“Andolsun, İsrâiloğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara canlarının hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler ”
(el-Mâide, 5/70)
“Andolsun, İsrâiloğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara canlarının hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler ”
(el-Mâide, 5/70)
CHP'de inanılmaz değişim!Artık CHP'ninde oy kullanmayı becerebilen bir başkanı var
İyi Günde Sevmedim ki Kötü Günde Terk EdeyimEn Kötü Gün Bugünse Bugün de FENERBAHÇE !
Takvim sayfalarındaki bilgileri okunur hale getiren link
http://galibindir.net/takvim.php
"LA İLAHE İLLALLAH"
ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN
Cano bizimde Ramazanla tonlarca karşılıklı soıhbetimiz var..Ama bir defa bile böyle berbat hakaretler etmedik kendisine..Hele benim asla böyle şeyler söylemem mevzubahis olmıyacağı gibi kendisini arkadaş listeme ekledim...Ben fikirlerden daha çok tavırlara bakıyorum..Ramazanı severim,aynı fikirde olmasakta oda beni sever..Onun hakkındaki bu iğrenç hakaretleri görünce ,bende tepkimi belirtme ihtiyacını hissettim..Biz sizlerle ilgili peşin yargı içinde değiliz,ve sizlerin konularınıza girmiyoruz..Aynı hakaretleri benim arkadaşlarım yapmaz ,ama yapacak olsada ,yine araya girerim konu büyümeden kapanması için gayret ederim.Ki böylede bir çok sefer yapmışımdır.
Burada seninle anlaşamadığımız nokta sen savunmaya geçiyorsun.Halbuki en azından yuvarlak laflarla konuyu yumuşatabilirdin..
Neyse sürçü lisan etdiysek afffola..Dinsizde olsak sabırın faziletini biliriz,sıkıldığınızda sizde öyle yapın..
Sayın El-Turuk bunlara hitap etmek için önce bir sıfatın olacak sen veya ben ne desek boş, zaten bende sayfalarında yayınladığım Kuran ayetlerinin tamamını yayınladıgımda bu konu başlıklarında yazı yazmayacagım. Tahammülünde bir sınırı var.
Gelelim ayetlerimize:
NİSA
115 – Her kim de, hidâyet yolu kendisine iyice belli olduktan sonra, Resulullaha muhalefet eder ve müminlerin yolundan başka bir yola tâbi olursa, Biz onu döndüğü yolda bırakırız. Fakat âhirette kendisini cehenneme koyarız. Orası ne fena bir varış yeridir! [68,44; 61,5; 6,110; 37,22; 18,53]
116 – Şu kesin ki: Allah Kendisine şirk koşulmasını affetmez, ama dilediği kimse hakkında bunun altındaki diğer günahları affeder. Her kim Allah’a şirk koşarsa, haktan çok uzağa sapmış olur. [4,48]
117 – Allah’tan başka onlar sadece bir kısım kadınlara tapıyorlar ve onlar, aslında Allah’ın lânet ettiği o inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar. [53,19; 43,19; 37,158-159; 34,41]
118-119 – O şeytana ki: “Ya Rabbî, Senin kullarından mutlaka bir pay edineceğim. Mutlaka onları saptıracağım, onları birtakım temennilerle oyalayacağım. Onlara davarlarının kulaklarını yarmalarını emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” dedi. Her kim Allah’ın yerine şeytanı dost edinirse, şüphesiz besbelli bir ziyana girmiştir. [5,103; 7,30; 16,63]
120 – Şeytan onlara sadece vaadlerde bulunur, birtakım kuruntularla oyalar. Şeytan aslında onlara kuru bir aldatmadan başka ne vaad eder ki! [14,22; 4,123; 99,7-8]
121 – İşte öylelerinin varacakları yer cehennemdir ve oradan kurtuluş için hiçbir çare bulamazlar.
122 – İman edip makbul ve güzel işler yapanları, ebedî kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz.Bu, Allah’ın gerçek vâdidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?
123 – Allah’ın vâd ettiği bu mükâfat, ne sizin temennileriniz, ne de Ehl-i kitabın temennileri ile elde edilmez. Kim kötü iş yaparsa onun cezasını bulur ve Allah’tan başka, kendisini o azaptan kurtaracak ne bir hâmi, ne de bir yardımcı bulamaz. [2,80.105.111] {KM, II Tarihler 20,7; İşaya 51,8**
124 – Erkek olsun kadın olsun kim mümin olarak iyi ve yararlı işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar bile hakları yenmez.
125 – Hep iyiliği şiar edinmiş olarak, yüzünü ve özünü Allah’a teslim edip bir de İbrâhim’in tevhid dinine tâbi olan kimsenin dininden daha güzel din olabilir mi? Bundandır ki Allah İbrâhim’i dost edinmiştir. [46,16; 3,68; 16,123; 53; 37; 2,124; 16,120-121]
126 – Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah ilmi ve kudreti ile her şeyi kuşatır.
127 – Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki hükmü Allah size açıklıyor: Haklarını vermeyerek nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlarla küçük, zayıf yetim çocukların haklarına dair hükümler size bu kitapta okunup duruyor. Yetimlerin haklarını vermekte tam adaleti gözetin. Yaptığınız her iyiliği, Allah mutlaka bilir. [4,3]
128 – Eğer bir kadın kocasının kötü mualelesinden ve kendisinden yüzçevirmesinden endişe ederse, bazı fedakârlıklar göstererek sulh olmak için gayret göstermelerinde mahzur yoktur. Barışma, elbette daha hayırlıdır. Nefisler menfaatlerine düşkün yaratılmıştır.Ey kocalar! Eğer siz iyi davranıp arayı düzeltir, kadınların hakkını çiğnemekten sakınırsanız unutmayın ki Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır (İyi davranışlarınızın karşılığını size fazlasıyla verecektir).
129 – Ey kocalar! bütün benliğinizle isteseniz dahi eşleriniz arasında tam adaleti sağlayamazsınız. Öyleyse bir tarafa büsbütün gönlünüzü kaptırıp da öbürünü kocasızmış gibi bir vaziyette bırakmayın.Eğer arayı düzeltir, işlerinizi iyileştirir ve haksızlıktan sakınırsanız, unutmayın ki Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur)(4,3).
130 – Şayet gösterilen gayretlere rağmen eşler boşanıp birbirinden ayrılacak olurlarsa, Allah her birini lütfu ile müstağni kılar, birini öbürüne muhtaç eylemez. Allah’ın lütfu geniştir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
131 – Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ın mülküdür. Biz gerçekten, hem sizden önce Ehl-i kitaba, hem de size, Allah’a karşı gelmekten sakınmanızı emrettik.Eğer inkâra sapıp nankörlük ederseniz bilesiniz ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah ganidir, hamîddir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere lâyık olan O’dur).
Bu mesaj en son " 11.06.10 " tarihinde saat 10:28 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?
Ramço, senin bu anlayışına hayret etmemek mümkün değil güzel söylesek anlamıyorsun ağır söylesek anlamıyorsun,hangi sözden anlarsın sen yahu!Biz Allahın kuranda bir çok ayette bildirdiği Allahın evliyasından bahsediyoruz.Allahın evliyası sadece Pirimiz H.Galip Hasan Kuşçuoğlu değil ki,daha birçoğu helen hayatta mevcut arayan bulur.Bu zatlar İrşad mercileridir.Bu zatları, Allah aynı peygamberlerini nasıl seçmişse öyle seçer.Herhangi birisi şahıs seçemez,veya kendiliğinden ben şeyhim diye ortaya çıkamaz.Çıkarsa,gerçek şeyh değil sahtekarın biridir o. Sahtekarlığı da kısa zamanda ortaya çıkar.Müslüm Gündüz,Ali Kalkancı gibi...Sen bunun farkında değilsin.Kuranı anlıyormuşsun, nasıl anlıyorsan (!) anladığın senin olsun.Bize lazım değil senin anlayışın. Kuranı bize kim anlattı? Peygamberimiz anlattı değil mi? Peki Peygamberimiz ahirete yürüdüğüne göre kuranın gerçeklerini bize kim bildirecek ,tabi ki bir bilen Buda senib kabul edemediğin EVLİYAULLAH...senin anlayışına göre bu kişi beyaz hocaymış (akademisyenmiş(!)) islamın yüz karası bu herif...Bu mu anlatacak islamı, kuranı, sevsinler seni Ramço.Senin gibilere yutturup anlatması gayet normal aynı yolun yolcususunuz zira onu örnek verdiğine göre.Başka nasıl söyleme mi bekliyorsun.Allahın bize Kuranda işaret ettiği, zamanın imamını(Evliyaullahı) bulup ona biat ederek(islamı yaşayacağımıza ait o zatın şahsında Allaha söz vererek) öğreneceğiz,sadırdan bilgi sahibi olacağız.Allahtan başka bir güç görmeyerek.Evliyaullah Allahın ortağı değil,devamlı bu şekilde göstermeye kalkışıyorsun ...Bu konuda Ayet mi istiyorsun? Evliyaullah ilgili ayetler; GÖRMEK İSTERSEN TABİ...Kuran bana yeter diyorsun ya!yetip yetmediğini sana göstermekte bizim vazifemiz.Neye inandığını gör.
EVLİYA İLGİLİ AYETLER:
Rabbimiz! Onlara, kendi içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitabı ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir elçi gönder. Her zaman üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin. Sen.
Bakara 129
Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Elçil gönderdik.
Bakara 151
Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.
Bakara 154
Hikmeti dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak sağduyu sâhipleri düşünüp anlar.
Bakara 269
Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri “EVLİYA” edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık Allah ‘tan rahmet beklemesin. Ancak onlardan korunmanız başka. Allâh sizi kendisinden sakındırır. Dönüş yalnız Allah'adır.
Ali İmran 28
Andolsun ki, Allâh, mü'minlere büyük lutufta bulundu: Zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine Allâh'ın âyetlerini okuyan, kendilerini yücelten ve kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi.
Ali İmran 164
‘‘Ey inananlar, müminleri bırakıp da kâfirleri ‘‘EVLİYÂ’’ edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz.’’
Nisa 144
Ey inananlar! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya Vesile arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
Maide 35
‘‘Ey inananlar Yahudi ve Hıristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Onlar birbirilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalimler toplumu doğru yola iletmez.
Maide 51
Rabbinizden size indirilene uyun ve O’dan başka EVLİYA’ya uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Araf 3
Şüphesiz, biz şeytanları inanmayanların EVLİYASI kıldık.’’
Araf 27
Ey Âdemoğulları, size kendi içinizden elçiler gelip size âyetlerimi anlattıkları zaman korunup uslananlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Araf 35
‘‘Dikkat et! EVLİYAMA korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.’’
Yunus 62
Onlar, İman edip de Takvâya ermiş olanlardır.
Yunus 63
Onlar için dünya hayatında da ahirette de “Müjde” vardır. Allah’ın buyruğunda asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
Yunus 64
‘‘Rabbim, gideceğim yere doğrulukla gitmemi sağla. Çıkacağım yerden de doğrulukla çıkmamı ihsan et. Bana katından yardımcı bir güç ver.’’ (Sultanen Nasira)
İsra 80
Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek MÜRŞİT bulamazsın.
Kefh 17
Hani biz meleklere: Âdem'e secde edin, demiştik; İblis hariç olmak üzere, onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi; O yüzden rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu mu EVLİYA ediniyorsunuz?Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir!
Kehf 50
‘‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbî olun, onların sözlerini önemseyin. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’’
Yasin 21
Bir nâib aracılığı ile Rabbınıza yönelin ve ona tam teslim olun.”
Lokman 15
Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa ve hatta buna yedi deniz daha eklense yine Allah'ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.
Lokman 27
Peygamber, müminlere kendi canlarından daha üstündür. Eşleri, onların Analarıdır. Akraba olanlar, Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine muhacirlerden ve ensardan daha yakındırlar; ancak, EVLİYA’NIZA uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. Bunlar Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.
Ahzab 6
Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir resülü memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
Kasas 59
‘‘Ey cin ve insan toplulukları, göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçin gidin, ama Allah’ın verdiği basıcı aşırıcı gücü elde etmeden geçemezsiniz.
Rahman 33
Bilemediğin gerçekleri nasıl tavsiye ediyorsun, bilmediğin halde.Bilmediği halde biliyorum havasında olanlara ukala derler bunu da biliyor musun Ramço kardeş, müsade ette bu kadar dokunduralım.Biz sabır taşı değiliz.Bunlar senin için korunma olur inşallah.Hiçbir şey söylemezsek sonra senin halin nice olur,Ramço kardeş.Bu nasıl şey dersen örnek vereyim; Maneviyat ehilleriyle oyun oynama onlara hakaret etme.
Gavsül Azam Abdül Kadir Geylani hazretleri dergahta bulunan bir çocuğun eline testiyi vermiş. Kaynaktan su doldurup getirmesini istemiş.Çocuk,kaynaktan su doldururken hışımla bir atlı gelmiş.
-Çekil, atım su içecek diye çocuğun elindeki testiyi fırlatıp kırmış. Çocuk, kormuş ve ağlamaya başlamış.Koşarak derğaha dönmüş bunu gören Gavsül Azam ne oldu çocuk niye ağlıyorsun demiş.Çocuk durumu anlatmış.Gavsül Azam coçuğa sormuş.
- Sen ona birşeyler söylemedin mi demiş.Çocuk susmuş.Bunun üzerine Gavsül azam çocuğa,
- Koş,çabuk sende o adama birkaç söz söyle demiş.Çocuk kaynağın yanına geldiği zaman ne görsün At sahibini başına öyle bir çifte atmış ki, adamın beyni parça parça yerlerde...
Allaha sığındığın pek inandırıcı gelmedi bana zira Allaha gerçek manada sığınsan mutlaka ama mutlaka yanıtını Allahtan alırsın.Niye dersen Allah buyuruyor ki;
Kulum benden istesin(gerçek manada,samimi olarak) ben vermemekten haya duyarım.
Sen nefsine mi sığınıyorsun yoksa Allaha mı? Burasını iyi düşün.Allah verdiği sözden caymaz.Bu sığınmanın neticesi senin üzerinde ve yazdıklarında gözükür.Bizimle mücadele edeceğine kendine dönde kendinle (nefsinle)mücadele et de aklın başına gelsin.
Peki,bugüne kadar yaptıklarının sebebi nedir? inadın mı? Ne rakibi olacakmışsın ki ?Kimseye benim dediğim doğrudur benim gibi inanacaksınız demedim.
Bizlerde senin görüşlerinde yanlışlıklar var dedik.izah ettik. Ama sen var ya, neler yaptın neler......
Bak kardeşim Allaha bu şekilde(nefsine uyarak) kul olunmaz.Allaha neliksiz niteliksiz teslim olarak kul olunur.Kulluk lafla olmaz.Bu hepimiz için geçerlidir.Biz kendimizi bundan kesinlikle soyutlamıyoruz.
Bu mesaj en son " 11.06.10 " tarihinde saat 10:36 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
" BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"
Bakara 140-
Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Şûrâ Sûresi 13
“Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.
132 – Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. O’nun kudreti bütün bunları yönetmeye kâfidir.
133 – Eğer O dilerse, ey insanlar, hepinizi ortadan kaldırır ve başkalarını getirir. Allah’ın kudreti bunu yapmaya elbette yeter. [47,38; 35,16-17]
134 – Kim dünya mutluluğunu isterse bilsin ki dünya mutluluğu da, âhiret saadeti de Allah’ın yanındadır. Allah hakkıyle işitir ve görür. [2,200-202; 42,20; 17,18-21]
135 – Ey iman edenler! Haktan yana olup var gücünüzle ve bütün işlerinizde adaleti gerçekleştirin. Allah için şahitlik eden insanlar olun.Bu hükmünüz ve şahitliğiniz isterse bizzat kendiniz, anneniz, babanız ve yakın akrabalarınız aleyhinde olsun. İsterse onlar zengin veya fakir bulunsun; çünkü Allah her ikisine de sizden daha yakındır.Onun için, sakın nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın. Eğer dilinizi eğip bükerek gerçeği olduğu gibi söylemekten çekinir veya büsbütün şahitlikten kaçarsanız, iyi bilin ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. [5,8]
136 – Ey iman edenler! Allah’a, Resulüne, gerek Resulüne indirdiği, gerek daha önce indirdiği kitaplara imanınızda sebat edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse hakikatten iyice uzaklaşmış, sapıklığın en koyusuna dalmış olur. [7,158; 24,62; 48,9] {KM, Yuhanna 14,1**
Bak burda imanın şartını ayet belirlemiş, bunun içinde de ALLAH dostları yok. Evliya yok. veli yok. daha degişik degişik nitelemeli sıfatlara sahip kimseler yok.
137 – Onlar ki iman ettikten sonra inkâr ettiler. Sonra tekrar iman edip sonra inkâr ettiler. Sonra da inkârlarını artırdılar... İşte onları Allah ne affeder, ne de doğru yola çıkarır.
138 – Münâfıklara müjde ver ki, can yakıcı bir azap kendilerini beklemektedir!
139 – O münâfıklar müminlerin dışında kâfirleri dost edinirler.İzzet ve desteği onların yanında mı arıyorlar? Oysa bütün izzet ve kuvvet Allah’ındır. [35,10; 63,8]
140 – Allah size kitapta şunu da bildirmiştir: “Allah’ın âyetlerinin inkâr ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, bunu yapanlar başka bir konuya geçmedikçe onların yanında oturmayın.”Böyle yaparsanız siz de onlar gibi olursunuz. Şüphe yok ki Allah münâfıkları da, kâfirleri de cehennemde bir araya getirecektir. [6,68]
141 – Münâfıklar sizinle ilgili olayları çok yakından izler, devamlı olarak havayı yoklarlarayet Allah size bir zafer lütfederse: “Biz de sizinle beraber değil miydik?” derler.Eğer kâfirler zaferden yana bir pay elde ederlerse onlara: “Bizim taraf size galip durumda iken sizi kollamadık mı, müminlerin size karşı savletini içten içe engellemedik mi?” derler.Kıyamet günü Allah, sizinle onlar arasında hükmünü verecek ve Allah kâfirlere müminler aleyhinde asla fırsat vermeyecektir.
142 – Münâfıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar, Allah da onların hilelerini ve oyunlarını bozar.Onlar namaza kalkarken üşene üşene kalkarlar, müminlere gösteriş yaparlar. Yoksa aslında Allah’ı pek az hatırlarlar. [58,18]
143 – Onlar müminlerle kâfirler arasında bocalayıp dururlar: Ne onlara bağlanırlar, ne de bunlara. Her kimi de Allah şaşırtırsa sen ona hiçbir yol bulamazsın. [2,20]
144 – Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri müttefik edinmeyin. Böyle yaparak, Allah’a, aleyhinizde kesin bir belge mi vermek istiyorsunuz? Göz göre göre, Allah’ın hışmını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz? [3,28]
145 – Şu kesindir ki münâfıklar cehennemin en alt katındadırlar. Onları oradan kurtaracak bir yardımcı da bulamazsın.
146 – Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler ve Allah’a sımsıkı sarılanlar ve bütün samimiyetleriyle sırf Allah’a itaat edenler müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdir. Allah müminlere de büyük mükâfat verecektir.
147 – Siz şükredip iman ettikten sonra Allah ne diye sizi cezalandırsın ki? Allah şükredenlerin mükâfatlarını bol bol verir ve her şeyi hakkıyla bilir.
ALLAH Kuranda ayet ile hiçbir şeyi unutmadım diyor. Böyle dediği halde neden ALLAH dostlarının isimlarini vermemiş bunu hiç düşündün mü?
CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?
"Mürşidi Kamil kime talim eyledi,
Her varaktan okuyup TEFSİRİ KUR-AN eyledi."
Mürşidi Kamiller Kur-anın Manasını ZAMANLARINA taşıyan ALLAH'ın vazifeli kulları.
Kur-an anlaşılmaz değil.Kuluna ALLAH'ın açıklaması,Kuranı herkes Edindiği bilgi üzere elbet algılar.Kuranı anlayış herkesin kendi bilgisi ışığında elbet mümkün.AMA KASTI ilahi ALLAH'ın anlaşılmasını dilediği gibi anlamak.Kişinin bilgi dağarcığı neye müsaid ise,örfü ananesi,yetiştirilmesi ne ise algısı bundan ibaret olur.Kuranı bu bilgileri ile algılayan kendince yoruma ve yorumladığına inanmaya gayret eder.Kendi edindiği bilginin hakikat olduğuna iman eden,Karşına çıkan gerçek hakikatı inkara daha fazla müsaid olur.
Ehli Kitap olan Museviler Tevrattan anladıklarını hakikat,Hakikatıda zanları gibi sanınca içlerinde bulunan MESİH'i kabul edemediler,Mesih benim diyen Hz.İsa a.s. mı Havradan kovdular.Onun en azılı düşmanı oldular.Düşmanlıklarına delili kendi algıları ile yorumladıkları Tevrat oldu.Hala Museviler MESİH bekler.
İseviler İsa a.s. dan başka Resul gelmeyecek inançlarını İSA geri gelecek diye pekiştirdiler,Onun için Gelen Hz.Muhammedi kabul edemediler.
Aklı rehber edinen beşer.ALLAH'ın tertibini kendince yorumladığı zaman çok hatalar yaptı.ALLAH'ın Kitabından algısını çıkarma gayreti,ALLAH'ın vazifelilerini ,Kendi gibi beşeri kabul edememeyi getirdi.Onun için Akıl, EVLİYAULLAH'ı kuranın manasına dahil etmeme gayretine girdi.
ALLAH hiçbir ana başka muamele etmez.BU ONUN ŞANI ULUHİYETİNE,ADALETİ İLAHİYESİNE SIĞMAZ.
Evliyaullah ALLAH'ın vazifeli TAKVAYA ERDİRDİĞİ kulları.Onlar Hakikatın ALLAH'ın bildirdiği gibi anlaşılıp Yaşanmasına VESİLE kılındı.KIYAMETE KADAR VESİLE.
ZAMAN değişir MANA DEĞİŞMEZ.VESİLESİZ BİR ANI YOKTUR Hz.ALLAH'ın.
Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..
Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu
ALLAH:hzALLAH
EL-TURUK , ben arkadaşımı savunmuyorum . Yaptığı şeyi tasvip etmiyorum . Ama ramazan bunu çoktan haketti . Fefalarca uyarmamıza rağmen aldırış etmedi . Yazdığım yazı ile ilgilensin , şahsımı eleştirsin , bana hakaret etsin bu beni ilgilendirir . Ama benim inandığım Allah 'ın Evliya 'sına dil uzatması , en büyük terbiyesizlik , en büyük edepsizlik .
Sen nasıl ki insanların şahsını eleştiriyorsan , onun da böyle davranması gerektiğini anlatıyoruz ama adamın kapasitesi dar . Lüzumsuz şeylerle doldurmuş . O tarafını görmüyor , düşünmüyor ,'' ben sizin yazdıklarınızla zaten ilgilenmiyorum '' diye de ifade ediyor . Amaç belli , düşünce belli , zihniyet belli ..!
Kendi aramızda konuşurken sürekli bahsederiz. İnanmıyoruz diyen sizlerin Galib-i 'lik ve İslam konularında hiç bir şekilde rahatsızlık vermemenize , bu forumlarda yazışanları incitmemenize gerçekten teşekkür ederim . Bütün arkadaşlarım ve kendim adına .
Sizlerin bu duyarlı davranışına karşın , inanıyorum diyen kişinin verdiği rahatsızlık yenir , yutulur değil .
Tepkimizi bu yönde yapılmış olarak düşün . Hiç bir şey tek taraftan beklenemez . Karşılıklı olması gerekir .
Kişi her ne olursa olsun yeri geldiğinde bir adım geri atmasını becerebilmeli .
Ben de sürçü-lisan ettiysem affola .
''' Ummandan katre '''
Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
( Yasin suresi , 21 )
Arada bir de olsa karalamaya çalıştğın , dinsizler diye bahsettiğin şu insanlar kadar bile olamazsın .
Din ve inanç adı altında olmadık saygısızlığı yaptın , hala da yapıyorsun .
Muhatap almaya değmezsin . Bak da şundan birşeyler '' KAP '' ...!
Pek anlayabileceğini sanmıyorum . Senden daha inançlı , senden daha saygılı , senden daha değerli olduklarına yemin ederim . Adam gibi adam , insan gibi insanlar ...!
''' Ummandan katre '''
Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
( Yasin suresi , 21 )
ALİ-İMRAN
1 – Elif, Lâm, Mîm.
2 – Allah o İlâhtır ki Kendinden başka tanrı yoktur. Hay O’dur, kayyûm O’dur. [2,255]
3 – Sana kitabı, gerçeğin ta kendisi ve daha önce indirilen kitapları tasdik edici olarak indiren O’dur. Bundan önce de, insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat ve İncîl’i indirmişti. [2,41]
4 – Doğruyu eğriden, hakkı batıldan ayırd eden Furkanı da indirdi. Allah’ın âyetlerini inkâr edenlere pek çetin bir azap vardır. Öyle ya, Allah daima azîzdir (mutlak galiptir, mazlumların) intikamını alır. [2,53; 5,95; 14,47; 39,37; 32,22; 43;41; 44,16] {KM, Tesniye 32,35; Mezmurlar 94,1; Yeremya 51,56**
5 – Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.
6 – O’dur ki annelerinizin rahimlerinde size dilediği şekli verir. O’ndan başka tanrı yoktur. azîzdir, hakîmdir. (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [18,37; 22,9; 40,64; 95,4] {KM, Mezmurlar 33,15; Yeremya 1,5**
7 – Bu muazzam kitabı sana indiren O’dur. Onun âyetlerinin bir kısmı muhkem olup bunlar Kitabın esasıdır. Âyetlerin bir kısmı ise müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar sırf fitne çıkarmak, insanları saptırmak ve kendi arzularına göre yorumlamak için müteşabih kısmına tutunup onlarla uğraşır dururlar. Halbuki onların hakikatini, gerçek yorumunu Allah’tan başkası bilemez. İlimde ileri gidenler: “Biz ona olduğu gibi inandık. Hepsi de Rabbimizin katından gelmiştir.” derler. Bunları ancak tam akıl sahipleri düşünüp anlar ve şöyle yalvarırlar: [13,39; 43,4; 85,22]
8 – “Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen!”
9 – “Sen, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde bütün insanları bir araya toplayacaksın. Allah sözünden asla dönmez.”
10 – Dini inkâr edenlerin ne malları ne de evlatları, müstahak olmaları sebebiyle Allah’ın vereceği cezayı önlemede, kendilerine asla fayda veremezler. İşte onlar cehennemin yakıtıdırlar. [2,24]
11 – Tıpkı Firavun taraftarlarının ve onlardan daha öncekilerin gidişi gibi. Onlar, âyetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini cürümleri sebebiyle kıskıvrak yakaladı. Allah’ın cezası pek şiddetlidir.
12 – İnkâr edenlere de ki: “Siz mağlup olacak, haşredilip toplanacak ve cehenneme sürüleceksiniz!” Orası ne fena bir yataktır!
13 – Birbiriyle karşılaşan iki toplulukta size büyük bir ibret vardı: Bunlardan biri Allah yolunda vuruşuyordu. Diğeri ise kâfir idi. O kâfirler Müslümanları, bizzat gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah, dilediği kimseleri nusratıyla destekler. Elbette bunda görecek gözleri olanlar için alınacak ibret vardır. [8,43]
14 – Kadınlar, oğullar, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüş, güzel cins atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin hoşuna giden şeyler insanlara cazip gelmektedir. Bunlar dünya hayatının geçici bir metaından ibarettir. Asıl varılacak güzel yer ise, Allah’ın katındadır. [13,29; 38,25. 40.49]
15 – De ki: “Size, ihtirasla istediğiniz o şeylerden çok daha iyisini bildireyim mi? İşte Allah’a karşı gelmekten sakınan müttakiler için Rab’leri nezdinde içinden ırmaklar akan cennetler olup, kendileri orada ebedî kalacaklardır. Hem orada onlara tertemiz eşler ve hepsinin de üstünde Allah’ın rızası vardır. Allah bütün kullarını hakkıyla görmektedir. [9,72]
16 – O müttakiler: “Ey bizim kerim Rabbimiz, biz iman ettik, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru!” diye yalvarırlar.
17 – Onlar sabırlı, imanlarında sadık ve samimî, Allah’ın huzurunda itaatla divan duran, mallarını hayırda harcayan, seher vakitlerinde Allah’tan af dileyen müminlerdir.
18 – Allah’tan başka tanrı bulunmadığına şahid bizzat Allah’tır. Bütün melekler, hak ve adaletten ayrılmayan ilim adamları da bu gerçeğe, aziz ve hakîm (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibi) Allah’tan başka tanrı olmadığına şahittirler.
19 – Allah katında hak din, İslâm’dır. O Ehl-i kitabın ihtilâfları, kendilerine gerçeği bildiren ilim geldikten sonra, sırf aralarındaki haset ve ihtiras yüzünden olmuştur. Allah’ın âyetlerini inkâr edenler bilsinler ki, Allah onların hesabını çabuk görür. [2,112]
20 – Buna karşı seninle münakaşaya kalkışanlara de ki: “Ben yüzümü, özümü Allah’a teslim ettim. Bana bağlı olanlar da O’na teslim oldular.” O Ehl-i kitapla, kitap ehli olmayan ümmîlere (müşriklere) de ki: “Siz de teslim olup müslüman olmaya var mısınız?” Eğer hakka teslim olup İslâm’a girerlerse doğru yolu bulmuş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse, sana düşen görev, sadece hakkı tebliğdir. Allah kullarını hakkıyla görür.
21 – Allah’ın âyetlerini inkâr edenleri, haksız yere peygamberleri öldürenleri, adaleti isteyip yaymak isteyenlerin canlarına kıyanları, can yakıcı bir ceza ile müjdele!
22 – İşte onların bütün yaptıkları, dünyada da, âhiret’te de boşa gitmiştir. Kendilerini bu halden kurtaracak hiçbir yardımcıları da yoktur.
23 – Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere! Aralarında hakem olması için Allah’ın kitabına dâvet ediliyorlar da, sonra onlardan bir grup yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.
CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?