• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-11-2006
    Mesajlar
    874
    Karizma Gücü
    0

    "Anne ben ölüyorum" (High Hopes)

    İlk o uyanırdı sabahları. Yatağı hemen cam kenarındaydı. Hafifçe doğrulur, perdeyi aralar, sokağa bakardı. Gün böyle başlardı.
    Sonra annesi gelir, “bu sabah nasılsın?” derdi; o güzelliğin saçlarını okşayıp gözlerine bakarken.
    Bir çocuk... Sonsuz ve sınırsız bir güzellik...
    “iyiyim anne” derken sesi hafifçe titrese de, büyük bir güçle çıkardı sözcükler dudaklarından: “bu sabah daha iyiyim anne”.
    Ve bir an, hüzünle bakarlardı öylece birbirlerine.

    Bir hastalık, çiviledi onun yaşamını yatağa ve hayat onun üzerine ağır yorganını çekti.
    Bir hastalık işte, bağladı onu yatağa, ıssızlığa; adı önemli değil.
    Annesi yanıbaşındaydı hep, günler karışıyordu birbirine. Yaşam bir solüsyon haline gelmişti artık onlar için.
    Hep hüzün yoktu. Arada acımtrak sevinçler de vardı.
    Kumrular konardı penceresinin önüne. Dışardaki tek arkadaşıydı onlar. Cama parmaklarıyla hafifçe dokunur, hissetmek isterdi onları.
    “Anne, bak yine geldiler. Bak, bugün de geldiler” derdi onları görür görmez, sevinirdi.
    Annesi, bir ona bakardı; bir de o ufacık kumrulara. Bazen bir damla yaş süzülürdü o an annenin yanaklarından, bazen de içine akıtırdı gözyaşını.
    Ne zaman dışardaki çocukların sesini duysa, heyecandan kıpır kıpır olur, onlara bakardı.
    Sadece cama dokunurdu, o yaşama hiç uzanamazdı...

    Bir anne için “çocuk” demek, hem sevinç hem de hüzün, gözyaşı. Ne acı, değil mi?
    “anne ben ölüyorum” dediğinde O gülümsemesiz acı kıvranışlarla, zaman her seferinde duruyordu sanki.
    Hüzne boyanıyordu o an duvarlar; o sonsuz güzellik “anne ben ölüyorum” dediğinde.
    Karanlık bir bahçedeki beyaz bir zambak gibi.
    Beyaz, sonsuz... Sınırsız bir güzellik.
    Pırıltılar, yankılanmalar, çocukluk düşleri; dışarıda.
    Bir odada “anne ben ölüyorum” seslenişleri onun, yaşama...

    O büyüyor, yaşam da büyüyordu.
    Hayat...
    devam ediyordu.


    High Hopes

  2. #2
    Pirasam
    Ziyaretçi
    Bir hastane odası penceresinden seyretmek gibi yaşamı. İçeride ölümle pençeleşen bir beden, dışarıda bir lunapark. O an yaşanan herşey ve yaşayan herkes birbirine yabancı...

    Dönme dolabın dönüşüne takılırdı ara sıra gözüm, sokaktan geçen çocukların ellerini tutuğu annelerine babalarına. Mutlu yüzler görürdüm. Oysa iki adım uzağımda ölmekte olan bir kadının son nefeslerini ensemde hisseder, bu garipliğin kederine dalardım.

    Ellerine sağlık, güzel olmuş...

  3. #3
    Yeliz yLz` adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,326
    Karizma Gücü
    0
    Hastane odaları dışardan soğuk görünür ama o odalarda öyle bir sıcaklık vardır ki .. Sadece kendi derdinizi değil, yan yatakta yatmakta olanların dertlerini de düşünürsünüz. Garip gelecek belki ama bir nevi gönül bağı kuruluyor aranızda ..

    Başkalarına bakıp kendinizi teselli etmeye çalışırsınız .. Hasta odaları .. Yanıbaşınızda duran, elinizi uzatsanız dokunabileceğiniz insanın her an sonsuzluğa gideceğini düşünmek, nasıl eritir insanı içten içe .. ağlasan faydası yok, sızlasan faydası yok ..

    Hastane odaları .. Sanırım giremediğim tek yer artık.

    Yüreğinize ve kaleminize sağlık.
    Kendini sürekli tekrar eden, yumurta gibi tokuşmaktan da zevk alan halkıma seslenmek geldi içimden: "Gelin bir On Kasım'da şunu anlayın; hayatı bir dakikalığına durdurabiliyorsanız, bir gün topyekün değiştirebilirsiniz de"


    Büyük lidere saygılarımla...

    Zamanın ötesinde sevinç duymalıyım...,
    insanlar sevincimden tiksinse bile,
    söylemek istediğimi anlamalarına
    kabalıkları elvermese bile.

    Rusbrock L’ Admirable

  4. #4
    Yeliz yLz` adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,326
    Karizma Gücü
    0
    Hastane odaları dışardan soğuk görünür ama o odalarda öyle bir sıcaklık vardır ki .. Sadece kendi derdinizi değil, yan yatakta yatmakta olanların dertlerini de düşünürsünüz. Garip gelecek belki ama bir nevi gönül bağı kuruluyor aranızda ..

    Başkalarına bakıp kendinizi teselli etmeye çalışırsınız .. Hasta odaları .. Yanıbaşınızda duran, elinizi uzatsanız dokunabileceğiniz insanın her an sonsuzluğa gideceğini düşünmek, nasıl eritir insanı içten içe .. ağlasan faydası yok, sızlasan faydası yok ..

    Hastane odaları .. Sanırım giremediğim tek yer artık.

    Yüreğinize ve kaleminize sağlık.
    Kendini sürekli tekrar eden, yumurta gibi tokuşmaktan da zevk alan halkıma seslenmek geldi içimden: "Gelin bir On Kasım'da şunu anlayın; hayatı bir dakikalığına durdurabiliyorsanız, bir gün topyekün değiştirebilirsiniz de"


    Büyük lidere saygılarımla...

    Zamanın ötesinde sevinç duymalıyım...,
    insanlar sevincimden tiksinse bile,
    söylemek istediğimi anlamalarına
    kabalıkları elvermese bile.

    Rusbrock L’ Admirable

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    19-07-2005
    Mesajlar
    5,994
    Karizma Gücü
    0
    bazen ortada hasta yoktur ....cama doğru koşan kişi annedir.fedakar,kendini unutmuş varlığını aile bireylerinin keyfiyetine adamış...ve ardından gözüyaşlı bir çocuk.bu kendini unutmuşluğun altında ezilen düşkünlüğün yükünü kaldıramayan artık ve gözyaşlarını içine akıtan.bazen ölüm yoktur ortada adı bile geçmez..sadece tarifsiz bir acı vardır.bir ömür ezikliği yaşanılan...
    umudunguncesi





  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-11-2006
    Mesajlar
    874
    Karizma Gücü
    0
    hikayenin geçtiği mekan "hastane odası" olarak algılanmış, ama hikaye o evde geçiyor

    yorumlar için tşk ederim.

  7. #7
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    ben bu hikayeyi biliyorum....

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  8. #8
    Pirasam
    Ziyaretçi
    Hastane odasında buna benzer bir hatıramız olduğu için öyle algılamışızdır H.Hopes. İnsanoğlu bazen algıda seçici davranabiliyor...

  9. #9
    Yeliz yLz` adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,326
    Karizma Gücü
    0
    Evet, algılamak istediğimizi algılaybiliyoruz

    Ben öyle yaptım mesela; hastane odasıyla ilgili yazmak istedim o yüzden öyle algıladım

    Hastane odası veya ev farketmiyor, hikaye süper Kalemine sağlık
    Kendini sürekli tekrar eden, yumurta gibi tokuşmaktan da zevk alan halkıma seslenmek geldi içimden: "Gelin bir On Kasım'da şunu anlayın; hayatı bir dakikalığına durdurabiliyorsanız, bir gün topyekün değiştirebilirsiniz de"


    Büyük lidere saygılarımla...

    Zamanın ötesinde sevinç duymalıyım...,
    insanlar sevincimden tiksinse bile,
    söylemek istediğimi anlamalarına
    kabalıkları elvermese bile.

    Rusbrock L’ Admirable

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-11-2006
    Mesajlar
    874
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı MeDiD tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ben bu hikayeyi biliyorum....
    aferin

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. neyi merak ediyoruz"""forum üyeleri hakkında"""" (arak konu :M)
    TF Üyeleri-TF Olayları-TF Ekseni bölümünde SlamDunk tarafından açılmış
    Yanıt: 26
    Son Mesaj: 18.07.05, 13:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •