• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor

Konu: Ak ve Kara

  1. #1
    egeli_sel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-11-2005
    Mesajlar
    9,683
    Karizma Gücü
    0

    Onay Ak ve Kara

    Ak ve Kara


    Iyiyle kötünün savasi hakkinda enfes bir yazi. Kaçirmayin.

    Ak ve Kara

    Insanligin varoldugu andan bu yana iki medeniyet
    çarpismaktadir. Iyinin medeniyeti ile kötünün
    medeniyeti. Dogru ile yanlisin, güzel ile çirkinin
    medeniyetleri. Tûba medeniyeti ile zakkûm medeniyeti.
    Bal ile zehir, inci ile kara tas, sülün ile yilan,
    kartal ile karga, altinböcegi ile akrebin
    ayrilmasindan, çarpismasindan dogan iki medeniyet.


    Öbürüne de medeniyet diyorum. Çünkü; o da örgütlenmis,
    güçle donanmis, hattâ kendisini hakli görmenin
    felsefesini düzenlemesini bilmistir.

    Ak inanca karsi “felsefe” adi altinda kara felsefeyi,
    ruha karsi maddeyi, ulviye karsi süfliyi, huzura karsi
    sikintiyi, ahenge karsi kaosu çikarmistir kötünün
    medeniyeti.

    Ak medeniyet ile kara medeniyet. Fotograftaki
    negatifin oynadigi rolü oynar karasi, aki için. Hikmet
    bakimindan akinin bilinmesi için karasi da gerekli.

    Bu ikisinin çarpismasindan ruhumuzda hakikat lâmbasi
    yanar. Daha dogrusu, kötü, iyinin alevlenmesini
    saglar. Iyinin kendini bilmesi ve sürekli olarak
    kendini kurmasi için kötünün saldirisi lazimdir. Kötü
    iyiyi, kendi suuruna vardirmaya yarar.

    Biri Peygamberler Medeniyeti, öbürü Seytanlar
    Medeniyeti.

    Dogu Medeniyeti, Bati Medeniyeti. Burada dogu ve
    batiyi cografî terimler olarak degil, ruhun manevi
    dogusu batisi olarak kullaniyorum. Yoksa cografî
    anlamda gerçek medeniyet adeta ortada dogmus, doguya
    ve batiya dogru, sapmalar sebebiyle sahte ve düsman
    medeniyetlere dönüsmüstür.

    Gerçek Medeniyetin dogum yeri, bugün Ortadogu
    dedikleri bölgemizdir. O medeniyetin tek devamcisi,
    tek varisi de Islâm Medeniyeti’dir.

    Bati Medeniyeti dedigimiz Avrupa Medeniyeti, Dogu’nun,
    hakikatin ve peygamberlerin medeniyeti olan Islâm
    Medeniyeti’nin karsisina dikilmisse, bu, insanligin
    dogusundan bugüne kadar gelen savasin süreginden baska
    bir sey degildir. Yalan, dogrunun, kötü, iyinin
    karsisina dikilmistir her zaman. Kiyamete kadar ona bu
    izin verilmistir. Ta ki, iyinin ve dogrunun degeri
    bilinsin. Iyi ve dogrunun ucuz olmadigi anlasilsin.

    Ölçü ile asiriligin çarpismasidir bu evrensel
    çarpisma. Fizikötesi ile fizigin kavgasidir bu sürüp
    giden. Insan için önemli olan, hangi tarafa
    katilacagidir.

    Zehirden aci zakkum agacinin dallarina mi asilacak,
    yoksa bal yemisli ve renkli tûba agacinin kurtarici
    kollarina mi atilacak?

    Insan bu karari kendisi verecektir. Bu seçmeyi kendisi
    yapacaktir. Cennet ve cehennem, bu kararin ufkunda, bu
    seçisin içinde.

    Medeniyet rengi, sonsuzluga erisme biçimi bu karar ve
    seçme tohumunun içinde.

    Kader bu karar tohumundan beslenecek ve çiçeklenecek.
    Sonra da bu tohum, alinyazisinin yemisi olarak
    geleceklere dogru avucumuza düsecek.

    Insanlarin hayatlarinda oldugu gibi toplum ve
    kültürlerin, millet ve medeniyetlerin hayatinda da bu
    seçis ve kararlar temel rolü oynar. Kültür ve
    medeniyetlerin, toplum ve milletlerin alinyazilarinin
    sifresi olur bu seçis ve kararlar.

    Her saat kader saati oldugu, daha dogrusu saatler
    kaderin disinda olmadigi halde, kader çizgisinin
    disinda zaman ve saat bulunmadigi halde ve önceki
    saatler kendisini hazirladigi ve sonraki saatler
    kendisini açtigi ve uyguladigi halde, bazi seçkin
    saatlere kader saati deyisimiz, o saatlerde
    alinyazisinin yogunlasmasi sebebiyledir, bu tohum
    özelligini tasimasi sebebiyledir. Sembolik bir
    adlandirmadir bu.

    Peygamberler medeniyetinin süregi olan medeniyetimiz,
    Islâm Medeniyeti, Ortadogu kültürü, günümüzde yine
    böyle bir kader saatinin önünde gelmis durmustur.

    Uzun süreli bir kis uykusuna, ölüm uykusuna mi
    dalacak, yoksa ayaga kalkarak, dirilis baharinin
    yagmurlarina dogru mu yükselecek, iste bunun kararini
    verme günü gelmis çatmistir.

    Kaçmak bir kurtulus olmayacak, batis olacaktir.

    Karar verip sabir göstermek, dayanmak ve olusun bütün
    çilesine katlanmak, kültür ve medeniyetimizin kader
    savasini zaferle mühürleyecektir.


    (Sûr, Sezai Karakoç, Dirilis Yayinlari, 1975, Sh. 59)



    :hzOSEM:hz


    ÇILDIRIN, ÇILDIRIN, ÇILDIRIN


  2. #2
    Nyssa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    316
    Karizma Gücü
    0
    Ak-Kara,iyi ve kötü.Bunlar geçmişten günümüze hep birarada olmuşlardır.Olmaya da devam edecekler
    Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

    M.Kemal ATATÜRK

  3. #3
    etiyopya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-02-2007
    Mesajlar
    674
    Karizma Gücü
    0
    ak olmadan kara , kara olmadan ak ın bir anlamı yoktur. akı ak yapan karanın varlığıdır.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tünelde ışık göründü, esnaf kara kara düşünüyor
    2005 Konuları bölümünde Harbiyeli tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 31.07.05, 21:58

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •