• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 11 | Toplam: 32 İlkİlk ... 23456789101112131415161718192021 ... SonSon
316 sonuçtan 101 --- 110 arası gösteriliyor

Konu: Akademia

  1. #101
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Felsefedeki düşüncenin sınırlı olduğundan aslında sadece felsefe değil düşünce sınırlıdır dan bahsetmiştim.
    Az önceki yazında da özlemcim psikolojinin ve felsefenin sınırlarını söylemişsin. Ancak ne psikoloji ne felsefe düşünceye sınır koyamaz bence. Örneğin psikoloji terapilerinde DHM'den faydalanılır. AMa düşünceler orayla sınırlı kalsaydı hiç bir psikolog ya da psikiyatr hastası için ilaç olamazdı...

    ayrıca filozoflukla bigeliği karıştırmışız galiba,her filozof bilgemidir
    Şu anlam kargaşasına son vermek lazım . Filozof düşünebilen herkesdir. Bİlge ise bence filozofun hissettirebilen halidir... Bu yüzden filozofluk ve bilgelik yakın şehirlerde konaklarla...

    ama felsefenin düşündüğünü hissettirmekle ilgilendiğini sanmıyorum,psikolojı daha çok ilgileniyor sanırım.
    Psikoloji insanın düşündüğünü hissetmesini sağlamaz. İnsanın düşündüğünü uygulayabilmesi için çabalar. Realist bir bilimdir. Felsefe ise din'in doğurduğu hayatın doğurmasına karar kıldığı bir sistemdir bence... Bilim deniliyor evet bilim... Ama felsefe ve psikoloji arasındaki küçük farkı hep şöyle anlatırım...

    Din doğduğunda felsefeyle anlatılması gerekti. felsefenin doğuşuda psikolojiyi getirdi...

    neden herkez filozof yada bilge olamıyor,temel gene sınırlı olan düşünme eyleminden geçiyor bence sınıra gelindiğindenerden ve nasıl devam edileceğini bilmek kişiyi bilgeliğe götürür sizcede öyle değilmidir?
    Bence herkes filozof ama dediğin gibi herkes filozof olamıyor çünkü düşündüklerini yaşayamıyorlar. Ben çok akıllıyım diye şaka yapan insan akıllı olduğunun farkında olsaydı hem filozof hem bilgeliğe yakınlaşmış olurdu.... Bence nasıl devam edeceğine karar vermek iradenin işidir. Bilgelik devamlılık gerektirmez sanırım...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  2. #102
    sankekur adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-09-2004
    Mesajlar
    3,237
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı SAKSUMA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili devinizm..

    ben forumdaki bir densizin çocukluklarından bıktım... öyle eksi karizma vs. şeylerle uğraşacak zamanım vaktim ve düşüncem yok..
    o nedenle II. Ramsesmidir her kimse onun olsun forum..

    ben bölümden ve forumdan ayrılıyorum.

    hoşcakalın..

    Mevzu nedir?

  3. #103

    Kayıt Tarihi
    11-09-2006
    Mesajlar
    19
    Karizma Gücü
    0
    mrb arkadaşlar neden koptuk akademia dan yaaaa tam ısınma turları yapıyorduk,sy devinizm nerdesiniz?ency lafı tıktın boğazıma tabi gidersin değilmi)

    ya neyse geyiği bırakıyım da sabah sabah arkadaşlar ben uzun bir süre şunu sorguladım ,insan doğası sevmeyemi açtır yoksa sevilmeye mi?cevabımı hala arıyorum aslında bakalım sizlerden neler gelecek?sevmek ve sevilmek hem burdan sevgi kelimesinin felsefede geniş yer tutuğunu biliyorum konuşalım bakalım neler çıkacak ne dersiniz?

  4. #104
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı ozlemerg tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    ya neyse geyiği bırakıyım da sabah sabah arkadaşlar ben uzun bir süre şunu sorguladım ,insan doğası sevmeyemi açtır yoksa sevilmeye mi?cevabımı hala arıyorum aslında bakalım sizlerden neler gelecek?sevmek ve sevilmek hem burdan sevgi kelimesinin felsefede geniş yer tutuğunu biliyorum konuşalım bakalım neler çıkacak ne dersiniz?
    İnsan sevmek ve sevilmek isteyen bir varlıktır.İkisini birbirini tamamlar denilebilir.İnsanın sevgiye ihtiyacı olduğu sonucuna çok rahatlıkla varabiliriz.

    Sadece sevmek mutluluğu getirmek için yeterli olmayacaktır.Sevemeyen bir insan da, ne kadar sevilirse sevilsin, içinde bir eksiklik duyacaktır.

    Aslında sevmeye oldukça yatkınız.Hatta bu konuda çok kolaylıkla aşırıya bile kaçıyoruz.Her yıl, sevilmediği için yüzlerce kişi intihar ediyor.Sevginin insan üzerinde ne kadar büyük sarsıntılara neden olabileceğinin göstergesi bu olsa gerek.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  5. #105
    Subzero adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    1,705
    Karizma Gücü
    0
    Sevgi kavramı belki de hayattaki bütün kavramları birbirine bağlayan merkezi oluşturuyor.
    İnsan ruhunun yakıtı gibi... Her aşamanın nedeni gibi bir şey.

    Sevmek ve sevilmek diye ikiye ayrılıyor.
    İnsanlar daha çok sevilmeye önem veriyorlar, çünkü daha pasif, daha zahmetsiz ve acısız...
    Ama ne kadar sevilirsek sevilelim, sevmenin açlığı bir gün bastırılamaz oluyor.

    Kısaca yazacağım...
    Ve asıl, sevmekten bahsedeceğim.
    Geçenlerde okuduğum bir yazıdan alınıtılar yaparak anlatmak istiyorum.
    Sevmek 3 çeşittir : "Eğer" , "Çünkü" ve "Rağmen" sevgileri.

    Eğer benim istediklerimi yerine getirirsen seni severim.

    Seni seviyorum, çünkü bana güveniyorsun.

    gibi çeşitlenir ilk iki sevgi türü.
    Ve ikisi de bencilcedir, şartları veya nedenleri vardır.
    Aslında bu konuyu derinlemesine incelersek hepimizin sevgisinin özünde egonun olduğunu anlarız.
    Ama oranlar değişir. Asla %100 saf olamasak da, %99u ulaşılabilir bir hedeftir.

    Ve en son sevgi türü :"Rağmen"
    İşte en saf sevgi türüdür. Ve en kalıcı olan.
    Olumusuzluklara rağmen sevebilmek, nedenleri ve şartları yokeder.
    Çünkü onlara ihtiyaç duymaz.

    Seni herşeye rağmen seviyorum. Hatta kendi hatalarıma ve zayıflıklarıma rağmen...

  6. #106
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Homeros'un destanları, Antik Dönem'in en önemli başvuru kaynağıydı.Aristo,Platon gibi filozoflar bu destanları ezberlemişlerdir.

    İlyada ve Odysseia kutsal kitap olarak kabul edilmekteydi.Büyükten küçüğe, herkesin diline, bu destanlardaki şiirler dolanmıştı.

    Bugün bile bu iki destan olağanüstü üslubuyla, görkemli bir anıt olarak dikilmektedir.

    Herkesin okuması gereken eserler...


    Odysseia'den Seçmeler

    Hiçbir haksızlık yapmadığını duymadınız mı halkına,
    Onlara kötü hiçbir şey söylemediğini,
    Kimine kötülük, kimine iyilik göstermediğini duymadınız mı?
    Hiç bir vakit kimseye haksızlık etmedi bu adam,
    Oysa sizin gönlünüz boyuna pis işler peşinde,
    Şükretmek duygusu kalmamış içinizde sizin.



    Söyle de götürsün gemilerimiz seni oraya
    Aklı var bizim gemilerimizin,kendileri gider,
    Ne dümen kullanır Phaiaklar,ne dümenci,
    Benzemez bizim gemiler öbür gemilere,
    İnsanların düşünce ve isteklerini seziverirler,
    Bilirler ne kadar varsa insanların bereketli ovası,
    Ne kadar kenti varsa insanların hepsini bilirler,
    Denizlerin sisle,bulutla kaplı uçurumlarını aşarlar hızla,
    Hiç korkmazlar,kaza maza vız gelir onlara,


    Beni azarlaman gitmez gücüme, anacığım,
    Ben aklımla ve gönlümle düşünür,anlarım her şeyi,
    Artık çocuk değilim,ayırırım iyiyi kötüden,
    Ama düşündüklerimin hepsini gerçekleştiremem,
    Buraya yerleşmiş kötü düşünceli kişiler
    Beni şaşırtıp çelerler aklımı,kimse destek olmaz bana


    Göz açıp kapayıncaya dek göçer gider insanlar,
    Kötülükten başka şey düşünmeyen,katı yürekli,
    Bütün ölümlülerce yargılanır,istenir acı çeksin,
    Ve anılmaz olur öldükten sonra adı.
    Ama kusursuzsa,hep iyi şeyler düşünmüşse,
    Alır yabancılar onun ününü,götürürler uzaklara,
    Yayılır ünü ülkeden ülkeye,övülür iyiliği.





    Bu mesaj en son " 15.03.07 " tarihinde saat 19:33 itibariyle devinizm tarafından düzenlenmiştir...
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  7. #107
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Alıntı devinizm tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Homeros'un destanları, Antik Dönem'in en önemli başvuru kaynağıydı.Aristo,Platon gibi filozoflar bu destanları ezberlemişlerdir.

    İlyada ve Odysseia kutsal kitap olarak kabul edilmekteydi.Büyükten küçüğe, herkesin diline, bu destanlardaki şiirler dolanmıştı.

    Bugün bile bu iki destan olağanüstü üslubuyla, görkemli bir anıt olarak dikilmektedir.

    Herkesin okuması gereken eserler...


    Odysseia'den Seçmeler

    Hiçbir haksızlık yapmadığını duymadınız mı halkına,
    Onlara kötü hiçbir şey söylemediğini,
    Kimine kötülük, kimine iyilik göstermediğini duymadınız mı?
    Hiç bir vakit kimseye haksızlık etmedi bu adam,
    Oysa sizin gönlünüz boyuna pis işler peşinde,
    Şükretmek duygusu kalmamış içinizde sizin.



    Söyle de götürsün gemilerimiz seni oraya
    Aklı var bizim gemilerimizin,kendileri gider,
    Ne dümen kullanır Phaiaklar,ne dümenci,
    Benzemez bizim gemiler öbür gemilere,
    İnsanların düşünce ve istekleri,ni seziverirler,
    Bilirler ne kadar varsa insanların bereketli ovası,
    Ne kadar kenti varsa insanların hepsini bilirler,
    Denizlerin sisle,bulutla kaplı uçurumlarını aşarlar hızla,
    Hiç korkmazlar,kaza maza vız gelir onlara,


    Beni azarlaman gitmez gücüme, anacığım,
    Ben aklımla ve gönlümle düşünür,anlarım her şeyi,
    Artık çocuk değilim,ayırırım iyiyi kötüden,
    Ama düşündüklerimin hepsini gerçekleştiremem,
    Buraya yerleşmiş kötü düşünceli kişiler
    Beni şaşırtıp çelerler aklımı,kimse destek olmaz bana


    Göz açıp kapayıncaya dek göçer gider insanlar,
    Kötülükten başka şey düşünmeyen,katı yürekli,
    Bütün ölümlülerce kargılanır,istenir acı çeksin,
    Ve anılmaz olur öldükten sonra adı.
    Ama kusursuzsa,hep iyi şeyler düşünmüşse,
    Alır yabancılar onun ününü,götürürler uzaklara,
    Yayılır ünü ülkeden ülkeye,övülür iyiliği.







    Ben bunları hep sıkıcı birşeylerdir diye düşünüyordum...
    Ama buraya yazdıkların çok güzel...
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  8. #108
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    o kadar da sıkıcı değil ven&#252;s

  9. #109
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Alıntı ForumX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    o kadar da sıkıcı değil venüs
    Ben daha sıkıcı şeyler sanıyordum...Ama burdakiler gibiyse çok güzel duruyor
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  10. #110

    Kayıt Tarihi
    11-09-2006
    Mesajlar
    19
    Karizma Gücü
    0
    mrb uzun bir aradan sonra gelebildim nihayet.benim konu (sevmek mi sevilmekmi )sanırım pek sarmamış forumdakileri...devinizm ve syn saksuma nın yazıklarını okudum çok harika lar.teşekk&#252;rler.saksuma heleki bukadar az öz ve tam yerinden anlatılamazdı.
    sevmek ihtiyacının acısı...aslında çok geniş bir olgu.insanlar genelde sevilmeyi tercih ederlerken,muhtemelen sevilip o sevginin değerini anlamazlarken ve böyle yaşarken neden birden daha fazla sevilmek değilde sevmek ihtiyacı oluşur ??sizce.biraz kafa yoran kişinin geleceği nokta orası olur neden?sevmeden yaşanmazmı o saf sevgiyle...diğerlerinin zaten sevgi adına elde edilmek istenen çıkarlar olduğunu anladık..sevmeden neden yaşayamaz insanlar?katiller bile böylemidir sizce..inceleyelimmi çok merak ediyorum fikirlerinizi