• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    metalized adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-11-2005
    Mesajlar
    4,301
    Karizma Gücü
    7

    Kimya tarihinin en trajik hatası







    İnsan organizması açısından tüm zamanların en yıkıcı kimyasal bileşimlerinden biri sayılan eroinin, ilk kez bilim adamları eliyle ve gerçekte son derece iyi niyetli bir amaca hizmet etmek üzere üretildiğini biliyor muydunuz? 1897'de Almanya'daki Bayer laboratuarlarında kanser ve tüberküloz hastaları için "ağrı kesici" olarak hazırlanan "eroin hidroklor", dehşet verici yan etkileri farkedilince onu ilaç olarak reçetelere yazan hekimler tarafından derhal terkedildi. Ancak iş işten geçmiş ve "şeytanın tozu" hapsedildiği şişeden kaçıp halkın arasına karışmayı başarmıştı bir kez...

    Kimya tarihinin ünlü efsanelerinden birine göre, "eroin" maddesi, adını, bu maddeyi deneme amacıyla kolundan enjekte eden bir Bayer mühendisinin o anda yaşadıklarını tanımlamak için kullandığı şu mânidar cümleden almıştı:

    "Kendimi bir kahraman gibi hissediyorum!" ("I feel like a hero")

    şte, o günden bu yana eroin, dünyanın dört bir köşesinde, din, dil, ırk ve sosyal sınıf gözetmeksizin yüzmilyonlarca "kahraman" (!) üretmeye devam ediyor. Yalnız, küçük bir sorun var ki, bu sentetik kahramanların büyük bir bölümü kahramanlıklarını pekiştirecek herhangi bir dünyevî icraat yapmaya vakit bulamadan, hayli zamansız bir biçimde toprağın altını boylamaktalar!

    Elbette ki, eroin şakası yapılamayacak kadar hassas bir konu. Zaten bizim derdimiz de şaka falan değil, yalnızca bir durum tesbiti yapmak. Ancak, aşağıda aktaracağımız tarihsel gerçekleri okuduktan sonra, şakayı biz mi yoksa şu anlı şanlı bilim dünyası mı yapıyor, ona siz karar vereceksiniz.

    İnsan organizması açısından tüm zamanların en yıkıcı kimyasal bileşimlerinden biri sayılan eroin, gerçekte son derece iyi niyetli bir amaca hizmet etmek üzere üretilmişti.

    Ölümcül toz icad ediliyor

    Saf morfinin asit anhidritle işlenmesi sonucu ortaya çıkan bu ölümcül toz, ilk kez 21 Ağustos 1897 günü, Bayer'in Almanya'nın Elberfeld kentindeki laboratuarında sentezlendi. Sentezleme işlemi, bu tarihten yalnızca bi kaç gün önce aynı laboratuarda "Asprin"i keşfetmiş olan saygın Alman kimyageri Dr. Felix Hoffman tarafından gerçekleştirilecekti. Bayer kayıtları, bizlere bu deneyin hedefinin kuru öksürük, tüberküloz ve kanser gibi önemli hastalıklarda hem şiddetli acıları dindirebilen, hem de tedavi edici yönü bulunan etkili bir ilaç keşfetmek olduğunu bildiriyor. 1868'de Ludwigsburg'da doğan Hoffman, Münih Üniversitesi Farmakoloji Bölümü'nden son derece yüksek derecelerle mezun olmuş, geleceği parlak bir kimyagerdi. Nitekim, Alman ilaç sanayiinin duayenlerinden Adolf von Bayer de onu keşfetmekte gecikmedi. Genç kimyageri şirketinin Ar-Ge bölümüne alan Bayer, onun sayesinde farmakoloji tarihinin en büyük buluşlarından biri olan asetil salisilik asiti günümüzde "Aspirin" adıyla bütün dünyada tanınan ticarî bir markaya dönüştürecekti.

    İşte, eroin tam da o günlerde, şirket çalışanlarının "Aspirin"in keşfinin coşkusunu yaşadığı sırada doğdu. Dr. Hoffman büyük buluşunu kayıtlara geçirmesinden yalnızca 11 gün sonra yine aynı laboratuarda, fokurdayan tüplerinin başındaydı. Bunaltıcı Ağustos sıcağına aldırmaksızın gün boyunca aralıksız çalışan ünlü kimyager en sonunda hedefine ulaştı. Deney kabının dibine çökelen beyaz toz, bir süredir kafayı taktığı o yepyeni formülün işe yaradığının da en somut kanıtıydı.

    Baz morfinden sekiz kat daha güçlü bir uyuşturucu elde eden Dr. Hoffman, bunun kontrollü şekilde kullanımıyla yukarıda anılan hastalıkların tedavisinde çok önemli bir ilerleme kaydedebileceğini düşünüyordu. Kobaylar üzerindeki deneme çalışmaları bir yıl kadar sürdü ve toz eroin, "heroin hydrochlor" ticarî markasıyla şişelenmiş olarak 20. yüzyılın hemen arefesinde Bayer şirketi tarafından piyasaya sürüldü. Bugün için inanılması bir hayli güç olmakla birlikte, eroin o dönemde başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde eczanelerde rahatça satılıyordu. Hekimler, birçok ağır vak'ada hastalarını "mutluluktan uçuran" bu toza önceleri büyük ilgi gösterdiler. Eroin yalnız tedavi umudu olanlar için değil, tedavisi imkânsız görülen ve ölüm döşeğinde birazcık huzur isteyen hastalar için de gerçek bir umut gibi görülmekteydi.

    Madalyonun öteki yüzü

    Ancak, madalyonun öteki yüzü kısa sürede ortaya çıktı. Yalnızca bir iki kullanımın ardından "şeytanın tozu"na müptela olanlar şuursuzca ecza depolarına, laboratuarlara saldırıyor ve kendilerine daha fazla ilaç temin etmeye çabalıyorlardı.

    Eroin yasal olarak son kez 1. Dünya Savaşı yıllarında ağır yaralı askerlerin tedavisinde kullanıldı, ardından da tıp dünyasındaki güçlü bir konsensus sonucu tedavi prosedürlerinden tümüyle kaldırıldı.

    İnsanları çok seven ve mesleğine aşık bir kimyager olan Dr. Hoffman, 8 Şubat 1946'da son nefesini verirken, ilk kez onun laboratuar kaplarında dünyaya gözlerini açan "diasetilmorfin" artık çoktan bir ilaç olmaktan çıkmış, alım-satımı ya da kullanımı bir çok ülkede en ağır şekilde cezalandırılan lanetli bir maddeye dönüşmüştü. Bir daha da hiç bir güç önünü kesmeyi başaramayacaktı...

    gazeteci Murat Güvenin yazısı...

    'si vis pacem, para bellum'

  2. #2
    Deathangel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-01-2007
    Mesajlar
    7,963
    Karizma Gücü
    7
    way way way bunu bılmıyodum saol

  3. #3
    math_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    803
    Karizma Gücü
    0
    eroin ve yayılması hakkında güzel bi paylaşım olmuş tşkkrler
    pi'yi üç alsan da güzelim ben seni böyle de severim
    3, 14159 26535 89793 23846 26433 83279 50288 41971 69399 37510 58209 74944 5923

    :hz:hz:hzkankam avril_17


  4. #4

    Kayıt Tarihi
    11-10-2006
    Mesajlar
    4
    Karizma Gücü
    0
    bılgılenmesı gereken konu gercekten..........
    tesekkurlerrrrrrrr
    :A aa selam mıllet bu sıte cok guzel ve faydalı bende katıldım aranıza

  5. #5
    Ertu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-11-2005
    Mesajlar
    7,002
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    büşü okulda denemediniz demi bunu
    ne biliim örencilik işte tadını felan merak etmişinizdir
    dikkat edin haa
    Melüsünün kuzusuu

    "Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."




  6. #6
    GutupAyusu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    4,678
    Karizma Gücü
    7
    bu da dinamit gibi olmuş..

    icat eden amca herhanle vicdan azabı çekmiştir...

    gerçi bi süre çok para kazandığı kesin..

    eRepublik - eTürkiye - eVatandaş
    http://www.erepublik.com/en/referrer/Kapgan


  7. #7
    Misafir SAKSUMA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-10-2006
    Mesajlar
    843
    Karizma Gücü
    0
    Yapılan bilimsel icatların insan yararına değilde zararına kullanılması hiç insancıl değil.

  8. #8
    axaxa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-03-2006
    Mesajlar
    593
    Karizma Gücü
    0
    zaten çoğu uyuşturucunun ilaç yapımının hatası sırasında olutuğunu bilyordum ama bu kadar ayrıntıyı okumamıştım ilginç
    sağolasın


    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    EMEĞE SAYGI...

    LÜTFEN OKUDUĞUNUZ MESAJLARA

    CEVAP YAZIN








    Sizleri Unutmayacağız...
    Vatan Sağolsun...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. türklere mahsus trajik-komik gercek olaylar
    KOMEDİ VE GEYİK MUHABBET bölümünde pembecilek tarafından açılmış
    Yanıt: 55
    Son Mesaj: 20.10.11, 08:43
  2. Son İmparator Vahdeddin:Trajik Bir Yaşam Hikayesi
    2005 Konuları bölümünde galerihikmet tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 14.12.05, 10:37
  3. Kimya tarihin en trajik hatası
    2005 Konuları bölümünde dalyan tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 24.04.05, 21:34

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •