• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    sun1988shine adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2007
    Mesajlar
    19
    Karizma Gücü
    0

    Tesadüf mü dediniz??

    Bütün ilimler, kanunlardan meydana gelmiştir. O kanunlar ki, cereyan eden hadiselerdeki nizamın, intizamın, birer plan ve programın kalıplaşmış şekillerinden ibarettir.


    Herhangi bir ilimdeki bir kanunla tesadüfilik tamamen birbirine zıt iki mefhumdur. Mesela, bir an yerçekimi kanununun ortadan kalktığını, tesadüfiliğin bu konuda hâkim olduğunu düşününüz. Acaba elinizden bıraktığınız bir cismin yere düşüp düşmeyeceği hakkında kesin bir şey söyleyebilir misiniz? Su 100 derecede kaynar, 0 derecede ise donar. Bu bir fizik kanunudur. Bir an böyle bir şeyin olmadığını, bu konuda da tesadüfiliğin hâkim olduğunu kabul edelim. Ne yapardınız? Tencereye koyduğunuz su bazen ateşi görür görmez kaynamaya başlasa, bazen de saatlerce ateşte kaldığı halde kaynamayarak donsa, bırakın ilimleri veya sosyal hayatın düzenini bir tarafa, sadece mutfaklarda nizam ve intizamın temin edilebileceğini iddia edebilir miydiniz? Elbette ki hayır! Görüldüğü gibi kainatın hiçbir yerinde herhangi bir boşluk, plansızlık, programsızlık ve karışıklık söz konusu değildir. Tam aksine her tarafta ölçü, her yerde ahenk ve müthiş bir hesap göze çarpıyor. Bütün bunlar, kâinatta tesadüf diye bir mefhumun mevcut olmadığını adeta haykırırcasına ilân ediyor, bizi her şeyi ilim ve programla ayarlayan bir Yaratıcıyı tanımaya yönlendiriyor.

    Ali İhsan Er

    Bugün Gazetesi
    SİZE MUZ VERSEM YER MİSİNİZ?


    Aslında, yaşamın akıl sahibi bir varlık tarafından meydana getirildiği o kadar açıktır ki, insan bu açık gerçeğin neden yaygın olarak kabul edilmediğini merak etmektedir. Bunun (kabul edilmemesinin) nedeni, bilimsel değil, psikolojiktir.
    SIR FRED HOYLE

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Bilim zaten doğanın işleyiş yasalarını, bağıntılı ilişkilerini ve bu bulgulara bağlı, tekrarlanabilir kurallarını anlayıp kavrama sürecidir.Bilim bunun için vardır.
    Su 100 derecede kaynar diye kesin genel bir kural yoktur.Kaynama derecesi deniz seviyesinden yüksekliğe bağlı olarak değişir.Yerçekimi/kütle çekimi "durum ve koşul" a bağlı olarak değişir.
    Ayda havaya attığınız taş dünyadaki gibi yere düşmez.

    İşte bilim, tekrarlanabilir,kavranılıp kurallaştırılabilir olan ilişki ve sonuçları araştırır. Bugün için tesadüf diye değerlendirdiğiniz şeyin, işleyiş,ilişki ve sistematiğini hesaplayıp, tekrarlanabilir ölçüde kurallaştırabiliyorsanız bilimsel olarak kaydedersiniz.Henüz tam ve kesin/hesaplanabilir netlikte ve kural halinde ulaşamadığınız bilgiler/ayrıntılar sizin için (maalesef) tesadüf olmak zorundadır.

    Diyelim bir gökdelenin çatısından yere biravuç çakıl taşını gelişigüzel bir hareketle savurup attınız.Hangi taşın hangi noktaya, hangi sürede düşeceğini bilebilir misiniz.?(Hava koşullarını,rüzgarı,taşların ağırlığını,yerin engebesini,o yerdeki çekim gücü hassasiyetini, savuranın hareketlerini vd.vd.vd..binlerce ayrıntıyı hesabedebiliyorsanız tesadüf yoktur.Ama hesabedemiyorsanız taşların düşeceği noktaları raslantı olarak tanımlarsınız.

    Raslantı ve zorunluluk bilimsel kavramlardır.Bilimin (henüz)zorunluluk olarak netleştiremediği alanı raslantı olarak tanımlamasında akıl almayacak bir şey yok.

    Bilimsel olarak anlaşılıp,kavranılıp kurala bağlanabilen hususlar bilim alanında değerlendirilir.Kesin kurallaştırılamamış olanlar kuramsal alanda değerlendirilir.

    ..." Acaba elinizden bıraktığınız bir cismin yere düşüp düşmeyeceği hakkında kesin bir şey söyleyebilir misiniz?"...Tabiiki gerekli verilere sahipsek söyleyebiliriz.Hem de çok büyük netlikle..

    ..." Su 100 derecede kaynar, 0 derecede ise donar. Bu bir fizik kanunudur. Bir an böyle bir şeyin olmadığını, bu konuda da tesadüfiliğin hâkim olduğunu kabul edelim."...
    Biz kesin bulgu ve kuralları ilişkinliği, koşulları hesaplayıp kurallaştırma bilgisinden yoksun olduğumuz dönemde de bilimsel kurallar var.Bunu biz bilmiyoruz.Bilmediğimiz herşeye tesadüf demiyoruz ki..Yani bilime karşıt, bilimin reddettiği bir tesadüf sözkonusu değil..
    Tesadüf/raslantı bilimsel alanda çok daha farklı bir kavramdır.Sanıldığının aksine bilim karşıtı birşey değildir.(Bir torba içinde şekilleri aynı 10 pinpon topundan birisini gelişigüzel biçimde çekmek/seçmek matematik anlamda raslantı olarak değerlendirilir.Doğrudur da..İçlerinden belirli bir topun seçilme olasılığı hesaplanır.Bilinip hesaplanabilir de.Bu hesaplar da bilimseldir,anlamlıdır.Ama yine aynı bilim, topların tekrar torbaya konması halinde 1/10 olarak hesaplanan belli bir topun 500 olasılıkta da gerçekleşmemesini bilim dışı bulmaz.Bu farklı birşeydir.

    İçinde değişik elementler depolanan bir odadaki (sonuçları hassasiyetle öngörülüp hesaplanması olanaksız görülecek) büyük bir patlamada -yangın ve tahribat sonrası fotoğrafı, daha önce var olan element ve objelerin son yer,durum ve ilişkilerini, başkalaşımlarını hesaplayamadığınız için sonucu olasılık ve raslantı ile izah edersiniz. Aksi de mümkün değildir.Aksi mümkün diyen : zorunluluk olduğunu, niye öyle olduğunu veri ve ilişkileri ile birlikte açıklamak zorundadır.Zaten açıklayabiliyorsa bilim artık o olaya raslantı demez.

    Bilimsel raslantı,olasılık vb. kavramları din bölümünde niye tartışıyoruz ki.?

  3. #3
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Evet sunshine burası bilimsel konuları ele alan bir yer değil ki.

  4. #4
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    konunun dinle olan ılgısı olmadığı dusuncesındeyım.eğer konunun altına dusuncenız yazsaydınız daha anlasılır olurdu.


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Martix mi Dediniz?
    2006 Konuları bölümünde vAlinOr tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 23.02.06, 21:34

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •