• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    etiyopya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-02-2007
    Mesajlar
    674
    Karizma Gücü
    0

    Agnostisizm ve Pascal'ın Kumarbaz Argümanı

    Tanrı ' nın varlığının ya da yokluğunun bilinemeyeceğine ileri süren yaklaşım agnostisizm (bilinemezcilik )olarak adlandırılır.

    Agnostisizm , Tanrı'nın varlığının yanında ya da karşısında yer almaz. Agnostikler Tanrı'nın varlığına ya da yokluğuna ilişkin bir "bilgi" edilemeyeceğini savunurlar.

    17. yy Fransız filozofu Blair Pascal ın bu konudaki düşünceleri ilgi çekicidir. O agnostiklere Kumarbaz Argümanıyla 4 seçenek sunar:

    Tanrı'nın varoluşuna oynayıp kazanırsak (yani, Tanrı'nın varoluşuna oynayıp kazanırsak (yani, Tanrı var ise eğer), o zaman kazancımız -bir büyük ödül olarak- ededî yaşamdır. Bu seçimi yapmış isek ve de Tanrı'nın varolmadığını bir şekilde ortaya çıkmış ise, kaybımız ebedî yaşam imkânıyla kıyaslandığında pek büyük bir kayıp sayılmaz: Dünyevî birtakım hazları kaçırmış, birçok saati ibadetle geçirmiş ve hayatımızı bir yanılsama içinde geçirmiş olabiliriz.
    Tanrı'nın varolmadığı alternatifine oynamayı seçer ve kazanırsak (yani, Tanrı var değilse eğer), bu takdirde (en azından bu bakımdan) yanılsama içinde bu dünyadaki hayatın hazlarına, ilahî ceza korkusu duymadan, düşkünlük göstermek açısından tam bir özgürlüğün keyfine varırız. Fakat bu alternatife oynar ve kaybeder isek (yani, Tanrı'nın varolduğu ortaya çıkarsa), bu takdirde en azından ebedî yaşam şansını kaçırdığımız gibi, ebedî bir cehennem mahkûmiyeti tehlikesiyle dahi karşı karşıya kalabiliriz.

  2. #2
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Verilen örnek tek kelimeyle mükemmel ve konuyu birkaç cümlede özetliyor.

    Tabi pragmatist(faydacı) bir yaklaşım söz konusu.Bu konuyla ilgili şunu söyleyeceğim sadece:

    Eğer Tanrı varsa ve bizim sadece pragmatist yaklaşım biçimiyle ibadet ettiğimizi görürse, bize pek prim vermezdi sanırım.Bu sonsuz kudret, neyin içten, neyin göstermelik olarak yapıldığını anlar diye düşünüyorum.

    Hatta geçmişte bu konuda bazı tartışmalar da yapılmıştı.Din adına yapılan savaşlarda, sadece cenneti düşünerek ölüme gitmenin, çok da makbul bir davranış olmadığı konuşulurdu.

    Sonuçta iş yine samimiyete dönüyor.İnsan Tanrı'yı kandıracak güce hiçbir zaman sahip olmamıştır ve olmayacaktır.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  3. #3
    sekerkamisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-12-2005
    Mesajlar
    1,153
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı etiyopya tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tanrı ' nın varlığının ya da yokluğunun bilinemeyeceğine ileri süren yaklaşım agnostisizm (bilinemezcilik )olarak adlandırılır.

    Agnostisizm , Tanrı'nın varlığının yanında ya da karşısında yer almaz. Agnostikler Tanrı'nın varlığına ya da yokluğuna ilişkin bir "bilgi" edilemeyeceğini savunurlar.
    Ilk paragraftaki tanim son derece yanlis bence. Bir yaraticinin varliginin yada yoklugunun kesin olarak bilinmesi zaten imkansizdir. Allahin (c.c) varliginin delilleri vardir, yok oldugunu iddia edenlerinde kendilerine gore delilleri vardir. Her iki kesimde Allahin (c.c) var yada yok oldugunu bilmezler. Bu tanima gore herkes antagonist oluyor.

    Antagonistlik ikinci paragrafta dendigi gibi Tanrı'nın varlığının yanında ya da karşısında yer almamaktir. Bir noktada "Bilmiyorum cok da umurumda degil" demektir.

    Yaraticinin varligi yada yoklugu noktasinda ***** mevzu olan sey bilgi degil imandir yani inanctir. Ya Allahin (c.c) varligina inanirsiniz bu sizi mumin yapar, ya yokluguna inanirsiniz bu sizi ateist yapar, ya kararsizim olabilirde olmayabilirde dersiniz bu da sizi antagonist yapar.

    Bu secimler ise torbadan kura ile degil deliller tartilarak yapilir. Kimisi kainnattaki yaratilisin mukemmeligine bakar ornegin ve bunun bir yaraticisi olmali der (kesin bilgi degil, fikir yurutme ve inanc), peygamberlerin yaptiklarina ve soylediklerine bakar, boyle insanlar yalan soylemez, yaptiklari seylerde bir insanin kendi iradesiyle yapacagi seyler degil falan der ve bir yada birkac yaraticiya inanir.

    Kimi der ben Tanri falan gormuyorum, gormedigim seye inanmam, bence Tanri falan yoktur der. Bu da bir cesit inanctir (kesin bilgi degildir) ve sizi ateist yapar.

    Kimide iki taraftada saglam deliller var, bence ikiside olabilir, birisine inanmak bence digerine inanmaktan daha iyi falan degil deyip antagonist olur.


    Ornekteki kumarbaz arguman elbette cok saglam bir inanc sekli degil, bu noktada devinizm hocama katiliyorum. Ama bu tanriyi kandirmaya calismakta degildir. Hic kimse ama hic kimse sadece bu mantikla, "ya Tanri varsa ne kaybederim" diyerek inanmaz. Ailelerinden gelen dini bilgiler vardir, okudugu seyler vardir, etrafinda gordugu seyler vardir ve bu kiside cogu zaman belli bir inanc uyandirir zaten. ancak insan dogasi gormedigimiz seye kalpten inanma noktasinda buyuk zorluk cektigimiz bir gercek. Bu noktada insanin Ya Allah varsa ne kazanirim ne kaybederim muhasebesini yapmasi bile o kisi icin buyuk bir nimettir. Cunku bu kisiyi yaraticisi hakkinda daha fazla arastirmaya, daha iyi tanimaya ve daha saglam bir inanca goturur.

    Hazir ben olayi iyice oznellestirmisken ve tarafimi iyice belli etmisken , sadece suyun yapisina bakar ve dogru tercih yapmisim diye sevinir.

    Yazida katilmadigim bir diger nokta ateistlerin Allahin varligini inkar ederek bu dunyada tam anlamiyla ozgur yasayacagi ve daha mutlu olacagi iddiasi. Olunce tamamen yok olacagini dusunen bir insanin ozellikle yasi ilerledikce hayati zehir olur. Her kafasina eseni yapamaz. Kaldiki modern toplumda zaten kanunlar size pek cok seyde kisitlamalar getirmektedir.

    Ozetle ateistlikle yada Antagonistlikle hiiic vakit harcamayin, kendinize yazik edersiniz. Antagonistlik, eger ileride sizi imana goturmezse, bir noktada ateistlikten daha kotudur, daha genc yasta vicdan azabi cekmeye baslarsiniz. Yani basinizdaki tahta masaya bakin, kendi kendine olabilirmi diye dusunun sonra vucudunuzdaki onuda gectim bardaginizdaki sudaki mukemmellige bakin. Tesadufle olma ihtimali dusunun. Bu ogunde pilav yerine makarna yemek sevdasi ugruna, hayatinizin sonuna kadar en sevdiginiz yemekler yerine ot (yada baska bi sey) yeme riskine girmeyin.


    Bu arada size bir matematik sorusu

    Bir olayda olasi tum olasiliklarin toplami daima 1 e esittir. Ornegin yazi tura attiginizda olasi ihtimaller 1/2 (% 50) yazi 1/2(%50) turadir ve toplami bir eder. Zar attiginizda her alti rakamdan birinin gelme ihtimali 1/6dir toplam ihtimal yine 1dir.

    Dunya uzerindeki hayatta ya kendi kendine yada bir yaratici tarafindan meydana gelmistir. Ucuncu bir ihtimal yoktur. (Varsa soyleyin) Dunyadaki ilk canlinin kendi kendine olusmasi ve ondan sonra yine tamamen tesadufle evrimle bu hale gelme ihtimalimiz 1/100000000000000000000000000000000 gibi bir rakamdan coooook daha kucuktur ama bu rakamla idare edelim simdilik. Eger hayatin tesadufen olmasi ihtimali bu kadarsa ve diger ihtimal hayatin bir yaraticisinin olmasi ise ve ihtimaller toplami 1 olmak zorundaysa, bir yaraticinin var olma ihtimali nedir?

    a)0
    b)1/1000000000000000000000000000000000000000
    c)1/2
    d)0.9999999999999999999999999999999999999999 (%99.9999999999999999999999999999999999999)
    Bu mesaj en son " 16.02.07 " tarihinde saat 07:36 itibariyle sekerkamisi tarafından düzenlenmiştir...
    Asr'a yemin olsun ki, hiç şüphesiz insan hüsrandadir. Inananlar, salih amel işleyenler, hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna


    Siirlerim

    Üstadım tekerlek hala tümsekte
    Şimdilerde biraz ilerlesekte.
    Bugün tembellikten hak etmesekte
    Yarın elbet bizim elbet bizimdir
    Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir-Sekerkamisi


    Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne
    Acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne!-M. Akif ERSOY


  4. #4
    Misafir SAKSUMA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-10-2006
    Mesajlar
    843
    Karizma Gücü
    0
    hani bir çoğumuzun iyi tanıdığı ünlü fizikçi Stephen Hawking'e göre;

    "eğer evren tarla gibi sınırlı olsaydı bir tanrıdan bahsedebilirdik, ama evren uçsuz bucaksız ve karmakarışık.. işte burada neden evren uçsuz bucaksız ve karmakarışık, burada tanrıdan bahsedemeyiz, illa ki bir tanrı dan bahsedeceksek "tanrı" zamanın kendisidir" der.

    ben bu düşünceye kesinlikle katılmıyorum.. şimdi madem zaman her şeyi oluşturmuştur, diyeceksiniz ki mükemmellik niye..?
    yada nasıl sağlanmış? şeklinde sorularda ard arda gelir..

  5. #5
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7
    Ilk paragraftaki tanim son derece yanlis bence. Bir yaraticinin varliginin yada yoklugunun kesin olarak bilinmesi zaten imkansizdir. Allahin (c.c) varliginin delilleri vardir, yok oldugunu iddia edenlerinde kendilerine gore delilleri vardir. Her iki kesimde Allahin (c.c) var yada yok oldugunu bilmezler. Bu tanima gore herkes antagonist oluyor.

    Antagonistlik ikinci paragrafta dendigi gibi Tanrı'nın varlığının yanında ya da karşısında yer almamaktir. Bir noktada "Bilmiyorum cok da umurumda degil" demektir.
    bilimsel literatürdeki terimlerin size göresi bana göresi olmaz takdir edersiniz ki

    Tanrı ' nın varlığının ya da yokluğunun bilinemeyeceğine ileri süren yaklaşım agnostisizm (bilinemezcilik )olarak adlandırılır.

    sizin, o zaman herkes antagonist şeklindeki açıklamanızdaki içerikle, agnostisizm in tanımı tamamen farklı şeylerdir. tekrar okumanızı tavsiye ederim.

    "Bilmiyorum cok da umurumda degil" şeklinde ki yorumunuz son derece alakasız ... felsefi yorumlar düşünce, ilgi-alaka içerir hiçbir akımın -ekolun içinde umrumda değillik yer almaz...

  6. #6
    sankekur adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-09-2004
    Mesajlar
    3,237
    Karizma Gücü
    0
    arkadasın bilmiyorum çokta umrumda değil demesi yorum değil.
    agnostiklerin "tanrı varmı yokmu bilmiyorum, zaten umrumada değil" şeklinde düşündüğünü söylemiş.

    Aslında tam ollarak bu şekilde düşündükleride söylenemez.Elbet böyle önemli bir konu herkesin umrunda olur.Sadece varmı yokmu bilinmediği tartışması olabilir.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. [01-02-15-16 Şubat]Kumarbaz’ın Seçimi[İstanbul]
    2006 Konuları bölümünde XENOPHOBIA tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 28.01.06, 14:52
  2. [24 Kasım 2005]Kumarbaz’ın Seçimi[İstanbul]
    2005 Konuları bölümünde XENOPHOBIA tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 13.11.05, 09:43

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •