Aşkımı sınır ötesi operasyonlara taşıyorum artık.
Mahşere taşıyorum…
Deli gibi aşıkken
Sevmeyen bu kadına dokunamam artık.
Tutamam ellerini, sarılamam
Utanırım.
Çocukluğuma kanamam daha fazla
Alırım başımı giderim.
Dudaklarından ufak bir aşk fısıltısı beklerken
Git dediğin zamanın hatırına.
Yalnızlığımın ayazında felç geçirmiş yüreğimi
İçinde yanan alevle
Çocukluğumun yanına koyup
Hatıralara aldırmadan alır giderim buralardan.
Bu bir terk ediş değil
Bu bir kovuluş hayat bulduğun yerden.
Meğer bir besleme olarak almışsın beni yüreğine
Oysa ki büyüdüğümü sanıp beni kovduğun an
Daha da çocuk düştüğüm bir andı.
Kahrolası çocukluğum.
Belki de en yakın akıl hastanesine kapatacağım kendimi
Duvarlar ile paylaşacağım derdimi
Belki onlar anlar beni.
Şimdi sen; git dediğin zamanın hatırına
Sessiz odanda bizim şarkımızı çal bu seferde benim hatırıma
Hani bestecisinin sözlerini bana adadığı
Bahsi geçen kadının sen olduğu o ölümsüz şarkıyı.
Her deli gibi bende tek bir söz tekrarlıyor olacağım sen o şarkıyı dinlerken
“Ölünce Sevemezsem Seni”
Boş verilmişliğimin kefaletini
Okyanusa bırakılmış kağıttan bir gemi misali
batıp gittiğim anda vereceğim.
Yazık…!
Hala çocuğum ve hala aşığım sana
Hala sığınacak bir köşe arıyorum bedeninde utansam da.
Hep acıyla mı sevişeceğim ben ?
Hiç kimse aşık olmaz mı bana ?
Gülüşlerimin nadası ne zaman sona erer ?
Ben içimdeki senle büyüyeceğim bir gün
Geç olsa da
Elbet bir gün büyüyeceğim.
Kendine iyi bak
Ve takvime vuran ilk 20 Şubat’ta beni hatırla
Hani bundan seneler önce kaderimin ölüm fermanımı imzaladığı günde
Beni beslediğin senelerin hatırına bir kere daha olsun beni hatırla
Sana deli gibi aşık olan bu çocuğun
Sana akıttığı ilk gözyaşlarının tadını hisset bir kere daha.
Belki neyi kaybettiğini anlarsın.
Sana yazdığım ilk mektup,
Aşkımın en çocuk haliydi ve hala gerçek olan hali…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
