• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    this too will pass metal heart adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2005
    Mesajlar
    2,006
    Karizma Gücü
    0

    yapıcı eleştiriye dair hikaye

    Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış...
    Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş...
    Ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da;
    kısaca Ranga Guru derlermiş...
    Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş...
    Ranga Guru ise;
    - Sen artık ressam sayılırsın Racaçi.. Artık senin resmini halk değerlendirecek. diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor...
    Çok üzülmüş tabii.Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki.. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru...
    Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte... Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.
    Raciçi denileni yapmış... Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da kullanılmamış..
    Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış..
    Ranga Guru ise;
    Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün...
    Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.. Oysa ikinci konumda onlardan hatalarınıdüzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin...
    Yapıcı olmak eğitim gerektirir...
    Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi...
    Sevgili Raciçi Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın...
    Emeğininin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın...
    Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur...
    Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma... demiş...
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic24785_4.gif

    Gittiğinde, ilkbahardı,
    Şimdi mevsim sonbahar,
    Haberin olsun, hazan düştü otağıma,
    Kurudu sensizlikte güllerim, ey yar,


    Sararsa da senden sonrası,
    ömür bahçemdeki yapraklar,
    Yine de,
    düşen her yaprakta,
    hala senin adın,
    ve hala senin kokun var,

    Ben sonbahar çocuğuyum... Alışkınım yalnızlığa, yaprak dökümlerine...

  2. #2
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Bir konuda aptal durumuna dustugunuzu ıtıraf edersınız, ve karşınızdaki aptaldan karşılık gelir,

    sen daha yenimi öğrendin!!

    böyle eleştirinin içine tükürülür ancak!

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  3. #3
    nebulo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    327
    Karizma Gücü
    0
    Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün...
    Eleştiri acımasız olabilir buna itirazım yok ama eleştirme hakkını kime verdiğimiz konusunda seçici olmalıyız.

    "Mütevazi olma gerçek sanırlar" cümlesi bu tip insanlar için gerekli bir cümle oluveriyor bir anda.

    Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma... demiş...
    Beni bilip bilmemesinden çok iyi niyetli olup olmadığı ilgilendirir genelde.
    +
    Ona eleştiri denmez zaten kuyruk acısı denir medidcim.

























    Eskileri satacak kadar vefasız değilim.
    Eskileri saklayacak kadar hayata karşı ise hiç değilim.

  4. #4
    metalized adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-11-2005
    Mesajlar
    4,301
    Karizma Gücü
    7
    çok güzel bir yazı norbunt dostum saol:A

    Eleştiri yapmak o kadar kolay bir şey değil...laf kalabalıklarını eleştiriden ayırmak gerekir

    'si vis pacem, para bellum'

  5. #5
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Ona eleştiri denmez zaten kuyruk acısı denir medidcim.

    farkındayım...ama ben kendimi "kendim istediğim için" eleştiriyorum..ve yanlışlarımı masanın üzerine koyup aza indirmeye çalışıyorum...

    şimdi bu bence iyi niyetli bir davranış... bunu bozmak için nasıl bir kuyruk acısı yaratmış olmalıyım diye düşünüyorum


    haklısın nebişciğim...haklısın...

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •