İçeriği asırdan, asıra; ülkeden ülkeye değişen karanlıklar çıkmazı... Kimine göre batılılaşma, kimine göre ise gelişmenin beyannamesi...
Millet olarak bu popüler kültür denilen kavramın etkisi altındayız. Artık insanlar düşünceleriyle değil giydikleriyle, izledikleriyle ön planda bulunma eğilimindeler. Bu tembelliğin kaynağı batılılaşma sendromu... Batılılaşma batı tarafından arz edilen, bir afyon... Öyle bir afyon ki; zihinleri felce uğratan, insanları amaçlarından ayıran, insanları kendi irfanını geçmişe bağlayan köprüsünü yıkan bir ihraç metası... İnsanlık gelişiminde vardığı 'homo êconomicus' basamağında içimize batı tarafından atılan bir truva atı... İnsanımızı okumaktan, düşünmekten alıkoyan bir zehirli bal...
Artık uğraşlar, amaçlar, zevkler, idealler şekil ve içerik değiştirdi. Eskiden baronlarda, düklerde, padişahlarda, sultanlarda asilliği belirten simgeler yerini Nike, Tommy Hilfiger, Loft markalarının amblemlerine bıraktı. Eskiden model alınan düşünce insanlarının yerini şimdi televizyon dizilerindeki olağanüstü bir imaj verilen ama gerçekte sönük karakterli kağıt bebeklerle yer değiştirdi. İnsanlık buzdağında mahsur... İdeoloji hakim sınıfın ideolojisidir der, Meriç. Şimdiki ideoloji de, popüler kültür... Yani hakim olan sınıf medya burjuvazisinin ideolojisi... İnsanlık bu kültüre çivili, hem ahmakçasına bir bağnazlıkla... Eskiden okunan Dostoyevski, Proust, Balzac, Meriç, Okur'un yerini şimdi zıpçıktı, yalancı ütopya kurduran aydın etiketli yazarlar aldı. Bu diziler, kitaplar, yayınlar Hasan Sabbah'ın kurbanlara yaptığı etkiyi insanımıza yapıyor.
Zihinler değişiyor, idealler değişiyor, zihinler afyonlanıyor bu popüler kültürle. Aydınlarımız da(!) aynı ihanet psikozu içerisindeler. Aydınlarımız, Meriç'in değişiyle şimdi, ülkesiyle her türlü bağını koparmış bir 'dêsenchante' ler topluluğu.
Bizler batıyı anlayamadık. Yanlış batıyı tanıyoruz. Batı'da bizim algıladığımız konumda da değiller. Batı da bizi anlamıyor. Niye anlamaya çalışsın ki. Yine Meriç'in değişiyle 'avını yiyecek tilkinin avının anlamasına gerek yoktur ki!'.
Peki bize ne düşüyor. 'Popüler kültür' kültürüne malzeme olmamak. Amaçlarla uğraşırken küçük şeylere önem vermemek. Yani tulumbacı kompleksine yakalanmamak... Tek kurtuluş yolu bilinçlenmek... Bilinçlenmek için de okumak... Aydınlatmak için değil aydınlanmak için okumak... Düşüncelere, insanlığa saplanan oklardan kurtulmak için okumak... Başkasını ıslah etmeden önce kendimizi ıslah etmek... Bunun anahtarı insanın kendisinde saklı... Asrımızın düşünürünün dediği gibi dünyanın anahtarı insandadır ve insanın benliğine yani egosuna takılmıştır. Bilinçlenmek dileğiyle...
http://www.dream.gen.tr/toplum/popul...ur_cikmazi.php


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


ERin tek başına alerjik yanı yok gibi sanki..


