• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7

    Tartışma Sonsuzluk Üzerine

    Sonsuzluk tarifi yapılamayan bir olgu gibi görünür, ancak sonsuzluğu böyle kavramamızı sağlayan gerekçe bizim aklımız ve sınırlarımızdır. Sonsuzluk kavramı Bilimsel değildir. Cünkü bilinmeyendir. Bilinmeyen her hangi bir olgu için tarif yapılamaz. Ama yarın Sonsuzluk dediğimiz şey bizi bir adım daha ileri götürür sınırını büyütür. Her yeni galaksinin keşfinde, bilinmeyene ulaşılır, ama sonsuzluk bir dahaki keşfe kadar muammasını sürdürür. Bilimsellikten yola çıkarsak, sürekli tekrarlanan sonuçların bizi sonsuzluğa götürdüğünü sanırız. Oysa bu bir devinimdir yani eşyanın nesnenin varlığının sonucudur. oysa sonsuzluk hakkında ne gibi bilimsel teori ve gerçeğimiz var? Bu verilerle sonsuzluk tarif edilemez. örneğin, Eskiden tarım alanında Düven dediğimiz öğütme aracı vardı. Bir atın çektiği bu düven, bir öbeğin etrafında sürekli dönmeyi gerektirirdi. Atında gözü bağlanır, başonın dönmesi engellenirdi. Bu sürekli bitmeyen dönüş at için bir sonsuzluktur. Ama bunu bilen insan için sadece bir iştir. Sonsuzluğun bilimsel bir kanıtı yoktur. Onu ispatlayamadığı sürece sonsuzluk bir muammadır. belki aynı konvansiyonel düzlem içinde enerjinin dönüşümüde olabilir, yada İnsanın zaman ve mekan sınırına takılan bir görüş yanılgısıdır. Sonsuzluk bilinemeyenin kolay ismidir. Saygı ile...
    HAMZA


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  2. #2
    idi
    idi çevrimdışı
    idi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2005
    Mesajlar
    8,214
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bi kaç soru yazayım aklıma gelmişken

    en küçük sonsuzdan en küçük sonsuz kadar küçük bir sayı çıkarsak sonuç en küçük sonsuz mu olur yoksa sonsuz mu olur ?
    veya
    sonsuzdan sonsuz çıkarsak sonuç sonsuz mudur sıfır mıdır ?

    yada sonlu sonsuzlar var
    mesela 0 ve 1 arasında sonsuz sayı vardır veya -0,8 ile -0,475 arasında da sonsuz sayı vardır. peki sonsuzluk sınırlandırılabiliryorsa sonsuzluk var mıdır ?


    sonuçta sonsuzluk kavramı "sonsuz işte, sonu olmayan bişe" şeklinde es geçilemeyecek bir kavramdır.
    şu cahillere bak
    dünyanın sahibi onlar

  3. #3
    Meddah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2009
    Mesajlar
    213
    Karizma Gücü
    4
    Sonsuzluk kavramı boyut algılamamız ile alakalı olabilir.

    2. boyutlu uzayda yeralan bir varlığı ele alalım (Örneğin düz ve boş bir A4 kağıt üzerine çizdiğim çöp adam). Bu çöp adam sadece yukarı-aşağı ve sağa-sola hareket edebilir ve bu iki boyutta yeralan diğer 2 boyutlu cisimlerle etkileşim kurup, alıgılayabilir. Bu 2 boyutlu uzayda yeralan çöp adamımız bizim gibi 3. boyutta yeralan yani derinlik algısı da olan bir cisim tarafından görsel olarak uyarılamaz, yani bizi görsel olarak algılayamaz çöp adamımız.

    Tabi olarak, bizim gibi 3. boyutlu bir uzayda yeralan varlıklarında 4. boyutlu bir uzayı algılaması olanaksızdır, hatta bunun hakkında yorum yapmak bile hiç görmediğimiz tanımadığımız bir cisim hakkında atıp tutmaya benzer. Hele bu boyutların sayısı artırılırsa olay daha da içinden çıkılmaz bir hal alır.

    Bu boyutlar neler olabilir peki?

    Einstein'ın Genel Görelilik kuramına göre kütle çekimi bir kuvvet değildir uzay-zaman'ın geometrik eğriliğinin bir sonucudur. Dolayısıyla zaman bir çeşit boyut olabilir ve bizim algılarımız dışında bir boyut olması ihtimali yüksektir. Sonsuzluk kavramını içinde barındıran zaman boyutunu anlamaktan uzak olmamız, belki de bunu hiç anlayamayacak olmamız gerçekten üzücüdür.
    Ne gariptir ki Avrupa denince çoğumuz kuralsız, tutkularına uygun yaşamayı anlıyoruz, ama bu kesinlikle doğru değildir. O sisli ülkelerde tahmin ettiğimiz şekilde hayat süren ayak takımı bulunmaktadır; ancak onlar Avrupa'yı ortaya çıkaran zümre değil, sosyal devlet anlayışlarından parazit olarak geçinenlerdir. Onlara asgari geçim bahşedilmezse, Batı'yı tehdit eden huzursuzluk kaynağı oluşur.
    Türk Felsefe Tarihi - Mehmet Niyazi (S.18)

  4. #4
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,403
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    cifut, matematiksel cevaplar vereceğim... Matematiksel olarak açıklanabilen birşeye daha da güvenmekteyim...

    Matematikte sonsuzdan sonsuz olmayan bir sayı eklemek veya çıkarmak yine sonsuz demektir... Tıpkı okyanustan bir damla su döktük veya aldık sonuçta Okyanus yine okyanus...

    Sonsuzdan sonsuz çıkarmak veya eklemek matematiksel olarak belirsizlik ifade eder... Bunun da çözümü matematiksel metodlarla belirlenmektedir...

    Reel sayıyı sayılabilir çokluğu hiçe(o) bölmek sonsuz ifade eder....Buna derin kafa yormak gerekir... Şimdiye kadar kafa yoramadım...

    Sonsuzluk 1-2 arasında irasyonel ve rasyonek sonsuz sayı vardır... Aynı şekilde tam sayılar artı sonsuz eksi sonsuza kadar gitmektedir...

    Matematiksel olarak gerçek olmayan imajiner karesi -1 eksi bir olan yani i karmaşık sayılarda da kendi aralarına sonsuzçokluklara sahiptir... Bilim şimdilik karşıt gerçeklk hakkında bir kanıtı olmasa da matematiksel olarak bu zaten vardır...


    Çember matematiksel olarak sonsuz köşeli bir çokkendir... En düşük çokken üçgen sonra dörtgen beşgen altıgen.... sonsuza gidiliğinde çembere dönüşecektir...


    Sonsuz yani ilk akla gelen sonu olmayan... Bir yuvarlak bir şerid üzerinden yürüyen bir karınca için son yoktur... Ama insana göre ufak bir şerid... Sonsuz değildir...

    Biraz da Meddah ın bahseetiklerinden gidilirse:

    Önceki verdiğim örneklere bakılarak sonsuz diye bilinen veya tanımladığımız birçok şeyin üst boyutlarda çok basit anlaşılabilir olabileceğidir... Düzlemsel bir algıya sahip bir canlı kesinlikle derinlik hissini algılamaz.... İnsan aklı da algıladığı çevreye göre analiz yapmakta...

    4. boyut 5. boyut ... Matematiksel olarak ifade edilmektedir.. Matematiksek veya fiziksel birçok çözülemeyen veya zor çözülen problemer üst boyut algısının eseri olan MANTIK ve analiz ile çok basit çözüleceği kesindir... Bu yargıma geçişme metoduyla vardım... Düzlemsel algıya sahip bir canlı için 3 boyutlu bir gerçekliğin müdahelesi 2. boyutta vardan yok veya yoktan var olmak olarak algılayacaktır... Yaşadığımız KAİNATTA hiçbirşey yoktan var vardan da yok olamaz... Ama üst boyutun müdahelesi ile bu mümkündür... Düzlemsel yani 2 boyutlu bir canlını kendi başına 3. boyutta yapılaak müdaheleri yapamaz... Örneğin 2 boyutu bir canlının bulunduğu düzlemi yırtılırsa(silinirse) veya eklenirse(çizimi yapılırsa) düzlemsel canlıya göre varandan yok veya yoktan var olarak algılanması gibi...


    İnsan Kainatın sadece uzay zaman boyutuyla algılamaktadır Yani Uzay denilen 3 boyut ve zaman denlen tek boyut ile toplamda 4 boyut üzerinden Uzayı algılamaktayız...

    Her nesne yüksek boyutlarda farklı görünecektir... Buna kafa da yorulmaktadır.. Hiperküp gibi... Hiperküp ün izdüşümü küptür... Yüksek boyutlarad başka Latince adlandırılması da vardır...

    Sonuz diye bildiğimiz bizim Uzay zamana göre sonsuz olabilir ama başka boyutlarda basit bir tanım olabilir...

    Uzayın bile sonsuz olduğu farzedilmektedir... Veya ışık hızında genişlediği bazı metodlarla ispatlanmıştır... Yıldızların birbiri arasındaki mesafenin zamanla açılması gözlemiyle vs... Bence Uzay sonsuz değildir sadece çok büyük ve insan algısı son teknolojilere rağmen Uzayı tam olarak tespit edilmemesiyle Sonsuz olarak kabul edilmektedir...


    Bu arada, sonsuz kelimesi de SON kavramın olumsuzu ifade etmektedir TEZATINI ifade etmemektedir... Gerçi SON kelimesinin tezatı İLK... Bu sefer SON kelimesi de uygun kalmadığını düşünmekteyim...

    Bu sefer akla LİMİTSİZ veya SINIRSIZ gelmekte ama onlarda olumsuz eki almış!...

    İngilizcedeki Eternity'in Türkçe karşılığı İngilizcedeki Endless olduğunu da hatırlatırım...


    Görüldüğü gibi olumsuzluk eki insanda birşeyin var olduğu yani SONUN ama olumsuzluk eki ile aslında olumsuzunu çağrıştırmaktadır... Bu da ayrıca ele alınması gereken bir konu olduğunu düşünmekteyim...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  5. #5
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    İyi, güzel anlatıyorsunuz hepiniz de, 2 boyutlu bir ortamda yaşamak da neyin nesidir?2 boyutlu bir evrende yaşayan canlı mı vardır yada 2 boyutlu bir evren mi vardır?Bizim bir alt boyutumuz diye bir şey ve bu şeyde yaşayan canlılar olmadığı gibi, bir fazla boyutlu bir ortam ve sözde bu ortamda yaşayan canlılar,varlıklar üzerine atıp tutmak da pek destekli atıp tutmak sayılmaz.
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

  6. #6
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,403
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    tenere... İnsan açıklamaları düşüncelerini nelere göre yapar?
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  7. #7
    E-posta Aktivasyonu Bekliyor
    Kayıt Tarihi
    12-01-2008
    Mesajlar
    1,365
    Karizma Gücü
    0
    Sonsuz olan Varlık ya da varoluştur, oluşum ve devinim herhangi bir başlangıca ve sona bağlı değildir, yalnızca belli bir süreklilğin kopuşa dönüştüğü kesintiler vardır ve bizde bu ani değişimleri tanımlar ve başlangıç ve sonla sınrılandırarak evrelere ayırırız.

    0 ile 1 arasında sonsuz sayı vardır aksiyomu da bize aslında, sonluluğun göreli ama zorunlu olduğunu gösterir, algılayan ve anlam veren olarak insan belli referans noktalarına ihtiyaç duyar.İşte bu yüzden pratikte ki, sonluluk bir zorunluluktur, fakat yeterince incelenirse, her varoluş belli bir süreklilikten sonra aslında sonlanmayıp başka bir varoluşa dönüşmektedir.Dolayısıyla sonsuzluk pratikte deneyimlenemiyeceği için gerçekdışı ya da bilimsel değildir denilemez.

    Varoluşun sonsuzluğu gerçektir.Oluşumun, değişimin ve hareketin gözlenmediği tek bir an dahi olamaz,demek ki değişim sonlandırılamaz, yine "Varolan hiç bir şey yok edilemez ve yoktan varedilemez" .

    Bütün bunlardan çıkan gerçeğin sonsuz bir oluş olduğudur

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. muhammed bozdag - sonsuzluk yolculugu
    2005 Konuları bölümünde ebrucuk tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 24.02.06, 18:28

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •