• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    @--,'---',--- PeRi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-04-2005
    Mesajlar
    5,166
    Karizma Gücü
    0

    Ölümü hak edecek ne yaptim..?

    Bilmem farkinda misiniz, kendi hayatiniz hakkinda karar verebilmenizin sans sayildigi bir ülkede yasiyorsunuz. Bu ülkede bazi kadinlarin hayatlari ve ölümleri hakkinda baskalari karar veriyor cünkü..

    Arada bir üçüncü sayfada rastladiginiz, kadinlarin hep kanlar içinde yerlerde yattiklari, erkeklerin ise küçük resimlerde “katil” sifatiyla yer aldiklari o cinayetleri okudukça aslinda sizin, aslinda bizim, yani aslinda hepimizin vuruldugunu düsünüyor musunuz?
    O resimlere bakarken seçme sansinizin, yasam tarzinizin, hayatlarinizi size ait kilan iradenizin kursunlandigi geçiyor mu sizin de aklinizdan?

    Siz de o kadinlar gibi bir caresizlikle kivraniyor musunuz o zaman?

    Sevdikleri tarafindan yargilanip cezalandirilan, cezasi ölüm olan, dogrultulan silahi en yakinlarindan birinin kavradigi, aglayamayacak, küçük bir ölüm çigligi bile atamayacak kadar çaresiz kalan o kadinlar gibi…

    Kadindir o; bir seçim yapmistir ya da birilerinin hayvanca fantezisine varligiyla bulastirilmistir, artik kirlidir, artik “öyle”dir… Kadin artik ölmelidir…
    Kadin, yerde yatarken, vurulan, kendi kanina bulanan yalnizca o degildir; dahil oldugu toplumun buna çanak tutan ya da daha büyük ihtimalle bunu görmezden gelen fertleri de vurulur o anda.

    Ama ondan baska ölen olmaz!

    Buna “töre” deniyor iste; birini sevmenin, hayatini onunla geçirme kararini vermenin ölümcül bedeli o… Aska acimayan törenin durgun kadinlari susarlar, boyun egerler, tanidik bir elin dogrulttugu isinmaya hazir bir namlunun diger ucunda öyle yenik, çaresiz, yorgun bir kadin olarak birakirlar kendilerini…

    Buna “töre” deniyor iste; uçkurunu hoyratça çözen bir yabancinin sefilliginden sorumlu tutulan kadinin bunun için öldürüldügü… Ya da sansi varsa (!), tecavüzcü gerine gerine hakim karsisina çikip onunla evlenmek sartiyla saliverildiginde ailesinin zoruyla onun koynuna sokuldugu, onun “kadini oldugu” binlerce yillik toplumsal düzen…

    Buna “töre” deniyor iste; tecavüzcünün ailesinden bir kizin, daha ancak çocuk sayilabilecek, kadinligin yanindan bile geçmemis bir küçük kizin, tecavüze ugrayanin ailesine gelin edilerek kendisiyle hiçbir ilgisi olmayan bir suçun, bir sosyal evrim eksikliginin, bir “insan olamamisligin” o iç kaldirici agirligini ve yasini, dogustan gelen bir ezberle kader bilip gizlice aglayarak yükleniverdigi, kaçamadigi, kaçarsa öldürüldügü mantikdisi kurallar silsilesi…

    Kafaca gelismemis, düsünceleri hadim edilmis kara bir insan yigininin anayasasi…
    Yirmi birinci yüzyilin Türkiye’sinde, asirlar önce yazilmis töre, hala var oldugunu, hala yasadigini kanitliyor bize, ölen kadinlarin kanlar içindeki bedenleriyle…

    Hep konustugumuz medeniyet hedeflerinden sapmisligi bir yana birakalim, insanligindan, Allahin verdigi vicdandan, merhametten sapmis bir güruhun isledigi cinayetlerin, üçüncü sayfalardan birinci sayfalarin mansetlerine terfi ettigi su günlerde, hepimizin garip bir benzerlikle sahip oldugumuz o büyük “unutabilme” yetenegi ya da lanetinin galip geleceginden korkuyorum.

    Unutacagiz; unutarak suçortagi olacagiz “töre çocuklarina”; biz unutacagiz, onlar öldürmeye devam edebilecek…

    Unutmak, kan kokan düsüncelerden arindirirken bizi, o kizil renk, baska yerlerdeki baska kadinlarin üzerinde kanamaya devam edecek…

    O kadinlar suçun sahibi olmadiklari halde törenin hükmü için ölürken, biz de kendi irademizle unutmayi “seçtigimiz” için vurulacagiz üçüncü sayfalarda…

  2. #2
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Modern toplumda töre cinayetlerine yer yoktur, olmamalıdır.

    Modernleşme yolunda ilerleyen Türkiye de bu alanda önemli adımlar atmaya başlamalı, töre cinayetlerini oluşturan ortamın önüne geçmelidir.

    Feodal toplumun uzantısı olan töre, gelenekçi anlayışıyla zaman zaman ilerici hareketlerin önüne dikilmekte,gelişimi yavaşlatmakta ve toplumun atılımlarının hızını kesmektedir.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  3. #3
    Misafir SAKSUMA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-10-2006
    Mesajlar
    843
    Karizma Gücü
    0
    Kadınlar hem dinimizce hemde toplumumuzca değerli kılındığı korunduğu ve önemsendiği halde neden hala bu töre cinayeti veya benzer ilkelliklerden kurtulamıyoruz anlamış değilim..

    son zamanlarda sanki yine hortladı gibi, öldürmek en kolay yolmu?? önemli olan onu yaşatmak ve o günaha düşmeden ona hatayı, doğruyu, yanlışı öğretmek değilmi??


    Alicia Aristregui, İspanya. 2004. Ayrıldığı kocası tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

    Birgül Işık, Elazığ. 2005. Katıldığı televizyon programında şiddet gördüğünü söylemesinin ardından, sokakta oğlu tarafından öldürüldü.

    Cheagh Rooteh, Irak. 1993. Yabancı bir adamla konuştuğunu gören babası tarafından öldürüldü.

    Çiğdem İnce, İzmir. 2003 Evlilik dışı hamile kaldığı için ağabeyi tarafından öldürüldü.

    Dilber Kına, İstanbul. 2001. Erkeklerle gezdiği için babası tarafından baltayla öldürüldü. Evrim Sarıçiçekler, İstanbul. 2005. Ailesinin karşı çıktığı birisiyle evlendiği için ailenin görevlendirdiği birisi tarafından öldürüldü.

    Fadime Şahindal, İsveç. 2002. İsveçli bir genci sevdiği için babası tarafından öldürüldü, Güldünya Tören, İstanbul, 2004.

    Hatun Sürücü, Almanya, 2005. Zorla evlendirildiği akrabasından boşandıktan sonra bir “Alman gibi' yaşadığı için sokakta ağabeyi tarafından öldürüldü.

    Ivy Blore, Kanada. 2004. Aile içi şiddet kurbanı.

    Kadriye Demirel, Diyarbakır. 2003. Tecavüze uğrayıp hamile kaldıktan sonra ağabeyi tarafından öldürüldü.

    Leticia Aguliar, Amerika. 2002. Aile içi şiddet kurbanı.

    Maria Terasa Carlson, Filipinler. 2001. Evliliği boyunca şiddete maruz kaldı. Sonunda 23. kattan atlayarak intihar etti.

    Nadia Anjuman, Afganistan. 2005. Afganistanlı şair, kocası tarafından dövülerek öldürüldü. Olivia Hodson, Amerika, 1999. Aile içi şiddet kurbanı.

    Pınar Kaçmaz, Diyarbakır. 2002. Evden kaçıp mankenlik ajansına başvurduğu için babası ve ağabeyi tarafından öldürüldü.

    Rukhsana Naz, İngiltere. 1998. Evlilik dışı hamile kaldığı için annesi ve ağabeyi tarafından boğularak öldürüldü.

    Sevda Gök, Şanlıurfa. 1996. Pastaneye gittiği gerekçesiyle bir yakını tarafından öldürüldü.

    Şemse Allak, Mardin. 2002. Evlilik dışı ilişkiye girdiği gerekçesiyle taşlanarak öldürüldü.

    Tasleem Begum, İngiltere. 1995. Erkek arkadaşı olduğu için kuzeni tarafından arabayla defalarca ezilerek öldürüldü.

    Ursula Allen, Amerika. 2002. Aile içi şiddet kurbanı.

    Victoria Anna, Amerika. 2002. Aile içi şiddet kurbanı.

    Yeşim Sağlam, Adana, 1998. Kocasını terk edip sevgilisiyle beraber olduğu için babası ve kocası tarafından öldürüldü.

    Zehra Karagöz, Şanlıurfa, 2003. Başka erkeklerle beraber olduğu söylentileri üzerine kocası tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürüldü.

  4. #4
    Misafir Foefs adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    7,650
    Karizma Gücü
    0
    Cinayet cinayettir.Başına töre denmesine bile gerek yok.

    Cinayetin önüne nasıl geçilir ? Cezalar caydırıcı değil ki hala cinayet işleniyor.O zaman ya cezalar ağırlaştırılacak ya da topluca işletim sistemi değiştirmek gerek.

  5. #5
    @--,'---',--- PeRi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-04-2005
    Mesajlar
    5,166
    Karizma Gücü
    0
    Galiba en cok sorgulamiz gereken konu bu.. Alinan bir canin geriye gelmesi imkansiz..! bazi hatalarimizi yasadigimiz sürece düzeltme sansimiz olacaktir ama ya bir can yasamiyorsa o zaman ona yaptigimiz hatamizi nasil düzelte biliriz...Böyle hatalara düsmeme dilegi ile..

  6. #6
    ZAMLIY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-02-2007
    Mesajlar
    50
    Karizma Gücü
    0
    Oğlu için kızını öldüren anne takdir edilmeli mi?


    Oğlu töre cinayeti işlemesin diye kızını öldürdü. Oğluna sevgisini yazdığı mektup ödüllendirildi. Kimsenin aklına 'kurban' gelmedi


    ADANA - Serpil U. için oğlu can kuşuydu. Çimen gözlüydü. Evli ve bir çocuk annesi kızı Verda'nın başka erkeklerle ilişkisi olduğunu iddia ediyordu. 'Töre' çarkları çalışmaya başladı. 45 yaşındaki U. oğlunun cezaevine düşmesini önlemek için 21 Şubat 2005'te 24 yaşındaki Verda'yı tam 15 kez bıçakladı. U. polisteki ifadesinde, "Kızım evliydi, ancak başka erkeklerle ilişkisi vardı. Ben de namusumu temizledim. Öldürmem gerekiyordu, öldürdüm'' dedi. Kızını kendi elleriyle, üstelik tasarlayarak öldürdüğü için ömür boyu hapse mahkûm edildi.

    Yazıya dökülen duygular

    Adana E Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki U.'nun oğluna hasreti büyüktü. Bu hasreti yazıya dökmeye karar verdi. Mektup şöyleydi:

    "Merhaba Çakırım, can kuşum, çimen gözlüm, doğum günün kutlu olsun. İnsanlar yaşarken de ayrı olurmuş, çaresiz kalırmış. Sana 'Doğum gününde ancak toprak olursam yanında olamam' diyordum ama yaşıyorum. Gözümün önün oluşan esmerlikle, saçlarıma düşen aklarla, evlat acısı düşmüş yüreğimle, elimdeki kelepçelerimle...
    Bebeğim, önüme taş duvar olmuş tel örgüler, demir parmaklıklar, istesem de gelemiyorum. Seninle geçirdiğim her an şu an gözlerimde bir hayal, göz bebeklerimde bir damla yaş damlamaya hazır.
    Seni ölesiye özledim. Sana verecek bir armağanım yok ama ben senden bir şey istiyorum. İkimiz için bir armağan. Gitarını eline al, bizim için 'Telli turnam bizim ele varırsan' türküsünü söyle, tıpkı eski günlerdeki gibi.
    Çimen gözlüm, anneler çocuklarının sesini her yerden duyar, sen her bana seslenişinde ben seni duyuyor olacağım, bedenim olmasa da ruhum hep seninle..."


    Cezaevleri arasında yapılan mektup yarışmasında U.'nun satırları ikincilik ödülüne layık görüldü. Cezaevini ziyaret eden AKP Adana Milletvekili Ayhan Zeynep Tekin Börü, annenin hasretinden çok etkilendi. Ziyarette duygulu anlar yaşandı.
    Kanundaki tüm caydırıcı düzenlemelere rağmen töre bir aileyi bölmüştü.
    Annenin oğluna sevgisi büyüktü.
    Oğlunun gözleri çakırdı,
    çimen rengiydi.
    Peki ya kızı.
    Acaba onun gözleri ne renkti? (Radikal, aa)
    Sen yoksun...
    Ben de yokum, yokluktayım
    Ben varım diye sen yoktun belki
    O zaman sen var ol, ben senin yerine yok olurum...!

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    122
    Karizma Gücü
    0
    Kadın mı?..ya da daha özelleştirelim anneniz...kızkardeşiniz..halanız...teyzeniz...bu böyle uzar gider...kadın nedir? işte kadın en başta sizi meydana getiren yüce varlıktır...peki değeri? hiç...koca bir hiç..! ne kadar da kolay kıyılıyor insan hayatına..ne kadar kolay harcanıyor anneniz, kızkardeşiniz, belki de siz...! nedir bu kadar bu insanları değersiz kılan..anlamış değilim...tabi bu sadece bizim toplumumuzda olan bir cehalet değil...islamiyetten önce değersizmiş kadınlar...kız çocuklarının diri diri gömülmesi anlatıyor herşeyi zaten...o kadar değersiz ki kadınlar , bir anne bile oğlunu korumak adına kendi kızını öldürüyor hemde bıçaklayarak...defalarca öldürüyor...yani o bu toplumda layık olduğu değeri görmemiş ve bunu o kadar kanıksamış ki, kendi kızına da aynı değeri kendi biçmiş...yaşamı ona çok görmüş....
    anneler çocuklarının sesini her yerden duyar, sen her bana seslenişinde ben seni duyuyor olacağım
    ben birde bunu merak ettim...oğlunu kurtarmak adına kızına biçtiği cezayı kendi eliyle onu bıçaklayarak veren bu anne...oğlundan bir ses beklerken ..öldürdüğü canına kıydığı kızınında sesini duyuyormudur vicdanında...yoksa ona kapamışmıdır kulaklarını....benliğinde ona verdiği değerle...
    farkında mı acaba? iki çocuğunun ve kendinin hayatına mal olmuş bu yaptığı...allah şaşırtmasın...çok acı

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    03-01-2009
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Bilye tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kadın mı?..ya da daha özelleştirelim anneniz...kızkardeşiniz..halanız...teyzeniz...bu böyle uzar gider...kadın nedir? işte kadın en başta sizi meydana getiren yüce varlıktır...peki değeri? hiç...koca bir hiç..! ne kadar da kolay kıyılıyor insan hayatına..ne kadar kolay harcanıyor anneniz, kızkardeşiniz, belki de siz...! nedir bu kadar bu insanları değersiz kılan..anlamış değilim...tabi bu sadece bizim toplumumuzda olan bir cehalet değil...islamiyetten önce değersizmiş kadınlar...kız çocuklarının diri diri gömülmesi anlatıyor herşeyi zaten...o kadar değersiz ki kadınlar , bir anne bile oğlunu korumak adına kendi kızını öldürüyor hemde bıçaklayarak...defalarca öldürüyor...yani o bu toplumda layık olduğu değeri görmemiş ve bunu o kadar kanıksamış ki, kendi kızına da aynı değeri kendi biçmiş...yaşamı ona çok görmüş....
    ben birde bunu merak ettim...oğlunu kurtarmak adına kızına biçtiği cezayı kendi eliyle onu bıçaklayarak veren bu anne...oğlundan bir ses beklerken ..öldürdüğü canına kıydığı kızınında sesini duyuyormudur vicdanında...yoksa ona kapamışmıdır kulaklarını....benliğinde ona verdiği değerle...
    farkında mı acaba? iki çocuğunun ve kendinin hayatına mal olmuş bu yaptığı...allah şaşırtmasın...çok acı

    yaa Allah aşkına bu saçma sapan haberlere nasıl inanıyorsunuz.bir anne kızıyla oğlunu birbirinden ayırabilir mi ya.annesi ablasını öldürdüğünde o çocuk 14 yaşındaydı o yaşta ablasını öldürmeyi aklına getirebilir mi.tanımıyorsuz tanımadan yargılıyorsunuz.çok kolay tabi bunu yapmak.o anne kanser hastasıydı ve cinayeti ilediğinde şuuru yerinde değildi.bu cinayetin oğluyla hiç bir ilgisi yok.aksine oğlu hem ablasının acısını çekti annesinin onu öldürdüğünü bilerek ve bunun nedenini şu anda bile hala bilmiyor.hemde annesini yıllarca göremedi.ve o anne o kadar iyi bir insandı ki.bütün çocuklarını eşit miktarda seviyordu.o cahil bir insan değildi.bu cinayetin oğluyla hiç bir ilgisi yoktu.bir anneyi acılı bir anneyi ilgi çekmek amaçlı uydurma haber yazan insanlar yüzünden bu şekilde çirkince karalamak çok iğrenç ve yanlış.okuduğunuz herşey her zaman doğru olmuyor.nur içinde yatsın çok iyi bir insandı onun hakkında bilmeden bile olsa böyle şeyler yazmanızı kabullenemem

  9. #9
    _Che_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-07-2006
    Mesajlar
    4,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Arada bir üçüncü sayfada rastladiginiz, kadinlarin hep kanlar içinde yerlerde yattiklari, erkeklerin ise küçük resimlerde “katil” sifatiyla yer aldiklari o cinayetleri okudukça aslinda sizin, aslinda bizim, yani aslinda hepimizin vuruldugunu düsünüyor musunuz?
    O resimlere bakarken seçme sansinizin, yasam tarzinizin, hayatlarinizi size ait kilan iradenizin kursunlandigi geçiyor mu sizin de aklinizdan?
    Siz de o kadinlar gibi bir caresizlikle kivraniyor musunuz o zaman?
    evrenin bir parçasıyız ..bir uçağın kopan birtek kablosu ..uçağın düşmesine sebep olabilir

    ben diye değil biz diye düşünmek gerekir
    Yanıma Oturmak İçin " Bir G.tlük Yer Aç " Dediğinde, Komple Bir G.T Olduğunu Nasıl Anlayamadım Ben

  10. #10
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,467
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Yaşadın
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •