• Reklam
Sayfa: 50 | Toplam: 639 İlkİlk ... 404142434445464748495051525354555657585960100150550 ... SonSon
6389 sonuçtan 491 --- 500 arası gösteriliyor

Konu: GÂLiBiLiK

  1. #491

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İsimlerini verdiğin Şeyhlerin kitaplarından konuları alıntı yapınca kabul edecek misiniz ?


    selam ve dua ile,
    Bir dervişin bir şeyhi olur.Diğerlerine saygıda kusur etmeyiz ama diğer şeyh efendilerin söylediklerinden biz mesul değiliz.
    Dervişe lazım olan odur ki, müntesip olduğu Şeyh efendinin söylediklerini kabul etsin.Diğer şeyh efendilerin her söylediğini, bizim kabul etmek zorunluluğumuz yoktur.Ama onların tavsiyelerini okuyabilir ve dinleyebiliriz.Kısaca bir insanın nasıl iki tane arkasından gittiği peygamber olamazsa, iki tane de şeyhi olamaz.
    Umarım sorunuza yeteli cevap verebilmişimdir?
    Saygılar..
    Akla, ''iman nedir ?'' diye sordum
    O, kalb kulağıma dedi ki,'' İman edebtir.

    Ey rüzgar, mademki o semte gideceksin, O nazenin sevgili ile yüz yüze geleceksin, bizden ona çok selam ve saygılar götür.

    Aşk namesinin taşa ne tesiri olur? Aşka yabancı olana musiki haramdır.Çünkü ateş yanmayan yerde duman çıkmaz.

  2. #492

    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    394
    Karizma Gücü
    0
    Hz. Cüneyd-i Bağdâdî der ki :
    “Amelini bozmak istemezsen emir ve nehyin hakîkatini araştırmaya kalkışma. Zâhir ile amel et. Samîmi ol, bu sana yeter.”

    Herkes kendine göre mânâ verip te’villere sapmasın ve günaha girmesin.
    Kevnî hakîkatlerle iktifâ edip, dînî hakîkatlere ittibâ etmeyenler peygamber efendilerimizin tâbilerinden sayılmazlar.
    Bazı umûrda dînî hakîkatlere uymayan kimsenin o nisbette îmanında zaaf vardır. Bu gibi haller îmanın kemâlâtına aykırıdır. Yalnız ilmi istemek sapkınlık olduğu gibi, ilimsiz amel istemek de öyledir.

    Nâfi ilim sâlih amelden şereflidir. İlim amel ve irâdeden evveldir. Çünkü önce maksat ALL&#194’ı bilmek, sonra Mâbud-ı Hakk’a ne vecihle ibâdet etmek gereğini bilmek...

    Cennet-mekan Sultan Abdülhamit Han zamânı ulemâsı için der ki :

    “Ekseriyetle şahsen fazîletli idiler. Fakat ilmî kudretleri olduğu kadar cihanı telakkî tarzları, yâni dünyâ görüşleri bu kadar büyük İslâmiyet’in mukadderâtı üzerinde başkalarına te’sir yapacak mevzûyu ele almaya, netîcelendirmeye müsâit değillerdi.”

    Namazda icrâ edilen fiiller fıkha âittir. Fakat ihlas, züht, takvâ gibi bâtınî şeyler TASAVVUFA dâhildir.

    Zikrullah iledir ilm-i aşk olma gâfil.
    Ulûm-i akliyede mü’min ve kâfir müşterektir
    .


    İki ben bir arada bulunmaz. Benliğini eritecek insan ara.

    Hazret-i insan âyine-yi Rahman’dır.


    “Uyun, sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere.
    Onlar hidâyete ermiş zatlardır.”


    (Yâsin Sûresi, 21)
    Hüdâ’nın ulu dergâhı gönüldeki HOŞGÖRÜ, Mutasavvifînin sermâyesidir.

  3. #493
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Okursun ‘nahnü akreb’den, erersin kenz-i ahfâya,
    Bulursun ders-i maksûdu, ulaştın ise deryâya.
    Gelir her zerreden “ennî” hitâbı, aç gözün zâhit,
    Güneş âfâkı tutmuştur, görünmez lîk, a’mâya.


    İlmin deryâsına ulaşmadıkca mânâ âleminden nasip alamazsın. Yalnız okumak ve yazmak yeterli değil. Gerçekleri bu dünyâda göremiyorsan âhirette de göremessin.
    Hazret-i ALLAH buyurdu : “Bu dünyâda a’mâ, âhirette a’mâ

    Maiyyet sırrını duydunsa, fâni ol, hüviyet bul.
    Eğer Cibrîl olursa, aklı ko, er sırr-ı ednâya.


    Aklı maddede kullan, mânâya götürmeye kalkışma. Ednâ (en aşağı derecedeki) kula verilecek sırra dahi akıldan başka rehberin yok ise, nâil olamazsın mânâ sırrına.
    Aklın pazarı maddede kurulur. Mânâda akla pazar bulamazsın.
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  4. #494
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Bir dervişin bir şeyhi olur.Diğerlerine saygıda kusur etmeyiz ama diğer şeyh efendilerin söylediklerinden biz mesul değiliz.
    Dervişe lazım olan odur ki, müntesip olduğu Şeyh efendinin söylediklerini kabul etsin.Diğer şeyh efendilerin her söylediğini, bizim kabul etmek zorunluluğumuz yoktur.Ama onların tavsiyelerini okuyabilir ve dinleyebiliriz.Kısaca bir insanın nasıl iki tane arkasından gittiği peygamber olamazsa, iki tane de şeyhi olamaz.
    Umarım sorunuza yeteli cevap verebilmişimdir?
    Saygılar..
    Ne demek başka şeyhin dediğinden mesul değiliz?
    Ben size başka şeyhin dediği zikirlerden sorumlusunuz gibi birşey demedim ki ,
    Başka şeyhde Allah'ın velisi olduğuna göre , Ehl-i Kitap hakkında veya herhangi başka konuda Allah'ın emrettiğinden başka şey söylemez değil mi ?

    selam ve dua ile,

  5. #495

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne demek başka şeyhin dediğinden mesul değiliz?
    Ben size başka şeyhin dediği zikirlerden sorumlusunuz gibi birşey demedim ki ,
    Başka şeyhde Allah'ın velisi olduğuna göre , Ehl-i Kitap hakkında veya herhangi başka konuda Allah'ın emrettiğinden başka şey söylemez değil mi ?

    selam ve dua ile,
    Student kardeşim,açarsan ayrı bir başlık altında bu konuyu tartışabiliriz.Son söz olarak şunu diyebilirim ki Allah'ın evliyaları da içtihadi mevzularda,yorum gereken mevzularda birbirlerinden farklı düşünebilirler.Bunu biz ayrılık olarak değil İslamın hoşgörüsü olarak görmekteyiz.
    Saygılarımla
    Akla, ''iman nedir ?'' diye sordum
    O, kalb kulağıma dedi ki,'' İman edebtir.

    Ey rüzgar, mademki o semte gideceksin, O nazenin sevgili ile yüz yüze geleceksin, bizden ona çok selam ve saygılar götür.

    Aşk namesinin taşa ne tesiri olur? Aşka yabancı olana musiki haramdır.Çünkü ateş yanmayan yerde duman çıkmaz.

  6. #496
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Onların sözlerine kulak verin çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir. ( Yasin Suresi, 21 )

    Bu ayet-i celilede Hazret-i ALLAH tabi olunacak, makbul ve manevi vazifelendirdiği kullarını tanıtırken her beşerin rahatlıkla ölçebileceği o kişinin hasletinden beyanla “onlar sizden herhangi bir ücret istemedikleri gibi, verseniz de almazlar. İşte siz onlara tabi olduğunuz gibi sözlerine de kulak verin. Onlar hidayete ermiş varisü’l-enbiyadır. Makam-ı velayetten vazifeli evliyalardır. Tertib-i tanzim-i ilahidir. Sakın ilahlaştırmayasın. O da ALLAH’ın kuludur. Beşeri yönü senden farklı olmayıp kuvvet-i kudret-i ilahi karşısında acizdir. Fakat dikkat et : Hazret-i ALLAH rahmetine vesile kılmıştır. O kişinin şahsında Hazret-i Resullullah ( s.a.v. ) Efendimize biat etmiş olursun. Bu türlü rahmet-i ilahiyi, yalnız madde ilmi ile iktifa edip, akıl ölçüsü ile yetinip, yeteri kadar nakli kabul edemeyenler tertib-i ilahi ölçülerinin dışındadır, anlayamazlar.

    Allahın Yer Yüzünde Halk ettiği Evliyaullah Tabi Olunası Makamdır Tertibi Tanzimi İlahidir.Evliyalar Peygamberler gibi Hatasız Yaratılışta değildir..Her Derviş bağlı Olduğu Mürşidine Teslimiyetle sorumludur.Evliyaullah Mana aleminde Hakikatlere vazifeleri Kadar vakıftır.
    Evliyaullahı Ölçmek bize Yakışmaz.Allahın verdiği Ölçüye Uyanlar.Ben Allah ve Resulunun vazifelendirdiği Mürşidim diyorsa Evliyaullahtır.
    Bizim ölçümüz Allahın evliyalarına Saygıyı gerektirir.Allahın verdiği ölçü içerisinde Kim var ise saygı duyar,Hürmet ederiz.
    Biz Kendi Yolumuza Şahid ve Mutmainiz.Biz Sahtekar Değiliz.Başkasını da Bilmeyiz.Allahın verdiği Ölçü belli.

    Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Onların sözlerine kulak verin çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin Suresi, 21 )
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  7. #497

    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    394
    Karizma Gücü
    0
    Hz. Cüneyd-i Bağdâdî der ki :
    “Amelini bozmak istemezsen emir ve nehyin hakîkatini araştırmaya kalkışma. Zâhir ile amel et. Samîmi ol, bu sana yeter.”

    Herkes kendine göre mânâ verip te’villere sapmasın ve günaha girmesin.
    Kevnî hakîkatlerle iktifâ edip, dînî hakîkatlere ittibâ etmeyenler peygamber efendilerimizin tâbilerinden sayılmazlar.
    Bazı umûrda dînî hakîkatlere uymayan kimsenin o nisbette îmanında zaaf vardır. Bu gibi haller îmanın kemâlâtına aykırıdır. Yalnız ilmi istemek sapkınlık olduğu gibi, ilimsiz amel istemek de öyledir.

    Nâfi ilim sâlih amelden şereflidir. İlim amel ve irâdeden evveldir. Çünkü önce maksat ALL&#194’ı bilmek, sonra Mâbud-ı Hakk’a ne vecihle ibâdet etmek gereğini bilmek...

    Cennet-mekan Sultan Abdülhamit Han zamânı ulemâsı için der ki :

    “Ekseriyetle şahsen fazîletli idiler. Fakat ilmî kudretleri olduğu kadar cihanı telakkî tarzları, yâni dünyâ görüşleri bu kadar büyük İslâmiyet’in mukadderâtı üzerinde başkalarına te’sir yapacak mevzûyu ele almaya, netîcelendirmeye müsâit değillerdi.”

    Namazda icrâ edilen fiiller fıkha âittir. Fakat ihlas, züht, takvâ gibi bâtınî şeyler TASAVVUFA dâhildir.

    Zikrullah iledir ilm-i aşk olma gâfil.
    Ulûm-i akliyede mü’min ve kâfir müşterektir
    .


    İki ben bir arada bulunmaz. Benliğini eritecek insan ara.

    Hazret-i insan âyine-yi Rahman’dır.


    “Uyun, sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere.
    Onlar hidâyete ermiş zatlardır.”


    (Yâsin Sûresi, 21)
    Hüdâ’nın ulu dergâhı gönüldeki HOŞGÖRÜ, Mutasavvifînin sermâyesidir.

  8. #498
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Student kardeşim,açarsan ayrı bir başlık altında bu konuyu tartışabiliriz.Son söz olarak şunu diyebilirim ki Allah'ın evliyaları da içtihadi mevzularda,yorum gereken mevzularda birbirlerinden farklı düşünebilirler.Bunu biz ayrılık olarak değil İslamın hoşgörüsü olarak görmekteyiz.
    Saygılarımla
    Allah'ın velileri Kurandaki ayetlerde farklı yorum mu yapacaklar ? Diyelim ki bazı veliler Ehl-i Kiatpla ilgili ayetlere göre hz.Muhammed (sas) me inanmayan kafir diyecek bazılarıda yok değildir mi diyecek ? Bu da farklı içtihad diye hoşgörülecek ?

    Demek o yüzden '' Allah vardır diyen Hz. Muhammed (sas9 mi kabul etmesede müslümandır '' diyen bir tane başka veli ,şeyh ismi söyleyemediniz.


    selam ve dua ile,

  9. #499
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Onların sözlerine kulak verin çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir. ( Yasin Suresi, 21 )

    Bu ayet-i celilede Hazret-i ALLAH tabi olunacak, makbul ve manevi vazifelendirdiği kullarını tanıtırken her beşerin rahatlıkla ölçebileceği o kişinin hasletinden beyanla “onlar sizden herhangi bir ücret istemedikleri gibi, verseniz de almazlar. İşte siz onlara tabi olduğunuz gibi sözlerine de kulak verin. Onlar hidayete ermiş varisü’l-enbiyadır. Makam-ı velayetten vazifeli evliyalardır. Tertib-i tanzim-i ilahidir. Sakın ilahlaştırmayasın. O da ALLAH’ın kuludur. Beşeri yönü senden farklı olmayıp kuvvet-i kudret-i ilahi karşısında acizdir. Fakat dikkat et : Hazret-i ALLAH rahmetine vesile kılmıştır. O kişinin şahsında Hazret-i Resullullah ( s.a.v. ) Efendimize biat etmiş olursun. Bu türlü rahmet-i ilahiyi, yalnız madde ilmi ile iktifa edip, akıl ölçüsü ile yetinip, yeteri kadar nakli kabul edemeyenler tertib-i ilahi ölçülerinin dışındadır, anlayamazlar.

    Allahın Yer Yüzünde Halk ettiği Evliyaullah Tabi Olunası Makamdır Tertibi Tanzimi İlahidir.Evliyalar Peygamberler gibi Hatasız Yaratılışta değildir..Her Derviş bağlı Olduğu Mürşidine Teslimiyetle sorumludur.Evliyaullah Mana aleminde Hakikatlere vazifeleri Kadar vakıftır.
    Evliyaullahı Ölçmek bize Yakışmaz.Allahın verdiği Ölçüye Uyanlar.Ben Allah ve Resulunun vazifelendirdiği Mürşidim diyorsa Evliyaullahtır.
    Bizim ölçümüz Allahın evliyalarına Saygıyı gerektirir.Allahın verdiği ölçü içerisinde Kim var ise saygı duyar,Hürmet ederiz.
    Biz Kendi Yolumuza Şahid ve Mutmainiz.Biz Sahtekar Değiliz.Başkasını da Bilmeyiz.Allahın verdiği Ölçü belli.

    Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Onların sözlerine kulak verin çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin Suresi, 21 )

    Hakikatı Hangi Alim söyledi yada söylemediyi Araştırmak bizim işmiz değil.Allahın Hükmü bize Kafi.Zaman Nimeti Üzerinde gözüken, Bu gün Bu hakikatın Anlaşılma Mecburiyetini bilendir.

    Yunus emrede 72 milleti bir görmeyen Halka Müderris olsa hakikatte asidir derken.Bu birliği anlatmıştır.
    Evliyanın yolu Aşk yoludur.Onların nazarında Allahın kulları bir görünür.
    Evliyalar yaşadıkları zamanda Çok az kişinin anladığı Değerdir.Vefaatlarından sonraki zamanlarda Anlaşılırlıkları artmıştır.Mevalananında Yunusunda dile getirmesine müsade edilen hakikatler.Kendi Zamanlarındaki alimler tarafından hep kınanmıştır.Bazı Fıkıh alimleri ile ehli tasavuf arasındaki fikir ayrılıkları Umuma yansıyan bir iştihat yapılmasını engellemiştir.Evliyalar yakın çevrelerini iştihatsız bırakmamış Ama bu umuma yansıyamamıştır.

    Evliya Haktan aldığını Halka verir.Hakkın verişi kuların kemalatına göre dir.Kular neyin müşterisi,Zaman neyi anlamaya müsaid ise Hak kullarına Müsadesi ile Evliyasının lisanından ve halinden ikram eder.Zaman içinde gelen Evliyaullahın hakikatı haykırışları kulların kemalatına göre ses bulur.
    Sen sana ne sanırsan,
    Ayruga da onu san,
    Dört kitabın manası,
    Budur eğer var ise.

    yunus emre


    Yunusun 72 mileti bir görmekten kastıda, Hz.Mevlananın aleme şumul hoşgörüsüde Dün bulmadığı Müşteriyi Bu gün bulur..
    Zaman denen Kullar için kıymetli hal buğün hakikatın anlaşılmasına daha müsaiddir.Bu gün sizler tarafından kabulu zor görünen hakikat Mutlak vucut bulacaktır.Çünki Zaman buna Müsaiddir.Evliyaullahın Hakikatı haykırışı İlla Hüda Müsadesidir.Kullarına ikramıdır.


    "Aşkın beşle, altıyla işi yoktur. Onun maksadı, ancak sevgilinin kendisini çekmesidir.
    Belki bundan sonra bir izin gelir de söylenmesi lâzım olan sırlar söylenir.
    Bu ince ve gizli kinayelerden daha açık, daha anlayışlı bir tarzda anlatılır.
    Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkâr eden kişinin kulağına söylenmez.
    Fakat Tanrı’dan davet etme emri gelince artık halkın kabul edip etmemesiyle ne işimiz var?"
    Hz.Mevlana
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  10. #500
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yunus emrede 72 milleti bir görmeyen Halka Müderris olsa hakikatte asidir derken.Bu birliği anlatmıştır.
    Evliyanın yolu Aşk yoludur.Onların nazarında Allahın kulları bir görünür.
    Evliyalar yaşadıkları zamanda Çok az kişinin anladığı Değerdir.Vefaatlarından sonraki zamanlarda Anlaşılırlıkları artmıştır.Mevalananında Yunusunda dile getirmesine müsade edilen hakikatler.Kendi Zamanlarındaki alimler tarafından hep kınanmıştır.Bazı Fıkıh alimleri ile ehli tasavuf arasındaki fikir ayrılıkları Umuma yansıyan bir iştihat yapılmasını engellemiştir.Evliyalar yakın çevrelerini iştihatsız bırakmamış Ama bu umuma yansıyamamıştır.

    Evliya Haktan aldığını Halka verir.Hakkın verişi kuların kemalatına göre dir.Kular neyin müşterisi,Zaman neyi anlamaya müsaid ise Hak kullarına Müsadesi ile Evliyasının lisanından ve halinden ikram eder.Zaman içinde gelen Evliyaullahın hakikatı haykırışları kulların kemalatına göre ses bulur.
    Sen sana ne sanırsan,
    Ayruga da onu san,
    Dört kitabın manası,
    Budur eğer var ise.

    yunus emre


    Yunusun 72 mileti bir görmekten kastıda, Hz.Mevlananın aleme şumul hoşgörüsüde Dün bulmadığı Müşteriyi Bu gün bulur..
    Zaman denen Kullar için kıymetli hal buğün hakikatın anlaşılmasına daha müsaiddir.Bu gün sizler tarafından kabulu zor görünen hakikat Mutlak vucut bulacaktır.Çünki Zaman buna Müsaiddir.Evliyaullahın Hakikatı haykırışı İlla Hüda Müsadesidir.Kullarına ikramıdır.


    "Aşkın beşle, altıyla işi yoktur. Onun maksadı, ancak sevgilinin kendisini çekmesidir.
    Belki bundan sonra bir izin gelir de söylenmesi lâzım olan sırlar söylenir.
    Bu ince ve gizli kinayelerden daha açık, daha anlayışlı bir tarzda anlatılır.
    Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkâr eden kişinin kulağına söylenmez.
    Fakat Tanrı’dan davet etme emri gelince artık halkın kabul edip etmemesiyle ne işimiz var?"
    Hz.Mevlana
    Harika bir açıklama. Allah razı olsun kardeşim.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •