aloooooooooo anneeeee
…………
-anneeeeeee alooooooo?
……………………………………………………..
-Gittin mi annem ? Koptu mu yine hatlar?
Ne zaman bağlanacak sizin kattaki ruhhatlar??
Bir daha ne zaman…??
………………………………………………………
Anneler gününü kutlamak için asılmıştım ruhlar hattına,içimde kaldı yine “annem”gibi her kelimem…
“Anneler günün kutlu olsun annem…”Senden başka hiçbir annenin ve hatta anne adayının anneler gününü kutlamadım biliyor musun? Sadece sensin benim Annem.. Sen…
Seni seviyordum da şimdi daha bir seviyorum annem…Yokluğun sevgimi çoğaltıyor sensiz geçen her günümde..
“Çok” ifadesi tanımsız kalıyor artık sevgim(n)in önünde…
Güz Yağmuru /Annemi en özlediğim gün..Bu gün
Güzüm yağmurumNasıl aradım bu yazını bi bilsen, öyle çok okuma ihtiyacı hissetim ki ..
Yüreğine sağlık be Cân![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
onguldak…
Nasıl aradım bu yazını bi bilsen, öyle çok okuma ihtiyacı hissetim ki ..
Alıntı Yaparak Cevapla
