• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7

    İslam ve Milliyetcilik sentezi Işığında Milli Sermaye Hareketleri

    İslam ve Milliyetcilik sentezi Işığında Milli Sermaye Hareketleri

    Seçim zamanlarının stratejik ve anlamlı bir ifadesi olarak, politikacıların darda kaldığı zamanlar ipine sığındıkları bu ifadelerin yakın tarihimizdeki seyri tam bir ibret abidesidir. Hrant Dink Suikasti ile bir kez daha gündeme oturan Milliyetcilik düşüncesi anlamını ve haddini aşan beyenatlara maruz kalmıştır. Milliyetciliği “ Kafatascılık” olarak tanımlayan siyasiler, kendi geçmişlerinin verilemeyen hesaplarının kapatılması yönündeki çabalarını gün ışığına çıkarmaktadır. Her dem ayrı bir merkeziyetle birbirinden uzaklaştırılmaya çalışılan İslam Ve Milliyetçilik esasları, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir hareketle aslında birbirlerine karışmıştırda. Bu seyrin anlatımına geçmeden önce her iki akımın teriminolojisi ve Türkiye için önemine kısaca değinmek istiyorum. Üniter bir Devlat olan Türkiye Cumhuriyeti, içinde azınlık ve etnik köken bakımından farklı kültürleride beraberinde taşır. Bu çeşitlilik ülke için kazançları olduğu gibi sorumluluklarıda doğurmaktadır. Bu ülke bütünlüğünde, Kültürünü ,Milliyetini, dinini, bir veya ayrı ayrı paylaşsakta ortak payda ülkenin bütünlüğü ve kalkınmasıdır. Bir yahudi ile Din anlamında aynı görüşte olmasakta, Milliyet açısından birizdir. Bu ve benzeri çok kültürlü coğrafyalarda sorunlar bazen istediğimiz ölçülerinde üzerinde olur. İslam ve Milliyetcilik sentezi ve Milli sermaye hareketindeki bu vasıf konumuza çok uymaktadır.
    Çoğumuz, Türk siyasetindeki Globalizmin, Libaralizmin ve kapitalizmin gelişini 1983 seçimleriyle iktidara gelen Turgut Özal’a borçlu olduğumuzu sanır. Ama bu gelişimin ilk ışıkları Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış zamanlarına rast gelen 1838 yılında belirmeye başladı. O tarihlerde Osmanlı Ekonomisinin sahibi olan Galata Bankerleri Ermeni ve rum tacirleri Osmanlı’yı korkunç bir borç batağına sürüklemiş, ekonomik anlamda tam bir oyuncak ülke yaratmışlardı. Başka seçeneği olmayan Osmanlı idaresi bu bankerlerin diretmesi sonucu Öncelikle İngilizlerle ve Sonradan bir çok Avrupa ülkesiyle Ticaret anlaşması imzalamaya mecbur kaldı. Büyük Reşit Paşa adı ile bildiğimiz Tanzimat kahramanımız, Bu gün İstanbul Üniversitesinin sosyal tesisi olarak hizmet veren, İstinyedeki Yalısında İngiliz Büyükelçisi Lord Stratford canning ile Osmanlı Devleti ve ingiltere arasında Ticaret anlaşmasını yürülüğe koydular. Bu anlaşmaya göre osmanlı Devleti Tüm tabuları yıkıp gümrük ve vergi anlamındaki engelleri kaldırmış oldu. Yani ingiltere ve bazı Avrupa ülkeleri fason üretimden doğan ucuz malları osmanlı topragına getirip burada pazarladı. Osmanlı ülkesi tam bir fason, ucuz mallar cenneti haline getirildi. Bununla rekabeti başaramayan osmanlı ticarethaneleride bir bir kapandı. Milli Sermaye ve üretim artık tarihe karışmış oldu. Bununla birlikte bamkacılık sektörü ve borsada Osmanlı ile tanışmış oldu. Borsa özellikle zengin batı hayranı olan Türk tebasına çok hoş geldi. Ellerindeki tüm parayı yatırıp kolaydan köşeyi dönmek arzsuyla borsa oynayan aydınlarımız maalesef kapitalizmin bu oyuncağına yenik düştüler. Bu aydınlarımıza örnek olarak Mithat paşa ve Namık Kemal örnek verilebilir. Peki bu gelişmelerin İslam ve Milliyetcilik konusu ile ne ilgisi var diyeceksiniz. İşte bu tarihlerde batının bu kirli oyunlarını gören Anadolu’daki bir Gümüşhanevi şeyhi Ahmet Ziyaüddin Efendi Özellikle İstanbul’da topladığı Türk tüccar, sanayici ve esnafı ile birlikte “ Milli Sandıklar” cemiyetini kurup, Bu yabacı sermaye akışına rest çektiler. Gümüşhanevi Şeyhinin sevilen ve sayılan bir din adamı oluşu bu sandıklara tüm Osmanlı’nın rağbet etmesini sağladı. Dev gibi büyüyen bu sandıklar, Cumhuriyetle birlikte birer fabrikalara dönüştü. Ulusal pazarı koruyan Milliyetci bir islam metodu kendiliğinden doğmuş oldu. Yabancı sermayeyi destekleyen Osmanlı İdaresi “ Milli Sandıklar” iradesi karşısında yabancı ortaklarınca çok tenkit edilmesine rağmen Cumhuriyete kadar büyük bir sadakatle yürütülmüştür. Bunu takip eden yılda ise Yine Gümüşhanevi derhahı desteği ile “ Gümüş Motor” fabrikası kuruluyor ve Türk yatırımcıları bu hareketle sanayiciliğede soyunmuş oldu.
    İşte islam ve Milliyetcilik sentezi bu başkaldırışla birbirine kenetlenmiş oldu. Bu gün illede ayrılmasını kendi menfaatlerine alet eden siyasetciler bu tarihi gelişimleri bir kez daha okumalıdır. “ Milli Sandıklar” ekolünü geliştiren şeyh Ziyaüddin Ahmet Efendi ile birlikte, aynı tarikatle yolu kesişen bir çok ünlü vardır. Gümüşhanevi tarikati ile bağları olan siyasetci, din adamı, bilimadamı, sanatcılardan bazıları şunlardır. Gümüşhanevi tekkesinde doğup yetişen Anne ve babasıda bu tarikata üye olan. Profesör sabri ülgener. Nazım Hikmet’in Anneannesi Ayşe sıdıka Hanım. Kurtuluş savaşı Komutanlarından ali fuat Cebesoy. Bu arada sabri Ülgener, nazım Hikmet ve Ali Fuat Cebesoy yakın akrabaydılar. Kazım karabekir. Bülent Ecevit ahmet ziyaüddin efendinin yakın akrabasıdır. Nakşibendi tarikatı Lideri şeyh Zahid kotku hemen sayılabilecek isimlerdir.
    Sonuçla, İslam ve Milliyetcilik tarihi sınavını vermiştir. Ülkemiz ne zaman bir refaha erse, ne zaman ekonomik anlamda başını kaldırsa yapay spekülasyonlar hazırdır. Milli sandıklar ile başlayan bu hüzünlü hareket Milli sermayemizin tehlikede olduğu bu dönemde umarım sorumlu insanların dikkatini çekecektir. Saygılarımla
    HAMZA...
    (Bu konu kemdi araştırmam olup, birebir hiç bir kaynaktan alınmamıştır)


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  2. #2
    Misafir SAKSUMA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-10-2006
    Mesajlar
    843
    Karizma Gücü
    0
    Din ve milliyetçilik, her ülke ve dönemlerde kişilerin menfaat malzemesi olmuştur.
    Bunu ülkemizde de bol bol görebiliyoruz..
    ama halkımız artık eskisi gibi bilinçsiz değil.

  3. #3
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Aslında toplumların inanç ve ülkü değerlerini bir birinden ayırmak o toplumun altına dinamit koymak gibidir. İnsanlar birbirleri ile bu vasıflar yardımı ile ilişki kurar. Türklerle milliyet duygularını, Müslümanlarla dini duygularını paylaşıp bir sinerji oluştururlar. Bu sinerji toplumun milli sermayesini desteklemiyorsa sorun vardır demektir. Ülkenin büyük değerleri ortak menfaat çizgisinde buluşamıyorsa, başka ülkelerin hain planları çok kolay hayat bulacaktır. Elbette bu değerleri kendi menfaatleri doğrultusunda kullanan bireyler olmuştur, dahada olacaktır. Ama ülkenin bilinçli vatandaşları iyi bir gelecek, çocuklarına müreffeh bir yarın bırakmak istiyorlarsa bu kaçağın önünü kesmelidir. Bu açıklamayla değerlerine sahip çıkanları bir kere daha yad ediyorum. saygı ile.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Sorun şurada ki, çağımızda "milli" nitelikli sermaye kalmış mıdır.? Milli Sermaye (Ulusal Burjuvazi) bir devlet politikası ve gücü/desteği (ulusalcı ve bağımsızlıkçı bir politika) olmadan yaşayabilir mi.?
    Alın işte, dün "anadolu kaplanları" diye kaplanlaştırdığı güya yerli sermayenin aslanları! bugün, ab.ci, abd.ci, abd-arap tröstlerin komisyonculuğunu yapıyor. Ülkenin ulusal bankaları dahil,ormanları,madenleri dubai şeyhlerine, abd tröstlerine,avrupa kartellerine satılıyor.Adında hala Türk sözcüğü korunan Telekom Saudi'nin ve yıllık özelleştirme taksitleri hükümet onaylı zamlarla vatandaşa ödettiriliyor. Tamamı böyle.

    Çağımızda, tutarlı bir ulusal ve bağımsızlıkçı politikadan yana olmadan milli kalınamaz.Hepsi aldatmacadır.
    Keza dinle milliyetçiliğin sentezi filan da olmaz.Din milliyeti, milleti önemsemeksizin ümmete dayalı (yani din kapsamlı) bir kesimi taban edinmeye çalışır.Milliyet ve millet ise öncelikle dil,kültür,soy kriterlerini önemser, milletlik açısından din olmazsa olmaz bir kriter değildir. Din milleti,milliyeti aşındırmak zorundadır.
    Sentez! tezleri, doğrudan ifade edildiğinde kabul ettirilmesi zor olan anti-milliyetçi politikaların ustalıkla ve dolaylı olarak pazarlanmasından başka birşey değildir.

  5. #5
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Buradaki söylem tamamen Milli sermayenin önünü kapatıcı ve yapancı yatırıma muhtac düşüncenin kabuludur. Bu söylemlerle zaten Milli sermaye kendiliğinden sabote edilir. Başından bu amaca yönelmezseniz toplum yabancı sermaye ile birlikte, Kültür emperyalizminede uğrar. Ama insanlar bunu isteye isteye yaparlar. Kendi özbenliğinin sermayedar olması bizim toplumumuzun çekemediği bir vasıftır. Nedense bun dan rahatsızlık duyulur. Din ve Milliyet bu ülkenin toprakları içerisindeki menfaatleri koruyamıyorsa bu suç insanlığın suçudur. ABD'de bu ülkü yokmudur. Yahudisi, Hıristiyanı, Müslümanı ABD çıkarları için çalışmıyormu? ABD milliyetciliği yokmudur? Ama bizde olunca işlemez kabul edilir. Bunlar maalesef sermaye güçlerinin sinsi oyunlarıdır. İslam ve Millliyetcilik aynı potada kendi fikirlerini birleştirmiyor dikkatinizi çekerim. Ortak menfaatlerin birleşimini tasarlıyor. Milli Sermayeye ilk adımları Yerli malları haftaları düzenleyerek bizler attık. Dini ne olursa olsun bu millet için ortak kararlar aldık. Neden şimdi bu sentez insanların zoruna giderki? Sermaye oluşumu boyacı bidonu gibi değildir. İçini doldurunca işleme başlamaz. sabrı ve zamanı bekler. Kendi, milli sermayesini oluşturamayan milletler bir süre sonra yitip giderler. Tıpkı osmanlı gibi. Saygı İle.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    hamza@
    ..." İslam ve Millliyetcilik aynı potada kendi fikirlerini birleştirmiyor dikkatinizi çekerim."...
    mümkün değil de ondan..İslam milliyetçiliğe kavimcilik diyor..Milleti reddediyor, ümmet olmayı öneriyor.Dildi, kültürdü,töreydi,soydu çokda önemli değil diyor.hatta ortak bir arabi potada hepsini aşındırmak istiyor.
    milliyetçilik ise, din ölçütünün gerçek bir harç,eksen olmadığını görüyor.çünkü arap -çıkarı sözkonusu olduğunda- din kardeşi filan demiyor ingiizle bir olup seni sırtından bıçaklıyor.çünkü kürt abd uşaklığı yapabiliyor petrol ve komisyon uğruna.(hiçte din kardeşliği dinlemiyor.)
    yani birbirini dışlayan/reddeden kavramları sentezleyemezsiniz.zorlasanız da geçici olur yarar getirmez.
    (bu çok iddia edilip uğraşldı ama önce Türk'müyüz Müslüman'mıyız hangisi önemli noktasında yeniden herkes ayrışıyor.)
    Sermayenin, milleti,dini,namusu filan olmaz..
    Sözünü ettiğiniz "ulusal burjuvazi/ulusal sermaye" dir..
    (Yani sermayenin kendi ulusal pazarını, diğer sermayedarlardan öncelikli olarak koruması,savunması ilericiliği) çağımızda artık aşılmış durumda.Milli Demokratik Devrimler çağı geçti. Sermaye daha fazla ve kolay kar uğruna komisyonculuğu, kompradorluğu,işbirlikçiliği seçiyor.Al işte zorlu, vatan millet sakarya nidalarında ama uzak doğunun tapon chip teknolojisinin ucuz maliyetle montajcılığını yapıyor, ihraç ettiğimiz ürünlerin tamamına yakın parçası ithal gerçek anlamda ülke ekonomisine reel bir faydası yok.o kadarki işçiler -ucuz işgücü- singapura gurbetçi olarak gitmiyor da burada çalışıyorlar, o da korumasız, sigortasız,sendikasız asgari ücrete.)
    otomobil öyle...tekstil farklı olabilir o da devletçe köstekleniyor..azcık kar eden yer olsa (cep tlf. telekom vs gibi) derhal hükümetçe satılıyor..
    Çağımız dünyasında (bir tür devlet kapitalizmi versiyonu ile) Çin farklı bir politika üretebildi. Sanırım onu da siz savunmuyorsunuzdur.

  7. #7
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Bakınız Sevgili northest;
    Yazıları daha detaylı incelersek ince nüanslarda birbirimizi doğruladığımızı görürsünüz. Siz sanırım " Sentez" sözcüğündeki geleneksel milliyetcilik" tarzını anladınız. İslam derkende dinin Millete bakış açısını görüyorsunuz. Ben burada başka bir şey anlatıyorum. Ne dinin temel esaslarındaki anlam bütünlüğüne, nede Milliyetciliğin işleyiş standartına bakıyorum. Milli Sermaye kendi trendinde ortak paydaların kendini doğruladığı bir mekanizma olarak karşımıza çıkıyor. Dinin yürüyüş parkuru veya Milliyetciliğin kendi parkuru bir yerde kesişirmi demiyorum ben. İki temel faktör bu ülkenin iki büyük değeridir. Bu değerleri önemli kılan ise İnsandır. Milletini seven insanda, dinini seven insanda bu topraklarda yaşamaktadır. Üretimde tüketimde insan üzerine kurulmuş bir fonksiyon ise, biz bu değerlerin insan boyutunu kullanabiliriz. İşte Gümüşhanevi Şeyhi bunu yapıyor. Hem Türk Hem müslüman biri olarak Milli sermayenin kendini ispat için bir ateşe ihtiyacının olduğunu görmeye çalışıyor. Yoksa bu yapılmasa idi, ingiliz'lerin bir sömürgesi olarak Hindistan gibi 1950 yıllara kadar Manda altında bizde devam ederdik. Şimdi bırakınız dinin ve Milliyetciliğin kendi esaslarını. Ekmek almaya gelen Hıristiyan bir Türkle, Yine aynı yerden Ekmek alan Bir Arap Müslümanın ekmek üzerindeki mülkiyeti tartışılabilirmi? Bizim kastettiğimiz trend, Ortak menfaatler trendidir. Bu ülkenin içinde yaşayan tüm etnik gruplar ile kendi toplumumuz refah ve bolluk içinde bir yaşam için aynı tehlikeye ve aynı müreffeh duruma eşit dururlar. Bu ülkede 2001 krizi gibi bir felaket olsa, Milliyetciler ve Dinciler ayrı ayrı etkilenmezler. Milli Sermaye konusuna bu gözle bakmak lazım. Ha siz siyasi maksatı düşünerek bir sentez açılımından bahsediyorsanız, o bu topikte tartışılacak bir konu değil onuda başka bir topikte tartışırız. Ama Milli Sermaye ortak paydasında İslam ve Milliyetcilik sentezi test edilmiş ve onaylanmıştır. Saygı ile.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    hamza@
    ...." İki temel faktör bu ülkenin iki büyük değeridir."...
    bunlar dünyada tüm ulus ve dinler için 'değer'dir arkadaşım..
    Fransa içinde böyle, İngiltere vd. için de öyle..(Belki oradaki dinsel taban daha parçalıdır ama farkeden birşey olmaz.)

    ..." Milletini seven insanda, dinini seven insanda bu topraklarda yaşamaktadır."...???? İfade biçiminizden bunların birbirinden ciddi anlamda farklı yönelişte iki "ayrı" çizgi halinde olduğu iması var. Bu sevgiler bir ötekinin yerine ikame edilebilecek sevgiler mi.? Sizce değilse neden bu "farklılaşma" Türkiyede var..(Dünya da bir başka örneği yok.)
    Her ülkede milletini, milliyetini sevmek, savunmak,öncelemek var.Ama bir tek Türkiye'de sanki böyle olmak "dinini sevmemek" gibi algılanıp takdim edilmeye çalışılıyor. Türk olmaklıkla yetinilmeyip, Müslüman olmaklık, Müslümanlık öncelenmiyorsa -hani nerdeyse- Türk olmaklığın adeta anlamsız ve yanlış olduğu yolunda bir çizgi yaratılmaya çalışılıyor.

    ...." İşte Gümüşhanevi Şeyhi bunu yapıyor. Hem Türk Hem müslüman biri olarak Milli sermayenin kendini ispat için bir ateşe ihtiyacının olduğunu görmeye çalışıyor."....

    arkadaşım, ağzınızdaki bakla hangi şeyhin,tarikatın yaptığı ve onun propogandası ise niye bir siyaset bilim jargonu ile yeni bir düşünce/tez varmış gibi sunuyorsunuz.
    Atatürk düşüncesi, şeyh,şıh,efendi vd. "çözüm"???lerini aşalı yüz yıla yaklaşıyor.
    Savunduğunuz şeyhlik,şıhlık,ağalık,tarikatçılık çözümleri ise, Atatürk'le yetinmiyorsanız niye sanki yeni bir çözümleme,tez düşünceniz varmış gibi sunmaya çalışıyorsunuz.

    ..." Ama Milli Sermaye ortak paydasında İslam ve Milliyetcilik sentezi test edilmiş ve onaylanmıştır."....?????

    deterjan reklamı söylemli test/onay jargonunu ciddi bilimsel ve ülke sorunlarına layık görüyorsanız sizin ve sizi okuyanların bileceği iş..
    baştan yaklaşımınızı böyle koysaydınız ciddi ciddi yazışmazdık..

  9. #9
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Sayın northest,
    O kadar yazdıklarımdan bu sonucu çıkarmanız olacak şey değil. önyargılarınızın bu denli kalın olması anlatılmaya çalışılan ana öğeden sapmanıza neden oluyor. siz hala Milliyetcilik ve Din sentezinin anlamsal ifadesi çerçecesine takılmışsınız. Bu konuyu ben işlemiyorum sevgili Dostum. benim anlatmak istediklerim bunların ne anlama geldiğinin gerçeği değil. Eğer bunu tartışmak istiyorsanız hala siz yanlış bir topiktesiniz. o kadar kendinize has tutarsız ifadelerde bulunuyorsunuz ki, bunlara gülmek bile inanın beni üzüyor. Bir kere daha söylüyorum. İslam ve Milliyetcilik sentezinin ne anlama geldiğinin benim konumla bir alakası yok. Her ne anlama gelirse gelsin ben bunu tartışmaya açmadım. Ben diyorumki, hem Milliyetcilik hemde İslam Türkiye Cumhuriyetinin iki büyük değeridir. % 99'u Müslüman olan bir yapı örneği var. Bu ülkede %80'e yakın bölüm ise Türk. Bu büyük bir İktisadi kuvvettir. Milli Sermaye Osmanlı'nın son zamanlarında İngiltere'ye ve bazı Avrupa ülkelerine peşkeş çekilmek istenmiştir. O dönemde Bu ülke toprağında yaşayan Bir İslamcı şeyh Milli Sermayenin Yabancılara peşkeş çekilemeyeceğini söylemiş ve isyan etmiştir. Burada bir propogamdamı varda, siz hemen Atatürk ilkelerini ortaya atıyor, Şeyhler, Şıhlar ülkesi değiliz diyorsunuz. ben Gümüşhanevi şehyini İslami yönü ilemi ele aldımda kendinizi bunu savunmaya yöneltiyorsunuz. bakınız bu kısır 1980 öncesi Sağ sol edebiyatından sıyırın. Kahraman Maraş'tada Milli birlik hareketini başlatan bir İmam'dı. Şimdi onadamı karşı çıkacaksınız. Sizi takılı kalmışsınız bir eksende dönüp duruyorsunuz. ben Osmanlı zamanında Milli Sermaye'yi korumaya çalışan ilk Hareleti anlatmaya çalışıyorum, siz konuyu siyasi boyuta getiriyorsunuz. Gümüşhanevi şeyhinin İslami hedeflerini anlatan bir cümlemi var benim yazılarımda? Bunu bulabilirmisiniz. Ama siz maalesef konuyu ne yapıp yapıp oraya çekmeye çalışıyorsunuz. Muradınız bu konuyu tartışmaksa ayrı bir topik açın orada tartışın. Ben burada Türk Milli sermatesinin ilk savunulduğu bu olayı insanların bilgilerine sunmak istedim. Ne burada bir şeyhin İslami savunuculuğunu yapıyorum, nede Milliyetcilik ve İslamcılığın manasal anlamını tartışıyorum. Lütfen konunun bütünlüğünü iyi okuyun anlamsız spekülasyonlarla bu güzel tartışmayı bozmayın. Söyleyecek sözü olan her insanı anlamını bozmamak kaydıyla bekleriz tabiki. Ama neyi tartıştığımızı bilerek yapalım. Sunni ortam yaratmadan
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    hamza@
    ulus,ulusallık,din,sermaye,sentez vb. siyaset sosyolojisi ve ekonomi politik kavramlarından yola çıkıp "gümüşhane şeyhi"!!!??? noktasında çözüm??? öneriyorsunuz.
    sonra da kalkıp:
    ..." o kadar kendinize has tutarsız ifadelerde bulunuyorsunuz ki, bunlara gülmek bile inanın beni üzüyor."....
    sakın üzülmeyin, nerede gülünüp nerede gülünmeyeceğini, başkasına güldüğünü söylerken kendine gülenlerin sayısının ne olduğunu size ben öğretemem..
    Üniversite düzeyinde -yani azbuçuk bilmsel- herhangi bir ciddi çalışmada gümüşhaneli siyaset şeyhinin ciddiye alınır bir bilimsel otorite olup, olmadığını, sayılıp sayılmadığını araştırın, tabii bizi de haberdar edin dünyayı da haberdar edindikkat edin dinsel yönü ile zaten ilgilenilmiyor, ulusal/bilimsel düşünce ve tez yönünden soruluyor
    Sonuca birlikte gülelim..
    Ulusal ekonomi siyasetinin temeli 1923 İzmir İktisat Kongresinde bizzat Mustafa Kemal'ce kuramlaştırılmış ve dünyanın birçok ülkesinde de özgün ulusal bir model olarak yer almıştır.
    Terminolojiniz, jargonunuz güya siyasi,iktisadi,bilimsel gibi..Ama "gibi"..Yani çözümleme ve öneri noktasında vardığınız saptamanın gerçekle,bilimle,ekonomiyle,ulusal çözüm ciddiyeti ile uzak yakın ilgisi yok.
    (Bu tür düşünceleri ince-kalın gibi sınıflamanızdan belli zaten.)
    Ben çok genel bilimsel düzeyde ifade etmeye çalışıyorum.Olabildiğince "nev'i şahsına münhasır -sadece kendi gibi" olan sizin düşünceleriniz.Daha bu gerçeği göremiyorsunuz.
    Hangi hakla sanki çok özgün,radikal,istisnai şeyler söyleniyormuş diye başkasını suçlamaya kalkışıyorsunuz.(Siz gündeme getirmeseniz siyasal ve sosyal iktisatla gümüşhaneli bilmem kimin alakası ve memleket için faidesi!!?? duyulmamış olacaktı..(Doğaldır ki bu topic kapandıktan sonra da duyulmayacak.)
    Ben sizi, herhangi bir şeyh,tarikat vs yi "ilginç yeni bir kartvizitle" pazarlamakla suçlamıyorum.Siz ilgili kişinin memleketin derdine deva bir otorite olduğunu söylediniz.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İslam’da reform: İslam = türban
    2006 Konuları bölümünde dana22 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 28.02.06, 07:40
  2. street fighter hareketleri
    2005 Konuları bölümünde KIZILBARON tarafından açılmış
    Yanıt: 10
    Son Mesaj: 21.08.05, 12:28

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •