• Login:

  • Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 109 | Toplam: 630 İlkİlk ... 9 59 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 159 209 609 ... SonSon
6298 sonuçtan 1,081 --- 1,090 arası gösteriliyor

Konu: GÂLiBiLiK

  1. #1081
    gencerli , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0
    selam

    Ey tartışmayı çok seven sevgili arkadaşlarım, ben size bir soru sormak istiyorum.

    Farzı misal bir örnek:
    (Olmayacak biliyorum ama)Diyelim ki, Cenabı ALLAH c.c. günümüzde yeni bir peygamber ve yeni bir kitap göndermeyi murad etti, görevlendirilen o en son kişide size dedi ki ''ben size gönderilmiş olan en son ALLAH Resulüyüm, buda Kitabınız.. ve bana tabii olun''.

    Bu durumda sizin tavrınız ne olurdu?

    Atalarınızın dinine uyup İnkarmı ederdiniz, yoksa gönderilmiş olan o en son Resule İman edip teslimiyetmi gösterirdiniz?

    Eğer inkar etseydiniz neyi delil göstererek inkar ederdiniz?

    Yok eğer İman edecekseniz, geçmişte tabii olduğunuz kendi Resulünüzü bir kalemde silip, yeni Resule nasıl tabii olurdunuz?

    Bu sorular insanın İman derecesini ölçen sorulardır. Bizler Hz. Muhammet sav. efendimizi görmedik, ama ona canı gönülden iman ettik ve Resulümüz bildik. Hz. Kuranı da kitabımız bildik. Ama bir an kendimizi, Hz. Resulullah efendimizin olduğu çağda farz edersek o zaman durum ne olacaktı? Aynı teslimiyeti o zamanda gösterebilecekmiydik? Yoksa inkarmı edecektik?

    Ehli kitabın bugün içinde bulunduğu durum bundan farksızdır. Onlar kendi Resullerini değiştirmek istemedi. Ancak Cenabı ALLAH c.c. Kalblerini İslama ve İmana açtığı kimselerin durumları başka. Onun için ben derimki, bırakın Ehli Kitap bağlı olduğu şeriatta kalsın, bizler onların yaptıklarından mesul değiliz, onlarda bizlerden mesul değillerdir.ALLAH her şeye kadirdir, Kulların ve kalplerin sahibi O'dur.

    selam

  2. #1082
    HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Gencerli,
    Bir konu dışında sana katılıyorum. İman etmek bir bütündür kardeşim. Ehl-i Kitabın elindeki İncil ve Tevrat!ta kendilerinden önce gelen Peygamberlerin durumları izah ediliyordu. Ve Hatta Son Peygamberin geleceği bile yazılıydı. Böyle bir durumda onların tavrı bizimkinden farklıdır. Biz Son peygamberin Ümmetiyiz. Allah ahdinden dönmeyendir. Bu yüzden kitabında Hz. Muhammet(sav('den sonra Peygamber gelmeyecek dediyse feriştah gelse boş.
    İkincisi, Biz Ehl-i Kitabın elbette hiç bir şeyinden mesul deyiliz herkes neden böyle bir düşünce içindedir bilmiyorum. Ehl-i Kitap beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ben Onu Allah'ın bize bildirdiği ölçüde kabul ediyorum. Benim sorunum Galibi'lerle. Müslüman kardeşlerim onların zannından öte bu güruha MÜSLÜMAN dediği için onlarla tartışıyorum. Umarım niyetimizi anlamışınızdır.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  3. #1083
    sebatkar , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    01-04-2007
    Mesajlar
    362
    Karizma Gücü
    0
    bizler onların yaptıklarından mesul değiliz, onlarda bizlerden mesul değillerdir.ALLAH her şeye kadirdir, Kulların ve kalplerin sahibi O'dur.
    Haklısın sayın gençerli.Biz onların yaptıklarından mesul değiliz.Hüküm sahibi ALLAH(C.C.) dır.
    " YETMİŞİKİ MİLLETİ BİR GÖRMEYEN , HALKA MÜDERRİS OLSA DA HAKİKATE ASİDİR " ( YUNUS EMRE)





    Beni bende demen,ben de değilim
    Bir ben vardır bende,benden içeru

  4. #1084
    abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş.
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Abdi sen aklı başka birini bulup ona uyma aracı olarak görüyorsan allah kuluna bu manada bu kadar büyük nimet vermez kardeşim. hadi ben bakıp göremiyorum diyelim. ama sen bakamıyorsun bile cünkü senin adına bakan biri var.

    Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır. (zariyat)

    Bak Abdi allah AKLI OLAN için demiş. ŞEYHİ OLAN için dememiş. Ya Allah'ın bu ayetine inanacaksın yada bu ayetten gidip birine teslim olacaksın anlamı çıkarmayacaksın. Bir alime Tabi olmak ayrı teslim olmak ayrı. Alimin ilminden Aklın oranınca faydalanırsın. Bakarsın Alim'in görüşü senin aklına ve gönlüne uyuyor öürenirsin. yanlış olanada itiraz edersin.


    HAMZA...
    Hamza kardeş İşte Tahrifat Mana katliamı böyle yapıyorlar..

    İnne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem'a ve huve şehid

    Kaf suresi 37

    Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve Şahit olarak kulak veren kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.

    kaf suresi 37


    Kardeşim ayeti zanlardan kurtaralım ayetin aslı BU..Arapça okunuşu ve Türkçe Mealinin aslı..KALBİ OLANLAR..

    Sadrı inkarın en kolay yolu Allah KALP desin siz AKIL deyin !....

    ___________________
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  5. #1085
    student , TurkForum'a Hoşgelmiş student , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Gencerli kardeşim eğer Peygamber efendimiz ve sahabe bzi Hrsistiyanların ve Yahudilerin yaptıklarından mesul değiliz ,bizim için sadece müsüman olanlar önemlidir deselerdi ne onları İslamiyete davet eden mektuplar gönderirlerdi ne de İslamı yaymak için seferler düzenlerlerdi.

    Tabi şu an İslam dinini biz layıkıyla yaşayamadığımız için aynı şekilde tebliğ görevimizide yapamıyoruz .Yusuf İslam 'ın müslüman olduktan sonra çok önemli bir sözü ( şikayeti ) vardı''.Eğer siz İslamı bana daha önce tebliğ etseydiniz ben anne ve babamıda İslama davet edebilirdim ''. Tabi burada takdiri ilahi ama bizim hiç mi suçumuz yok ? Biz Yahudilerden ve Hristiyanlardan mesul değiliz demekle kurtulabilir miyiz ? veya Galibiler gibi '' Ya siz de zaten müslümansınız ' diyerek
    Hz.Muhammed (sas) mi ve Kuranı Kerimi inkar edenleri müslüman gibi göstererek tebliğ görevimizi yapabilir miyiz ?



    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  6. #1086
    HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş HAMZA... , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hamza kardeş İşte Tahrifat Mana katliamı böyle yapıyorlar..

    İnne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem'a ve huve şehid

    Kaf suresi 37

    Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve Şahit olarak kulak veren kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.

    kaf suresi 37


    Kardeşim ayeti zanlardan kurtaralım ayetin aslı BU..Arapça okunuşu ve Türkçe Mealinin aslı..KALBİ OLANLAR..

    Sadrı inkarın en kolay yolu Allah KALP desin siz AKIL deyin !....

    ___________________
    Abdi kardeş,
    Sen sabah uyanamadın sanırım. Ne mana tarifatı kardeşim. Biri Kaf suresi, diğeri Zariyat suresi. İkisinin anlamını nasıl birleştiriyorsun? Buda yeni çıktı sanırım
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  7. #1087
    student , TurkForum'a Hoşgelmiş student , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Bu arad abdi1 ;

    Seyyid Kutup Fi Zilal-il Kuran adlı Tefsirinde ;

    37- Doğrusu bunda, kalbi olana veya şahid olarak kulak veren kimse için bir öğüt vardır.

    38- Andolsun Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık. Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.

    Bu dokunuşların tümü her ne kadar surenin başında geçmişse de, sonunda bir kez daha sunulunca bu hız ve bu yoğunlukla yeni bir etki ve yeni bir dokunuş kazanıyor. Ve bu dokunuşlar insanın his ve duygularına surenin başında etraflıca anlatıldığında bıraktığı tatdan daha başka bir tad veriyorlar. İşte bu Kur'an-ı Kerim'in hayret verici bir özelliğidir. Kur'an'da daha önce buyurulmuştu ki: "Onlardan önce Nuh kavmi, Ras halkı ve Semud kavmi de yalanlamıştı." "Ad, Fir'avn ve Lut'un kardeşleri de." "Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Bütün bunların hepsi peygamberleri yalanladılar da üzerlerine tehdidim hak oldu." (Kaf Suresi, 12,13,14)

    Burada ise şöyle buyurmaktadır: "Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Gerçekte onlar bunlardan kurtulmak için memlekette delikler aradılar. Kurtuluş var mı?"

    Kur'an-ı Kerim'in her iki yerde de işaret ettiği gerçek aynı gerçektir. Fakat bu ayette birinci ayetteki şeklinden bambaşka yeni bir biçimdedir.

    Sonra Allah Teala bu şekle geçmiş nesillerin hareketlerini eklemektedir. Nesiller diyar diyar yürümekte, hayat ve geçim araçlarını araştırmaktadırlar. Ve sonra bu nesilleri, içinden hiçbir kimsenin sıyrılıp kurtulamıyacağı, hiçbir kaçış ve kurtuluşun olmadığı kutsal kudret elinin avucu içinde tutuklanmış görmekteyiz. "Kurtuluş var mı?"

    Bunun ardından ciddiyet ve canlılığı daha da artıran bir ifade yer almaktadır: "Doğrusu bunda, kalbi olana veya şahid olarak kulak veren kimse için bir öğüt vardır."

    Geçmiş nesillerin başına gelenlerde elbette öğüt vardır. Ama bu öğüt kalbi olanadır. Bu dokunuşlardan ibret almayan kimsenin ya kalbi ölüdür ya da oldum olası hiç kalbi yoktur. Hayır hayır buna da gerek yoktur. Öğüt ve ibret almak için, surede yer alan hikayeye can-ü gönülden ve uyanık olarak kulak vermek yeterlidir. O zaman hikaye gönüllerde gereken etkisini gösterecektir. Çünkü bu haktır ve gerçektir. Gerçekten insan ruhu, geçmişlerin acı akıbetleri konusunda son derece hassastır. En küçük bir uyanıklık ve en ufak bir dikkat, bu gibi etkileyici ve coşturucu yerlerde ruhlara ilham veren duyguların ve hatıraların coşması ve harekete geçmesi için yeterlidir.

    Allah Teala daha önce kainat kitabından bazı sayfalar sunmuştu. "Üzerlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiçbir çatlak ta yoktur." "Yeryüzünü de yaydık, ona sağlam dağlar yerleştirdik, onda her güzel çifti bitirdik."(Kaf Suresi, 6-7)

    Burada ise şöyle buyurmaktadır: "Andolsun Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık. Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı." Allah Teala burada birinci dokunuşa şu gerçeği ekliyor: "Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı" gerçeğini. Bu ifade, şu hayret verici mahlukat içinde yaratmanın ve yoktan var etmenin kolaylığını ifade etmektedir. O halde ölüleri diriltmek ne kadar kolaydır? Çünkü bu göklere ve yeryüzüne oranla çok basit ve çok önemsiz bir şeydir. Ve bunun arkasından da yine yeni bir ilham ve yeni bir duygu yüklü ifade gelmektedir:


    Elmalılı Hamdi Yazır

    37- Şüphesiz ki bunda kalbi olan ve hazır bulunup kulak veren kimse için elbette bir öğüt vardır.

    İmam Kurtubi El-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an tefsirinde


    37. Muhakkak ki bunda kalbi olan veya kendisi şahit olarak dikkatxle kulak veren kimse için elbette öğüt vardır.

    38. Andolsun göklerle yeri ve aralarında olanları Biz altı günde yaxrattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.



    "Biz bunlardan önce kendilerinden daha çetin güce sahip nice nesilxler helak ettik." Yani ey Muhammed, senin kavminden Önce onlardan daxha çetin güce ve yakalayışa sahip nice toplumlar helak etmiş bulunuyoruz.

    "Yeri delik deşik etmişlerdi." Kurtulmak arzusu ile orada yol almışlarxdı. Ülkelerde çeşitli eserler bırakmışlardı, diye de açıklanmıştır. Bu açıklamaxyı İbn Abbas yapmıştır. Mücahid dedi ki: Yeryüzünde yol teptiler ve dolaştılar, en-Nadr b. Şumeyl: Dolanıp durdular, diye; Katade de çokça dolaştılar, diye açıklamıştır. el-Müerric: Uzaklaşıp durdular diye açıklamıştır. İmruu'l-Kays'ın şu beyiti de bu anlamdadır:

    "Ben pek uzak yerlerde dolaşıp durdum ve sonunda Geri dönmeyi ganimet bildim."

    Şöyle de açıklanmıştır: Bunlar ticaret yapmak amacıyla ülkelerin en uzak yerlerini dolaştılar. Acaba ölümden bir kurtuluş bulabildiler mi? Her tarafı ölümden kurtulmak için bir sığınak bulmak maksadıyla dolaştılar, diye de açıklanmıştır. el-Haris b, Hillize dedi ki:

    "Ölümden korktuklarından her taraû dolaştılar Ve yeryüzünde gidilecek her yere gittiler."

    Delik deşik etmişlerdi" anlamındaki buyruğu el-Hasen ve Ebu'j-Aliye "kaf" harfi üstün ve şeddesi z olmak üzere: diye okumuşlardır.

    " Delmek ve bir şeyin içine girmek" demektir. Bunun dağdaki yol demek olduğu da söylenmiştir bu demektir. Bu açıklamaxlar İbnu's-Sİkkit'ten nakledilmiştir.

    " Duvarı oydu, deldi" demektir. Bu delisin ismi: diye gelir, çoğulu şeklindedir.

    Yani bunlar ülkeleri delip geçtiler (aşıp gittiler) ve onun dağlarındaki yolxlarında yol aldılar.

    Demirin oyup deldiği şeyde etki bıraktığı gibi, orada da etki bıraktılar, dixye de açıklanmıştır.

    es-Sülemi ile Yahya b. Yamer bu kelimeyi tehdit anlamında emir olarak "kaf' harfini kesreli ve şeddeli: " Haydi yeri delik deşik edin!" diye okumuşxlardır. Yani yeri dolaşıp durun ve orada gezin, bakın bakalım ölümden "kaxçıp sığınacak bir yer buldular mı?" [33] Bu açıklamayı es-Salebi nakle tmişür.

    el-Kuşeyrî'nin naklettiğine göre şeddesiz "k&#226 harfi kesreii olarak: okuyuşu da vardır ki, orada -bineklerinin tabanları aşınıp incelinceye kaxdar- çokça yol aldılar, demek olur. el-Cevheri dedi ki: Esre ile: " Derenin tabanları inceldi" denilir, “ Adamın devesinin tabanları inceldi."; "Ayakkabının tabanı parçalandı" demektir.

    “ Kaçıp, sığınacak yer" lafzı:

    "o şeyden yana kaydı, meyxletti, eder, meyletmek" fiilinin mastarıdır. Mesela: "Ondan kurxtuluş, ondan kaçacak yer, kaçış yoktur" denilir. “Kaçıp kurtulmak" da onun gibidir. Dost bilinen kuvvetlere; "Düşmandan yana çekildiler" denilir. Düşman hakkında da: " Yenildiler, bozguna uğxradılar" denilir.

    "Muhakkak ki bunda kalbi" onunla düşünecek bir aklı "olan... için elbetxte öğüt vardır." Bu sûrede sözünü ettiğimiz hususlarda bir hatırlatma ve bir öğüt bulunmaktadır. Burada akıl kastedilerek kalb zikredilmiştir, çünkü akxlın yeri orasıdır. Bu anlamdaki açıklamayı Mücahid ve başkaları yapmıştır.


    gibi diğer alimlerde kalb olarak tercüme etmişlerdir.Diyaentin tercümesinde olan akıl da yukarıdaki ;

    "Muhakkak ki bunda kalbi" onunla düşünecek bir aklı "olan... için elbetxte öğüt vardır." manasındadır .

    Tabi siz Printırdan icazetli Şeyh (!) iniz dışındakilerin hepsi manada tahrifat yapıyor zannettiğiniz için hemen ;

    İnne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem'a ve huve şehid

    Kaf suresi 37


    Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve Şahit olarak kulak veren kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.

    kaf suresi 37

    Kardeşim ayeti zanlardan kurtaralım ayetin aslı BU..Arapça okunuşu ve Türkçe Mealinin aslı..KALBİ OLANLAR..

    Sadrı inkarın en kolay yolu Allah KALP desin siz AKIL deyin !....
    yazarak SADR ı inkar ediyorsunuz diye herkesi suçlamak.Burada üstelik burada SADR kelimeside geçmiyor.

    Üstelik şehid kelimesini niye türkçe anlamında yazmadında direk ŞAHİD olan diye alıntıladın.İşinize gelince EVLİYA kelimesini tercüme etmeden alıntılıyorsunuz , veya buradaki KALB kelimesini de Türkçe anlamı ile alıyorsunuz.Burada bende sana şimdi ayeti tahrif etti , orada ŞEHİD kelimesi geçiyordu , Türkçede Şehid Allah yolunda ölendir desem sizin EVLİYA kelimesini tercüme edenler hakındaki suçlamanızla aynı hatayı yapmış olmaz mıyız ?


    İşinize geldimi ayetlerin istediğiniz kelimelerini tercüme etmeden kullanın , işinize gelmeyince tercüme edin , kafanıza göre takılın.


    Bu arada ne oldu hala Prıntırdan icazetli Şeyh (!) iniz 4 kitabı SADIR dan SATIR a dökemedi mi ? Manası tahrif edilmiş İncillere (!) ve Tevrata inanıp kandırılmış milyarlarca Yahudi ve Hristiyan ın , Şeyh (!) inizin 4 kitabı SADIR dan SATIR a dökmesi ile gerçek İncilleri (!) ve Tevratı okuyarak hakikati öğrenmesi için daha ne bekliyorsunuz ?





    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  8. #1088
    Kenan , TurkForum'a Hoşgelmiş Kenan , TurkForum'a Hoşgelmiş Kenan , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı gencerli tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    selam

    Ey tartışmayı çok seven sevgili arkadaşlarım, ben size bir soru sormak istiyorum.

    Farzı misal bir örnek:
    (Olmayacak biliyorum ama)Diyelim ki, Cenabı ALLAH c.c. günümüzde yeni bir peygamber ve yeni bir kitap göndermeyi murad etti, görevlendirilen o en son kişide size dedi ki ''ben size gönderilmiş olan en son ALLAH Resulüyüm, buda Kitabınız.. ve bana tabii olun''.

    Bu durumda sizin tavrınız ne olurdu?

    Atalarınızın dinine uyup İnkarmı ederdiniz, yoksa gönderilmiş olan o en son Resule İman edip teslimiyetmi gösterirdiniz?

    Eğer inkar etseydiniz neyi delil göstererek inkar ederdiniz?

    Yok eğer İman edecekseniz, geçmişte tabii olduğunuz kendi Resulünüzü bir kalemde silip, yeni Resule nasıl tabii olurdunuz?

    Bu sorular insanın İman derecesini ölçen sorulardır. Bizler Hz. Muhammet sav. efendimizi görmedik, ama ona canı gönülden iman ettik ve Resulümüz bildik. Hz. Kuranı da kitabımız bildik. Ama bir an kendimizi, Hz. Resulullah efendimizin olduğu çağda farz edersek o zaman durum ne olacaktı? Aynı teslimiyeti o zamanda gösterebilecekmiydik? Yoksa inkarmı edecektik?

    Ehli kitabın bugün içinde bulunduğu durum bundan farksızdır. Onlar kendi Resullerini değiştirmek istemedi. Ancak Cenabı ALLAH c.c. Kalblerini İslama ve İmana açtığı kimselerin durumları başka. Onun için ben derimki, bırakın Ehli Kitap bağlı olduğu şeriatta kalsın, bizler onların yaptıklarından mesul değiliz, onlarda bizlerden mesul değillerdir.ALLAH her şeye kadirdir, Kulların ve kalplerin sahibi O'dur. selam
    Selam Gencerli. yazdıklarına katılmakla beraber cevap vermek istiyorum. Öncelikle şeriat değiştirmenin ne kadar zor birşey olduğunu anladığın ve yazdığın için teşekkür ederim.

    Senin de dediğin gibi ehli kitap bizi ilgilendirmiyor. Ancak biz kendi şeriatımızın gereği olarak, onları ehli kitap olarak kabul edip, ve Allah var diyene Müslüman deyip gerisini Herşeyi bilen Allah'a bırakacağız. Bu bizim şeriatımızın bizlere emridir. Allah c.c. onları Kitabında ehli kitap olarak kabul ederken bazı arkadaşlar onları ehli kitap olarak kabul etmemektedirler. Onlar Allah'tan daha iyi biliyorlar.

    Bizler ehli kitaba tebliğimizi de yapacağız. Gelen en doğru yolu bulmuştur. Ama gelmeyene kafir diyemeyiz. Ayettede yazdığı gibi Allah c.c. hükmünü vermiştir. Bu ayetin üzerine hiç bir tartışma yapılamaz. Tartışma yapan Allah'a eksik sıfat isnad eder. Malesef bazı arkadaşlar farkında olup veya farkında olmadan bunu yapıyorlar.

    Bakara 62.
    Şüphesiz inananlar; yahûdiler, hıristiyanlar ve sâbiiler(den) Allah'a ve âhiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükâfât vardır; onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.


    Alıntı gencerli tarafından gönderildi.
    Allah herşeye kadirdir, Kulların ve kalplerin sahibi O'dur.
    Tebrikler.

    Bu sözü sadece ağızla değilde, kalben de söyleyenlerden eylesin Allah c.c.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  9. #1089
    abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş. abdi1 , Forumda ilk aşamayı gecmiş.
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Abdi kardeş,
    Sen sabah uyanamadın sanırım. Ne mana tarifatı kardeşim. Biri Kaf suresi, diğeri Zariyat suresi. İkisinin anlamını nasıl birleştiriyorsun? Buda yeni çıktı sanırım
    HAMZA...
    Biz Uyanalı yıllar oldu Hamza kardeş, sizi uyandırmaya çalışıyoruz..
    Zariyat da değil o ayet yanlış yazmışsın KAF suresinde zariyat'tan bir önceki sure...
    Hamza kardeş İşte Tahrifat Mana katliamı böyle yapıyorlar..


    İnne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem'a ve huve şehid

    Kaf suresi 37

    Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve Şahit olarak kulak veren kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.

    kaf suresi 37



    Kardeşim ayeti zanlardan kurtaralım ayetin aslı BU..Arapça okunuşu ve Türkçe Mealinin aslı..KALBİ OLANLAR..

    Sadrı inkarın en kolay yolu Allah KALP desin siz AKIL deyin !....
    İnsan bu dünyâda bir MÜRŞİDİN uyandırışı ile kendi cevherinin farkına varırsa, içinde duyduğu derin özleyişin kime ve nereye âit olduğunu anlamış olur.
    ALLÂH’ın önce dış âlemde fiilî sıfatının tenezzülen zuhûru ile, sonra iç âlemde hissedilir hâle gelmesine tecellî denir.
    Bu hâle eren insan kâinâta ALLÂH’ın görüşü ile bakar.
    Her baktığı yerde onu hisseden insan “gören” demektir. Gene bu haller tam bir vuslat değildir; tam bir özleyiş içindedir.
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  10. #1090
    student , TurkForum'a Hoşgelmiş student , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    abdi1 , SADR nedir ?

    Yani buraya SADR eşittir KALB olarak yansıtmaya çalışıyorsun da o yüzden sordum .

    Yukarıda alıntıladığın ayetteki KALB ile SADR ı aynı anlama geliyor gibi kullanmışsında ;


    Hamza kardeş İşte Tahrifat Mana katliamı böyle yapıyorlar..



    İnne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem'a ve huve şehid


    Kaf suresi 37


    Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve Şahit olarak kulak veren kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.


    kaf suresi 37




    Kardeşim ayeti zanlardan kurtaralım ayetin aslı BU..Arapça okunuşu ve Türkçe Mealinin aslı..KALBİ OLANLAR..


    Sadrı inkarın en kolay yolu Allah KALP desin siz AKIL deyin !....
    yazarak SADR ı inkar ediyorsunuz diye herkesi suçlamak. üstelik burada SADR kelimeside geçmiyor.


    Evet abdi1 SADR kelimesi ile bu ayetin ne alakası var ?

    Hani kelimeleri işinize geldiği gibi anlıyorsunuz ya , buradada SADR kelimesi nerede var onu bir gösterin ?


    Bu arada daha da önemli konu ;

    Galibi Şeyh (!) de çok bencil çıktı , Yahudileri ve Hristiyanları Hz.Muhammed (sas) mi ve Kuranı Kerimi inkar etmelerine rağmen siz müslümansınız diye oyalıyor . Halbuki 4 Kitabı SADIR dan SATIR a dökekilir (!). Peygamber varisi ya.

    Ne oldu Galibiler yoksa Şeyh (!) iniz dediğiniz gibi Peygamber varisi değil de 4 kİtabı SADIR dan SATIR a dökemiyor mu ?

    Şeyh(!) izin Peygamber varisi olduğunu siz söylediniz ,daha sonra abdi1 ;

    http://www.turkforum.net/showthread....518505&page=73 1094 nolu mesajda ;


    abdi1
    Hakikat Sadırda yazılı kardeşim..Dört kitabı Sadırda taşıyanlar Peygamberler ve onların varisleridir..Sadır Hakikatın Pınarı dır..Sen O sadra Hürmet etmezsen kitapları arar durursun..Allah kitabını Rabaniunla, Ebrarla korur..Sen onu akılla Alim der alimide kendi kıstasında Satırları ezberinde tutan sanırsın..
    Bunu yazanda siz Galibilersiniz ,

    Bekletmesin tüm insanları , tüm insanlık sizin Şeyh (!) inizin 4 kitabı SADIR dan SATIR a dökmesi ile felaha erecek. Manası tahrif edilmiş İncilleri (!) ve Tevratı okuyan zavallı , kandırılmış Yahudiler ve Hristiyanlar Şeyh (!) iniz sayesinde gerçek İnciller (!) ve Tevratı okuyabilecek.
    Böylece Hz.Muhammed (sas) ile ilgili kendi kitaplarında yazan gerçeğide öğrenebilecekler.

    Hadi bu insanları hakikatten mahrum etmeyin.

    Bekletmeyin ,


    selam ve dua ile,
    Bu mesaj en son " 14.06.07 " tarihinde saat 13:48 itibariyle student tarafından düzenlenmiştir...
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.