• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 21 1234567891011 ... SonSon
207 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor

Konu: Pablo Neruda

  1. #1
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0

    Pablo Neruda

    Pablo Neruda - Hayatı






    Bir makinistin oğlu olarak 1904 yılında Şili nin Parral kentinde doğmuştur. Esas ismi Neftali Ricardo Reyes Basalto dur. Daha sonraları Çek şair Jan Neruda'ya olan büyük sempatisinden dolayı Pablo Neruda ismini seçmiştir.Lise den sonra pedagoji okumuş, sonra çeşitli gazete ve konsolosluk görevlerinden sonra 1934-1936 yılları arasında Şili'nin Madrid konsolu olmuştur. İspanyada cumhuriyet için çabalarından dolayı o zamanın General Franco yönetimi tarafından yurtdışı edilmiş ve oradan 1943 yılına kadar Meksika konsolluğuna atanmıştır. 1945 yılında Şili Komunist partisi üyesi olmuş ve daha sonraları 1949.1952 yılları arasında Sovyetler Birliği ve Çin'de yaşamıştır. Aynı partiden senatör seçilen Neruda o yıllardaki baskı rejimi tarafından tutuklanacağı için belli bir süre avrupada sürgün hayatı yaşamış 1952 de tekrar Şili'ye dönmüştür. 1957 yılında Şili yazarlar birliği başkanlığına seçilmiş 1969 yılında Şili Başkanlığı için Komunist partisince aday gösterilmiştir.Fransa başkonsolosluğuda yapan Neruda 21. 10. 1971 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi olmuştur.1972 yılında tekrar Şili'ye dönüşünde coşkulu bir şekilde karşılanmış ama 11. 9. 1973 tarihinde Salvador Allendes in öldürülüp faşist Pinochet cuntasının hükümeti devirmesiyle Santiago daki evi yağmalanmış ve bu arada kansere yakalanmış olan Neruda 24. 9. 1973 tarihinde Santiago hastanesinde hayata veda etmiştir. Onun cenaze töreni Baskıcı cunta rejimine rağmen faşist teröre karşı büyük bir protesto yürüyüşüne dönüşmüştür.

  2. #2
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    8 Eylül

    Bugün olan gün ağzına dek dolu bir kadehti,
    bugün olan gün muazzam bir dalgaydı,
    bugün bütün bir dünyaydı.

    Bugün yükseltti dalgalı deniz
    bizi bir öpüşün doruğuna,
    ki titremiştik
    bir yıldırımın çakışında,
    ürkmüştük ve dibe batmıştık
    birbirimizin kucaklayışında.

    Bugün yaymıştık bedenlerimizi sonsuzca,
    büyümüştük dünyanın sonuna doğru
    ve kaynaşmıştık birbirimize sarmalanmış olarak
    tek bir damlasında
    balmumunun ya da meteorun.

    Yeni bir kapı açıldı aramızda
    ve henüz yüzü olmayan biri,
    oturdu ve bekledi bizi orada.


    Pablo Neruda
    Çeviren: İsmail Aksoy
    (“Kaptanın Dizeleri”nden)

    Pablo Neruda

  3. #3
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Acı Çekmedim

    Fakat acı çektim mi? Acı çekmedim. Sadece halkımın
    acı çekmesinden ötürü acı çekiyorum. Yaşıyorum
    içinde, yaşıyorum anayurdumda, bir hücre gibi
    o sonsuz ve alazlı kanda.
    Zamanım yok kendi acılarıma.
    Kimse acı çekmemi sağlayamaz
    bana temiz güvenlerini veren bu hayatlar olmadan,
    ve bir hain gibi bıraktı ölü mağaranın
    dibine vursun diye, ne ki geri döneceğiz
    oradan ve yükselteceğiz gülü.

    Cellat benim yüreğimi yargılasın diye
    baskı yaptığında yargıçlara,
    açtı o kararlı kitle,
    halkım, o muazzam labirentini,
    aşklarının uyuduğu o bodrumu,
    ve orada tuttular beni, gözetleyerek
    ışık ve hava gelinceye dek.
    Söylemişlerdi: “Borçlusun bize,
    sensin koyacak o soğuk işareti
    o kötücül kirli isme”.
    Acı çektim, sadece acı çekememekten ötürü.
    Biraderlerimin karanlık hapishanelerinden
    geçememekten ötürü,
    bütün acılarımla bir yara gibi,
    ve her bir topallayan adım yetişti bana,
    senin sırtına inen her bir darbe paraladı beni,
    senin şehadetinden her bir damla kan
    kanayan şarkıma sızdı gitti.

  4. #4
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Açlık Ve Öfke

    Elveda, elveda çiftliğine, fethettiğin
    gölgeye, o berrak dala,
    kutsanmış toprağa,
    öküze, elveda esirgenen suya,
    elveda bayırlara, yağmurla gelmeyen
    müziğe, o kupkuru
    ve taşlı sabah kızıllığının solgun kemerine.

    Juan Ovalle, sana elimi verdim, susuz eli,
    taştan eli, duvardan ve kuraklıktan bir eli.
    Ve dedim ki sana: beddua et o koyu kahverengi kuzuya,
    o en merhametsiz yıldızlara, kurşun renkli bir diken gibi aya,
    gelinsi dudakların kırılmış dallarına,
    fakat dokunma insana, dökme henüz kanını insanın
    dokunarak damarlarına, boyama henüz kumu kanla,
    vadiyi yangınlar içinde bırakma düşmüş
    atardamar dallarının ağaçlarıyla.

    Juan Ovalle, öldürme. Fakat elin
    yanıtladı beni: “Bu toprak
    öldürecek, intikam almak
    isteyecek geceleri, acılığında zehirden
    bir rüzgârdır o yaşlı kehribar hava,
    ve gitar benziyor bir suçlunun
    sopasına, ve bir bıçaktır rüzgâr”.

  5. #5
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Adada Gece

    Bütün gece seninle yattım
    denizin yakınında, adada.
    Yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında,
    ateşle su arasında.

    Belki çok geç
    birleşti düşlerimiz
    dorukta ya da dipte,
    aynı rüzgârla kımıldayan dallar gibi yukarıda,
    birbirine dokunan kızıl kökler gibi aşağıda.

    Belki ayrıldı düşün
    benimkinden
    ve aradı beni
    önce olduğu gibi
    karanlık denizde,
    sen henüz kendin değilken,
    ben farkında değilken senin
    yelken açmış geçiyordum yanından,
    ve gözlerin aradı
    şimdi sana cömertçe verdiğimi
    - ekmeği, şarabı, aşkı ve yabansılığı -
    çünkü hayatımın armağanlarını
    beklemiş kadehsin sen.

    Seninle yattım
    bütün gece,
    karanlık toprak dönerken
    yaşayanlarla ve ölülerle,
    ve ansızın uyandığımda,
    henüz tam karanlık değilken,
    kaydı elim belinde.
    Ne gece ne de uyku
    ayırabilirdi bizi.

    Seninle yattım,
    ve uyandığımda, ve ağzın
    kurtulduğunda düşünden,
    verdi bana toprağın lezzetini,
    deniz suyundan, yosundan,
    hayatının derinliğinden,
    ve aldım öpüşünü,
    sabah kızıllığıyla ıslanmış,
    bizi çevreleyen denizden
    bana gelmiş.

  6. #6
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Adada Gece

    Bütün gece seninle yattım
    denizin yakınında, adada.
    Yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında,
    ateşle su arasında.

    Belki çok geç
    birleşti düşlerimiz
    dorukta ya da dipte,
    aynı rüzgârla kımıldayan dallar gibi yukarıda,
    birbirine dokunan kızıl kökler gibi aşağıda.

    Belki ayrıldı düşün
    benimkinden
    ve aradı beni
    önce olduğu gibi
    karanlık denizde,
    sen henüz kendin değilken,
    ben farkında değilken senin
    yelken açmış geçiyordum yanından,
    ve gözlerin aradı
    şimdi sana cömertçe verdiğimi
    - ekmeği, şarabı, aşkı ve yabansılığı -
    çünkü hayatımın armağanlarını
    beklemiş kadehsin sen.

    Seninle yattım
    bütün gece,
    karanlık toprak dönerken
    yaşayanlarla ve ölülerle,
    ve ansızın uyandığımda,
    henüz tam karanlık değilken,
    kaydı elim belinde.
    Ne gece ne de uyku
    ayırabilirdi bizi.

    Seninle yattım,
    ve uyandığımda, ve ağzın
    kurtulduğunda düşünden,
    verdi bana toprağın lezzetini,
    deniz suyundan, yosundan,
    hayatının derinliğinden,
    ve aldım öpüşünü,
    sabah kızıllığıyla ıslanmış,
    bizi çevreleyen denizden
    bana gelmiş.

  7. #7
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Adada Gece

    Bütün gece seninle yattım
    denizin yakınında, adada.
    Yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında,
    ateşle su arasında.

    Belki çok geç
    birleşti düşlerimiz
    dorukta ya da dipte,
    aynı rüzgârla kımıldayan dallar gibi yukarıda,
    birbirine dokunan kızıl kökler gibi aşağıda.

    Belki ayrıldı düşün
    benimkinden
    ve aradı beni
    önce olduğu gibi
    karanlık denizde,
    sen henüz kendin değilken,
    ben farkında değilken senin
    yelken açmış geçiyordum yanından,
    ve gözlerin aradı
    şimdi sana cömertçe verdiğimi
    - ekmeği, şarabı, aşkı ve yabansılığı -
    çünkü hayatımın armağanlarını
    beklemiş kadehsin sen.

    Seninle yattım
    bütün gece,
    karanlık toprak dönerken
    yaşayanlarla ve ölülerle,
    ve ansızın uyandığımda,
    henüz tam karanlık değilken,
    kaydı elim belinde.
    Ne gece ne de uyku
    ayırabilirdi bizi.

    Seninle yattım,
    ve uyandığımda, ve ağzın
    kurtulduğunda düşünden,
    verdi bana toprağın lezzetini,
    deniz suyundan, yosundan,
    hayatının derinliğinden,
    ve aldım öpüşünü,
    sabah kızıllığıyla ıslanmış,
    bizi çevreleyen denizden
    bana gelmiş.

  8. #8
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Adada Rüzgâr

    Bir attır rüzgâr:
    denizde, gökte
    devineni dinle.

    Götürmek ister beni: dinle
    nasıl devinir dünyada
    taşımak için beni uzaklara.

    Sakla beni kollarında
    sadece bu gece,
    çarparken yağmur
    denize ve toprağa
    sayısız ağzıyla.

    Dinle, nasıl da çağırır
    beni dörtnalında
    taşımak için uzaklara.

    Alınlar bitişik,
    ağızlar bitişik,
    bizi yakan sevdaya
    bağlı bedenlerimizle,
    bırak essin rüzgâr,
    ki götürmesin beni ötelere.

    Köpükle taçlanmış
    rüzgâr essin bırak,
    bırak çağırsın ve arasın beni
    karanlığının dörtnalında,
    büyük gözlerinin altında
    batmışken ben,
    değil mi ki sadece bu gece
    huzur bulacak, sevgilim.

  9. #9
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Adalara gelirler (1493)

    Kasaplar adaları ıssız koydu.
    şehitliği anlatan bu öyküde
    Guanahani birinciydi.
    Gülüşlerinin yokedildiğini gördü
    balçığın oğulları, fırlatıldığını
    gördü narin bedenlerinin toprağa,
    ve öldükten sonra bile bir şey anlamadı onlar.
    Bağlayıp yaraladılar onları,
    yaktılar ve küllere dönüştürdüler,
    derilerini yüzüp gömdüler toprağa.
    Ve o zaman palmiyelerde
    süpürücü bir valsi dans ettiğinde
    boştu bu yeşil şölen yeri.

    Yalnızca kemikler kaldı,
    amansızca yığmışlar
    bir haç gibi, Tanrı'nın ve insanların
    büyük onuru için.

    Narvez'in bıçağı yardı
    ta mercan kayalıklarına dek
    çobanların balçıklı toprağını
    ve Sotavento'nun ormanını.
    Haç burada, tespih,
    burada Garotten'in kutsal Bakire'si.
    Kolombus'un definesi, fosfor-aydınlığıyla Küba,
    aldı sancağı ve dizleri
    ıslak kumunda.

  10. #10
    alev_ejderha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2006
    Mesajlar
    829
    Karizma Gücü
    0
    Adonis Gibi Angela

    Bugün yattım masum genç bir kızın yanında
    beyaz bir okyanusun kıyısında gibi,
    korlu bir yıldızın
    yavaş yörüngesinin ortasında gibi.

    Sonsuz yeşil bakışından
    aktı ışık kuru su gibi
    berrak derin çemberlerinde
    taze gücün.

    İki alazlı ateş gibi göğüsleri
    parladı dikelmiş olarak iki bölgede,
    ve çifte bir akıntıda ulaştı ateş
    büyük ışıklı ayaklarına.

    Altın bir iklim olgunlaştı erkenden
    bedeninin gündelik uzantılarına
    ve doldurdu onu akın akın meyvelerle
    ve gizli korla.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Pablo Neruda 100 yaşında
    2003 - 2004 Konuları bölümünde NoiaN tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 18.08.05, 07:12

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •