Arkadaşlar ben bunu çok zuzn süre düşündüm ve buna bir cevap bulunamayacağı kanısına vardım.Ama bir cevabınız var ise lütfen söyleyin.
Arkadaşlar ben bunu çok zuzn süre düşündüm ve buna bir cevap bulunamayacağı kanısına vardım.Ama bir cevabınız var ise lütfen söyleyin.
en çok aklımı çelen soru bizim zaten cennete veya cehenneme gidiceğimizi biliyo peki o zman bizi neden imtihan ediyo?..![]()
allah Celle Celalu İnsanlarİ Ve Cİnlerİ Ancak Ve Ancak Kendİsİne İman Etmesİ İÇİn Yarattİ
Allahu Teala İnsanlarİ İmtİham Edİyorkİ Kullarİm Bu İhtİhana Dayanabİlceklermİ Dİye Cennet Ve Cehennemİ İnsan Bu Dunyada Kendİ
Hazİrlİyoo Allah İmtİhanİ Kazananlardan Eyledİn Bİzlerİ
HAYATİN ANLAMİ BEYAZ KİRMİZİ
sorunuz, daha geneli bulunan bir başka sorunun türevidir aslında.
Allah neden böyle bir "sistem" kurmuştur. Yani kendisini anan melekler, bazılarına yüklediği özel görevler, evren, aklımızın alamayacağı kadar uzaklardaki gezegenler, yıldızlar, onlarda geçerli olan fiziki kanunlar, galaksiler, dünya, dünyadaki hususiyet, insan, şeytan, cin, cennet, cehennem" Bu sistemi niçin kurmuştur?
Bu soru da şu sorunun türevidir :
"Allah niçin yaratır?"
en genelden başlanılarak cevap verilmeli.
Bu konuda sahih olmayan bir kudsi hadis mevcuttur :" ben gizli bir hazineydim, istedim ki keşfedileyim" şeklinde.
Hadis çok sahih olmadığı için düşüncelerimize geri dönelim. Pek çok neden sıralanabilir, pek çoğu reddedilebilir. Ama bence reddedilemeyecek olanı şudur :
"yaratıyor, çünkü yaratabiliyor"
yaratmasının bence cevabı olan bu cevap, bir önceki sorunun , "neden böyle bir sistem kurar" ın da cevabı olabilir. :
Yaratabileceği sonsuz adet seçenekten bunu diledi, çünkü dilediğini seçebilir. Hikmeti ve nedeni kendisinde saklıdır. İslam alimleri "mevcut alemin olabilecek en mükemmel olduğu konusunda hemfikirdir".
Bir üst soruya, sizin sorunuza geçtiğimizde de cevap zaten bir öncekinde belirlediğimizdir. "Neden İmtihan etme gereği duyar" :
Çünkü yaratabiliyor ve yaratmak için seçtiği sistem budur.
- kendisini alıgılayamayan varlıklar yaratmak
- kendisini algılayabilen ama reddedemeyen canlılar yaratmak
- kendisini algılayabilmeleriyle algılayamama imkanları eşit olan varlıklar yaratmak
- bu sonuncu gruba, her iki ihtimale imkan hazırladığı için, kendisini tanıtmak ve o tanıtımı algılamalarını sağlayabileceği akılla onları donatmak.
- sonra o tanıtımdan sonra bunun üzerine yoğunlaşıp onu algılamaya hayatını adayanları "kendi seçimlerinden dolayı" ödüllendirmek.
- o tanıtımı umursamayanları - ki bütün bir evrenin umursanmayışıdır- "ebedi mutluluktan" uzaklaştırmak.
bu, bir sistemdir. İslam alimlerine göre yaratılabilecek en mükemel sistemdir. Ben paralel evrenler kuramına inanan birisi olarak sadece "bir seçenek" olarak görüyorum. ve bu seçeneği seçmiş olmasının, bu seçenekteki bir öğe olarak bizi pek de ilgilendirmediğini düşünüyorum.
İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
[ varolmak, Nurettin Topçu ]
olayın bence'siydi. bilgi sayılabilecek pek bişiy yok aslında.
İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
[ varolmak, Nurettin Topçu ]
Aslanbaş kardeşim demişki;
''bu, bir sistemdir. İslam alimlerine göre yaratılabilecek en mükemel sistemdir. Ben paralel evrenler kuramına inanan birisi olarak sadece "bir seçenek" olarak görüyorum. ve bu seçeneği seçmiş olmasının, bu seçenekteki bir öğe olarak bizi pek de ilgilendirmediğini düşünüyorum.''
Üstad,paralel evrenler derken,içiçe geçmiş,ama maddi boyutta yaşayan beşeriyatın algılayamadığı evrenler gibimi?Birde bu 7 kat olayı var,bağlantılı olabilirmi?Yani 1. kat bizim madde boyutu,2. kat'ın yanında nokta gibi kalırmış.Keza 2.kat,3.katın yanında nokta gibi kalırmış.Böyle 6.kat'a kadar ilerlersek muazzam bir boyut çıkıyor ortaya.
7.kat ise yaratan'ın bizatihi kendisi olduğu konusunda bir yorum okumuşdum(Tabiiki en doğrusunu Allah bilir).Yani bu tür ,veya buna benzer bir düşüncemi bu paralel evren düşüncen?
yo hayır paralel evrenler kuramı farklı.
hala daha bir kuram ama.
içinde bulunduğumuz evren gibi sonsuz sayıda evrenin olabileceği ihtimaline dayanır.
bir big bang den fazlası yani.
benim düşüncem değil. bilimsel bir teori.
ben ALlah ın yaratması hakkındaki düşüncemle bu konuda bir parelallik görüyorum.
Yani Allah hep yaratır. Eğer hep yaratmasaydı bazı sorular cevapsız kalabilirdi.
mesela: "Allah için zaman söz konusu değildir. Ama evreni yarattığı bir "an" vardır, zira evren ezeli değildir. Peki öyleyse neden sadece o "an"da yarattı. Yaratabiliyorsa sürekli bir yaratma içindedir. 1 tek evren içinde sürekli yarattığı şeylerle bu mümkündür denilebilse de olaya mükemmellik açısından yaklaştığımızda yani, "sonsuz sayıda evrenin yaratılması 1 tek evrenin yaratılmasından daha mükemmeldir" dediğimizde bu söylediğimiz şeyde haklı oluruz. ve ALlah mükemmeldir. Sonsuz sayıda evren, sonsuz sayıda farklı sistem yaratmış olabilir. hepsinde farklı işleyen düzenler. bu bir ihtimaldir. bunları bize bildirmesine de gerek yoktur. Maddi olmayabilir de bu evrenler, olanları da olabilir. bu aynı " uzaylılalara inanıyor musun" sorusuna verdiğimiz cevap gibi : " Allah haklarında bilgi vermiyor, olabilir de olmayabilir de, fikrim yok"
Parelel evrenler kuramı hala daha bir kuramdır. İsbatlanması mümkün olmayacak gibi görünüyor. galaksimizin dışına bile maddeten çıkamadık, daha bu evrenin katrilyonda 1 ine bile ulaşamadık, başka evrenler biraz hayal gibi duruyor. Haklarında Allah da bilgi vermemiş. Ama olabilir. Bu olayı daha mı mükemmel yapar? Bence öyle, ama eğer öyle değilse demek daha mükemmel yapmayabiliyor muş da derim yani.
bu düşüncenin de içinden çıkamadığı bir soru vardır ama : "eğer sürekli yaratıyorsa, yani yaratması varlığıyla kaimse, madde, yani sonradan olan şey, Allah var oldukça var oldu, dolayısıyla ezelidir" diyen çıkabilir. bu konuda kendimce bir cevabım var ama emin değilim. o yüzden yazmayayım.
yine bununla alakalı, paralel evrenlar kuramıyla alakalı yani "biz herşeyi çift yarattık" ayetini de belirtenler var. ayette her şey ifadesi geçiyor. yani sadece dünyadaki şeyler değil. sadece "eş" manasında değil. bu evren gibi bir başka evren daha olabilir. bu evrende olanlardan farklı işleyen bir sistematiğe sahip bir evren daha.
cennet cehennem dediğimiz, ahiret dediğimiz hayat ölümümüzden sonra bu evrenin çifti olan evrende gerçekleşebilir yorumları mevcuttur.
bunlar,tekrar ediyorum, yorum olmaktan öteye geçemez.
Bu mesaj en son " 07.01.07 " tarihinde saat 16:17 itibariyle alpi1907 tarafından düzenlenmiştir... Neden: flood...
İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
[ varolmak, Nurettin Topçu ]