• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    30-10-2006
    Mesajlar
    58
    Karizma Gücü
    0

    İslam,aklı kullanmaya, sorgulamaya nasıl bakar?

    Bu bölümde bazı arkadaşlarla bir çelişkiye düşüyoruz. Bu arkadaşlar herhangi bir dini konuda aklımızı kullanmayı bir kenara bırakıp, olduğu gibi ve nedenlerini işleyişini sorgulamadan kabul etmemiz gerektiğini söylüyor. Bu nedenle konuyu açtım. Kurandan bazı örnekler vermek istiyorum,
    BAKARA SURESİ: 44 İnsanlara hayırda erginliği/dürüstlüğü emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap'ı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

    YÛNUS SURESİ: 16 De ki: "Allah dileseydi, onu size okumazdım, onu size bildirmezdi de. Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?"

    YÛNUS SURESİ: 100 Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.

    ENBİYA SURESİ : 67 "Yazıklar olsun size ve Allah'ın berisinden taptıklarınıza! Siz hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?"

    MÜMİNUN SURESİ : 80 O hayat veriyor, O öldürüyor. Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişi O'nun için. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

    YÛNUS SURESİ: 24 Şu iğreti hayatın durumu gökten indirdiğimiz bir suya benzer: İnsanların ve davarların yedikleri yeryüzü bitkisi onunla karışmıştır. Nihayet toprak, takılarını kuşanmış, süslenmiştir. Toprağın sahipleri onun üzerinde egemen olduklarını sanmaktadırlar. Tam bu sırada emrimiz ona gece veya gündüz ulaşmıştır. Ve onu, sanki dün yerinde yokmuş gibi biçip atmışızdır. Derin derin düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrıntılı olarak veriyoruz.

    NAHL SURESİ : 11 O suyla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her çeşitten meyvalar bitirir. Hiç kuşkusuz, bunda, derin derin düşünen bir toplum için gerçek bir mucize vardır.

    NAHL SURESİ : 69 "Sonra, meyvaların her türünden ye de boyun bükerek Rabbinin yollarına koyul." Onun karıncıklarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, insanlar için onda şifa vardır. Derin derin düşünen bir topluluk için, bunda kesin bir mucize var.

    RUM SURESİ : 21 Onun ayetlerinden biri de sizin için, kendilerine ısınasınız ve aranızda sevgi ve rahmet koysun diye nefislerinizden eşler yaratmasıdır. Bunda, iyice düşünen bir toplum için elbette ayetler vardır.

    ZÜMER SURESİ : 42 Allah, canları, ölümleri sırasında alır, ölmeyenleri de uykuları sırasında. Sonra, haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar; ötekileri, belirlenen bir süreye kadar salıverir. Bunda, iyice düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    CÂSİYE SURESI : 13 Göklerde ne var, yerde ne varsa tümünü, O'ndan bir lütuf olarak size boyun eğdirmiştir. Bunda, derin derin düşünen bir topluluk için elbette ibretler vardır.

    NECM SURESİ : 31 Göklerde ne var yerde ne varsa Allah'ındır. Bu, Allah'ın; yaptıklarıyla kötülük sergileyenleri cezalandırması, güzel davranıp güzel düşünenleri de güzellikle ödüllendirmesi içindir.

    KAMER SURESI : 17 Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!

    BAKARA SURESİ: 170 Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" dendiğinde: "Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." derler. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...

    ALİ İMRAN SURESİ : 190 Şu bir gerçek ki, göklerin ve yerin yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akıllarını/gönüllerini işletenler için çok ibretler vardır.

    ENFAL SURESİ : 22 Çünkü yeryüzünde debelenenlerin Allah katında en kötüsü, akıllarını işletmeyen sağır-dilsizlerdir.

    HAC SURESİ : 46 Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar. Şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir.

    ANKEBUT SURESİ : 43 Bunlar bizim, insanlara vermekte olduğumuz örneklerdir ki ilim sahiplerinden başkası onlara akıl erdiremez.

    ZÜMER SURESİ : 18 Onlar ki, sözü dinler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlardar, Allah'ın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.

    MÜMİN SURESİ : 54 Akıl ve gönül sahipleri için bir yol gösterici, bir hatırlatıcıdır o.


    Sanırım bunlar aklımızı kullanmak ve düşünmek için yeterlidir.
    Ayrıca ben İslamın tekrar yayılmasını ve yücelmesini arzu ediyorum.Bu nedenle İslamı akıldan ve bilimden uzaklaştıranlara, putperestlerden daha fazla kızıyorum. Onlarla mücadele etmek hedefim olcak her zaman.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Zaten bütün sorun: aklın "hangisi" olduğu noktasında kaynaklanıyor.
    ..." İslamı akıldan ve bilimden uzaklaştıranlara, putperestlerden daha fazla kızıyorum. Onlarla mücadele etmek hedefim olcak her zaman."...
    Size göre, İslam'ı akıldan ve bilimden uzaklaştıranlar kimler.?
    Bu noktada farklı akıl/yorum sahibi sizi dinden uzak görüyor; siz onu dinden uzak görüyorsunuz.
    Bana sorarsanız işiniz zor..

    ..." bazı arkadaşlarla bir çelişkiye düşüyoruz. Bu arkadaşlar herhangi bir dini konuda aklımızı kullanmayı bir kenara bırakıp, olduğu gibi ve nedenlerini işleyişini sorgulamadan kabul etmemiz gerektiğini söylüyor."....

    Dinde "olduğu gibi" yi saptamakta zordur.Aslında gerçekten "olduğu gibi" bilinse ve üzerinde anlaşılabilse sorun olmaz.

    Teoloji olarak, "neden" "niye" kuşkuları hem gereksiz hem yanlıştır. Çünkü "buyrulmuştur"... Ama gerçekte buyrulanın, öğütlenenein "zannedilip anlaşılan veya önerilen" olup olmadığı daima tartışmalıdır.

    Doğru olan, din ve bilimi kendi alanlarında farklı disiplinler olarak kavrayıp kabul etmektir.İkisi birbirine karıştırılmadığı, birine ötekinin işlevi yüklenmediği,biri ile ötekini anlamaya açıklamaya çalışılmadığı sürece sorun çıkmaz.
    Ama ne yazık ki, bu olmaması gereken daima da yapılacak,yapacak birileri çıkacaktır.Ve tabii karşı çıkanlar da..

  3. #3
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba Northest,

    Doğru olan, din ve bilimi kendi alanlarında farklı disiplinler olarak kavrayıp kabul etmektir.İkisi birbirine karıştırılmadığı, birine ötekinin işlevi yüklenmediği,biri ile ötekini anlamaya açıklamaya çalışılmadığı sürece sorun çıkmaz.
    Ama ne yazık ki, bu olmaması gereken daima da yapılacak,yapacak birileri çıkacaktır.Ve tabii karşı çıkanlar da..
    NE yazıkki bende bu önermeye karşıyım. Konuyu belki bilim forumunda da tartışabiliriz. Ama burada yazıldığı için kısaca görüşümü bildirmek istiyorum.

    Bilim hakkında yorum yapmak istemem ama din bence hayatın içinde yer alan tüm kavramlarla ilgilidir. Benim için din bu sistemi daha iyi anlamanın bir yoludur. Eğer bu anlayışıma bilim, sanat veya felsefe birşeyler katacaksa bunu kullanırım. Bence din açısından bu kaynaklardan faydalanmamayı söyleyen veya buyuran bir hüküm yok. Ama bazı insanlar var olduğunu düşünüyorsa bu onların bileceği bir iş. Sonuçta herkesin dini kendine.
    Zaten belirttiğin gibi tek bir din anlayışı hiç bir zaman olmadı ve muhtemelende olamayacak. Bize buyrulan hükümlerde ise , zaten cengiz beyinde belirttiği gibi, anlatılanlar üzerine düşünmemiz, hatta derin düşünmemiz tavsiye ediliyor. Buyrulan emir bu yönde. Bu derin düşüncenin kaynaklarından biri de bence bilimdir. Temel olarak bilim, kısıtlıda olsa kainatın gözlemini yapar. Mikrodan, makroya var olan temel yasaları gözler. Bu gözlemlenen kainat, benim inancıma göre aynı zamanda, ilahi iradenin yaratmayı dilediği kainat.2 ayrı evrenden bahsetmiyoruz. Benim inancıma göre tek bir kainat var. Eğer ki, bu kainatta var olan gerçekler, beni bazı konularda daha derin düşünceye, ve daha doğru yorumlara götürüyorsa bu din ıstıhalatına göre sevap hükmüne girer, çünkü yine bana göre bu tür düşünce insan için farzdır.

    Saygılarımla

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Megun arkadaş@ derin düşünme, aklı, izanı kullanma yanlış değil.Buna itiraz eden yok..Ama bu akıl ve izanla birilerinin "Allah böyle diyor,istiyor,buyuruyor.." noktasına vararak ilahi irade yerine kendi aklını ikame ile hayata müdahalesi yanlış..
    İlahi irade, buyuruyor,öğütlüyor..Doğrultu gösteriyor. Gerisi kula kalmış..
    Kendi aklımızla çıkıp, benim dediğim ilahi buyruk dayatmasıyla toplumu,hayatı,dünyayı değiştirmeye çalışırsak yaptığımız dinsel bir şey sayılamaz.
    Dinde aklı kullanmak, İlahi irade sınırına kadardır.
    Bu dünya yaratıldı mı, yaratılmadı mı diye araştırmaz inanan.Yaratıldığından ve yaratıcısından kuşku duymaz,inanır.Ama yaratıldığında nasıldı,koşullar ve ilişkiler,etkiler ne idi,değişimler nasıl ve neden oldu,nasıl olsa nasıl olacaktı.Akıl burada kullanılır, olaylar,maddeler arasındaki ilişkinlik bağları,mekanizmalar,kurallar,bağlar bağıntılar ne.? Tüm bunlar değerlendirilerek başka nelerin olduğu/olacağı öngörülebilir.Niye...İşte buda bilimdir..Bilimsel olarak ulaşılabilen hiçbir sonuç inananın inancını etkilemez.Araştırması kuşkudan kaynaklanmaz çünkü.Bilimsel hiçbir sonuç dini yok etmez/edemez.Dinin bilime karşı olması gerekmez.(Çünkü bilim asla doğru,dürüst,ahlaklı,yardımsever bir insan yaratmanın formülünü bulamaz,bulamayacağını bilir.İşte buda dinin işidir.)
    Dinden hareketle bilim, bilimden hareketle din yapılmaz, yapılamaz.Bence yanlış olan bu..
    Besmeleyle kesilen hayvanda bakteri az mı oluyor, olmuyorsa niye besmeleye gerek var türünde saçmalıklara varırız.Domuz yasak, acaba niye bilimsel olarak bakalım, sünnet sağlığa faydalı mı, oruç insan sindirim sistemine yararlı mı.? vs.vs. laboratuara sokulmaz.
    Keza insan ömrünü uzatmaya çalışan bilim adamları da acaba Allah iradesine karşı faaliyet içinde miyiz diye düşünmemeli..

    Sözetmek istediğim ayrıntı bu...

  5. #5
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    bılımle konu baslığının ılgısı bulunmamaktadır eğer bılım ve ıslam dıye bır konu olsaydı bu tartısma olabılrdı.lutfen konu harıcınde tartısmayalım.ii forumlar:A


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    572
    Karizma Gücü
    0
    Arkadaşlar dinler herzaman aklın ve bilimin ön&#252;n&#252; kesmişlerdir, Nasılmı?

    &#214;rneke vererek söyleyeyim.

    Dinler tabulardan ibarettir. Yani olmazssa olmazları vardır kabul edilebilinenler vede edilemiyecekler vardır. Mesela Klonlama, dinen caiz değildir bu sebeple bu bilmin ön&#252; kesilmişdir.
    Mesela, yaşlanmayı geciktircek veya öl&#252;m&#252; durduracak tıbbi ve genetik araştırmalar. Bu dinen kabul edilebilinir bir araştırmamıdır? Tabiki değildir ne demek öl&#252;ms&#252;zl&#252;k ne demek uzun yaşamak, Hem uzun yaşayıp da ne yapcan? (Abi sınav s&#252;resini uzatıyoz ) Adam ol, zamanında öl biranönce cennete git.
    Daha bu örnekler çoğaltılabilir arzu ederseniz, biraz daha d&#252;ş&#252;nebilirim.

    Saygılarımla,

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    30-10-2006
    Mesajlar
    58
    Karizma Gücü
    0
    Aklı kulanmak bize Kuranda emredilmektedir.Aklı kullanmak, bilimsel bakış açılarına sahip olabilecek kültürü kazanmak gerektirir. Aklınızı kullanmak için bilimsel olmak zorundasınız. Bunu yapmak dinimizi sorgulamak anlamında alınmamalıdır. Sebebide bence şudur; Bilimdeki ilerlemeler felsefi olarak bir ön yargı olmadan imkansızdır.Çünkü ön yargı size ilerleme ve araştırma sağlar.Bunu birçok kaynakta bulabilirsiniz. Bizim İslam içinde kalarak kazanacağımız bilimsel kültür, bir ön yargı içermelidir : Kurana inanmak. Bu olduğu taktirde sosyal bilimlerde dahi kolayca konuların bütünselliğini kavrarız.

    İslamın yükselme dönemlerindeki (yayılmasının hızlı olduğu dönemleri kast ediyorum) yazılan kitapları okuduğunuzda , o insanların bilimselliği nasıl özümsediklerini görebilirsiniz. Örneğin, İbni Haldun. İşte bizim bugün örnek almamız gerekenler o insanlar diye düşünüyorum. Size İslama düşman olanların çok kullandığı bir bölümle örnek vermek istiyorum.
    Bu bölümde İslam düşmanı olmadığını varsayıyorum. Lütfen bilimsel kültürünüzü kullanarak bu bölümü yorumlamaya çalışın veya daha önceki tarihlerde yapılan uygun bulduğunuz bir yorumu yazın.
    Azhab 50- Elmamlılı meali,
    50-Ey peygamber, Biz, özellikle sana şunları helal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahibi bulunduğun cariyeyi, amcanın kızlarından, halalarının kızlarından, dayının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları; birde inanan bir kadın eğer kendisini peygambere bağışlar da, peygamber de onunla evlenmek isterse onu, sadece sana, diğer mü'minlere değil. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar, sana bir darlık olmaması içindir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

    Diyanet meali,
    50. Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.


    Burada açıkça peygamberimize mahsus helal kılınan kadınlar sözkonusudur.(evlilik kaydı var)
    Konumuz bu kadınların olabilecek sayısı ile ilgili."
    İslam düşmanları bu kadınların sayısının yüzlerce olduğunu söylüyor.Çünkü diyorlar bir peygamberle kadınların büyük çoğunluğu evlenmek ister diyorlar.Ayrıca kuzen sayısıda çok fazla bir sayıdır diyorlar."

    Bu konuya benim kendimce getirdiğim bir yorum elbette var ve bu İslamın bilimsel yönü ile oluyor.Konu bizim içimizde bir şüphe olduğu düşüncesi ile değil, İslama düşman olanlara ve özellikle Hristiyan misyonerlere cevap niteliğindedir.

  8. #8
    Prince Of Pain adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    3,590
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Dandiri_Dasdana tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Arkadaşlar dinler herzaman aklın ve bilimin önünü kesmişlerdir, Nasılmı?

    Örneke vererek söyleyeyim.

    Dinler tabulardan ibarettir. Yani olmazssa olmazları vardır kabul edilebilinenler vede edilemiyecekler vardır. Mesela Klonlama, dinen caiz değildir bu sebeple bu bilmin önü kesilmişdir.
    Mesela, yaşlanmayı geciktircek veya ölümü durduracak tıbbi ve genetik araştırmalar. Bu dinen kabul edilebilinir bir araştırmamıdır? Tabiki değildir ne demek ölümsüzlük ne demek uzun yaşamak, Hem uzun yaşayıp da ne yapcan? (Abi sınav süresini uzatıyoz ) Adam ol, zamanında öl biranönce cennete git.
    Daha bu örnekler çoğaltılabilir arzu ederseniz, biraz daha düşünebilirim.

    Saygılarımla,
    Hocam dikkat ederseniz o tartışmalar Hristiyan ülkelerde yapılıyor, Hristiyanlığın yasakladığı bir konuyu tüm dinlere isnad etmek doğru olmaz. Hem biz henüz "dinin ictimai hayattaki önemi" manşetli tartışmalardan bilimsel araştırma yapmaya vakit bulamadık. Ben mensubu bulunduğum din olan İslam adına bilimsel araştırma ve geliştirme noktasında hiçbir eksiklik hissetmedim bugüne kadar. Ve dinimim bana öğrettiklerine mukabil yaptığım çalışma ve deneylerde hep paralellikler sezinledim. Ancak gerek sosyolojik, gerek ekonomik gerekse bilimsel çalışmalarda olması gereken etik kurallar vardır, bunun sınırlarının çizilmesinde din bir kriter olmalıdır. Bu demek değildir ki din bağnazlıktır, bilimsel araştırmayı reddeder, sorgulayıcı değildir! İlk ayeti ve emri "Oku" olan bir din için çok acımasız eleştriler olurdu böyle şeyler.


    Sözde değil, özde melankolik!

    **********


    Büyük randevu...
    Bilsem nerede, saat kaçta?
    Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta?

    NFK

    **********


    Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar.
    Normal insanlar sonuçları tartışırlar.
    Küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar.

  9. #9
    ezerbas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-08-2005
    Mesajlar
    157
    Karizma Gücü
    0
    din derken hangi dini kastettiğiniz ve din olarak neyi tanımladığınız çok önemlidir. olaya şu açıdan bakalım . günümüzdeki bilim adamlarının çoğu dinin bilim önünde büyük bir engel olduğunu söylerler. kendi açılarından düşündüğünüz zaman doğrudur. çünkü onların kastettikleri din hristiyanlık ve insanlar tarafından kişisel çıkarlar için değiştirililen ve çarptırılan diğer dinlerdir. örneğin reformist hareketten önce hristiyanlıkta derebeylik olayı vardı . rahipler herşeyi talep edebiliyorlardı. ve hristiyanlığın merkezinde onlar vardı. yeri geldiği zaman günahları bağışlarlar ! yeri geldiği zaman insanlardan zorla bağış adı altında arsalarını alırlar vs ...
    ancak islamiyeti gerçek anlamda inceleyen bir insan , islamın temel prensibinin kul ve allah ilişkisi olduğunu görür. arada ne din adamları ne de dini kurumlar yoktur. ( peygamberlik vasfı olanlar dışında ) . kuranı kerimi okuyan ve inceleyen birisi bunu rahatlıkla farkeder. yanlız şu da bilinmeli ki kuranı kerim bir matematik , tıp , astroloji kitabı değildir. o öyle bir kitaptır ki hayatı ve hayata dair olan herşeyi özetler. elbette bilimsel , sosyolojik gerçekleri vardır. ancak kuranı kerimi sırf bilimsel bir kitap olarak düşünmek yanlış olur kanaatindeyim.
    tabi ki günümüzde islamiyeti diğer dinlerle birlikte değerlendirenler ve hepsini aynı kalıpta inceleyenler için bu ince nokta dikkatten kaçıyor. sözüm ona batılı bilimadamları bilimle uğraşırken hristiyanlığın hurafelere dolu olduğunu görünce ve sırf materyalist düşünceyle yaklaşınca islamiyeti de arada kaynatıyorlar. halbuki kuranı kerimde geçen bilimsel gerçekleri ( big bang , okyanus suyunun karışmaması , izafiyet teorisi , evrenin genişlemesi , kara delikler , dünyanın dönmesi , güneşin hareket etmesi , ve daha niceleri ...) kolaylıkla farkedebilirlerdi. aslında olayın temelinde iman var . yani olaya sırf "ben bilimsel mantıkla yaklaşacağım" derseniz kuranı kerimin bazı ayetlerini anlamakta zorlanırsınız. çünkü kuranı kerimde hayata dair şu anda keşfedilmemiş bir çok gerçek mevcuttur. örnek güneşin vega yıldızına doğru hareket edişini verelim. bu gerçek daha 50 sene önce tespit edildi. ancak kuranı kerimde güneşin hareket halinde olduğu 1400 sene önce bildirilmişti. şimdi bir materyalist kuranı kerime sırf bilimsel olarak yaklaşırsa 100 sene önce güneşin hareket etmediğini görecek ve kuranı kerimi inkar edecekti. şu anda da aynı hatalar yapılıyor . kuranı kerimde aklın henüz algılayamadığı ve henüz keşfedilmemiş olan gerçekler diğer keşfedilenler olduğu halde inkar edilmeye çalışılıyor.
    uzun lafın kısası islamiyette temel olan imandır. kuranı kerime harfiyen iman ettikten sonra ve imanın sınırlarını ve hassas noktalarını bildikten sonra bilimsel olarak herşeyi tartışabilirsiniz bir müslüman olarak . nitekim islam aleminde 1200 lü yıllara kadar bu yapılıyordu. ve el zahravi gibi nice hekimler nice astrofizikçiler yetişmiş idi.

    Alıntı Dandiri_Dasdana tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Arkadaşlar dinler herzaman aklın ve bilimin önünü kesmişlerdir, Nasılmı?

    Örneke vererek söyleyeyim.

    Dinler tabulardan ibarettir. Yani olmazssa olmazları vardır kabul edilebilinenler vede edilemiyecekler vardır. Mesela Klonlama, dinen caiz değildir bu sebeple bu bilmin önü kesilmişdir.
    Mesela, yaşlanmayı geciktircek veya ölümü durduracak tıbbi ve genetik araştırmalar. Bu dinen kabul edilebilinir bir araştırmamıdır? Tabiki değildir ne demek ölümsüzlük ne demek uzun yaşamak, Hem uzun yaşayıp da ne yapcan? (Abi sınav süresini uzatıyoz ) Adam ol, zamanında öl biranönce cennete git.
    Daha bu örnekler çoğaltılabilir arzu ederseniz, biraz daha düşünebilirim.

    Saygılarımla,

    son olarak şu klonlama hadisesine değinmek istiyorum. klonlanmanın islamiyette yasak olduğunu söylemiş bir arkadaş... bildiğim kadarıyla bu yasak hristiyanlıkta vardır . ve bildiğim kadarıyla islamiyette böyle bir yasaklama yoktur. ancak önemli olan neyi klonlayacağınızdır.
    kuranı kerimde sosyal olarak temel esaslar ; ahlak , adalet , zulüm etmemek ,insanlara yardım etmek , kalp kırmamak , aklı kullanmak , zor durumlarda allaha sığınmak ve zor durumlardan kurtulmak için mücadele etmektir.
    siz şimdi insan klonlarsanız , dünyaya anasız babasız ailesiz bir bireyin gelmesine neden olacaksınız ki bu bir zulumdür. hayvanlar için de aynı şey geçerlidir. çünkü hayvanlarında duyguları vardır. bir civciv yumurtadan çıkınca annesinin şevkatini ve ilgisini arar. bir enik doğduğu zaman ilk olarak annesinin sütünü emmek ister onlar da şevkat isterler. yani klonlamak sadece insanlık açısından değil hayvanlar alemi açısından da zulüm ve vahşettir. çünkü duygusallık ve merhametten yoksun bir uygulamadır.
    ancak diyelim ki öyle bir devir geldi ki insan nüfusu 20 milyar oldu. kaynaklar yetmez oldu . hayvansal gıdalar kimseye yetmez oluverdi . o zaman da devreye kötünün iyisi girecektir. ki zaten bu çözüm önerisi kuranı kerimde mevcuttur. bir müslümanın domuz eti yemesi haramdır . ancak darda kaldığı zaman aşırıya gitmediği sürece yiyebilme yetkisi allah cc vermiştir. bu çözüm önerisine istinaden belki gıdasal amaç için hayvansan klonlama yapılabilir. eğer başka bir alternatif kalmamışsa. yani işin esası kötünün iyisini yapmaktır ve aşırıya kaçmamaktır.
    ömür uzatmak ya da ölümsüzlük formulune gelince . böyle bir yasaklamayı nerden okudun merak ediyorum. sağlıklı olmak sağlığımıza dikkat etmek dinimizin emridir. ölümsüzlüğün ilacını bulmak için çok bilim adamı uğraşıyor zaten bulsunlar da görelim...
    Bu mesaj en son " 18.01.07 " tarihinde saat 09:25 itibariyle alpi1907 tarafından düzenlenmiştir... Neden: flood...

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    ezerbas@
    ..." islamiyeti gerçek anlamda inceleyen bir insan , islamın temel prensibinin kul ve allah ilişkisi olduğunu görür. arada ne din adamları ne de dini kurumlar yoktur. ( peygamberlik vasfı olanlar dışında ) . kuranı kerimi okuyan ve inceleyen birisi bunu rahatlıkla farkeder."....
    saptamanıza katılıyorum. (tabii 'peygamberlik vasfı olanlar dışında' istisnanızı, dinin kendi Peygamberi ile sınırlıyor, veraset,velayet,ilmiyet,sünniyet....vd.vd..gerekçeleriyle 'peygamber gibi'!!! lere taşımıyor müesseseleştirmiyor iseniz.çünkü böyle olunca günah çıkartıp,cennet arazisi/anahtarı satan cizvit rahiplerini eleştirmeye hakkınız kalmaz.ha rahip,ha papaz,ha şeyh,efendi,şıh farketmez doğal olarak.yaptığı "iş" aynı olur.)

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İslam’da reform: İslam = türban
    2006 Konuları bölümünde dana22 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 28.02.06, 07:40
  2. Dikkat ! PKK İslam'ı kullanmaya başladı
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 20
    Son Mesaj: 23.03.05, 18:29

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •