Seni sevmek için
Yasamak istiyorum...
Çoktandir özledigim yanik saman kokulu bu toprak üzerinde dalip kalmisim.
Uyuyor muyum; yoksa rüya mi görüyorum. Bilmiyorum.. Serin bir gölge. Kafamda 12 tonluk Bussinglerin korkunç gürültüsü. Bir seyler düsünmek istiyorum. Iki seyi biraraya getiremiyorum bir türlü. Düsüncelerim hep uçuyor. Biri daha uçtu. Yapraklari dökülmüs kuru bir dala takildi kaldi. Agaci salladim, salladim. Düsüremedim. Sonra, düsünüm testi olup düsüverdi. Kirildi. Içinden bir kiz çikti. Kizil misir püskülü gibi parlak, yumusak saçlari vardi. Gözleri mavi mi, yoksa yesil mi? Gözünün rengini bir türlü bulamiyorum. Kizin saçlari islanmis. Gözyaslarimdandir, diyorum. Ayaga kalkti.
"Benden ne istiyorsun?" dedi.
Gülmeye çalistim. Dudaklarimi oynatmak istedim. Dudaklarim donmus. Kulaklarim oynuyor. Burnuma bir sinek kondu. Sonra, burnumdan içeri girdi. Gidiklandim.
Düsünümdeki kiz, "Beni birak gideyim" dedi.
"Yarin sayim var."
Kizin rengini bilmedigim gözlerine baktim.
"Git" dedim. "Git. Elini kolunu tutan yok ya." kiz gitti.
Arkasindan baktim. Kizin ne güzel saçlari vardi. Sonra, testinin, her biri bir tarafa gitmis parçalarina bakiyorum. Kirik parçalari toplayip eski haline sokmak istiyorum. Koca bir parça eksik. Yerini dolduracak sey bulamiyorum..
Karmakarisik sesler duyuyorum. Biri, gögsünü göstererek:
"Burdan girmis, burdan çikmis," diyor.
Ne bu girip çikan? Memlekette trafik yok mu? Bilmiyorum. Baska biri:
"Cigerlerini parça parça etmis," dedi.
Bir ugultu duydum. Biri kulagimi kesiyordu.. Kulaklarimi aldi, cebine koydu. "Hatira!" dedi.
Herif, tam da seçti hatira olacak seyi. Ondan, ne duyarsa gelip bana söyler..
Baska biri saçlarima bakti: "Saçlari da esasli," dedi.
Ya herif kizilderiliyse. Ilk isi saçlarimi kökünden söküp çadirina asmak olacak. Ya bir çingene çikar da:
"Derisini de ben alacam, iyi davul olur," derse.
Kalkmak istiyorum. Yere kaziklamislar sanki. Beyaz boyali bir otomobil geldi. Üzerinde bir seyler yazili. Yazilari okumak istiyorum. Okuyamiyorum. Okumayi unutmusum. Oysa ki ben liseyi, lise de beni bitirdi. Üstümdeki kaziklari çikarip beyaz boyali otomobile bindirdiler.. Bir vinlama ortaligi birbirine katti. Bana ne olmustu da bu otomobile bindirdiler. Bilmiyorum. Penceresi, kapisi, tavani olduguna göre burasi oda. Burada düsünülerimden baska hersey beyaz. Bir de, su kizin gözleri beyaz degil. Agzima bir sey soktular. Ne soktuklarini bilmiyorum. Salt biri "Yuttu be.." dedi.
Gözlerimi tavana diktim. Bir isik yandi. Ortalik sari bir isiga boguldu. Bakislarim tavani deldi. Tâ.. gökyüzünde bir yildiza çarpti. Yildiz kaydi. Arkasindan hiçbir iz birakmadi. Öbürleri yine ipil ipil..
Tam yildizin altindaki köyde, bir erkek, bir kadina:
"Bak Hatça" dedi. "Yildiz gaydi."
Hatça, kayan yildiza bakti. Kafasini salladi. "Biri öldü desene," dedi.
Kayan yildiz benmisim..
Insanin kendi yildizini bilmesi ne iyi sey..
Teliim ona bakar. Günün birinde yildizi kayarsa:
"Vay canina, ben öldüm," der ve düser ölür..
Yildizim, bulundugum yerin damina düstü.
Birden kapi açildi. Içeri anam girdi. Üzerime abandi. Agladi, agladi...
"Yavrum" dedi. "Yavrum," baska demedi, bayildi.
Bana ne oldu. Gözlüklü biri, gözlerimi kapadi.
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Beyazlara sarmislardi beni. Sonra bir sandiga koydular. Sandigi iyice kapadilar. Güldüm.
"Korkma, kaçmam," dedim.
Biraz sonra siyah bir otomobile bindirdiler. Isler, amma da ters gidiyor ha. Daha demin miydi neydi, beyaza bindik, simdi siyaha.. Olur mu bu? Hem ben Fenerbahçeliyim. Oysa ki simdi Besiktasli oldum. Buna düpedüz din degistirmek denir..
Bir müddet gittik. Sonra durduk. Kapi açildi. Hop deyip, aldilar sandigi. Gözleri yasli bir sürü insan arasindan geçirdiler. Evvelce kazilmis bir kuyuya attilar. Üzerime toprak atmaya basladilar. Nasil da bilirler topragi sevdigimi.. Yo.. yo.. bu kadari çok. Sonra nefes alirken zorluk çekerim..
Söylediklerimi duymadilar. Ellerini havaya kaldirip bir seyler mirildandilar. Yagmur için dua ediyorlar diye düsündüm. Sonra çekip gittiler. Hey.. nereye gidiyorsunuz? Sagir misiniz? Söylediklerimi duymuyor musunuz? Ya.. ben size demedim mi, nefes aliyrken zorluk çekerim diye.. Arkalarindan bagirdim, çagirdim, duyuramadim. Kalkip arkalarindan kosmak için davrandim.. Kafam sert bir seye çarpti.
"Ha.." dedim. "Demek ben ölmüstüm."
Buranin ne penceresi, ne de dikiz geçilecek bir yeri var. Yasadigim yerler bambaskaydi. Biri geldi yanima.
"Hos geldin" dedi. "Biraz sonra giris muamelen yapilacak."
Bu arada bas ucumda bir kiz belirdi. Gözleri aglamaktan sismisti. Hala da agliyordu ya.. Kizin yas dolu gözlerine baktim.
"Aglama artik" dedim. "Bilirsin, aglayanlari hiç sevmem. Hem aglanacak ne var ki bunda. Ölüm iste.. Aglasan geri gelecek degilim ki. Zaten gelmek istesem bile, buradan birakmazlar. Giris muamelem yapiliyormus. Sen de git. Sevdigim bütün insanlarin yaptigi gibi, sen de git. Ölüler sevilmez artik. Ölenlerin arkasindan salt söylenir. Benim söylenenecek bir seyim yok ki.. Neyse uzatma da git. Beni yalniz birak.. Senden bir ricam var. Gözlerim onda kaldi. Ona söyle gözlerimi göndersin. Hadi git.."
Yazar Bilinmiyor...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla