Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.
nazım hikmet RAN ( 1947)
hocam demiş ki..
hiç tanımadığın,yüzünü bile görmediği insanlar için..
hocam sen neden böyle dedin aklından zorun mu var diye ona soramayacağımıza göre
neden yüzünü bile görmediğimiz insanlar için yaşamalıyız?
biz kendimiz için yaşamayı benimsemedik mi hep
şimdi nereden çıktı bu birileri için yaşamak..
dahası yaşamak için yaşamak![]()


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla


ECEĞİZ.
