• Reklam
Sayfa: 302 | Toplam: 639 İlkİlk ... 202252292293294295296297298299300301302303304305306307308309310311312352402 ... SonSon
6389 sonuçtan 3,011 --- 3,020 arası gösteriliyor

Konu: GÂLiBiLiK

  1. #3011
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    ALLAH'I ZİKRETMEK İBADETLERİN EN BÜYÜĞÜDÜR

    Sana vahyedilen kitabı oku. Ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. ALLAH’ı zikretmek elbette en büyük ibadettir. ALLAH yaptıklarınızı bilir. ( Ankebut Suresi, 45 )

    ALLAHU TEALA Hazretlerinin ayet-i kerimede buyurduğu gibi, ALLAH’ın zikri en büyük ibadettir. Bütün ibadetlerin kasti ALLAH’ı zikretmektir. Her ibadet ve taat zikrullah ile bezenmiştir. Zikrullah başlı başına en büyük ibadettir. Ashab sordular : “Efdal-i zikir nedir, ya Resulallah ? : “Efdal-i zikir, fa’lem ennehu la ilahe illallah, efdal-i şükür el-hamdü lillah” buyurdular.

    Bir kul “ALLAH’tan başka ilah yoktur, illa ALLAH vardır” diyor ise, en efdal zikri ve ibadetlerin cemisini lisanen dile getirmiş olur. O an o kişi kelime-i tevhidi lisanen ikrar ettiği için müslümdür. Tertip ve emr-i ilahi olarak manasını yaşamaya yükümlü kılınmıştır. Sadakati imanının zuhurudur. Yaşayan insan MÜ’MİN’dir. Rabbım bu gerçekleri cümle kullarına yaşama fırsatı verdiği gibi, yaptığımız ibadet ve taatlarımızı kusuru ile, noksanı ile dergah-ı izzetinde kabul buyursun, amin.

    ALLAH’ın zikrine çeşitli bahanelerle, tahrif edercesine karşı çıkıp “ben biliyorum” edası ile ehl-i zikrin , ehl-i şükrün, ehl-i tevhidin yolunu şaşırtan, suret-i Hak’tan görünüp, şeytanın dahi yapamayacağı tahrifatı yapan, sudan bahaneler göstererek, kendini haklı göstermeye çalışan kişiyi ALLAH ıslah etsin. Hazret-i ALLAH alimlerimizi zü’l-cenaheyn eylesin, amin. Ve selamün ale’l-mürselin ve’l-hamdü lillahi Rabbi’l-alemin.

    Kim Rahman’ı zikretmekten gafil olursa yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz. ( Zuhruf Suresi, 36 )


    PİR-İ GALİB-İ
    GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  2. #3012
    hughe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-01-2007
    Mesajlar
    2,031
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    İslamiyet neydi. "Bir olan Allah’ın iradesine bağlanmak idi!"
    Bir olan Allah’ın iradesine bağlanmak, eşi, şeriki, naziri olmayan. Herhangi bir şeyi ilahlaştırıp da; Allah korusun. Eşi var ya O’nun, benzerleri var. Bırak bunu. Bundan ilah olmaz. Rabbim korusun.
    İradesi ki ilim ve iradesinin tezahürüdür bütün alem. Cenab-ı Zü’l Celal ve Tekaddes hazretlerinin ilim ve iradesinin tezahürüdür. Yani ilim bilerek irâde dilemesidir. Dilemesiyle halk etmiştir. Hiçbir noksanlık bulamazsın.

    Acizisin, sen bir garip çingenesin, neylersin gümüş zurnayı, dediği gibi. Haddi aşma, Allah’a kul olmak yollarını ara. Her zaman mevcut, her zaman Nûr-ı Muhammedî mevcut. Her zaman Allah’ın rahmeti var, mevcut. Bir an Allah’ın rahmeti kesildiği zaman hiç düşünme, kıyameti bekleyiniz. Peygamber Efendimiz öyle buyurdular: Siz kıyameti bekleyiniz. Ne dediler. Allah diyen kalmadığı zaman. Gerçek anlamda Allah diyen kalmadığı zaman dünyanın anlamı yoktur zaten. Onun için kıyamet müminlerin üzerine kopmayacak, o dehşetli günü Allah’ın yakınları görmeyecek. Rabbim korusun, göstermeyecek. Onun için hava civa gerisi yavrum. İyi yaşamaya çalışın, Allah’a kul olmaya çalışın. Bak; Hazret-i Resûl-i Ekrem Efendimiz’e ümmet olmaya çalışan, Amentü’ye dikkat edin. Altı şartı var imanın. Bütün peygamber efendilerimizi kabul et, tasdik et. Hepsi Nûr-ı Muhammedi, hepsi Nûr-ı Muhammedi. Tabi olanlar müslüman.


    Piri Galibi
    H.Galip Hasan Kuşçuoğlu
    Allah'ın ismiyle başlarım ki, O'nun ismine sığınmış kişiye ne yerdeki ne de gökteki hiç bir şey zarar veremez. ''O'' işitendir bilendir.

  3. #3013
    hughe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-01-2007
    Mesajlar
    2,031
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    ALLAH'I ZİKRETMEK İBADETLERİN EN BÜYÜĞÜDÜR

    Sana vahyedilen kitabı oku. Ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. ALLAH’ı zikretmek elbette en büyük ibadettir. ALLAH yaptıklarınızı bilir.

    ( Ankebut Suresi, 45 )

    ALLAHU TEALA Hazretlerinin ayet-i kerimede buyurduğu gibi, ALLAH’ın zikri en büyük ibadettir. Bütün ibadetlerin kasti ALLAH’ı zikretmektir. Her ibadet ve taat zikrullah ile bezenmiştir. Zikrullah başlı başına en büyük ibadettir.
    Ashab sordular : “Efdal-i zikir nedir, ya Resulallah ? : “Efdal-i zikir, fa’lem ennehu la ilahe illallah, efdal-i şükür el-hamdü lillah” buyurdular.

    Bir kul “ALLAH’tan başka ilah yoktur, illa ALLAH vardır” diyor ise, en efdal zikri ve ibadetlerin cemisini lisanen dile getirmiş olur. O an o kişi kelime-i tevhidi lisanen ikrar ettiği için müslümdür. Tertip ve emr-i ilahi olarak manasını yaşamaya yükümlü kılınmıştır. Sadakati imanının zuhurudur. Yaşayan insan MÜ’MİN’dir. Rabbım bu gerçekleri cümle kullarına yaşama fırsatı verdiği gibi, yaptığımız ibadet ve taatlarımızı kusuru ile, noksanı ile dergah-ı izzetinde kabul buyursun, amin.

    ALLAH’ın zikrine çeşitli bahanelerle, tahrif edercesine karşı çıkıp “ben biliyorum” edası ile ehl-i zikrin , ehl-i şükrün, ehl-i tevhidin yolunu şaşırtan, suret-i Hak’tan görünüp, şeytanın dahi yapamayacağı tahrifatı yapan, sudan bahaneler göstererek, kendini haklı göstermeye çalışan kişiyi ALLAH ıslah etsin. Hazret-i ALLAH alimlerimizi zü’l-cenaheyn eylesin, amin. Ve selamün ale’l-mürselin ve’l-hamdü lillahi Rabbi’l-alemin.

    Kim Rahman’ı zikretmekten gafil olursa yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz.

    ( Zuhruf Suresi, 36 )

    Piri Galibi
    H.Galip Hasan Kuşçuoğlu
    Allah'ın ismiyle başlarım ki, O'nun ismine sığınmış kişiye ne yerdeki ne de gökteki hiç bir şey zarar veremez. ''O'' işitendir bilendir.

  4. #3014
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    SEMÂVÎ DİN BİR TÂNEDİR, DEĞİŞMEZ

    Evvelâ yapılacak olan, dışta ve içte düşmanlıkları önlemek için, Hazret-i Kur’ân’ın mânâsını anlayarak, her sahada yetişmiş elemanların ilim ve meziyetlerinden istifâde ederek, kimsenin te’sirine kapılmadan, çağın anlayacağı bir meal ve tefsir yazılmalıdır, inşallah. Şu esası ihmal etmeyelim.
    Şöyle ki ..
    Semâvî bir din gelince evvelki din iptal olur” Zihniyetini beşerin hafızasından nasıl sileceksek silelim! Zîrâ, bu türlü inancın hakîkate uygun bir yönü olmadığı gibi Kur’ân-ı Kerim’de de yeri yoktur!.

    İşte Gerçekleri tahrif ederek din düşmanlığının başlıca nedeni bu tertib-i ilâhiyi yalnız akıl yoluyla idrak edemediklerindendir. Semâvî din İslâmiyet’tir. Dolayısı ile, bir olan semâvî din değişmez. Sâdece tebliğ ve şekli zamana asra uyumlu olarak elçileri ile tebliğ olunagelmiştir, manada değişiklik olmadığını HZ. ALLAH bildiriyor:

    “SENDEN ÖNCE GÖNDERDİĞİMİZ PEYGAMBERLER HAKKINDAKİ KANUN BUDUR. BİZİM KANUNLARIMIZDA HİÇ DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN.” (İsra Suresi, 77)

    Tevhidin de esâsı budur. Şeriatlerde zamana uyumlu görünümler değişir gibi görülse de bilcümle şeriatlerde mana bakidir!. Kulların tekâmülüne göre, onların ilimde, kültürde, medeniyette, teknikte, v.s. ilerlemelerine göre, ALLÂH’ın bir lutfu olarak görünüm arz eder.

    “Bugün size dîninizi ikmal ettim” hitâbı Peygamber Efendimize ise de hakiykat bütün şeriatları kapsar; son şeriattan sonra başka şeriat gelmiyeceğinin tasdiki anlamındadır!.

    Bu hitab-ı ilâhi demek değildir ki, içtihat edilmeyecek… Kesin bilinmelidirki içtihadın kıyamete kadar devam edilmesi kanun-ı ilâhîdir!.

    Beşer bu tanzimi ilâhiyi her an hakiykatın dışına çıkmadan, günah-ı kebaireye düşmeden, emr-i ilâhiye ve zamana ve asra uyumlu yaşaması kulluğunda hataya düşmemek için ise de, nefsin için de elzemdir!. Başka düşünemezsin. Düşünsen de zamana uyumlu değilse uygulaması müşküldür, görünümü ise teşvikkar olamaz!..

    Maddi ve manevî asra uyumlu olamayan şer’i içtihatlar, idare, sanat, ticaret, ziraat, inşaat, tıp, ilmin her dalı saymakla bitmez; her birisi yasaklar dışında içtihat görmedi ise halâ onu yaşıyorum zannedenler başkalarına örnek olamadıkları gibi nefislerine zulmederek gülünç olurlar!..

    PİR-İ GÂLİBİ
    H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  5. #3015
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    16-03-2009
    Mesajlar
    136
    Karizma Gücü
    0
    "Sabret! Çünkü, Allah (c.c) iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez."
    (Hûd: 115)

  6. #3016

    Kayıt Tarihi
    15-09-2007
    Mesajlar
    104
    Karizma Gücü
    5
    Öyle ise siz beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın bana nankörlük etmeyin. ( Bakara Suresi, 152 ).

  7. #3017
    hughe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-01-2007
    Mesajlar
    2,031
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    TASAVVUF Bİ-ZÂTİHÎ İSLÂM’IN KENDİSİDİR

    Bu ölçülere isim vermek gerekirse ismi “ilme’l-yakîn”dir. Ayne’l-yakîn’ı, hakka’l-yakîn’ı da yaşamadıkça, yalnız ilme’l-yakîn yeterli olmayıp, İslâm’ı ve gerçekleri yaşamak lâzımdır ki bütün bunlar ihlas, takvâ, vera... cemî ismi tasavvuftur. Tasavvufsuz din yaşanmaz. Anlamı budur. Tasavvuf ; dîn-i İslâm’ın dışında değil, bi-zâtihî kendisidir. İnsan fıtratıda bu ilme uyumlu ve müsâit yaratılmıştır. HZ. ALLAH’ın bildirdiği ölçüde îmanlı insanlara nazar ettiğimizde görürüz ki ; mistik yaşantıya karşı aşırı temâyül göstermeye müsaittir. Madde çıkarcıları da fırsatı kaçırmaz. Dini imanı bir torbaya koydu mu, boşalan manası ile mana yolunun nasipsizlerini istismârı güç değil, ehli düzenbaz için çok kolaydır. İlim sâhipleri mana ilmini (TASAVVUFU) kabul edemediklerinden mana sahası boşalmış istirmacı fırsat düşkünlerine saha boş kalmış. Bu hâdiselerin mesulü kimdir? İnsan bildiğinin âlimi, bilmediğinin câhilidir!

    Bilemediği mevzulara bilmiyorum demek, yokluk, mana ehlinin yolunun sırat-ı müstakim üzere olduğunun kanıtı ve ilminin HZ. ALLAH’a yönelik olduğunun görüntüsü mahiyetindedir.

    “KİŞİ NOKSANINI BİLMEK KADAR İRFAN OLMAZ.”

    HZ. ALLAH senden razı olsun istiyor isen, ALLAH’ın zatına mahsus sıfatlarını naçiz şahsına malet’memeye dikkat ettiğin kadar rahmet-i ilâhiyeden maddi ve manevi kazancından zuhur eden kısmetini, ihlâsının gereği kaldıracağın kadar verilir, şüphen olmasın!.

    HASBÜNALLAHU VE Nİ’ME’L-VEKİL” diye HALİK-İ ZÜLCELÂL’E anlamında teslimiyet gösteren kulunun HZ. ALLAH o yöne yönelen sadık ve muhip kullarını bu türlü rahmetinden mahrum ettiği görülmüş mü? Hatta duyulmuş mu? Bu gerçekleri önemsemediğin kadar varlığa düşersin, o varlıksa bizatihi eşi, şeriki ve naziri olmayan HZ. ALLAH’a mahsustur. Naçiz şahsına yakıştırmaya kalkışma. Dikkat! Günah işlemeyecek mizaçta yaratılan cümle peygamber efendilerimizin de korkulu rüyaları bu değil mi?!.

    HZ. ALLAH’ın zati sıfatlarını naçiz şahsına dolayısıyla beşere maletmek en büyük mana sahtekarlığıdır.. O kişinin bu tehlikeyi umursamadan dünya hayatını bu türlü varlık iddialarıyle idame ettiren cüretkar ademin dahi, LÂİLÂHE İLLALLAH diyorsa bir kişi beşer olarak gayrıya Müslüman demekten başka ölçü vermemiş HZ. ALLAH. “MÜSLÜMAN”ım demesini ve denilmesini biz aciz kullarına bildiren HZ. ALLAH, vazileli MELÂİKELER de defterine öyle mi yazacaklar? merakımı mazur görün!..

    Nefsani duyguların ağırlıkta olduğu aldıkları tetrisatın etkisi olsa gerek, bu türlü bilginin HZ. ALLAH’ın bildirisine uyum sağlar gibi görünümlü olsalar da icraatlarında bu ve buna benzer emr-i ilâhiye iltifat etmediklerini görmek için gözlüğe ihtiyaç yok!..

    Bu abd-i âciz derim ki; “Her daldan ehil zatlar bir araya gelerek ALLAH rızâsı için asra ve günümüze uygun meal ve tefsirleri arkadaşınızdan kopya çekmeden yeniden yazınız. Yalnız bizim milletimiz değil, bütün dünya muhtâc bu icraatınıza!. Muhkem âyetler, müteşâbih âyetler üzerinde ileri geri tartışmak haddimiz değil. HZ. ALLAH’ın haram kıldığı günah-ı kebaireleri icra eden kişileri de alkışlamak imanla bağdaşmayacağı umumun malumu!

    Affu mağfiret deryasından ümitle yaşamakta, yaratanına aczini itiraf kasdi ile yaptığı noksanlıklara nedamet duyuyor ise, hakiykat dışı ilminle o kulun hakkında mutlaka “ALLAH’ın gazabından başka bir nasibi yoktur, HZ. ALLAH o kulunu af etmez” diyebilir misin?!..

    ALLAH aşkına! İçtihâda müsâit olan âyet ve hadisleri zamâna göre tefsir ve izah ediniz; ALLÂH’ın aciz beşerin gazab-ı ilâhi ile ödünü patlatmadan, rahmetini kısıtlamadan, lutfen!...

    Pir-i Gâlibi
    H. GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU
    Allah'ın ismiyle başlarım ki, O'nun ismine sığınmış kişiye ne yerdeki ne de gökteki hiç bir şey zarar veremez. ''O'' işitendir bilendir.

  8. #3018
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    ER-RAHMAN ER-RAHİM


    Er-Rahman, ezelde bütün yaradılmışlar hakkında hayır ve rahmeti irade buyuran, sevdiğini, sevmediğini, iman etmiş veya etmemiş ayırt etmeden, cümle mahlukatını sayısız nimetlerle taltif eden, Fatiha-yı Şerif’in üçüncü ayetinde de bildirdiği Rahman isminin zuhurudur. Rahmet-i ilahileri hissetmeden hayatını devam ettiren adem Rahman’ı zikretmeden, ömrünü türlü bahaneler ve desiselerle, yaratanını bilmeden Rabbının isimlerini kesir zikretmeden, yani çok çok zikretmeden, gündüz ve gecesini yalnız ve yalnız nefsinin hazzından başka bir şeyi gaye edinmeyen gafil, nimet-i ilahileri göremeyen nankör ademe yanından ayrılmayan bir şeytanı musallat ederiz. Çünkü o Rahman’ın zikrinden gafil oldu. Türlü bahanelerle “aklıma, mantığıma uymuyor” deye ALLAH’ın zikrinden ALLAH’ın kullarını men eden kişiye zalim ismini veriyor Hazret-i ALLAH ( c.c. ).

    “Her şeyi biliyorum” zanneden, gerçeklerden bilmeden uzaklaşan bilgin kardeşim : ALLAH’ın zikri diğer hikmetler gibi akıl ve mantık ölçüsüne verilmemiş. İnat etme. Hazret-i Kur’an’daki zikir ayetlerini iyi oku. Namazdır, oruçtur, hacdır, zekattır. Hakikatleri tahrife kalkışma. Evet, bütün ibadet ve taatlar zikrullah ile bezenmiş. Hepsinin zamanı ve miktarı belirlenmiştir. Amma zikrin zamanı yoktur. Kur’an’ın çok yerinde “beni kesir zikredin” buyuruyor Hazret-i ALLAH. Kesirin ölçüsü yok. “Kıyamen ve kuuden ve ala cünubihim” ( ayakta zikredin, oturarak zikredin, yatarak da zikredin ). ALLAH’ı zikretmeye mani yoktur.mana yolunun sahtekarlarına ,düzenbazlarına bakıpta gerçeği ölçmeye kalkışma gayretullaha dokunursun o kapuyu birdaha göstermezlerrahmeti ilahi gene biz açarız buyursada açıkken gir iradeni kullan işi oluruna bırakma fırsat elde iken İstifade et. Gafil olma. İlmin her dalı güzeldir. Mürşide intisap, mürşidin şahsına olmayıp, şeriatı ile yükümlü olduğun ALLAH’ın elçisinedir. “Varisü’n-Nebi”nin anlamı budur.

    Hazret-i ALLAH hiç bir kulunu adaleti icabı rahmetinden mahrum koymamış, yer yüzüne elçi göndermediği zaman veraset taşıyan varisü’n-Nebi ki, ALLAH’ın evliyaları ile kullarının Peygamberinin getirdiği şeriat üzere yaşamaları ve biat.. rahmetinden mahrum koymamış!...cümle güç kuvvet hazreti ALLAHa mahsustur peygamber efendilerimizin ne de evliyaullahın gazab-ı ilahiden kişiyi kurtaracak gücü, ne de dilediğini cennetlik yapacak yetkisi vardır...

    Bu gücü kendinde varmış gibi göstererek mürşitlik iddia eden kişi sahtekar ve zındıktır... Güç, kuvvet, afv u mağfiret, yaşatmak, öldürmek, diriltmek, rızıklandırmak yalnız ve yalnız Hazret-i ALLAH’a mahsustur. Bu yönlü, peygamber efendilerimiz de selahiyyetli değildir : “Ya Fatıma, kalk, namaz kıl. Sakın, babam peygamber, diye ihmal etme. ALLAH’ın rahmeti olmadan ben de bir şey yapamam.”


    PİR-İ GALİB-İ
    GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  9. #3019
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    16-03-2009
    Mesajlar
    136
    Karizma Gücü
    0
    "Şüphesiz O güldürür ve ağlatır."
    (Necm: 43)

  10. #3020
    hughe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-01-2007
    Mesajlar
    2,031
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    MÜCEDDİD-İ DİN


    Kütüb-ü sitte ve kütüb-i sünen de mevcut. İzahı şöyle belirtilmiştir: Yenileyen, yenileyici, hadis-i sahihle bildirilen her yüz yıl başında dini hakiykatleri devrin ve asrın ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük alim ve Peygamberin varisi olan kişiler kendinden ve yeniden bir şey ihdas etmezler! Yeni ahkam getirmezler. Dine vaki tecavüzleri ret ve imha eyledikleri gibi, günah-ı kebaire dışında görünen güzellikleri emri ilâhiyeye gölge düşürmeden asra uyumlu yaşanacak güzellikte cümle ALLAH kullarına bildirmekle, yaşantısı ile de örnek, HZ. ALLAH’IN vazifelendirdiği, ALLAH’a mahsus olan varlıkta haddini bilen, her hali ile HZ. ALLAH’a muhtaç olduğunun farkında olan ALLAH fakirlerinin hizmetkârı, bu fukaraların hizmetçisi, Peygamberinin de verasetini taşıyan kamil insan, umumun rahmet-i ilâhîyesi kıyâmete kadar bakîdir. Sonsuz rahmet-i ilahiyenin anlamı budur. Aksini düşünmek Hazret-i ALLAH’a noksan sıfat isnad etmektir küfürdür!..

    Bu rahmetlerin zuhur mercii evvelâ simalarda vârisü’n- Nebi, nedim-i ilahi, mü’min, müttaki, samimi derviş kullarının her muamelatında müşahede etmek mümkündür. Aksini düşünmek irfaniyyette mana noksanlığıdır!.

    Peygamber efendilerimizi daha evvel gelenleri tasdik, sonra gelecekleri müjdeleyici olarak,asra uyumlu kullarının tekâmülüne göre lutfetmiştir Hazret-i ALLAH...

    Îmânın şartı olan “Âmentü’nün” mânâsı budur; imana gölge düşürmeyelim!

    İnsanlar arasında “sen benim gibi inanmıyorsun, kâfirsin, gavursun” diye hakiykat dışı düşmanlık yapmayalım.!..

    Yer yüzünde bu yönlü ilmin alıcısı kalmadı. Hele asrı idrak eden beni Adem toplumlarında müşteri hiç kalmadı!.. Hele bugünlerde asrın güzelliklerini idrak ederek yaşayan insanların dostluğuna çok muhtacız!..

    “ALLÂH’ın dostluğu bize yeter” diye kendini avutma!. Sözün gerçeği bu değil. Bâriz görülen ALLAH düşmanlarından dost edinme. Ama, merhametsiz de olma, onlar için de duâ et ; ama ALLAH kabul eder veya etmez. Sen ALLÂH’ın rahmet ve merhamet sıfatından uzak durma. Bu türlü meziyetlerde az da olsa rahmet-i ilâhînin dünyâdaki tecellîsi de rahmettir!. Dünyâ mendupdur, güzeldir. Dünyâdaki kazanç hiçbir yerde yoktur. Ne kabirde, ne mahşerde!Gâfil olma!

    Dünya beni Adem’in rahmet kaynağı ve manen ihya yeridir! Bâzı dergilerde, gazetelerde, video kasetlerinde, cd bantlarında (sayısını bilmiyorum) sohbetlerim ve mülâkatlarım vardır.


    Pir-i Gâlibi
    H. Galip Hasan Kuşçuoğlu
    Allah'ın ismiyle başlarım ki, O'nun ismine sığınmış kişiye ne yerdeki ne de gökteki hiç bir şey zarar veremez. ''O'' işitendir bilendir.

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •