• Reklam
Sayfa: 200 | Toplam: 639 İlkİlk ... 100150190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210250300 ... SonSon
6389 sonuçtan 1,991 --- 2,000 arası gösteriliyor

Konu: GÂLiBiLiK

  1. #1991
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Burada sarf edilen sözler hem kaba hem amiyane hemde yanlıştır. Kaba cünkü, yaratılan yaratanın eseridir. "Ona Ruhumdan üfledim" Emri ilahisine bir reddiyedir. Benlik var edilmiş olduğu için kurtulunacak bir durum değildir. Var eden kendi ilimi ile oluşturduğu varlığı kul haddi üzerine böyle " Kün" etmiştir. Kulun görevi varedenin varlığına hamd ve onun emrine uyuştur. Var eden yok olmayı dilemedikçe kulun böyle bir hareketi olmaz. Kula hatasından dolayı "Sahtekar" diyebilen görüş, Allah'ın hataları Affeden vasfına hakarettir. Kul hata etmek üzere yaratılmıştır hatalarını Allah'a rücu edip affını isteyecektir, yada bir başka kul o hatadan ders alacaktır. Kısacası Yaratanın eserine yapılan bu hakaret onun tasarrufuna hakarettir. Yok olma fikri ise Tasavvufun yanlış yorumladığı bir haldir ki, nefsinde insanlar üzerinde hakları olduğunu unutmamak lazımdır.
    Var edilmiş olmayı varlık sebebi sayıp Allah ile rekabet yapıldığına inanabilen bu görüş ciddi bir yanılgı içindedir. Varlığın, bir başka güç tarafından verilmesi ve mutlak bir ölüm ile son bulması hangi varlığın tartışmasını oluşturur ki? Sistemleri Allah’ın varlığı üzerine kuran Din, böyle bir emir vermez. O nefsi terbiyedir ki, nefsi terbiye eden her şeyin farkına vararak terbiye etmelidir. Bunun gerekçesi ile tam teslimiyettir. Allah insanlara beşeri beden vermiş, akıl irade ve nefis vermişse bunlar ile amel etmek içindir. Nefsine zulmedende zalimdir. İlmi metodları Kuran ilimlerini hiçe sayıp nasılsa bize Allah veriyor diye miskinlik yapmak böyle düşünceleri doğurur. Oysa Allah’a teslimiyetin ölçüsünü Rasul koymuştur. “ Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışacağız, yarın ölecekmiş gibi ibadet edeceğiz” kimse varlık yokluk kampanyaları yapmasın, Allah’ın varetme sebebine sarılsın ilahi hüküm budur.
    HAMZA...
    Varlık ve Yokluk hakkında konuşurken Acık ALLAH'ı biliş kokusu gelsin.
    ALLAH'ın varlığı MUTLAK varlık , Kul'un VARLIĞI İZAFİDİR..YANİ VARLIK deyince ALLAH ile Kul aynı değil kardeşim.Bu YARADILMIŞIN, izafi oluşunu İdrak, Mutlak Olan varlığa teslimiyeti için GEREKLİ KILINMIŞTIR..İZAFİ Oluşunu idrak MUTLAK varlığı GÖREREK ŞEHADETİ getirir..İDRAK dinleyerek,okuyarak değil YAŞAYARAK olur..İşte YAŞAMANIN YOLU TASAVVUFF Vesilesi MÜRŞİDİ KAMİLDİR..
    Mürşidi kamili kabul edemeyenler..Bu yönlü TERTİBİ İNKARDAN başka YOL BULAMAZLAR..
    YOKLUK deyince Aklından başka rehberin olmayınca YOK OLMAK zanı ,seni hakikatı inkara sevkediyor..Sen Varsın.. ALLAH'ın VARLIĞI KARŞISINDA Yok MESAFESİNDESİN..İZAFİSİN !....
    YOKLUK ALLAH'ın varlığı karşısında ACZİYETİNİ idrak.VERİLEN CÜZZİ İRADE ile K&#220Lİ İRADEYE TESLİMİYETTİR..
    K&#220Lİ İRADENİN Hakimiyet ve Tasarufatına şehadet.YOKLUKTUR..
    Şekil ve Aklın zanları ile doldurulan ilim.YOKLUĞUDA Kendi zannınca RESMEDİP.YOK oluş sanır..Bu ZANLADA İNKARI iman sanmaktadır.
    Onun için Tassavuf ehli Cüzzi iradesini K&#220Lİ İRADEYE teslimiyetle HAKİKLATA vakıf olandır..K&#220Lİ İRADEYE TESLİM olmuş ZAT.."MÜMİN KULUN KALBİNE sığan "VARLIĞIN TEK SAHİBİ ile GÖRÜR..
    Yaradılmış BEŞER Verilen iradesi ile yani senin varlık dediğin o halini, K&#220Lİ İRADEYE teslimiyete yaradılmıştır...K&#220Lİ İRADEYE TESLİMİYET YOKLUKTUR...Öyle bir yokluk ki,HAY ismi ile dirilir.HU ismi ile Ondan başka MUTASARRIF olmadığını HAYKIRIR..
    Bu Beşerin YOK OLMASI değil..HAKİKATLE DİRİ KALMASIDIR..
    Onun için "&#214EN HAYVANDIR,AŞIKLAR &#214MEZ.."
    Kendi varlığının ESİRİ olan KUL..Kendisi varlık iddası ile, kendini kendine sedreder.. VARLIĞIN SAHİBİNİ TANIMAK için Tertibi ilahi olan YOKLUĞA MUHTAÇTIR..BU İDRAK onun hakimiyetine şehadet.Külli İradeye teslimiyettir ki..Bu TESLİMİYET ARİFİYETİ GETİRİR.Kullar dil ile Kullar nazarında İSLAM olur..FAKAT istenen...İSLAMIN yani TESLİMİYETİN HAL OLARAK YAŞANMASI .
    Kul Bu Hali Yaşamak için TERTİBİ İLAHİYEYE MUHTAÇTIR..
    Kulun sahtekarlığı.BU HAKİKATI KAVRAMADAN ALLAH'ı BİLME iddası gütmesindedir.Verilmeyen vazifeyi KENDİNDE VAR Göstermesindedir.BU avama gizli olsada EHLİNE AYANDIR....
    ALLAH'ı biliş BU YOKLUĞU İdrak ile VAR OLANA, ALLAH'a ŞEHADETTİR...
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  2. #1992
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah (cc) dan kk1453'e doğru yolu göstermesini niyaz ederim.


    selam ve dua ile,

    Amin , amin .Allah (cc) razı olsun.

    Fatiha Suresi


    1. Bismillahirrahmânirrahîm


    2,3,4. Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, Din gününün
    maliki Allah’a mahsustur.


    5. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.


    6,7.
    Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet;
    gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  3. #1993
    thrdrmml adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-07-2007
    Mesajlar
    1,352
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Felak Suresi

    De ki: Yaratilmislarin serrinden, karanlik çöktügü zaman gecenin serrinden, dügümlere üfleyenlerin serrinden ve haset edenin, içindeki hasedini disariya vurdugu vakit, serrinden; safak aydinliginin Rabbine (Allâh'a) siginirim.

    Nas Suresi

    1. De ki: Siginirim ben insanlarin Rabbine,
    2. Insanlarin Melikine (mutlak sahip ve hakimine),
    3. Insanlarin Ilâhina.
    4. O sinsi vesvesenin serrinden,
    5. O ki insanlarin gögüslerine (kötü düsünceler)fisildar.
    6. Gerek cinlerden,gerek insanlardan(olan bütün vesvesecilerin serrinden Allah'a siginirim!İ

    ---------------------------

    Kardeşim sende gizli gönül derdi yoksa Dervişin sana Aşk tan bahsetmemesi daha iyidir..

    P.H. Galip Hasan KUŞ&#199OĞLU (K.s)

  4. #1994
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Varlık ve Yokluk hakkında konuşurken Acık ALLAH'ı biliş kokusu gelsin.
    ALLAH'ın varlığı MUTLAK varlık , Kul'un VARLIĞI İZAFİDİR..YANİ VARLIK deyince ALLAH ile Kul aynı değil kardeşim.
    Sevgili Abdi,
    Varlık ve yokluk adına yazdıklarını bir kez daha oku. Bize önerdiğin şeyler birbirini doğrulamıyor ki biz Konuşurken Allah kokusu gelsin tavsiyeni önce kendine bir versen diyorum. Kulun varlığı kendimi oluştu abdi Efendi? Kulu oluşturan güç Allah, allah. Kul allah'ın eseridir. Varlığındaki cazibe Allah'tandır. O varlığın içine kendinden Ruh ekleyecek kadar iyi bir eserdir. Kulun varlığı ile Allah'ın varlığını karşılaştıran sensin. Kula yüklediğin acizlik allah'ın yaratışına gösterdiğin acizdir. Acz senin bakışında ilim diye tutturduğun ezberciliktedir. İşte bu manadaki yaklaşımda bunu kanıtlıyor. Allah'ın varlığını bildiren yine Allah'tır. Kimse bu varlığa şahit olmadı. Rab Ezeldede vardı, ebede devam edecektir. Bu yaratıcının varlığıdır. Sen bu varlıkla Kendisinin yarattığı İnsanın varlığını nasıl aynı kefeye koyarsın? Yada Zaman ve mekan düzleminde yaratılmış bir insanın kendi dünyasındaki varlığına nasıl karşı çıkarsın? Sonrada allah'ın yarattığı varlığın konumuna " Sahtekar" dersin. Komik
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu YARADILMIŞIN, izafi oluşunu İdrak, Mutlak Olan varlığa teslimiyeti için GEREKLİ KILINMIŞTIR..İZAFİ Oluşunu idrak MUTLAK varlığı GÖREREK ŞEHADETİ getirir..İDRAK dinleyerek,okuyarak değil[B] YAŞAYARAK olur
    İslam'ın Hz. Muhammet(sav) ilk indirdiği emir "İQRA" oku dur. Kitap Peygamberin kalbine Ruhul Kudus vasıtası ile indirilmiştir. Allah bu beylerin dediği gibi murad etseydi Ayetleri herkesin sadrına indirir Kitabada gerek kalmazdı. Ne kolay olurdu değilmi? "Bunu nereden bildin yada duydun" sorusuna en kolay cevap; "Benim sadrıma Allah indirdi" allah bana Kuran'ı Türkçe anlatıyor" deyip sıyrılmaktır. Kimse irdeleyemez bunu. Sonuçta allah(cc) Şeyhin sadrına Kuran'ı Türkçe indiriyor. Şimdi Kelamcılar oturup Allah'ın kelamını Başka dillere çeviriyorlar. O ilime ne gerek var. Gidin Şeyh Efendiye biat edin o size istediğiniz dilde Meali versin" Bu bizim Mealciler ve tefsirciler ne diye ömür harcıyorlar bu konuda? Hem ilim bu değil ki, İlim Sadr'ır.
    onuçta okuyan ve araştıran taş kalplimi de bu ilimde inancını imanını koyamayacak? İblis sofi takımını ilimden alıkoyarak onları ayartır farkında bile olmazlar. Ama ilim onlara göre Kendilerine ezberletilen şeylerdir o kadar
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    YOKLUK deyince Aklından başka rehberin olmayınca YOK OLMAK zanı ,seni hakikatı inkara sevkediyor..Sen Varsın.. ALLAH'ın VARLIĞI KARŞISINDA Yok MESAFESİNDESİN..İZAFİSİN !....
    Sana bu karşılaştırmayı yaptıran güç ne? Hangi akıl bağli biri yaratan ile yaratılanın varlığını aynı kefeye koyar? Yaratanın var ettim dediği gerçeğe yok demek, Yaratanın gücünü yaratılanın varlığı ile karşılaştırıp sonuç çıkarmak, nasıl bir ilim? Hangi düşünce bu ayrımı ifade etmek için bu örnekleri kullanır. Allah öncesi olan bir zat değil ki, Kul varlığını allah'tan alır. Allah ona ne verdiyse onunlar var. Yani Kul varsa o varlık allah'tandır. sen sadece Felsefe yapıyorsun Allah'ın ayetlerini güya yaşadığını sanıyorsun
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Şekil ve Aklın zanları ile doldurulan ilim.YOKLUĞUDA Kendi zannınca RESMEDİP.YOK oluş sanır..Bu ZANLADA İNKARI iman sanmaktadır.
    Onun için Tassavuf ehli Cüzzi iradesini KÜLLİ İRADEYE teslimiyetle HAKİKLATA vakıf olandır..KÜLLİ İRADEYE TESLİM olmuş ZAT.."MÜMİN KULUN KALBİNE sığan "VARLIĞIN TEK SAHİBİ ile GÖRÜR..
    Yaradılmış BEŞER Verilen iradesi ile yani senin varlık dediğin o halini, KÜLLİ İRADEYE teslimiyete yaradılmıştır...KÜLLİ İRADEYE TESLİMİYET YOKLUKTUR...Öyle bir yokluk ki,HAY ismi ile dirilir.HU ismi ile Ondan başka MUTASARRIF olmadığını HAYKIRIR..
    Bu Beşerin YOK OLMASI değil..HAKİKATLE DİRİ KALMASIDIR..
    Onun için "ÖLEN HAYVANDIR,AŞIKLAR ÖLMEZ.."
    Kendi varlığının ESİRİ olan KUL..Kendisi varlık iddası ile, kendini kendine sedreder.. VARLIĞIN SAHİBİNİ TANIMAK için Tertibi ilahi olan YOKLUĞA MUHTAÇTIR..BU İDRAK onun hakimiyetine şehadet.Külli İradeye teslimiyettir ki..Bu TESLİMİYET ARİFİYETİ GETİRİR.Kullar dil ile Kullar nazarında İSLAM olur..FAKAT istenen...İSLAMIN yani TESLİMİYETİN HAL OLARAK YAŞANMASI .
    Kul Bu Hali Yaşamak için TERTİBİ İLAHİYEYE MUHTAÇTIR..
    Kulun sahtekarlığı.BU HAKİKATI KAVRAMADAN ALLAH'ı BİLME iddası gütmesindedir.Verilmeyen vazifeyi KENDİNDE VAR Göstermesindedir.BU avama gizli olsada EHLİNE AYANDIR....
    ALLAH'ı biliş BU YOKLUĞU İdrak ile VAR OLANA, ALLAH'a ŞEHADETTİR...
    İlimde Akılı atıp sadece Zahiri bir anlayışı bu hedefe yeterli gören grup, Akıllarını biat ettiklerine teslim edenlerdir. Kuranı yaşıyoruz diyenler bir araştırıp baksınlar madem yaşıyorlar kuranı, orada kaç Ayette " Akletmiyorlarmı" kelimesi vardır? Allah imanı akıl sahibi olmayandan sormuyor. İman akıl ve Kalbin ortak ürünüdür. Bir daha söylüyorum bu arkadaş biraz konuları saptırıyor. İman ve inanç akıl ve kalbin ortak ürünüdür. Biri olmazsa diğeride olmaz. ama bu arkadaşa göre Akılı şeyhe vereceksin onun vasıtası ile İmanı bulacaksın. İlim bu. Varlık ve yokluk üzerindeki örneği bile Tevhide aykırı. Kul Allah'ın varettiğidir. Bu varlığa yok demek Günah, Allah ezeldede var olan ebedde var olacak olandır. Kulun varlığı ile allah'ın varlığını bu manada karşılaştırıp bize ders veren kardeşimizi Allah'a havale ediyoruz
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  5. #1995
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Ezbercilik Şehadetin olmadığı Noktadan bilgilerinle AHKAM KESMEK kardeşim.
    ALLAH MUTLAK varlık olunca Kula YOKLUKTAN başkası yakışmaz.O varlığın içine eklediği Ruhu açığa çıkarmak için Kendi yokluğuna şehadetin olacak..
    Yokluk YOK OLUŞ değil Karıştırdığın bu,Aynı düşünmüyorum dediğin ALLAH ve Kul, VARLIK ve YOKLUK kavramı ortaya konunca bakış aynı zaviyeden çıkıyor..O MUTLAK varlığın karşısında ,İZAFİ olan sen, sanki ONUN VARLIĞINDAKİ yokluk gibi İZAFİ OLANIN yokluğunu kabul edemiyorsun.ALLAH'ın varlığı karşısında YOKLUK denince .O VARLIĞI DÜŞÜN ki..Onun Karşısında yokluk MESAFESİ ne demek anlamaya meylin olsun..
    .."&#214MEDEN ÖNCE &#214MEK" diye tarif edilen HAL bu..Yokluk Nefsindeki ACZİYETE şahit olup.ALLAH'tan olan Subuti sıfatlara şehadet...LAİLAHEİLLALLAH'ha ŞEHADET..
    Kendinde BU ACZİYETİ yaşamadan.VAR OLANA ŞEHADET olmaz..
    Tek MUTASARRIFIN ALLAH olduğunu GÖRMEK için..BENLİKLE SAHİP &#199KTIĞIN ,ONUN OLAN NE VARSA ONDA GÖRMEYİ Becerebilmek gerek..
    AKLIL Allah'ın Bu dünya için kuluna verdiği En Büyük nimet..Onu KULLANMAYAN bedevilikten kurtulamaz.
    Akıl sana bu dünya için verildi..MANA'ya akıllın kapısı kapalı kardeşim..
    Aklın imanı zan ve tahminden öte yol bulamaz..Gönlün imanı GÖRMEK ve SEYİRDİR..
    YARADANINA HAYRAN OLAN GÖN&#220DÜR..Aşkı ilahinin MAKAMI Gönüldür..
    GÖN&#220 MANANIN idrakı ALLAH'ın bilinmekliği için sana verildi...Aklın bu dünyada GÖNLÜN KAVRADIĞI HAKİKATI,Zahire çıkarman için sana verilen NİMET..AKLI olamayanın ZAHİRE &#199KIŞI yoktur.Onun için Mecnunda VELAYET OLMAZ..Her Nimeti yerinde kullanacaksın..Ne için yaratıldı ise orda kullanmak,İMANIN ESERİDİR..Yoksa "Çok tel kırılır sineyi kanunda, Na ehle mızrabı tasarruf verilince"
    O'nu manaya götürmeye kalkarsan...O Mana için yaratılmadı..iyi bil ki..ONUN ORDA ESAMESİ YOKTUR..Onu orda zorlarsan İNKARDAN BAŞKA YOLUDA YOKTUR..
    GÖN&#220 KARDEŞİM GÖN&#220..ALLAH'ı bilen gönüldür..İMAN GÖNLE HASTIR...Kabirde Sen olarak kalan RUH..Ruhun İDRAKI GÖN&#220DE OLANDIR...
    Onun için İLİM TOPLAYIP yığmak iyide.GÖNLÜ İHMAL EDERSEN NEYE YARAR...
    Bu mesaj en son " 18.03.08 " tarihinde saat 11:21 itibariyle abdi1 tarafından düzenlenmiştir...
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  6. #1996
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    HAMZA kardeşim Hz.Muhammed (sas) boş yere Kuranı Kerimi kağıtlara , derilere , ağaçtan malzemelere yazdırdı , boşuna sahabeye ezberletti.Bazılarının Şeyhleri Sahabeden çok daha üstün , Kuran sahabenin Sadrına inmemiş ama Şeyhlerin Sadrına inmiş.
    Seninde dediğin gibi Müslüman alimler boşu boşuna ilim için yollara düşmüşler, boşu boşuna Kuran ilimlerini hadis ilimlerini öğrenmek için çaba sarfetmişler , halbuki Allah direk Sadra indiriyor.
    Kuranı Kerimdeki ilk ayet '' İkra' '' ama boşver sen ilimle uğraşmayı Allah Sadra direk indiriyor.Aslında her Şeyh (!) Peygamberde biz bilmiyoruz.



    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  7. #1997
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    ANKEBUT
    48. Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

    49. Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.

    Sen ilminle İNKAR etsende HAKİKAT değişmiyor kardeşim...Kuran ALLAH kelamı...Satırları anlamak için HAKİKATIN sesine SADRA MUHTAÇSIN....
    Satırları zannınıza göre kabul edip.ALLAH'ın tertibini kabullenmemek Seni yada zihniyetini nere götürür....
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  8. #1998
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Ezbercilikten kasıt senin kullandığın metodtur. Konulara verdiğin cevaplar daha önceki yazılarının hep aynısının tıpkısı. O yüzden senden gelen bir cevap değil bu ezbercilik oluyor. Bilmem anlatabildimmi?
    Varlık ve yokluk konusundaki karşılaştırman beni çok üzüyor. Ortaya koyduğun varlık Allah(cc) ise ondan gayri ne koyarsan koy Rabbin yarattığı ile karşılaşırsın. Diyorum ki, bununla neyi öğütleyeceksin, neyi anlatacaksın. Beni Allah yarattı diyen insan için bu karşılaştırmanın niyeti nedir. Yaratanın varlığı yarattığı ile kıyas edilirmi? Benim reddiyem buna. Allah'ın varlığı kusursuz ve kesintisizdir. Ezelden ebede kadar değişmeyen bir haldir. Beşer ise Allah(cc) yarattığı biz " Cüz" dür ona hayat vermiş ve kendinden ruh üflemiştir. İnsan Allah'ın şaheseridir. Yaratılanlara ilk defa " Akıl ve irade" verdiğidir. İşte bu gözle bakarsan eleştirilen ve inancına " Sahtekarlık" eklediğiniz beşer Allah'ın eseridir. Bu saygıyı hakeder. Ha, ikisi arasındaki güç ve tanımda ayrı olduğu için niye birbirine göre Allah şudur, İnsan şudur diyerek orantılarsınız. İkisininde tanımı belli. İnsan Allah'ın yap dediğini uygulamak, Yapma dediğinden kaçınmakla mükelleftir. Bunun idrakinde olan için senin söylediklerin abesle iştigaldir. Rabbini bilen için bu karşılaştırma haddi aşmaktır.
    Akıl ve İman noktasında hala çelişkilerin var. Allah'ı hem Akılı kullanarak hemde gönülü kullanarak bulacaksın. Allah ikisinide emretmiş. Allah(cc) öyle bir zattır ki, o her şeye nüfüs etmiştir. Bu nufsiyet gören gözün, idrak eden aklın ve kebullenen kalbin tasdiği iledir. Akılın belli zaman ve mekan ölçülerinde vahiyden toplayacağı kriterlere ihtiyacı olur. bu manasa Akıl ve gönül aynı akortta çalışmazsa istediğin kadar gönülden itaat et akıl kendi işlevini sürdüreceğinden sana o sorunun cevabını bulmada dürtüler gönderecektir. Yalnız başına ne akılın neden gönülün bir işlevi Allah için yeterlidir. Ta ki; ikisinide beraber kullanıncaya kadar. İnsan gayreti ölçüsünde kendi tecrübe sınırları içinde olan fizik alemden, bilimsel etkinlikle nesnel/ölçülebilir bilgi edinebilmekte, bu konudaki merakını, ihtiyacını giderebilmekte ve maddi hayat üzerinde etkin olabilmektedir. Diğer yandan insanın varoluşsal bir zorunluluk olarak hissettiği ve hayatı anlamlandırabilmesi bakımından vazgeçilmez olan temel problemleri deney ve tecrübenin, fizik alemin sınırlarını aşmaktadır. Kendi varlığının sebebi, yaşamın anlam ve hedefi, niçin, nasıl ve hangi ölçülere göre yaşanılması gerektiği, ölüm sonrası durumunun ne olacağı vb. gibi temel sorular aynı yöntemle cevaplandırılamamaktadır. Çünkü metafizik alemle ilgili problemler duyuların sınırını aştığı için bu noktada duyular akla malzeme sağlayamamaktadır. İşte bu durumda vahiy devreye girmektedir. Vahiy fizik dünyada duyuların yaptığını metafizik alemle ilgili olarak yapmakta, akla varlığın metafizik boyutuyla ilgili malzeme sağlamaktadır. Akıl da fizik alemde olduğu gibi bu malzemeleri kullanarak yorumlar yapmakta, çıkarımlarda bulunmaktadır.

    Vahyin doğruluğu Allah’ın kelamı oluşuna, Allah’ın varlığı da vahye dayandırılacak olursa ortaya bir kısır döngü durumu çıkar. Bunun önüne geçebilmek için hiç olmazsa birinin akla dayandırılması gerekir. Peygamberin doğruluğu mucizeye dayandırıldığı gibi, vahiy veya onu gönderenin de akla dayandırılması gerekir.Görülüyor ki en azından vahyin açıklanması için akla ihtiyaç vardır. Yani vahiy kendisini akıl yoluyla ifade edebilmektedir. Ancak akıl fiziki dünyada olduğu gibi metafizikte de veriye dayanmadan kendi kendine kurgularda bulunamaz. Bulunursa da bu herkes tarafından kabul edilebilecek delillerle temellendirilemez ve şahsî kalır.

    Son olarak Ezberletilmiş bu bilgilerin tahlilini bizler dah 10 yaşında yapıyorduk. Amentüdeki şartların yaşanması işi sadece Galibilere ait bir veri değil. Yaşadığını anlatabilme aklınada sahip olman lazım. Görüntüler aldatıcıdır. Her post giyeni sonra Şeyh sanıyorlar. İlmi ile amil olmayanın görüntüsüne hürmet olmaz. Yaşantına aldığın ahkamı ilimle desteklemezde bana vahiy oluyor dersen ipler kopar ezbercilik başlar. Her yazının altına aynı şeyleri eklersinde o eklediklerin yazının aslı ile paralel olmaz bir gün. Saygılar
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  9. #1999
    avşar 07 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-08-2007
    Mesajlar
    319
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Allah'ın varlığını bildiren yine Allah'tır. Kimse bu varlığa şahit olmadı.

    HAMZA...
    HAMZA KARDEŞ SEN MİRAÇ HADİSESİNE İNAN MIYORMUSUN MİRAÇDA PEYGAM BERİMİZ ŞAHİT OLMUŞTU GÖRMÜŞTÜ

    PEYGAMBERİMİZLE ALLAH ARASINDA GEÇEN KONUŞMA

    — ET-TAHİYYATÜ LÎLLAHÎ VES-SALÂVATÜ VET-TAYYÎBA-TÜ. (Lisan ile sena, hamd ve ibadet, beden ile ibadet; mal ile ibadet ancak Allah-ü Azimüşşan'a mahsustur. Hak mabud ancak odur.)

    Ben, böyle dedikten sonra, celâl ve ikram sahibi Yüce Allah şöyle buyurdu:

    — ES-SELÂMÜ ALEYKE EYYÜHA'N-NEBÎYYÜ VE RAHMETUL-LAHİ VE BEREKÂTÜHU. (Selâm sana Ey Peygamber. Yani: Dünya ve âhiretin cümle azaplarından ve kötülüklerinden dehşet ve şiddetlerinden selâmette ol, ey şanlı peygamber. Allah'ın rahmeti ve bereketleri de sana..)

    Bu şekilde bana has bir selâm verdi; buna karşılık şöyle dedim:

    — ES-SELÂMÜ ALEYNA. VE ÂLÂ İBADlLLAH'İS-SALÎHÎN. (O selâma icabet ve kabul ettiğimizden, dünyanın ve âhiretin selâmeti bizlere olsun. Yani: Bütün peygamberlere.. Sonra, salih kullara olsun. Ki: Salih kullar Muhammed ümmetinin adıdır. Bu manaya göre:
    RAHİM OLAN RABDEN CENNET EHLİNE SELAM VARDIR YASİN
    — Selâm ümmetimin de üzerine olsun. Demektir.)

    Cebrail bu sırdan haberdar oldu; bulunduğu madamdan şöyle şe-hadet etti:

    — EŞHEDÜ EN LA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDÜHU VE RESULÜH. (Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur; yine şehadet ederim ki, Muhammed onun kulu ve resulüdür.)
    *
    *
    *
    İnsanı dıştan ahlaklaştırmak imkansızdır. Onu en derin varlığa inandırmak gereklidir. Yoksa satıhta kalınca, eşyânın ve hâdiselerin esiri olmaya mahkumdur. İlâhî din insanları biri birine bağlayan kuvvetli bir unsurdur
    ***************
    Pir-i Gâlibi
    H.Galip Hasan Kuşçuoğlu

  10. #2000
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Avşar,
    Senin ruh halin iyimi? Ne konuştuğunun farkındamısın. Bu Miraç meselesini bana nasıl anlatıyorsun. Akıllı bir insan olarak değilmi? Aklın faziletini anladınmı? Hadi şimdi sen Miraç hadisesini sadr'dan biraz daha dinle.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •