• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Onay Aşk...TUTKU...Alışkanlık...

    AŞK, TUTKU, ALIŞKANLIK




    NİL GÜN
    KURADIŞI YAYINLARI


    Üzerine nice şarkıların, şiirlerin, romanların yazıldığı, uğruna nice acıların çekildiği, var olduğu an dilimleri için baş döndürücü hazların yaşandığı bir duygu şu aşk denilen şey.

    Herkesin istediği ama çok az kişinin ne olduğunu bildiği bir kavram: sevgi. Ne olduğu pek bilinmediği için de başka duygularla sıklıkla karıştırılan bir şey. Kadın-erkek ilişkileri içinde en çok karıştırılan kavramlar aşk, sevgi, tutku ve alışkanlık. Özellikle aşkı ya da tutkuyu sevgi sanan insan o kadar çok ki.



    Aşk

    Genellikle birdenbire hissedilen bir duygudur. İçinde heyecan, karmaşa, cinsel çekim vardır.

    Aşık olunan kişiyi düşünmek bile insanın içinin heyecanla dolması için yeterlidir. Aşk, zamanla oluşan bir duygu olmadığı için, çiftler birbirlerini yeterince tanımaya fırsat bulamazlar.

    Aşık olunan kişiye, kişinin gerçek özelliklerinden çok, aşığın kendi kafasında oluşturduğu, görmek istediği özellikler yakıştırılır. Aşk kapıdan içeri girdiğinde mantık pencereden dışarıya çıkar.

    Kişi duygularının pençesindedir artık. Tüm beklentilere karşılık verecek kişinin "o" olduğu düşünülür. "Aşkın gözü kör" olduğu için de sevgili kusursuzdur. Aşık olunan kişiyi bir an bile olsa görmek için saatlerce beklemek ya da kilometrelerce yol kat etmek olağan davranışlardandır.

    Her telefon çalışında yüreği hoplar insanın. Nihayet bu kez gerçek aşk çıkmıştır karşısına ve sonsuza dek sürecektir. Romantizm had safhadadır. Düşüncelerin
    gerçeklerle pek ilişkisi yoktur. Çiftlerin her biri, kendi hissettiklerinin diğerinden daha fazla olduğunu düşünür.

    Bu yüzden de kaybetme korkusuyla kıskançlık duyulur sevgiliye. Ve korkulan şey eninde sonunda başa gelir. Zaman geçtikçe, maskeler indikçe, kişilerin gerçek
    yüzleri ortaya çıktıkça aşkın heyecanı azalmaya başlar. "Sen değiştin" diye suçlamalar başlar.

    Biri, uzaklaşmaya başlar yavaş yavaş, diğeri kaybetmenin paniğiyle acı çekmeye başlar. Tekrar eski günlere dönmek için verilen çabalardan bir sonuç alınamayınca, kişinin olgunluk düzeyine göre duygular, nefrete, intikama, tutkuya ya da kabullenmeye dönüşür.

    Aşkın sevgiye dönüşme oranı azdır. Bu da ancak kişilikleri gelişmiş insanlar arasında mümkündür. Çünkü zaten kendi içlerinde bütünlük kazanmış insanların, başından itibaren aşka yaklaşımlarında korkuya yer yoktur. Beklentilere de, illüzyonlara da. Aşkın doğasında kalıcılık yoktur.

    İnsanlar bunu bilmedikleri ya da kabullenemedikleri için acı çekerler. Aşk hala sürüyorsa sevgiye dönüşerek sürer.



    Tutku

    Genellikle tek taraflıdır. Tutku bencildir, tutku esarettir, tutku vazgeçilmezdir. Sağduyunun hiç mi hiç olmadığı yok edici bir duygudur. Kişi kendisine zarar verdiğini bile bile sürdürür tutkusunu. Aşk cinayetleri diye adlandırılan şey tutkudan kaynaklanır.

    Kişi putlaştırdığı, asla erişemeyeceğini bildiği objeye olan saplantısını, sevdiğini sandığı kişiye zarar verme pahasına sürdürür. Zaman tutkuyu geçirmez. Yalnızca bastırabilir. Ama yıllar da geçse, objeyle karşılaşıldığı an yine baş kaldırmaya hazırdır. Saldırgan yönü ağırlıklı olan bu duygu, saldırı, kişinin kendisine yönelmişse intihara, tutkunun objesine yönelmişse cinayete kadar varabilir.

    Sevgi sanılan duyguların en tehlikelisi ve tüketici olanı budur.



    Alışkanlık

    Hani kırk yıl bir yastığa baş koyup da birbirlerine bir kez bile "Seni seviyorum" sözünü söylemeyen çiftler vardır ya da partnerleri "Beni hala seviyor musun?" diye sorduklarında, "Sevmesem bunca yıl seninle beraber olur muydum?" yanıtını verenler vardır ya, işte bu tür uzun süreli birlikteliklerin temelinde sevgi değil, alışkanlık yatar.

    Birbirlerine karşı yoğun ilgi duymadıkları halde, boşluğu dolduracak başka biri olmadığı için birlikteliklerini sürdüren, yalnız olma cesaretinden yoksun, özgüvenleri gelişmemiş, yeniliklere açık olmayan çiftlerin, ihtiyaç
    ortaklığıdır. Alışkanlığa dayanan ilişkilerde tekdüzelik, tembellik, yaratıcılıktan yoksunluk vardır.

    Alışkanlığa dayanan ilişkiler, yerine konulabilecek yeni bir alışkanlık doğduğunda bitebilir. Yalnızlık korkusu yüzünden, mutlu bir beraberlikleri olmadığı halde, ayrılmayı göze alamayan çiftler bu gruba girerler.

    Yani tek kişilik yalnızlıklarını paylaştıklarını sanırlar. Ama alışkanlık, yalnızlığın paylaşıldığı illüzyonunu yaratır. Yani iki kişilik yalnızlıkların.
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  2. #2
    egeli_sel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-11-2005
    Mesajlar
    9,683
    Karizma Gücü
    0
    Alışkanlık yerine aşkı ve turkuyu koysak daha g&#252;zel olur. Alışkanlık herşeyi sıradanlaşıtırır gibi geliyor bana bu y&#252;zden tutkuyu her daim canlı tutmak lazım
    +
    paylaşımın için teşekk&#252;rler canım



    :hzOSEM:hz


    ÇILDIRIN, ÇILDIRIN, ÇILDIRIN


  3. #3
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Alıntı egeli_sel tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Alışkanlık yerine aşkı ve turkuyu koysak daha güzel olur. Alışkanlık herşeyi sıradanlaşıtırır gibi geliyor bana bu yüzden tutkuyu her daim canlı tutmak lazım
    +
    paylaşımın için teşekkürler canım
    Tutkuyu çok güzel anlatmış abla...İlk bu yazıyı gördüğümde adı dikkatimi çekti İsmimden dolayı tabi
    Ama ne bileyim çok hoşuma gitti
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  4. #4
    gσιηgυη∂єя adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-01-2007
    Mesajlar
    2,641
    Karizma Gücü
    6
    Ewt gerçektende tutkuyu çok g&#252;zel anlatmış
    Paylaşımın için teşekk&#252;rler:hm
    niyetime, yüreğime, kaderime,ömrüme
    /...tükenmez dedikleri kalemle...
    satır satır, sayfa sayfa yazdım seni
    ...hiç tükenmeyelim diye...../
    SEN... alın yazım! /...şimdi gözlerinle oku beni..
    .........farzet ki aşkımız bir kitabe.../

  5. #5
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Alıntı gσιηgυη∂єя tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ewt gerçektende tutkuyu çok güzel anlatmış
    Paylaşımın için teşekkürler:hm
    Evet beni anlatıyor

    Tutku

    Genellikle tek taraflıdır. Tutku bencildir, tutku esarettir, tutku vazgeçilmezdir. Sağduyunun hiç mi hiç olmadığı yok edici bir duygudur. Kişi kendisine zarar verdiğini bile bile sürdürür tutkusunu. Aşk cinayetleri diye adlandırılan şey tutkudan kaynaklanır.

    Kişi putlaştırdığı, asla erişemeyeceğini bildiği objeye olan saplantısını, sevdiğini sandığı kişiye zarar verme pahasına sürdürür. Zaman tutkuyu geçirmez. Yalnızca bastırabilir. Ama yıllar da geçse, objeyle karşılaşıldığı an yine baş kaldırmaya hazırdır. Saldırgan yönü ağırlıklı olan bu duygu, saldırı, kişinin kendisine yönelmişse intihara, tutkunun objesine yönelmişse cinayete kadar varabilir.

    Sevgi sanılan duyguların en tehlikelisi ve tüketici olanı budur.
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  6. #6
    Lnx
    <span style='color: #FFA500'><span class='glow_FF0000'>Lnx</span></span> çevrimdışı
    (-∞,∞) <span style='color: #FFA500'><span class='glow_FF0000'>Lnx</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-07-2006
    Mesajlar
    9,093
    Karizma Gücü
    7
    3 &#252;n&#252;de çok g&#252;zel yorumlamış gerçekten.paylaşım için teşekk&#252;r..!!
    103
    ~
    cordy~


    ƒ(φ)=∞

  7. #7
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Hani kırk yıl bir yastığa baş koyup da birbirlerine bir kez bile "Seni seviyorum" sözünü söylemeyen çiftler vardır ya da partnerleri "Beni hala seviyor musun?" diye sorduklarında, "Sevmesem bunca yıl seninle beraber olur muydum?" yanıtını verenler vardır ya, işte bu tür uzun süreli birlikteliklerin temelinde sevgi değil, alışkanlık yatar.

    işte bu cümle...bir çok şeyi anlatmıyormu
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  8. #8
    Nyssa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    316
    Karizma Gücü
    0
    Aşk ve Tutku.2 kavram ve ikisiyle bir b&#252;t&#252;n oluşturan bizler

    Aşk ve Tutkunun azaldığı noktada Alışkanlık
    Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

    M.Kemal ATATÜRK

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •