Birinci yüz
Cenab-ı Hakk’ın isimlerine bakar ve onların aynasıdır. Allah’ın sonsuz cemal tecellilerine sahne olarak O’nun muhabbetine vesile olduğu için dünyanın bu yüzü sevgiye layıktır. Rabbimizi tanıma, O’nun kapısının önünde bulunduğunu düşünme ve sonra O’nu kâinattaki muhteşem eserleriyle tanıma lütfuna erme öyle zevkli bir şeydir ki insana, “Ne güzelsin ki Rabbimi bana tanıtıyorsun.” dedirtir. Kâinat bu yönüyle sevilir.
İkinci yüz
Ahirete bakar ve dünya, hadisin ifadesiyle ahiretin tarlasıdır. Burada ektiğimiz şeyleri orada biçeceğiz. Ahiret hayatının saadeti bu dünyada kazanılır. Şayet ahiret olmasaydı dünyanın hiçbir kıymeti olmayacaktı. Dünyanın bu yüzü de sevilmeye layıktır.
Üçüncü yüz
İnsanın fani heveslerine bakar. Geçicidir ve aldatıcıdır. Bu yönüyle dünyayı sevmek, insanı Allah’tan ve yaratılış maksadından uzaklaştırır, felâkete sürükler. Fani dünya da elimizde durmaz, çabuk kaçar gider. Dünyadaki bütün güzellikler, nefislerinden ötürü seviliyorsa hepsi geçicidir


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla




