Independent’ın ele geçirdiği BM’nin küresel ısınma raporuna göre artık çok geç! Veriler artık dünyanın sonunu getirecek kıyamet için düğmeye basıldığı yolunda. Küresel ısınma öyle bir boyuttaki verdiğimiz hasarı tamir etme imkanı yok artık...
Uzmanlar ‘Küresel ısınma kısır döngüye girdi. Dünyayı kirletmeyi şu an bıraksak bile ısı en az 3 derece artacak. Buzullar eriyecek, büyük şehirler sular altında kalacak, kar tarihe karışacak” diyor. Dünyanın vahim durumunu belgeleyen BM raporu cuma günü açıklanacak.
İşte rapordan çarpıcı maddeler:
-Meteoroloji kayıtlarının tutulduğu 1850’den bu yana en sıcak 12 yıldan 11’i, 1995’ten sonra oldu. 2007’nin en sıcak yıl olması bekleniyor.
-2100 yılına kadar ortalama sıcaklık en az 3 derece artacak. Kabus senaryosuna göre 6 derece de artabilir.
İstanbul denize gömülecek
-Karbondioksit oranı hiç artmayacak olsa bile 2100’e kadar deniz seviyesi 43 santimetre yükselecek. Karbondioksit artışı günümüzdeki gibi devam ederse denizler 80 santim yükselecek. Bu durumda İstanbul, Venedik ve Londra gibi kentlerin büyük bölümü sular altında kalacak.
- Kuzey buz denizi yazları eriyecek. Grönland adası üzerindeki buz tabakası tamamen ortadan kalkacak.
-100 yılda atmosferde karbondioksit oranı yüzde 44 artacak. Şu an dünyayı kirletmeyi bıraksak bile kısır döngü yüzünden küresel ısınmanın etkilerini hafifletmek neredeyse imkansız.
-Kış aylarında kuzey yarımküreye ılıman hava taşıyan Gulf Stream su akıntısı zayıflayacak.
Kar tarihe karışacak
-Avrupa, tıpkı 2003 yılında binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan yaz aylarındaki gibi sıcak hava dalgalarının etkisi altına girecek. Avrupa’nın güneyinde ise kar yağışı tarihe karışacak.
-Sıcak ve uzun yaz aylarından sonra ise Kuzey Avrupa’da sert hava koşulları hakim olacak. Özellikle Amerika kıtasını vuran kasırgaların sayısı ve gücünde ciddi artış yaşanacak
Türkiye de küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliklerinin yol açacağı felaketlerden nasibini alacak
ABD Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın raporuna göre, Türkiye 2040 yılında çölleşecek. Çölleşmeyle birlikteyse Türkiye, gıda bakımından dışa bağımlı hale gelecek. Karadeniz’de çay ve fındık yerine pamuk yetişecek; hamsi, lüfer ve palamut balıklarının nesilleri tükenecek. İlk susuz kalacak illerse istanbul, kocaeli, izmir ve ankara olacak. Turistler Akdeniz ülkeleri ve Türkiye yerine serinlemek için kuzeye Baltık ülkelerine akacak. Orman yangınları ve tarımsal hastalıklar artacak. Denizlerin yükselmesinden en çok kıyı kesimler etkilenecek. Deniz seviyesinde yükselmelerle birlikte kıyı şeridi ve deltalardaki tarım alanları, plajlar ve yat limanları kullanılamaz hale gelecek.
Siz neler yapabilirsiniz?
* Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
* Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
* Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
* Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
* Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.
Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.
* Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
* Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
* Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
* Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
* Akan tesisatlar onarılmalı.
* Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
* Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.
Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor.
Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.
* Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
* Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
* Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
* Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
* Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.
Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor.
Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.
* Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
* Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
* Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
* Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
* Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
* Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
* Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.
Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.
* Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
* Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
* Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.
Kaynak ve daha geniş bilgi için ---> http://www.ntvmsnbc.com/news/398755.asp


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla






