Beni (bizi) seni (sizi) bir cesetten farksıza çeviren herşey..
onları konuşalım..
kim onlar ve ne?
Beni (bizi) seni (sizi) bir cesetten farksıza çeviren herşey..
onları konuşalım..
kim onlar ve ne?
-kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?-demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...
Bunu bende düşündüm.Yaşama istegi ile ölüm isteigi arasındaki geçişi neyin belirledigini düşündüm. Bulabildigim ilk sonuç Yaşam sevinci ve kabulleinişi cocuklugumda daha bariz ve daha anlamlı,Peki suan neden bunun nerdeyse bitme noktasına geldigi sordum kendime.Cevap basit ama yetersiz; Çocuken yaptıgım ve yapabilcegimi düşündügüm - hayalerim , duygularım ve umutlarıma daha sıkı baglı oldugumu fark ettim.Eğer bu durum diğer insanlardan kaynaklanıyorsa dedim; onlardan kendimi soyutlamalaıyım ki başardım ,durumum dahada kötüye gitti artık geceleri uyuyamıyortum gündüzleri uyanmak istemiyorum ve biri beni uyandırmak istediginde kontrolüz bir öfkeyle ona patlıyorum.Şuanda elimde bulunan sonuç bu durumun sadece çevresel olmadıgı , çünkü öyle olsaydı bu sorundan arınırdım ama malesef daha da kötüyüm, ama bu durumun artı tarafları da oldu kendimi artık daha fazla tanıyorum. Ama genede elimde somut birsey yokŞuanda toparlayabildigim kadarı ile yazdım. umarım hep beraber bu berbat durumuza çözüm bulruuz( biraz önce intahar nedenleri üzerine güzel bir yazı okudum
alternatif bir çözüm gibi gözüktü )
You can't change your fate no one can
alternatif çözümler uzun vadede çözüm olma işlevlerini yitiriyorlar sevgili dahaka..
içine girdiğimiz bir girdap gibi..önünde eğilmek istediğimiz zaman alternatif kabul ediyoruz..içinde kaybolmak istediğimizde çözüm diyoruz adına..ama tam tersiyken herkes gibi biz de ona yakalanmaktan korkuyoruz..
enteresan![]()
-kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?-demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...
Afrika'da açlıktan ölüyorlar.
Japonya'da millet sıraya girmiş Playstation 3 almak için.
Bu arada Iraklı'lar birbirini öldürmeye devam ediyor her gün onlarca kişi.
Bazı şeylerden haberdar olmak beni cesede çeviriyor.
Yaşamın diyorum ne bir anlamı var ne bir yüceliği. İnsanlığın da kendim dahil dünyaya bir faydası yok.
Bazen sadece, böyle düşünüyorum.
Bir de, "50 sene sonra kimse beni hatırlamayacak" gerçeği var.
Aslında her eylem çözüm için atılmış adımdır ama sorun şu ; Hangi yöne?
Birşeyi fark ettim her ne kadar ... durumda da olsam ne kadar dibede batsam hiç bir zaman pes etmedim sadece bi gölgeye çekilip durulmayı bekledim.
Yaşam ile Ölüm bu iksii arasındaki sırrı bilmek aslında pekte filozofi bir durum degil sorun bi iksi arsında ne yapmak gerektigi. "Çözüm" - aslında yok öyle birsey yada söyle diyebilrim. yaptıgın her eylem çözüm için bir adım, ama
"Hangi yöne?"
Bence üç aşağı beş yukarı hepimiz bı kıskacın arasındaıyız. Önerim su o zaman hepbirlikte arayalım yönmüzü.Ben gayet ciddyim. Denedim, tek başına o yolu bulmayı, belki dogru yoldada ilerledim ama şunu fark ettim ömrüm yetmeyecek. Aslında basit bir prensibe dayanıyor "Eşit takas" ne kadar veirirsen o kadar alırsın.
Bu mesaj en son " 13.11.06 " tarihinde saat 20:42 itibariyle dahaka tarafından düzenlenmiştir... Neden: eklenti
You can't change your fate no one can
önemlı olan ille de birşeyler bulmak değil sanırım..
hanı bu şuna benzıyor bıraz da..
gerçek bilgiyi ya da yararlı bilgiye sahıp olmak olmamalı amaç,amaç ona giden yolu bulmak ve orda ılerlemek..
sokrates gordum kendımı![]()
-kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?-demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...
Dalgaların ısrarla kırmak için uğraştığı ,yosun tutmuş bir şişenin içerisinde bulunan bir kağıt parçasının üzerinde yazanlardır cesedin ta kendisi..
" Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir."
Mustafa Kemal ATATÜRK
cesedin ta kendisiyim..
ölüden farksız işe yaramaz bir diri parçası
rüzgarın ardına yelkensiz kapılıp giden fani
ellerinde kum taneleri savrulur rüzgarın kızı...
beni cesetten farksız hale getiren..yaşananların yoruculuğu..
yalan yere söylenenler..
bir heves uğruna kelimeleri ve cümleleri tüketmeyin
sakın![]()
-kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?-demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...
güzel konu
tek cümleyle açıklanan çok çok az şey var bence, o yüzden bu konunun sadece aklıma gelen kısmını "duygularımızdan arınmak "
olarak açıklayım...
düşündüğümüz kadar insanız ama hissettiğimiz kadar yaşarız..bu benim anlayışım...hissedemediğim zamanlar biyolojik olarak yaşadığım zamanlarmış gibi geliyo... bunlar kesin doğrular değil tabi, tersi de olabilir...
sonra hayaller var, hayata anlam yükleyebilmek... daha doğrusu hayatın için bir anlam bulabilmek... zor iş bu...
kimisi adına din diyo, kimisi ideal, kimisi başka şeyler...
ben henüz açıklayamıyorum tam olarak...
işte hayat için bir anlam bulamadığın zamanlar da ceset gibi hissediyosun...
ceset kelimesini de hiç ama hiç sevmem... hem okunuşu hem yazılışı sinirlerimi bozar ama konu güzelmiş neyseki...
Dünya üç beş bilgisizin elinde
Onlarca her bilgi kendilerinde
Üzülme; eşek eşeği beğenir
Hayır var sana kötü demelerinde
evet anlam bulamıyoruz bazen..doğrusu bu sanırım..
o zamanlar ceset gibi hissediyoruz..
etten kemikten birer ceset anlamsızlığımızın adı..
-kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?-demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...