• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    kezman 17 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    1,942
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6

    Verimli ders çalışma yöntemleri

    Verimli Ders Çalışma Yolları Nelerdir?

    • Amaçlarınızı Belirleyiniz
    • Planlı Çalısınız
    • Zamanı Verimli Kullanınız
    • Verimi Azaltıcı Etkenleri Ortadan Kaldırınız
    • Uygun Bir Çalışma Ortamı Seçiniz
    • Dikkatinizi Uyanık Tutunuz
    • Derse Hazırlıklı Geliniz
    • Not Tutunuz
    • Araç - Gereç Ve Kaynaklardan Yararlanınız
    • Verimli Okuyunuz
    • Aralıklı Tekrarlar Yaparak Unutmayı Önleyiniz
    • Zaman Düzenleme Ve Planlı Çalışma
    VERİMLİ ÇALIŞMA TEKNİKLERİ
    VERİMLİ ÇALIŞMA NEDİR?

    Çocukların okula yeni başladıklarında ders çalışma alışkanlıklarını kazanabilmeleri için öğretmenlerin olduğu kadar ailelerinde desteği ve yönlendirmesi gereklidir. İlk başlarda ödev yaparken zaman zaman yanlarında bulunmak gerekliyken, daha sonra gereksinim duydukça yetişkinlere danışmaları yeterli olmaktadır. Eğer bu dönemde gereksinimlere uygun davranılırsa, çocuklar da aileler de doğal bir süreç içinde yeni beceriler ve alışkanlıklar kazanabilirler. Verimli ders çalışma becerilerinin kazandırılabilmesi için çocuklarda sorumluluk alma, karar verme, belli ölçülerde bağımsız davranabilme gibi başka becerilerin de daha önceden gelişmiş olması gerekmektedir.
    “GİDECEĞİNİZ YERİ BİLMİYORSANIZ,
    VARDIĞINIZ YERİN ÖNEMİ YOKTUR.”
    Okuldaki başarı ya da başarısızlık öğrencinin tüm kişiliğinin bir değerlendirilmesi değildir, sadece belirli bir zaman aralığında öğrenmiş olduğu bilgilerin bir sonucu ya da ürünü niteliğindedir. Öğrencilerin okul başarılarının düşük olmasının önemli nedenlerinden birisi de verimli ders çalışma yollarını bilmemeleri ya da bu konuda yanlış alışkanlıklara sahip olmalarıdır. Verimli çalışma alışkanlığı, erken yaşlarda kazandırılan ve bireyin tüm yaşamdaki başarısını etkileyen bir süreçtir.
    HİÇ KUŞKUSUZ BAŞARILI OLABİLMEK İÇİN
    ÖNCELİKLE BAŞARIYI İSTEMEK GEREKİR”
    “NEDENİNİZ YOKSA HEDEFİNİZ DE YOKTUR

    Etkili öğrenmenin ön koşulu, öncelikle bireyin zamanını planlayabilmeyi öğrenmesidir. Birçok öğrenci, zamanını planlayamadığı için akademik başarısızlık yaşar. Yanlış çalışma alışkanlıkları ve zamanı planlayamama öğrenme güçlüğüne, başarısız olma kaygısına ve güdülenme düzeyinin düşmesine neden olabilir. Oysa öğrenciler bilgi eksiklerini belirleme, çalışma alışkanlıklarını keşfetme ve zamanı planlama becerilerini kullanarak akademik güçlüklerin üstesinden gelebildiklerini gördükçe, yeterlilik ve kendine güven duyguları da artmaktadır. Öğrenmenin temelinde yer alan verimli ders çalışma alışkanlıklarının kazanılmasıyla öğrencilerin okulla ilgili olumlu tutumlar geliştirdikleri görülmektedir. Öğrencinin çeşitli gelişim düzeylerinde kendisinden beklenen görevleri başarıyla gerçekleştirebilmesi için, ders çalışmayla ilgili becerilere de gereksinimi vardır. Öğrencilerin, geçmiş yaşantılarında kullandıkları çalışma alışkanlıklarını ve zamanı planlama becerilerini gözden geçirmelerine ve kendileriyle ilgili gerçekçi değerlendirmeler yapabilmelerine yardımcı olmak gerekmektedir.
    “HEDEF VE HEDEFLER OLUŞTURMA KONUSUNDA
    ÇOCUKLARINIZLA KONUŞUN. AKSİ HALDE ÇABA
    HARCAMADAN BAŞARILI OLMAK RASTLANTILARA KALIR”
    Öğrenme beyinde meydana gelen biyokimyasal bir olaydır ve bazı ön şartları vardır. Bu ön şartlar uyanıklık, motivasyon (istek), dikkat, aktif katılım ve geri bildirimdir.
    Ders çalışırken öğrenmenin ön şartlarını gerçekleştirdiğiniz ölçüde başarılı olursunuz. Öğrenciler arasındaki bazı çalışma davranışları öğrenmenin ön şartları ile uyuşmaz. Bu nedenle bazı öğrenciler öğrenmeye ayırdığı zaman ölçüsünde başarılı olamamakta, eğitim ve öğretim hayatından kopmakta ve akademik başarısızlığa sürüklenmektedirler. Bu nedenle hatalı gidişin farkına varmak ve hayatımızda varolan yanlış koşulların yerine, işimize yarayan yeni koşullar getirmemiz gerekmektedir.
    BELLEK ( HAFIZA) NASIL ÇALIŞIR?
    Hafızayı devamlı dolup boşalan bir otobüs terminaline benzetebiliriz. Nasıl ki terminale otobüsler bir taraftan dolup bir taraftan boşalıyorsa, bilgiler de hafızamıza bir taraftan dolarken bir taraftan da boşalır. Özellikle de bizim işimize yaramayan, gereksiz olduğu kanısında olduğumuz, üzerinde durarak tekrar etmediğimiz bilgiler daha çabuk unutulmaktadır.
    Bu gerçekten hareketle unutmayı önleyebilmek için bol tekrar gerekli görünmektedir.
    Nasıl öğreniriz? Nasıl hatırlarız?
    ÇALIŞMA ORTAMI NASIL OLMALIDIR?
    Genellikle
    Okuduklarımızın % 10’unu
    İşittiklerimizin % 20’sini
    Gördüklerimizin % 30’unu
    Görüp+işittiklerimizin % 50’sini
    Görüp+işittiklerimizin+söylediklerimizin %80’ini
    Görüp+işittiklerimizin+söylediklerimizin+yaptıklarımızın %90’ını
    Genellikle;
    % 1 tad alarak
    % 1,5 dokunarak,
    % 3,5 koklayarak,
    % 11 işiterek,
    % 83 görerek
    öğreniriz.
    ÇALIŞMA ORTAMI NASIL OLMALIDIR?
    • Çalışma ortamı mümkün olduğunca sade ve düzenli olmalıdır. Yalın bir çalışma ortamı çocuğunuzun verimini yükseltecek bir biçimde düzenlenmiş olursa yapacağı çalışmadan daha fazla doyum alacaktır.
    • Çalışma ortamının kişinin fiziksel olarak rahat edebileceği (yeterli ısı, ışığa sahip) bir ortam olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca çalışma ortamında dikkati dağıtacak poster, ses ve diğer uyarıcıların mümkün olduğunca az olması verimliliği artıracaktır.
    • Çalışma ortamında çoğu zaman ihtiyaç olabilecek materyaller (yardımcı ders kitapları, sözlük, atlas, ansiklopedi gibi yardımcı kaynaklar, cetvel, pergel gibi ders gereçleri) bulunması yarar sağlar.
    • Çalışmalardan yeterince verim alabilmek için dengeli ve düzenli beslenmeli, özellikle sabah kahvaltıları düzenli ve yeterli kalori alınacak şekilde yapılmalıdır.
    • Uyku düzenine dikkat edilmeli ve günlük ortalama 9-10 saat uyunmalıdır.
    PROGRAMINIZ NASIL OLMALIDIR?
    Amaca ulaşmak için yapılan kişisel programlar, derslerde başarılı olmanızı, kendinize olan güveninizin artmasını ve başarıya ilişkin yaşadığınız kaygının azalmasını sağlayacaktır.
    • Uygulanabilir olmalıdır.
    • Gerektiğinde değişiklik yapılabilmesi için esnek olmalıdır
    • Yazılı olmalı. Sürekli görülebilecek bir yere asılmalı ve programa ne kadar uyulabildiği kontrol edilmelidir.
    • Çalışma sürelerinin uzunluğunu derslere göre ve kendi çalışma stiline göre düzenlenmelidir.
    • Çalışmalar genellikle günün aynı saatlerine getirilmelidir.
    İYİ BİR PROGRAMIN İNCELİKLERİ NELERDİR?
    • Herkesin kendine göre verimli çalışabileceği zamanları vardır. Önce bu zamanların belirlenmesi gerekir. Akşam üzeri çalışmak için en uygun zaman 16:00-19:00 arasıdır.
    • Günde kaç saat çalışılması gerektiği öğrencinin kapasitesine, temel bilgisine, derslerindeki eksikliğine göre değişir. Günlük çalışma süresi olarak 1-3 saat verilebilir.
    • Derslerden iyi verim alabilmek için çalışma zamanları iyi düzenlenmelidir. Uzun süreli çalışmalarda ilgi ve dikkat azalır. Bu nedenle çalışmaların sonlarına küçük dinlenme aralıkları koymak yararlı olacaktır. Her 20-25 dakikalık çalışmadan sonra 10 dakikalık ara sağlıklı çalışmanın kuralıdır.
    • Sizin için zor dersleri çalışabileceğiniz en verimli zamana yerleştirin.
    • İki sayısal ders arasına bir sözel, veya iki sözel ders arasına bir sayısal ders koymanız yararlı olacaktır.
    • Her gün, o güne ait ders tekrarı mutlaka ama mutlaka yapılmalıdır. Tekrar, kısa bir zaman aralığına sığmalı ve küçük notlar alınarak yani yazılarak, çizilerek yapılmalıdır.
    • Programda mutlaka gezme, görme, sinema, tiyatro veya çeşitli aktivitelere yer verilmelidir. Yaşam sadece derslerden ibaret değildir.
    ANNE BABALAR NELER YAPABİLİR?
    Verimli ders çalışma ortamının yaratılmasında, ailelere düşen sorumluluklar şöyle özetlenebilir:
    • İlk olarak, uygun bir çalışma ortamı için fiziksel koşulların ( sessiz ve iyi havalandırılmış bir çalışma odası, çalışma masası, uygun bir aydınlatma, gerekli araç gerecin hazırlanması vb) ayarlanması konusunda çocuğunuzu yönlendirin.
    • Hazırladığı çalışma programı üzerinde çocuğunuzla konuşarak, amaçlarını belirlemesine, bu amaçlara ulaşmak için neler yapması gerektiğine ve çalışılacak konulara karar vermesine, yapılacakları önem ve zorluk sırasına göre sıralamasına, her ders ve konu için gerekli zamanı tahmin etmesine yardımcı olun.
    • Çocukların dikkat sürelerinin gelişim dönemlerine göre farklılıklar gösterdiğini; küçük çocukların dikkatlerini ancak kısa bir süre aynı noktada toplayabilirken, büyüdükçe bu sürenin arttığını unutmayın. Bu nedenle, ilköğretimin ilk sınıflarında ders çalışma sürelerinin kısa olmasına dikkat edin.
    • Çocuğunuzun ödevinin düzenli ve doğru yapılıp yapılmadığını gözden geçirirken onu, kendi başına eksiklerini, yanlışlarını görmesi, kontrol etmesi için yüreklendirin. Çocuğunuz bunu yapacak durumda değilse, yanlışlarını onu kırmayacak, incitmeyecek biçimde ifade edin ve “Bir bak bakalım, yazım hataları nerede? gibi cümlelerle yönlendirin.
    • Çocuğunuzun yorucu bir gün sonunda eve döndüğü gerçeğini akılda tutarak, ona bir dinlenme zamanı tanıyın. Daha sonra ona olan güveninizi ve ödevin başında oturmasını takdir ettiğinizi ifade ederek, ödev sorumluluğunu kazanmasına yardımcı olun. Çocuklarınızın yapamadıklarından ve başarısızlıklarından çok, yapabildiklerine ve başarılarına dikkatinizi yoğunlaştırmayı unutmayın.
    • Çocuğunuzun aldığı iyi notlar sizi sevindirecektir. Sadece iyi notları ödüllendirmek yerine, çabasını ve düzenli çalışmasını da destekleyerek çocuğunuzu daha fazla güdülemeyi unutmayın. Amacınızın, çocuğunuzdan eksiksiz bir ödev istemek değil, eksiklerini tamamlaması ve bunun için çocuğunuzun yüreklendirilmesi olduğunu unutmayın.
    • Çocuklarınız ile çalışma programı yaparken hafta sonu gidilecek yerleri, etkinliklerinizi, yemek ve organizasyon zamanlarınızı çocuklarınızla birlikte planlayın. Böylece çocuğunuzun programı aksamamış olacaktır.
    TÜRKÇE DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ?
    Anlam bilgisi soruları nasıl çözülür?

    Anlam bilgisi konusu Türkçe dersinin en önemli konusu olup, sınavlarda soruların % 85'inin de geldiği bölümdür. Dolayısıyla bu konuyu öğrenmek, başarıya ulaşmak için çok önemlidir.

    Türkçe dersinin en önemli konusu olan anlam bilgisin gelebilecek soruları çözmek için şunlara dikkat edilmelidir:

    Günde bir sayfa da olsa kitap okunmalıdır. Kitap okuma alışkanlığı olmayanlar ilk başlarda gazetelerden ilgilerini çeken köşe yazılarını, daha sonra Dünya Klasikleri'nden olan hikâye ve romanları daha sonra ise düşünsel içerikli deneme kitaplarını okumalıdırlar.

    Televizyon seyrederken, birilerini dinlerken, okurken veya herhangi bir nedenle duyulan ve anlamı bilinmeyen kelime ve kelime gruplarının anlamları sözlüklerden araştırılıp hemen öğrenilmeliler. Bunu için de her öğrencinin kütüphanesinde bir Türkçe sözlük, bir deyimler sözlüğü,bir atasözleri sözlüğü bir de imla kılavuzu bulunmalıdır.

    Okul Türkçe kitaplarının konularının işleniş bölümünde yer alan "Kelime çalışmaları" ve "Okuma, anlama, Anlatma" çalışmaları bölümleri mutlaka incelenmeli, çalışılmalıdır.

    Okunan metinler üzerinde çalışma yapılarak konuları, asıl anlatılmak istenen düşünceleri, metinden çıkarılabilecek düşünceleri ve metnin yazarının veya şairinin konuyu ortaya koyarken içinde bulunduğu ruh hâlini belirleyerek not etmek gerekir.

    Bu metinler başkalarına da anlatılabilir. Okunan hikâye veya bir romansa özetleme yapılabilir veya benzer kısa hikâyeler de yazılabilir. Veya hikâye belli bir noktada bırakılarak okuyucu tarafında tamamlanabilir.

    Bu çalışmalar kişinin okuduğunu anlama ve anladığını sözlü veya yazılı şekilde ifade edebilme yeteneğini geliştirir. Bu kabiliyetleri gelişen kişilerin soruları daha kolay ve hızlı, ayrıca da doğru olarak çözebilecekleri görülecektir.

    Soruları çözerken kalem kullanmak gerekir. Kelimelerin, cümlelerin anlamları belirlenip yanlarına yazılmalıdır. Bu belirlemeler yorumlanmalı ve kıyaslanmalı, sonra da istenen bilgiye ulaşılmalıdır.

    Özellikle paragraf sorularında kalem kullanmak çok önemlidir. Sözel bir metindir, okumayla yapılır düşüncesi eksiktir. Okunan ve parçadan çıkarılan düşünceler, konu, ana fikir ve yazarın içinde bulunduğu durum not edilmelidir. Bu veriler sorunun çözümünde bizden istenen bilgiler olacaktır.

    Türkçe konuları birbirinin devamı olduğu için konuları sırayla ve anlayarak çalışın. Bir konuyu çok iyi anlamadan diğerine geçmeyin.

    • Her konu bir sonraki konunun temelidir. Temeli sağlam olmayan bina en küçük etkilerde bile yıkılabilir.

    • Çıkmış sorular çıkabilecek soruların aynasıdır, bu yüzden son 10 yılın çıkmış sorularını konu konu çözün.

    • Test tekniğine alışmak için bol bol soru çözün.

    • Anlayamadığınız yerleri mutlaka bir bilene sorun.

    • Kaliteli kaynaklar kullanın. Öğretmenleriniz size kaynak tavsiyesinde bulunabilir
    MATEMATİK DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIM?
    Öğrenmenin ilk adımı kişinin bilmediğini fark etmesidir. Öyleyse öncelikli olarak matematik dersi bakımından kendinizin hangi durumda olduğunu belirlemelisiniz. Bunun için size bazı ölçüler verebilirz:

    1. "İşlem kabiliyetim az ve konuları anlayamıyorum
    diyenlere ilk tavsiyemiz temel konuları çalışmalarıdır. rasyonel sayılar, sayılar ve işlemler, üslü ve köklü ifadeler, çarpanlara ayırma ve özdeşlikler konuları öncelikle öğrenilmelidir
    2. İşlem kabiliyetim iyi; fakat konulara yabancıyım."

    diyen öğrencilerimize il tavsiyemiz bilgi eksiği olan konuların tam olarak öğrenilmesidir. İşlem kabiliyetinizin iyi olması, matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir
    3. Konuları anlıyorum; fakat işlem kabiliyetim az ."

    şeklinde durumunu tarif eden öğrencilerimize ilk tavsiyemiz bol bol soru çözmeleridir.
    4. "İşlem kabiliyetim iyi, hem de konuları biliyorum; fakat çok yanlış yapıyorum."

    biçiminde yakınan öğrencilerimize ilk tavsiyemiz soruları dikkatle çözmeleridir. İşlem kabiliyetiniz iyi ve konuları biliyorsanız matematikle ilgili sorununuz çözülmüş demektir. Yanlış yapmamanın veya az yanlış yapmanın en güzel yolu bol bol soru çözmektir. Yalnız bu yapılırken daha sonra bu çözülen sorular değerlendirilmeli, nerelerde hatalar yapıldığı belirlenmeli, çalışarak giderilebilecekse bu hatalar giderilmeli; çalışarak giderilemeyecek cinstense bir bilenden yardım alınmalı, sonra da bu hatalara bir daha düşülmemeye çalışılmalıdır.
    GEOMETRİ DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIM?
    Öğretmenlerinizi dinlerken düzenli notlar tutunuz.

    • Dersten sonra eve gittiğinizde defterinizdeki notları temize çekin veya tekrar yazarak çalışın.

    • Konuyu anlamadan sorulara geçmeyin, konuyu anladığınıza inandığınızda önce çözümlü sorulardan, sonra da test sorularından bir miktar çözün.

    • Soru çözerken problemlerde verilenleri ve istenenleri düzenli olarak bir kenara yazın.

    • Soru çözerken sizi sonuca götürecek teorem ve özdeşlikleri belirleyin.

    • Verilenleri işlem sırasına göre formül ya da teoremlere uygulayın.

    • Sonucu bulun ve sağlamasını yapın.

    • Matematik dersini öğrenmek bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Yaparak ve yaşayarak öğrenilir. Bu nedenle bol bol işlem yapın, eksiklerinizi tespit edin ve giderme yollarını araştırı
    FİZİK DERSİNE NASIL ÇALIŞABİLİRİM?
    İlk olarak yapılması gereken iş, fiziğe karşı olan ön yargıdan kurtulmak olmalıdır. Fizik konularına cesaretle yaklaşmalı, bu dersi başarabileceğimize inanmalıyız. Unutulmamalı ki Einstain, İbn-i Hacer, Çiçero gibi insanlar önceleri kabiliyetsiz, düşünme özürlü zannedilirken sonraları inançları, kendilerine güvenleri ve azimleri sayesinde dünya çapında büyük düşünür ve bilim adamı hâine gelmişlerdir.

    Özellikle son yıllarda Liselere Giriş Sınavlarında VE ÖSS de bilgiye dayanan yorum sorularının ağırlıklı olarak geldiğini görmekteyiz. Bundan dolayı, sadece konulardaki vurguları ve formülleri ezberlemektense, konunun amacı ve mantığı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Böylece aynı konu içinde sorulabilecek çok farklı tipteki yorum soruları çözülebilir
    Fizik dersinin birçok dersten farklı yanı günlük hayatta kullanılan veya gerçekleşen şeylerin bu dersle ilgisi olmasıdır. Bu nedenle öğrendiklerinizin günlük hayatla bağlantısını kurmanız öğrenmenin verimini artıracaktır.
    KİMYA VE BİYOLOJİ DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIM?
    Biyolojiyi öğrenmenin en etkili yolu sık sık tekrardır. Her dersin zeka ile halledilebilecek yoruma dayalı yönünün yanında ezberlenecek yönü mutlaka vardır. Biyolojideki kavramları ezberlenecek kısımdan kabul edebilirsiniz, aynı matematikteki formüller gibi. Bu yapılırken görsel malzeme kullanılabilir. Örneğin kalp ile ilgili kavramları öğrenecekseniz resim, afiş, fotoğraf, tablo veya maketlere bakarak çalışabilirsiniz.

    Çalışmalarınızı düzenli olarak yapmalısınız. Bunun için çalışma plânınızda biyolojiye periyodik olarak yer verin. Ya günlük, ya da haftalık çalışın.
    Ders çalışırken anlayamadığınız ya da kafanıza takılan noktaları not etmeli, öğretmenlerinize sormalısınız. Akıllı insan aklını kullanır, ondan daha akıllısı başkalarının aklının da kullanır
    TARİH DERSİNE NASIL ÇALIŞILMALIYIZ?
    Bilindiği gibi sosyal bilgiler dersi tarih, inkılap tarihi, coğrafya, vatandaşlık bilgileri ile din kültürü ve ahlak bilgisi bölümlerinden oluşmaktadır. Sosyal bilgiler dersinin öğrenimi diğer derslere nazaran daha kolaydır. Fakat çabuk unutulan bir derstir.
    • Öncelikle konu öğrenilmelidir. Önemli yerlerin altı çizilmeli, bir taraftan da not alınmalıdır. Konu öğrenilirken olabildiğince muhakeme yapılmalı, olaylar arasında bağlantılar kurulmalıdır.

    • Konu çalışılırken önemli tarihler not edilmelidir. Böylece zaman kavramı yerleşecek, olaylar arası ilişkiler daha rahat kurulacaktır.

    • Tarihi olaylar neden - sonuç ilişkisine dayanır. Bundan dolayı bir konu öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.

    • Tarih ve coğrafya dersine çalışırken mutlaka harita kullanılmalıdır. Bu, öğrenmeyi pekiştirecek, öğrenmenin kalıcı olmasını sağlayacaktır.

    • Bir konu iyice öğrenilmeden o konuyla ilgili test çözülmemelidir. Konu tam öğrenilmeden soru çözülürse, yapılan yanlışlar moralinizi bozabilir.
    COĞRAFYA DERSİNE NASIL ÇALIŞILMALI?
    • Coğrafya dersine sevgi, merak ve ilgiyle yaklaştığınızda, onun zevkli bir ders olduğunu göreceksiniz.

    • Her konuda olduğu gibi coğrafyada da öncelikle tanım ve kavramları öğrenmek gerekir. Çünkü anlatılacak konular, bu tanım ve kavramlar üzerine oturur. İklimin tanımını bilmeden hava durumu ile arasındaki farkı anlayamazsınız.

    • Tanım ve kavramları öğrendikten sonra konu içinde anlatılan kurallara yoğunlaşmalı, bunların hangi durumlarda geçerli olduğunu öğrenmelisiniz.

    • Konuları daha iyi ve kalıcı öğrenmeniz için atlaslardan, şekillerden, fotoğraflardan ve resimlerden yararlanmalısınız.

    • Konunun anlaşılması bu dersin öğrenilmesi için yeterli değildir. Konuları bilmenin yanında bu bilgilerden hareketle yorum da yapabilmelisiniz. Bu ise bol bol test çözerek kazanabilecek bir niteliktir.

    • Konularla günlük yaşantı arasında ilişkiler kurmalısınız. Anlatılan konuları adeta gözünüzde canlandırmalısınız. Bunun için kitaplarda yer alan görsel malzemelerden (resim, grafik, tablo...) yararlanabilirsiniz.

    • Yanlış yaptığınız sorular üzerinde durarak doğru cevabını ve sebebini mutlaka öğrenmelisiniz. Bu, ilk etapta zaman kaybı gibi görülse de ileride size zaman kazandırdığını ve artık daha az hata yaptığınızı göreceksiniz.

    • Çıkmış soruları çözmek size sınavda çıkabilecek sorular hakkında bir fikir verebilir.
    TEST ÇÖZME TEKNİKLERİ
    Test çözmede üç unsur önemlidir.
    Bilgi: Öğrenme ile kazanılır. Tekrar ile pekiştirilir. Test çözme tekniğini kullanmanın temelini teşkil eder.
    Yorum: Öğrenilen ve tekrar ile pekiştirilen bilgi ile ilgili düşünce geliştirme veya bilgiye farklı açılardan bakabilme gücünü ifade eder. Test çözme tekniğinin geliştirilmesini sağlar.
    Hız: Kazanılan bilgiye ve elde edilen yorum gücüne ait problemlerin zaman kısıtlaması içinde çözülmesidir. Hız, test çözerken zamanı etkin bir biçimde kullanmanıza yardım eder.
    TEST ÇÖZERKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:
    Her sorunun kendine has bir mantığı vardır. Test çözerken kendi mantığınızla değil sorunun mantığına göre hareket etmelisiniz.
     Soru kökünün iyi okunup anlaşılması, daha sonra cevabın düşünülmesi gerekir. Soru kökü anlaşılmadan cevabı düşünmeye çalışmak hızı düşürür. Zaman kazanmak için soruyu okumadan cevap şıklarına koşmak sizi yanıltır.
     Soruda sizden ne isteniyorsa ne eksik, ne fazla isteneni düşünmelisiniz. Bazı sorular sizin için çok kolay gelir ve cevabın böyle kolay bir şık olamayacağını düşünürsünüz. Oysa bazen böyle kolay sorular sormak da bu işin tekniğinin bir parçasıdır.
     Her testte bilgi düzeyinizin altında ve üstünde sorularla karşılaşırsınız. Ancak testin genelini standart bilgi birikimi ve yorum gücü ile çözülebilecek sorular oluşturur. Sorulara önyargılı yaklaşmamalısınız. "Bu soru zor yapamam” “Bu soru kolay cevap x şıkkı" gibi zaman kazanmaya yönelik aceleci davranışlar kazanmak yerine kaybettirir.
     Turlu Soru Çözme Yöntemi testteki her soruyu incelemenize yardımcı olur. Cevaplandırılmayan soruları soru kitapçığında bir işaret veya simge ile simgelendirmek o soruların ikinci turda daha kolay bulunmasını sağlar.
     Hatalı okuma alışkanlıkları da önemli sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Olumsuz bir ifadeyi olumlu olarak okumak soruyu veya cevabı hatalı düşünmenize sebebiyet verebilir.
     İnsan psikolojisi soru içindeki ifadeleri olumlu yönde algılamaya eğilimlidir. Bu nedenle soru formlarında altı çizili veya kalın yazı karakterli ifadeleri daha dikkatli okumalısınız.
     Soru kökünün veya soru metninin uzun oluşu sizin için daha fazla ipucu anlamına gelir. Bu nedenle uzun metinli sorular daha kolay çözülebilen sorular olarak algılanmalıdır.
     Paragraf tipli sorularda genellikle paragraftan önce soru kökünün okunması paragrafın ikinci kez okunması zorunluluğunu önler. Soru kökünü okuyan zihin soruyu bu zihni hazırlıkla okuma eğiliminde olur.
     Cevabı konusunda tereddüt ettiğiniz soruları gelişigüzel cevaplandırmak yarar değil zarar verir.
     Cevap şıklarından sorunun çözümüne gitmek de test tekniğinde önemli bir yoldur. Yüzde yüze emin olmadığınız sorularda şıkları eleyerek doğru cevaba yaklaşabilirsiniz.
     Cevap şıklarını elerken eğer 2 şıkka indirgeyebilmişseniz bunlardan birisini seçmenizde hiçbir sakınca yoktur. Ancak ikiden fazla şık cevap olabilecek nitelikteyse bu soruyu cevaplandırmamanız, en azından sınavın sonlarına doğru tekrar soruya dönmek üzere boş bırakmanız daha uygun olacaktır.
     Test çözerken sorunun doğru cevabını bulmak kadar önemli bir diğer olay da cevap olamayacak şıkların tespit edilmesidir. Böylece çözüm alternatiflerini daha netleştirir ve doğru şıkka ulaşabilme hızınızı daha artırırsınız.
     Sınavlarda hem psikolojik gerilimi yüksek olan hem de içerik zenginliği bulunan sınavlardır. Bu sınavlarda test çözümünü sekteye uğratan en önemli unsurlardan birisi de sınav kaygısı ve bu yüksek kaygı düzeyinin soruları anlamayı ve problemleri çözmeyi zorlaştırmasıdır. Test çözümü esnasında testte yer alan konu içeriklerinin dışındaki düşünme konsantrasyonu bozar. Bu nedenle hangi testi çözüyorsanız zihinsel içeriğinizin de o konunun sınırları içinde olması gerekir.
     Cevap şıklarında cevaba benzeyecek bazen iki bazen üç şık bulunur. Bunlara çeldirici adı verilir. Çeldiriciler ilk bakışta cevap gibi algılanabilir ama ufak bir zihinsel egzersizle doğru cevabı bulmanız mümkündür. Bu tip sorularda cevap genellikle soru metninde saklıdır.
    SORU ÇÖZERKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN BÖLÜMLER NELERDİR? Her şeyden önce yapmamız gereken soruya yaklaşırken kendi mantığımızla değil sorunun mantığıyla hareket etmemiz gerekmektedir.Çünkü her sorunun kendine has özel bir mantığı vardır.
     Öncelikle sorunun okunup anlaşılması daha sonra cevabın düşünülmesi gerekir. Kesinlikle soruyu okurken cevabı düşünmeyin. Her iki durumun birbirinden ayrılması gerekmektedir.
     Soru içinde geçen ipuçlarından yararlanmayı bilin. Bunlar; altı çizili, koyu puntoyla yazılmış, "tırnak içinde," değildir, olamaz, her zaman, hiç bir zaman, bütün, zaman zaman, yoktur, vardır, birbirinden farklı, birbirine benzer, eşdeğer, birden fazla, ayrı ayrı, iç içe, yan yana , ikisi bir arada, ana düşünce , yan düşünce, benzer düşünce , asla, genellikle, çoğu, vb. ipuçlarıdır.
     Soru hakkında fazla bilgiye sahip değilseniz şıklardan yararlanın. Şıkları tek tek değerlendirerek elemeye çalışın. İçlerinden doğru cevabı kestirmeye çalışın. Eğer çok çelişkide kalıyorsanız boş bırakmanız daha iyidir. Çünkü her yanlış cevap hem kendini hem de doğru cevaplarınızı götürmektedir.Bu da netlerinizin düşmesine neden olmaktadır. Unutmayın ki her soru, her net önemlidir. Bir net sizi en az 20 000 kişinin üstüne de çıkarabilir altına da düşürebilir.
     Soruları okurken hızınız kesecek olan dudak kıpırdatarak okumaktan uzak durun. Çünkü bu durum hızınızı kesecektir.
     Ve her okuduğunuz kelimenin altını çizmeyin. Yapmanız gereken gözle okuma alışkanlığı kazanmanız ve okuma hızınızı arttırmanızdır.
     Soruları okurken mutlaka kılavuz olarak kurşun kalem kullanın ve önemli ipuçlarının altını çiziniz.
    Öncelikle soru cümlesini okuyarak ne istiyorsa altını çizin ve aklınızdan geçirin. Sonra metin kısmını okuyarak soruda sizden istenen kelimelerin altını çizin. Daha sonra şıkları elemeye başlayın.
     Uzun paragraf sorularını cevaplandırırken soru cümlesini okuduktan sonra paragraftan bir cümle okuyarak şıkları eleme yöntemini kullanın ve bunu paragraf bitene kadar devam ettirin.
    TEST ÇÖZERKEN KODLAMA KONUSUNDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
    Test çözümünde kodlama da önemli bir yer işgal eder. Soruyu kitapçık üzerinde çözmüş olmak o soruyla olan işinizin bittiği anlamına gelmez. Soruyu doğru çözmek kadar optik forma doğru kodlamak da önemlidir.
    Kodlama her sorudan sonra yapılmalıdır. Bu asla bir zaman kaybı değildir. Çünkü Kodlama için geçen süre bir ölçüde dinlenme sürenizdir. Bu zaman dilimi içinde bir soru ile olan zihinsel bağınızın koparır, bir başka soruya geçmek için zamanın geldiğini düşünürsünüz. Bu bilinç dışı bir faaliyettir. Ayrıca sınavın ilerleyen diliminde boş bir cevap kağıdı görmek yerine dolu bir cevap kağıdı görmek kendinize olan güveni sağlamanıza yardım eder.
    Zaman kazanacağım diye kodlamayı sona bırakmak sınav sonrası yorgunluk ve dikkat dağılmasının fazlalığı sebebiyle hatalı veya eksik kodlama riskini artırır, kaydırma yapmanıza yol açar. Her yıl %0,5 adayın kaydırma hataları nedeniyle mağdur olduğunu unutmayınız.
    TEST ÇÖZERKEN ZAMANLAMA KONUSUNDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
    Testi iyi çözmek için sadece doğruları bilmek yeterli değildir. Verilen zaman dilimi içinde bu doğruları bulmanız gerekir. Bu nedenle her bir soruya ne kadar zaman harcamanız gerektiği baştan planlanmalıdır.
     Çok sorulu testlerde "Turlu Soru Çözme Yöntemi" bilinen soruların çözümünü hızlandırır. Bilinmeyen sorularla zaman kaybını önler. Aynı zamanda zorluk derecesi biraz yüksek olan sorulara bakmayı ve bu sorular için daha fazla zaman kullanımını sağlar.
     Zaman kazanmak için soru metni ve kökünü okumadan cevap şıklarına koşmak sizi yanılgılara düşürebilir.
     Soruları okurken hızınızı kesecek davranışlar olabilir. Örneğin sesli okuma alışkanlığı, dudak kıpırdatarak okumaya çalışmak, okunan her ifadenin altını çizmek gibi. Hızlı okuma tekniklerini kullanmalı ve sınav öncesi okuma egzersizleri ile okuma hızınızı artırmalısınız.
     Sınavda zaman kullanımını en fazla zora sokan bildiklerimiz ve bilmediklerimiz değil, biraz bildiğimiz ya da tereddüt ettiğimiz sorulardır. Bu nedenle soru ile inatlaşmak "bu soruyu çözmezsem ölürüm" mantığı bu testin sonunda hüsrana uğrama riskini artırır.
    HIZLI OKUMA OKUMANIN TEST TEKNİĞİNE FAYDALARI
    Sınavda hızlı okumak öğrenciye hem zaman hem de daha az yorularak daha fazla soru yapma şansı verir. Okuma hızınızı arttırmak için şu tekniklere dikkat edilecek hususlar;
     Göz mesafesi okunacak materyalle göz arası en az 30 cm olmalıdır.
     Gözle okuyarak, dudaklar kıpırdatılmamalıdır.
     Sorular okunurken başka bir şey düşünülmemeli, o tür düşünceleri düşünmek için kendinize başka bir zaman ayırın ve o zamanda düşüneceğiniz yönünde kendinize telkinde bulunun.
     Çok parlak ve yetersiz ışıkta okuma yapılmamalıdır. Işığın geliş yönü sol arkadan olmalıdır.
     Kafa hep aynı seviyede tutulmalıdır. İleri geri sallanılmamalıdır.Dik oturulmalıdır. Sağa -sola veya öne fazla eğilmemelidir. Bu durumlar gözün çok çabuk yorulmasına ve satırlar arasında kaymalara neden olabilir.
     Okurken mutlaka kılavuz olarak kalem kullanılmalıdır ama okunan her kelimenin altı çizilmemelidir. Çok önemli kelimelerin ve ipuçlarının altı çizilmelidir.
     Okuma yapılırken gözler zaman zaman dinlendirilmelidir. Şöyle ki; Okuma yaparken gözlerinizi ara sıra kaldırıp uzak cisimlere bakmalıyız.
     Gözler ara sıra açılıp kapatılmalıdır. Bu göz kaslarının dinlenmesini ve baş ağrısını önleyecektir.
     Okuma sırasında belirli zamanlarda kısa süreli aralar vermek gerekir. Bu arada kan dolaşımını hızlandıracak teknikler (elleri sallamak, boynu hareket ettirmek vb.) kullanılmalıdır.
     Okuma amacınızın olması okuma hızınızı arttıracaktır. Ne okuduğunuzu, niçin okuduğunuzu, ne bulmak istediğinizi bilerek okumak.
     Okunacak malzeme hakkında daha önce bildiklerimizi aklımızdan geçirmemiz faydalıdır.
     Okuma mekanındaki ısı sıcaklığı ne çok soğuk ne de çok sıcak olmalıdır.
     Kelimeleri tek tek okuma yerine gruplandırarak okumalıyız.
    Hızlı okuma hem anlamayı kolaylaştırır hem de daha az yorulmamıza neden olur. Bir diğer faydası da dikkatimizi daha çok toplamamıza yarar
    Bu mesaj en son " 06.02.07 " tarihinde saat 12:35 itibariyle kezman 17 tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    Aekemre adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-06-2006
    Mesajlar
    2,306
    Karizma Gücü
    0
    Ellerine sağlık dostum.
    AEKEMRE

  3. #3
    kezman 17 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    1,942
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Aekemre tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ellerine sağlık dostum.
    Önemli değil dostum elimizden geldikçe ,herzaman...

  4. #4
    paine adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2007
    Mesajlar
    340
    Karizma Gücü
    6
    sen öğretmenmisin
    Bir Gün Herkes Fenerbahçeli Olacak Geriye kalan 364 Gün BJK li olacak Geriye Kalan bütün ÖMÜr Boyunca GALATASARAY olacak

  5. #5
    Aekemre adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-06-2006
    Mesajlar
    2,306
    Karizma Gücü
    0
    Bu arada konuyu biraz düzenlersen daha iyi olur kanaatindeyim. Çünkü biraz karışık durumda. Başlıkları falan renklendir-kalınlaştır ne bileyim düzenliö olsun . Sanırım beni anladın
    AEKEMRE

  6. #6
    kezman 17 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    1,942
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Aekemre tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu arada konuyu biraz düzenlersen daha iyi olur kanaatindeyim. Çünkü biraz karışık durumda. Başlıkları falan renklendir-kalınlaştır ne bileyim düzenliö olsun . Sanırım beni anladın
    inşallaholmuştur

  7. #7
    Aekemre adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-06-2006
    Mesajlar
    2,306
    Karizma Gücü
    0
    Eskisinden daha güzel olmuş.
    AEKEMRE

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •