Gelir İdaresi Başkanvekili Osman Arıoğlu, vergi denetiminde önemli adımlar attıklarını belirterek 'Artık bulanık suda balık avlamıyoruz. Vergi iadesi ve hayat standardı çağdışı kalmış otokontrol sistemlerinin yerine daha modernlerini getirdik. Her geçen gün iyiye gidiyoruz' dedi




HANİFE ŞENYÜZ (Arşivi)

ANKARA - Gelir İdaresi Başkanvekili Osman Arıoğlu, idarenin güçlenen teknolojik altyapısıyla vergi denetiminde önemli adımlar attıklarını belirterek, "Artık bulanık suda balık avlamıyoruz" dedi. Vergi iadesi ve hayat standardının 'çağdışı kalmış' otokontrol sistemleri olduğunu ve amaca hizmet etmekten uzaklaştığını savunan Arıoğlu, bunlardan daha güçlü modern otokontrol sistemleri getirdiklerini, getirmeye devam edecekleri söyledi.
Gelir İdaresi Başkanvekili Arıoğlu, Radikal'in Gelir İdaresi'nin yeniden yapılanmasında alınan mesafe, kayıt dışında ilerleme sağlanamadığı ve mevcut otokontrol sistemlerini kaldırılmasıyla ilgili eleştirileri ve yeni adımlara ilişkin sorularını yanıtladı:
Vergi iadesi ve hayat standardı kaldırıldı... Bu 'Otokontrol sistemleri azalıyor, kayıt dışına kapı aralıyorsunuz' eleştirilerine yol açtı. Size göre durum nedir?
Vergi iadesi, hayat standardı gibi otokontrol sistemleri çağ dışı kalmış sistemler. Amaca hizmet etmez hale geldi. 1980'lerde amaca hizmet eder durumdaydı ama 2006 yılında artık bu yöntemlerle kontrol olmaz.
Vergi sisteminde otokontrole her zaman ihtiyaç var. Elektronik izlemeyle bunu önemli ölçüde sağladık. Modern anlamda otokontrol yöntemlere yönelmemiz, lazım, transfer fiyatlaması gibi. Kârı vergisiz alana kaydırmayı önlemeyi amaçlayan önemli düzenlemelerden biri. Uluslararası şirketler bunu kolaylıkla yapabiliyor ve biz bunu kurumlar vergisinden sonra gelir vergisine de taşıyoruz, modern şeyler bunlar.
Bunu kaldırırken, aslında asgari ücreti vergi dışı bırakabilmek için aldığımız tedbirlerin sonucudur. Biz artık daha otomatik olarak kontrol eder duruma geldik. Vergi ambarı oluşturduk, teknolojik altyapımız güçlendi ve güçlendirmeye de devam ediyoruz.
VEDOP projeleri idareye nasıl bir katkı sağladı?
Bugün vergi beyannamelerinin yaklaşık yüzde 80'i elektronik ortamda alınıyor. Bu oran kurumlar vergisinde yüzde 93-94 düzeyinde. Bu yeni düzenleme aşağı yukarı 15 bin adam/ay iş gücü gibi çok önemli bir tasarruf ve katkı sağlıyor. Bir adamın maliyetini 1000 YTL olarak alsanız, tasarrufun mali boyutu da ortaya çıkıyor. Mali tasarrufun yanısıra elimizdeki personeli doğru alanlara kanalize etmeye başladık. Elemanlarımız artık mükellefi daha iyi takip edebiliyor, nitelikli işlere, denetime daha çok zaman ayırabilir hale geliyor.
Denetimlerde nasıl bir ilerleme sağlandı?
Vergi dairesi yeni misyonuna adapte olmaya başladı. Vergi oranları düşerken, hayat standardı kaldırılırken önceden zannedildiği gibi vergi gelirlerinde ise herhangi bir düşüş yaşanmadı.
Vergi ambarımızla beraber elektronik ortamda gelen verilerden yararlanır hale geldik. 1.9 milyar YTL sahte ya da geçersiz fatura tespitimiz var 2004 yılında. Bu verileri 2007 yılında üçer aylık geçici vergi dönemleri itibarıyla da almaya başlayacağız. Naylon fatura işlerini de güncel olarak takip edebilir hale geliyoruz. İncelemeyi yapan eleman bulanık suda balık avlamıyor, daha sağlam verilerle incelemeler yapıyor, süratli ve verimli çalışıyor.
Yeniden yapılanma çalışmaları hangi aşamada?
Dört yılda 2 bin gelir uzmanı ve 1600 denetmen aldık ama bunların yaklaşık yüzde 40'ını ekonomik gerekçelerle başka kurumlara kaptırıyoruz. Kurum içindeki personelin de 2 bin 500'ü sınav sonucu gelir uzmanı olmaya hak kazandı. İşler bununla bitmiyor. Denetim elemanı sayısının 10 bine, 40-42 bin seviyesindeki personelin üçte ikisinin de uzman statüsüne gelmesi gerekiyor.
Ayrıca 29 ilde vergi dairesi başkanlıkları kurduk. Önümüzdeki dönem bunu diğer illere de yaygınlaştıracağız. VEDOP-3 ihalesini de 2007 yılı başlarında yapacağız. Bununla idarenin en ücra noktaları günlük olarak izlemesi olanağı sağlanacak ve idare kâğıtsız bir ortama kavuşacak.
Bütün bunlara karşın kayıt dışının kayda alınmasında hızlı mesafe alınamamasının sebepleri nedir?
Bu, kartopuna benziyor. Kartopu yapmak başlangıçta bir emek ve uğraş gerektirir. Ama kartopunu yuvarladıkça işiniz kolaylaşır ve giderek daha rahat büyür. Kayıt dışı konusunda bizim devletin durumu da aslında bu.
Biz bir taraftan psikolojik ortamı iyileştirdik, vergi oranlarını aşağıya çektik. Enflasyon düştü. Bunları yaptıktan sonra toplumda bilinç oluşturmak gerekiyor, bunun da adımlarını atıyoruz.
Kayıt dışı ölçümü için katma değer vergisinde (KDV) bir çalışma yaptık ve bu verileri 1994 yılına kadar getirdik. Bu kartopu gibi az az iyileşmeyi burada gördük. Ekonomide kayıt dışı kalan oranın yüzde 30'lardan yüzde 25'lere gerilediğini belirledik.
Altyapının güçlendirilmesinin yanı sıra mevzuat düzenlemeleriyle de kayıt dışını engelliyoruz. KDV'de stopaj getirdik ve bu KDV pazarlıklarını çok önemli ölçüde azalttı.
Kayıt dışında çok sağlıklı bir çalışma yok. İlgili kesimlerin kayıt dışı oranı yüzde 50'lere çıkıyor, siz 25 diyorsunuz...
Aslında en sağlıklı çalışma bu alanda bizim yaptığımız çalışma. Tüm vergilerde bunu yapmak kolay değil. En iyi ölçüm her şeyi kavrayan vergi KDV. Burada oranlar çok hızlı düşmüyor.
170 bin yabankazını (daha önce vergi mükellefi olmayan kişiler kastediliyor) almışız kümese 4 yılda. Bunlar daha çok merdivenaltı çalışan işletmelerdir. Tabii banka mali sistem incelemelerinden yakalananlar da var
Biz bu gelişmeleri rakamlarda neden göremiyoruz?
Terkin ettirdiğimiz mükellefler var, aslında işi sona erdirmiş ama hâlâ mükellef olarak görünenleri biz listeden sildik. Bu nedenle göremiyorsunuz, ama yaklaşık 300 bin mükellef işi bırakmış.
Banka hesaplarına girmeniz endişe de yarattı, tüm hesapları görebiliyor musunuz?
Bankalardan, kredi kartları merkezinden bize sadece istediğimiz standartta bilgiler geliyor, yoksa her hesabı, her işlem bilgimiz dahilinde değil. On-line bir bağlantımız yok. Belli sayıdaki işlem, miktar gibi, her şeyin içine girerseniz o zaman verim düşer.

'Kiraları muhtardan izleyeceğiz'
Vergi altyapısına yeni eklemeler yapılacak mı? Örneğin, vergi iadesi kalkınca kira bilgileri olmayacak elinizde.
Şimdi kiralar konusunda muhtarlardan da bilgi isteyeceğiz. İkamet edenlere ait bilgileri alacağız. Bununla kiracı ve ev sahibi bilgilerini tapuyla bağlantılı olarak izleme imkânına kavuşacağız.
Ücretlinin beyanname kapsamına alınması da yıllardır tartışılıyor, bu ne zaman mümkün olabilir?
Beyanname vermeyi kolaylaştırmamız ve çok kişiden beyanname almamız lazım. Bu da bir tür otokontrol sistemi. Ne kadar çok beyanname alınırsa veri ambarına o kadar çok bilgi girer. Ücretlinin beyanname kapsamına alınması için veri ambarını VEDOP'u biraz daha güçlendirmemiz ve Türkiye'nin buna hazır olması lazım. Doğru işleri yanlış zamanda yaparsanız sonuç alamazsınız.
2007 yılı hedeflerinin tutturulmaması riski var, iki seçim yaşanacak? Hedefleri tutturabilecek misiniz?
Gelirlerin artışı ekonomideki büyümeye bağlı. 2007 yılında iki seçim yapılacak ve bunun bir risk payı var. Bu risk daha çok harcama kanadını ilgilendirse de çalkantıların etkisi ortada. Örneğin 2006 yılında dalgalanma olmasaydı, yılı daha iyi bir noktada kapatabilirdik. 2007 yılı için yüzde 5 büyüme realize edilebilir görünüyor.
Aslında bu dönemin (AKP dönemi) en zor yılı 2003'tü. Toplam faiz dışı fazla oranı yüzde 4'ten devralınıp oradan yüzde 6.5'lere getirildi. Ondan sonraki yıllarda hedefi her yıl daha kolay tutturma şansımız oldu. Bunda, idarenin altyapısının güçlendirilmesinin de etkisi var tabii.


Radikal