"Allah’a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar. Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir."
(Mücâdele 20-21)
"Allah’a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar. Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir."
(Mücâdele 20-21)
CHP'de inanılmaz değişim!Artık CHP'ninde oy kullanmayı becerebilen bir başkanı var
İyi Günde Sevmedim ki Kötü Günde Terk EdeyimEn Kötü Gün Bugünse Bugün de FENERBAHÇE !
"LA İLAHE İLLALLAH"
ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN
Peyganberimiz Kıtap ehlinin bozduğu dini, ALLAH'a has kılmak için elinde vahiy ile gelmiştir. Bu vahiy kıtabı hiç kimseyi ALLAH'ın yetkilerine ortak koşmayın derken ve son peyganber ve kıtabın indirilmiş olduğunu söylerken, senin dediğin mantık doğrultusunda düşünebilmem için aynı şartların olması lazım. Gördüğüm kadarı ile bu şartlarıda siz saglamaya çalışıyorsunuz. Ben ise peyganberimizin nezdinde hepimize indirilmiş olan Kuran ile buna karşı koymaya çalışıyorum. Kuranın içinde bu kitraba inanlara rehberdir, rahmettir doğru yolu gösterir herkese yeter, her insana taşıyabilecegi kadar yük yükler ve ondan sorunlu tutarız DİYOR. Benim orta okul yıllarımda düştüğüm düşünce yanlışına nasıl düşersiniz erişkin ve evrimleşmesini tamamlamış insanlar olarak.
Sizin mantığınızla herkes çıkar o peyganber oluyorda ben neden olamıyorum der isyan bayrağını çeker. Bu mantık insanı yanlışa götürür. Önemli olan doğruyu bulmaktır bu doğruyuda kimin söylediği pekde önemli degildir. Hepimiz yaratılmışız haddimizi bilirsek daha iyi olur. Peyganberimizde melelerde hepsi yaratılmışlardır. Şu ayetti hiç hatırdan çıkarmayalım lütfen. Hiç yaratanla yaratamayan bir olurmu?
Dost demek, yetkilerine karışan, yaptığı işe karışan, işini takip eden ona yardımcı olan demek degildir. Dost demek birbirlerini seven sayan hörmet eden kimselerdir. ALLAH dostlarına Kuranda çeşitli sıfatlarla hitap etmiştir. Bu dostların özelliklerini Kuranda vermiştir. Bizler bu zaatların kimler olduğunu bilemeyiz. Kendimizi dahi ALLAH kadar bilemediğimiz halde nasıl bunların kimler olduğunu bilecegiz. İşte bu bakımdan ALLAH'ın dostu olabilecege kanaat getirdiğimiz din bilginlerine itibar etmeliyiz. Peyganberleri ayırmadığımız gibi bunlarıda ayırmamalı vay bu türk vay bu arap vay bu kürt vay efendim bu amerikalı vay efendim bu çinli demeden hepsinin dediğinden aynı bir bal arısının kendine düşen rıskı topladığı gibi bu zaatların fikirlerinden kendimize düşen fikirlerin özlerini toplayarak balımızı yani özümüzü oluşturmalıyız. Senin pirin böyle yapmamış mı? Yapmadıysa yanlışı burdan gelmekte.
CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?
"Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik " demeyesiniz.
“Yahut, bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk, demeyesiniz diye. İşte size de Rabbınızdan açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah’ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.”
En’am 156.157
De ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda anlamı eşit kelimeye geliniz. Allah’tan başkasına tapmayalım. Ona hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: ‘Bizim Müslüman olduğumuza şahitler olun’ deyiniz.”
Ali İmran 64
Biz, her ümmete, bir ibadet usulü gösterdik. Öyle ise onlar bu işte seninle asla çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır, kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.
Hac 67
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl seni hakem kılıyorlar da sonra, bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar? Onlar inanmış kimseler değildir.
Maide 43.
İncil sahipleri, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fâsıklardır.
Maide 47
Kitâp ehliyle, haksızlık edenleri dışında en güzel tarzda tartışın ve deyin ki: "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Tanrımız ve Tanrınız birdir, biz de O'na teslim olanlarız."
Ankebut 46
91 – Derken şiddetli bir deprem onları kıskıvrak yakaladı ve derhal oldukları yerde çökekaldılar. [11,94; 26,189]
92 – Şuayb’ı yalancı sayanlar... onlar değildi sanki vatanlarında, şen şakrak dolaşanlar!Şuayb’ı yalancı sayıp perişan etmek isteyenler... asıl perişan olanlar, işte onlar oldular.
93 – Gördüğü müthiş manzara karşısında Şuayb, yüzünü üzüntü ile öteye çevirip:“Zavallı halkım!” dedi, “ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ etmiştim, sizin iyiliğinize çalışmıştım, size öğütler vermiştim! Artık böyle nankör, böyle kâfir bir toplum için ne diye üzülüp kendimi harap edeyim!”
94 – Biz hangi ülkeye peygamber gönderdiysek, (mutlaka ilkin oranın halkını, gafletten uyarsın,) Allah’a yönelip yalvarsınlar diye yoksulluğa, hastalık ve musîbetlere duçar ederiz.
95 – Sonra o kötü durumları değiştirip güzellikleri yayarız.Zamanla ahali çoğalıp “Vaktiyle atalarımız gâh üzülmüş, gâh sevinmişlerdi.” derler fakat olaylardan ibret alıp şükretmezler.Derken, o bilinçsiz halleriyle, hiç hatırlarından geçmezken, ansızın onları kıskıvrak yakalarız.
96 – Eğer o ülkelerin ahalisi iman edip Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette Biz üzerlerine gökten, yerden nice bereket ve bolluk kapılarını açardık. Fakat onlar peygamberleri yalancı saydılar, Biz de işledikleri kötülükler sebebiyle kendilerini cezaya çarptırdık. [37,147-148; 10,98; 34,34]
97 – Peki o ülkelerin ahalisi, geceleyin uyurlarken satvetimizin kendilerine baskın halinde gelivermesinden emin mi oldular?
98 – Yoksa onlar güpegündüz eğlenirlerken azabımızın kendilerine gelmesinden emin mi oldular?
99 – Yoksa onlar Allah’ın ansızın kendilerini azapla bastırmasından emin mi oldular?Ama şu muhakkak ki, kendilerine yazık eden kimselerden başkası, Allah’ın ansızın bastırıvermesinden emin olamaz.
100 – Önceki sahiplerinden sonra dünya mülküne vâris olanlar hâlâ şu gerçeği anlamadılar mı ki, eğer dilemiş olsaydık kendilerini de günahları sebebiyle musîbetlere uğratırdık?Fakat biz kalplerini mühürleriz de onlar işitmez, anlamaz hâle gelirler. [20,128; 32,29; 14,44-45; 19,98; 22-45-46]
101 – İşte o ülkelerin haberlerinden bir kısmını sana böylece anlatıyoruz. Oraların halklarına peygamberlerimiz açık deliller, mûcizeler getirdiler.Fakat onlar iman etmediler. Çünkü ondan önce tekzip ve inkâr etmeyi âdet haline getirmişlerdi. Allah kâfirlerin kalplerini işte böyle mühürler! [17,15; 11,101-102]
102 – Biz onların çoğunda sözünde durma diye bir şey bulmadık; onların ekserisinin sadece itaat dışına çıkmış kimseler olduğunu gördük. [21,25; 57,8]
103 – Onlardan sonra Mûsâ’yı âyetlerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen yetkililerine gönderdik. Onlar âyetlerimize haksızlık ettiler. Ettiler de, bak o müfsitlerin âkıbeti nice oldu! [20,42-79; 27,14] {KM, Çıkış 7 ve 15. bölümler**
104 – Mûsâ: “Ey Firavun, dedi, ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir resulüm.”
105 – “Başta gelen görevim, Allah Teâlâ hakkında, gerçek dışı bir şey söylemememdir.Gerçekten size Rabbinizden çok açık bir belge getirdim.Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder!”
106 – “Eğer” dedi Firavun, “Gerçekten getirdiğin bir belge varsa ve sen doğru söyleyen biri isen, onu ortaya koy da görelim.”
107-108 – Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20,18-22] {KM, Çıkış 4,2-8**
109 – Firavun’un ileri gelen yetkilileri: “Anlaşıldı, bu usta bir sihirbaz!” dediler.
110 – Firavun: “Bu adam, dedi, “sizi yerinizden yurdunuzdan etmek peşinde! Görüşünüz nedir bu konuda?”
111-112 – Yetkililer: “Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler.” dediler.
113 – Bütün büyücüler Firavun’a gelip: “Galip gelecek olursak, her hâlde mutlaka bize büyük bir mükâfat verilir, değil mi?” dediler. [27,57-60]
114 – Firavun: “Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız!” dedi. [3,45; 4,172]
115-116 – Büyücüler: “Mûsâ! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?” deyince Mûsâ: “Siz ortaya koyun!” dedi.Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler. [2,124; 4,79]
117 – Biz de Mûsâ’ya “Asanı yere bırak!” diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor! [20,69; 26,45] {KM, Çıkış 7,12**
118 – Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları boşa gitti.
119 – İşte o Firavun ve takımı yenilip küçük düştüler.
120 – Büyücüler hep birden secdeye kapandılar.121-122 – “İman ettik!” dediler, “O Rabbül-âlemine, Mûsâ ve Harun’un Rabbine!”
123-124 – Firavun dedi ki: “Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz hâ!Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbtî ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur.Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım!”
CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?
Ramçocuğum mazur gör ama,birşey sormak istiyorum.Bize göre Allahın gönderdiği din ,Peygamberin getirmediği din (sana göre peygamberler din, getirdi mi ?) Din nasıl bozuluyor ?
Bende oluşan intiba,senin mantık ve anlatış şekline göre, Peygamberler de Allahın yetkilerini kullanıyorlar. dolayısıyle ortak koşuyorlar.Yoksa sana göre ,Peygamberler Allahın yetkilerini kullanmış olmuyorlar mı? Veya peygamberlerin dokunulmazlıkları mı var? Ramço kardeş...
Bu anlayış tarzın ile peygamberlerin Allahın ortağı olduğunu söylemiş olduğunun farkında mısın?
Şartlardan bahsediyorsun ne şartıymış bunlar açıkla anlayalım.Gördüğüm kadarı ile bu şartlarıda siz saglamaya çalışıyorsunuz.
Bu demek oluyor ki,sen de Allahın yetkilerini kullanarak.Yaptıklarınla ve yapacaklarınla Allahın emirlerine karşı koymaya çalışıyorsun. En nihayet doğruyu görebildin. İtirafın için teşekkürler,Ramço kardeş.Ben ise peyganberimizin nezdinde hepimize indirilmiş olan Kuran ile buna karşı koymaya çalışıyorum.
Ama bir şartı var Ramço kardeşimin; bu şartıda Ramço söyleyecek herkes o ne derse ona tabi olacak.Bu konuda tek söz sahibi vardır oda Ramço kardeşimiz.En büyük Ramço ondan büyük yok!!!...Ramço Kardeş senin yanında bizim lafımız olur mu? Evrimleşmesini tamamlamış Ramço kardeşim benim.Kuranın içinde bu kitraba inanlara rehberdir, rahmettir doğru yolu gösterir herkese yeter, her insana taşıyabilecegi kadar yük yükler ve ondan sorunlu tutarız DİYOR. Benim orta okul yıllarımda düştüğüm düşünce yanlışına nasıl düşersiniz erişkin ve evrimleşmesini tamamlamış insanlar olarak.
Başkaları seni ırgalamaz, sen ne diyorsun? İsyan bayrağını çekenlerin başında olduğunun farkında değilsin değil mi?....Sizin mantığınızla herkes çıkar o peygamber oluyorda ben neden olamıyorum der isyan bayrağını çeker.
Allahın yerine geçeceksin ayetleri istediğin şekle sokup hükmedeceksin (hani evliyaullahı şuçladığın gibi Allahın yetkilerini kullanacaksın) aşağılık nefsine uyarak sonra da inkar edeceksin,sonrada utanmadan,hüküm Allaha ait diyeceksin, Allahı kandıracağını sanıyorsun.Aklın sıra alıntıladığın ayetlere karşı senin hiçbir sorumluluğun olmadığını ve dokunulmazlığının olduğunu zannediyorsun.Allah kerimdir ama kuyusuda derindir zavallı ramço.
Doğru Ramçocuğum, Görünen köy kılavuz istemez.Senin yükün çok ağır olmalı,hesabı da...Allah kolaylık versin.her insana taşıyabilecegi kadar yük yükler ve ondan sorunlu tutarız DİYOR.
Ah bunu bir bilebilseydin...Hepimiz yaratılmışız haddimizi bilirsek daha iyi olur.
Ramço varken kime söz düşer ki,Önemli olan doğruyu bulmaktır bu doğruyuda kimin söylediği pekde önemli degildir.
Peygamberler yaratıldıklarına göre, Kuranı anlattıkları zaman Allahın yetkisine ortak olmuyorlar mı? RamçoPeyganberimizde meleklerde hepsi yaratılmışlardır.
Sana göre öyle değil miydi ?
Katiller, hırsızlar,şerefsizler,yankesiciler, i......,o.......birbirlerinin dostu değil mi? Ramço kardeş.Dost demek birbirlerini seven sayan hörmet eden kimselerdir.
Vermesine vermiş de, Ramço ne tanıyor, ne kabul ediyor.Dolayısiye ayetleri de inkar durumuna düşüyor.İkaz edildiği halde de kabul etmiyor.Neden acaba? Herhalde Allahın yerine geçip ilahlığını ilan ettiğinden,tek yetkili olduğundan olmalı.ALLAH dostlarına Kuranda çeşitli sıfatlarla hitap etmiştir. Bu dostların özelliklerini Kuranda vermiştir.
O dediğin bilginler (Beyaz hoca,Yaşar Nuri hoca,Fethullah Gülen hoca,vs) senin iddia etiğin gibi bunlar kuran da var mı ? Ramço kardeş.Öyle diyordun ya, bal arısı şekline girmiş eşek arısı Ramço kardeşim.İşte bu bakımdan ALLAH'ın dostu olabilecege kanaat getirdiğimiz din bilginlerine itibar etmeliyiz.
Sen gerçekten kafayı yemişsin ağlayanında yok. Ramço
Bu mesaj en son " 28.05.10 " tarihinde saat 21:08 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
" BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"
Bakara 140-
Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Şûrâ Sûresi 13
“Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.
Takvim yazılarını okunur vaziyete getiren link
http://galibindir.net/takvim.php
"LA İLAHE İLLALLAH"
ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN
Önemli olan doğruyu bulmak . Bu doğruyu da kimin söylediği önemli değil , öyle mi ..?
Allah c.c , Kuran 'da Allah dostlarını açıklamış , Kuran 'da bu kimselerin özelliklerini bildirmiş , ama sen bildirilmiş olan bu özelliklerden hiçbir şey anlamamışsın öyle mi ..? Hem bahsedildiğinden haberdarsın , hem de bu kimselerin özelliklerini Kuran 'dan okumuş ve duymuşsun . Her ne hikmettir bilinmez , bildirilmiş bu kimseleri , anladığını , yeterli olduğunu savunduğun Kuran 'da okuduğunu iddia eden sen , özellikleri bildirilmiş diye ifade kullandığın halde , ''bizler bu zatların kimler olduğunu bilemeyiz '' diyorsun .
Hemen ardından da aşağıdaki ifadeyi yapıştırıyorsun ;
''İşte bu bakımdan ALLAH'ın dostu olabilecege kanaat getirdiğimiz din bilginlerine itibar etmeliyiz '' diyorsun .
Bu yukarıdaki ifade de neyin nesi oluyor ramazan ..! Ya Kuran 'da bildirilene itibar et , anlatılanı , anladığın gibi değil , anlatılmak istenen gibi al ve uygula .Ya da laf kalabalığına getirip cevap vermiş edasıyla fing atma. Yukarıdaki tutarsızlık şahsına ait .
Kendi bildiğin , kendi anladığın gibi mi ..?
Kuran 'da bahsedilen , Kuran 'da anlatılan mı ...?
Ya inanmayı anlamamışsın , ya inanmamışsın , ya ikilik çıkarmaya çalışıyorsun , ya da İslam 'a leke sürmeye çalışıyorsun . Her halinle tam bir çelişki yumağısın .
Bu yaptığının vebalini ödeyemiyeceksin , bunların vebalini veremiyeceksin .
Bal arısı örneğiyle de bayağı özdeşleşmişsin . Topla , toplayabildiğin kadar ...!
Daldan , dala zıplıyorsun ama hayırlısı ..!
''' Ummandan katre '''
Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
( Yasin suresi , 21 )
Zaman kavramını ortadan kaldırman lazım çünkü Allah için zaman kavramı yok. O 'nun tertibinde değişme yok. Peygamber zamanında nasıl insanlar ona gidip biat ettilerse o yaşadığı zaman içerisinde nasıl onları irşad ettiyse şimdide aynı . Senin dediğn gibi olsa Peygamberimiz giderken ne diye gerisinde halife bıraksın . Halifeler hem ülkenin başında hemde dini anlamda insanlara önderlik etmedimi.
Biz ne zaman bu arap bu türk bu kürt demişiz. Bırak insanları kökenleriyle ayrıştırmayı dinleriyle bile ayrıştırmıyoruz bunu neden kendine sormuyorsun ramazan. Yani sen neden insaları o yahudi bu hristiyan diye ayırıyorsun? Hem Allah adalet sahibi diyeceksin hemde Allah kitap göndermiş sonra onun bozulmasına engel olmamış ona inanlarda kafir olup cehennemlik olmuşlar. Sence bu adalet mi? Sende hristiyan yada yahudi olsan onlar gibi olmayacak mıydın?
Ramazan bi düşün bakalım Allah senin güzel hatırın için mi seni müslüman onları kafir yapmış ? Çünkü başka seçenekleri yok incile inansada kafir inanmasada dimi ? Bizler sana uzun zamandır bunu anlatmaya çalşıyoruz insanlar arasında ayrım yapmayalım ne köken nede din bitane din var. Allah demiyor mu; Allah katında din islam diye eee ötekiler nerden çıkmış.
Senin derdin bizim kendmize Galibi dememiz ama bu ayrım değil kişinin kendi yolunu belli etmesi. Nasıl bizler Hz Muhammede uyduk diye Muhammediyiz iseviler yokmu Hz İsaya inanlar Museviler yok mu? Hz Musaya inanan. Bu ayrım değil. Biz hiç sana gelde Galibi ol diyor muyuz? Tartışmalarımız hep irşadla vazifeli birinin bulunup ona biat edillmesi üzerine bizim Şeyhimiz olur başkası olur ama illaki gerekli önce bunu kabul etmek gerekiyor. Sonra nasılsa o kişi bulunur.
Allah'ın ismiyle başlarım ki, O'nun ismine sığınmış kişiye ne yerdeki ne de gökteki hiç bir şey zarar veremez. ''O'' işitendir bilendir.
"Halbuki sizin üzerinizde elbette (yaptıklarınızı) hıfzeden, şerefli kâtipler vardır (ki), onlar yaptıklarınızı bilirler."
(İnfitar, 10-11-12)
CHP'de inanılmaz değişim!Artık CHP'ninde oy kullanmayı becerebilen bir başkanı var
İyi Günde Sevmedim ki Kötü Günde Terk EdeyimEn Kötü Gün Bugünse Bugün de FENERBAHÇE !