• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    ..::pustluklar Bİzİ Seyreder, Bİz ÇİÇeklerİ ::..

    Yalnızlık vardır ve seçilir... Yalnızlığa alışmalıyız;
    bürünebilmeliyiz o zırha! Bir de uzaklığa ve hayatımızdaki boşluklara.
    İrileşen boşluklara...

    "Yalnız olmanın yalnızlıkla bir ilgisi yok. Yalnız kalmanın
    çaresi kolayca bulunur, ama yalnızlığınki değil. Bir boşluğu boş bir evi
    doldurur gibi doldurmak kolaydır, ama bir zamanlar bu evde dolaşan, sizin
    yaşama, sevme nedeniniz olan birinin yeri doldurulamaz. Ne yapılırsa
    yapılsın sevenlerin yeri doldurulamaz." Diyor efsane yıldız Marlene
    Dietrich.





    Siz bu hırçın günlere gülün ! Gülün gül ile seviştiği günler az
    artık; yine de gülün ! Siyah ırmaklara atılırken beyaz adamlar, gülün! Siz,
    takaların öpmediği uzak okyanuslar gibi; olmayan geleceğin içinde umulan bir
    gelecek, düşsüzlüğün kıyısında çıkıp geleceği umulan düşler gibi...





    Yalnızlığımda seni büyüttükçe kalabalıklaşacağım. Sen, kendi
    kalabalığında hep yalnız olacaksın ...



    Mutsuzluğu ve yalnızlığı seçiyorum; çünkü herkes mutluluğu ve
    kalabalığı seçiyor ...





    "Her koyun kendi bacağından asılır!" ; ya her ömür ? Kendi
    gençliğinden vurulur...





    "Çok iyi bahçıvandım, kaç mevsim eskidi bahçesiz kaldım." diyen
    ses bu, duyuyorum... O ses, birçok şey hep böyle şimdi. Örneğin : Çok iyi
    şoför, arabası yok; kötü şoför var ! Gerisini siz çoğaltın. Yani, ne "at
    binenin" ne de "kılıç kuşananın" filan değil artık...



    Asıl sorunun iyi sese sahip olmakta, iyi bağırmakta (iyi
    yazmakta, iyi konuşmakta, iyi iş yapmakta ) değil de, mikrofonu kapmakta
    olduğunu anlayabilmemiz için ile de otuz beşini aşmak gerekir miydi ?...





    Sevginin kıstırıldığı yerde coşku da bir erozyonda oluyor
    artık. Coşkunun zedelendiği yerde yüreğine tutunup yazmıyor mudur yazar?
    Nicesinin ürettiklerindeki dil ve söylem yetkinliğine rağmen, özdeki o
    coşkusuzluk, o yapaylık belki de bundan ...

    Ya da kim bilir, asıl coşkunun kıstırıldığı yerde yazmalı
    yazar... Kıstırıldığı yerde!...





    Her sabah yeniden severiz... Her sabah sevince bir sevgiyle
    gideriz. Sonra durur vitrinlerden çiçekleri seyrederiz.

    Puştluklar bizi seyreder, biz çiçekleri...





    Sen yokken ben hep sana vardım; sen varken yine ben sana var,
    sana yine yââr!... Âşık, kahramanı ve korkağıdır sevginin. Bir gün daha
    üşürsem, senden... Rüzgârsa, senden; yeter, sen sende kal!... Git!... Sen,
    senin olsun !...

    " O kentin en tenha yeri kalbin mi şimdi?"...





    Aşk, bir iksir... Aslında yaşamın ideolojik anlamı... Akan ve
    durulan gürül gürül bir çavlan ...

    Düş bize hep uzak kalan... Ama her yürekle sarmaş dolaş
    yaşanan... Bir Kızılderili atasözü : "Geceler rüyâ görmek içindir; gündüzler
    ise rüyâların gerçekleşemeyeceğini anlamak için!" der.

    Gündüzler, yaşamın katı ve örseleyen gerçekliğiyle düellomuzdur
    bizim; geceler "düş", gündüzler ise "yaşam"dır... "Düş ve Yaşam" ikilemi, bu
    yüzden hep ayrışan beraberliklerdir.

    Ve biz iflah olmayız; ne düşten cayarız, ne yaşamdan ...





    "Bütün renkler hızla yarışıyordu / Birinciliği beyaza verdiler"
    demişti Özdemir ASAF. Daha bütün renkler hızla yarışıyor ve inanın yenilen
    hep beyaz oluyor şimdi ... Bu yüzden siyahla didişmek şimdi bir öncelik ...
    Grilikler mi ? Tâlidir ...





    "Mutlu aşk yoktur!" demişti ya L. Aragon; A. Camus ise âdetâ
    yanıtlıyor : "Bir şey elde edildiğinde yitirilmiştir..."

    Aşklardan bozgun, sevişmekten ter, yıllardan ve yaşamdan anı ve
    yalnızlık kalıyor geride...



    Yılmaz ODABAŞI

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  2. #2
    Pirasam
    Ziyaretçi
    Belki; "Mutlu aşk yoktur!" demişti L. Aragon, ama bitirirken o muhteşem şiiri, "Ama bu aşk ikimizin öyle de olsa" dizeleriyle bitirmiştir.

    Hayat seçimlerden ibaretse, bir aşkı sahiplenmek ya da sahiplenmemekte sadece bir seçimden ibarettir.

    Yazı güzel bu arada, Yılmaz Odabaşı favori şairlerimden...

  3. #3
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    pirasam,

    elbette, yalnızlık kadar aşk da seçimlerimizden sadece biri. bazen doğru, bazen yapayalnız/ş..

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  4. #4
    Pirasam
    Ziyaretçi
    Aslına bakarsan ben yalnızlığa da aşk'a da, kötü hiç bir kelimeyi yakıştıramıyorum. Önemli olan, yalnızlığının nedeni ya da aşık olduğun insanın ne haltlar ettiği değil ki...

    İnsan bitirince herşeyi, bir şekilde bitince, ne kadar yıkıcı dahi olsa, geriye hep tatlı bir sızı kalıyor... Ne kadar yıksa da

  5. #5
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    kalan her sızı, göreceli oluyor nedense... sen o sızıya sarılıp geceyi geçiriyorsun, bir başkası o sızıya , bırak sarılmayı, onu saldırı elementi olarak kullanıyor.. ve sonra ne mi oluyor... Aşk "yalanmış" oluyor.

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •