tadın damağımda, acın içimde hala... ne için ağlasam gözlerimden akan,sen gittikten sonra biriktirdiğim yaşlar... öyle bir bittik ki biz...öyle bir gittik ki bu şehirden! ama unutulmuyor işte. ellerinin dokunulmazlığı, gözlerinin bakılmazlığı, seninle geçen her anın başa alınmazlığı unutulmuyor... nice sevdalar bekliyor da, gitmeye yürek mi kaldı söylesene gözlerinde içimi törpülediğim kadın?
şimdi,insanlara bakıyorum,çocuğunun bekleyeni, ömrüne bir ömür daha ekleyeni var! diyorlar ki "küsme aşka"... "daha kimler gelecek, kimler geçecek.. ."bilmiyorlar ki en son giden herşeyimi götürdü... bilmiyorlar ki son giden,daha sonra gelecekleri bile götürdü... şimdi ben bu eskitilmiş gençliğimle, yaşımı tersten yazıp öylece giden bir "sen"in ardından, kime hangi sevgimi vaad edeceğim söylesene silinmiş harfim benim! ellerimi tutana bulaşacak kokun, soluğumu paylaşan harflerini yutacak... oysa ben yutkunamayacağım bile.. kurudu boğazım sen gideli...ki sana aldığım son buket bile kurumamıştır daha... çürümedi vurduğun yer! gözle görülmez darbeleri gidişinin... öyle bir yer kanıyor ki içimde, kanın var her damlanın içinde... senle aldığım nefesleri vermedim daha...senle aldığım nefesleri, sensiz verdiklerimle sıvamaya çalışıyorum! tıkanıyorum, soluğum kesiliyor.. giderken,bir zamanlar bendeliğini de götürseydin ya! ya da zıttı olmayan birşey yapsaydın... sen gibi!
___________________________________________________
Artık
"işin kötüsü hızla eskiyor yokluğun...ki varlığın gün yüzü görmemişken,yepyeni dururken böylesine!şöyle bir toparladım da senin için yaptıklarımı,hani o çok sevdiğin ve masanda tamamlanacağı günü bekleyen puzzle'ın gibi birleştirmeye çalıştım da verdiklerimi,daha bir kaç tanesini koyuverince yan yana sen oluşuverdin...yavaş yavaş anlıyorum şimdi neresinden su alıyormuş senli hayatım... seni ölüm kadar büyütmüşüm yaşamımda.sanki ölümün zıttı yaşam değilmiş de senmişsin!hani olmasan,olmazmışım...var mısın şimdi?e varım işte...üstüne üstlük yarın nasıl bir seni seveceğim korkusu ve endişesi yok içimde... yarın,daha yeni tanıştığın bir insan ya da bir arkadaşın mı olacağım,öbür gün dokunmadan duramadığın sevgilin mi olacağım düşüncesi yok... ve sen hiç kıpırdamazsın yerinden,bilirim...elin telefona gidecek olsa,numaramın son tuşuna kadar sürer cesaretin!kapımın önüne kadar gelsen,zilim yerine kendini çalarsın kendinden...sen adım atmaya bile alışık değilsin ki bana ve ben öyle koşmuşum ki sana... kaç tur atmışım etrafında,kaç kez aşkın hacısı olmuşum bilinmez!ama afaroz edildim aşktan altı şubat ikibinbir! meğer etrafında döndüğüm seni ben yaratmışım.sana yamadığım ben parçalarını söktüğümde üzerinden,geriye bir avuç günah kaldı...şimdi ben yalnızım belki ama sen yoksun!ben baştan aşağı bir ah,sen tepeden tırnağa günah... ve aşk yerden göğe boş...
20.şubat.2001"
_________________________________________________
Haberin olmayacak
sen benim susuzluğumu dindirecek yağmurunu bulamadın
ben senin yağmurunu yağdıracak o bulutu!
düştün, kalkma sakın...
bu ayaklanış sana ölümden yakın!
ben yaşarım sen yokken,
ya ben sende sandığından çoksam?
ben varım,
senin yokluğun kadar dünyadaki yerim.
sen kendini bulursan eğer
yaşarken olmayacak!
sen dilediğince varım de
bende yerin olmayacak...
seçtiğin yaşamın son sayfasını
okur gibi oluyorum...
ve yaşamımın önsözüne gururla bakıyorum...
elimi uzatırken tutmaya vaktin yoktu,
bize bir adım varken gelecek gücün bitti!
mutluluğu sığdıracak yüreğini arıyorken,
tutkumun o kör gözü,
o yağlı ipi çekti!
şimdi farkına bile varamayacaksın bu ölümün...
öyle derin bir uyku bekliyor ki seni
uykundan düşünü çalsalar
haberin olmayacak!
hep susmayı istiyordun
işte sana dilsiz bir göç!
gün olur da uyanırsan
beni değil kendini seç!


LinkBack URL
About LinkBacks

Geldikleri gibi gidecekler!
