• Reklam
Sayfa: 53 | Toplam: 639 İlkİlk ... 3434445464748495051525354555657585960616263103153553 ... SonSon
6389 sonuçtan 521 --- 530 arası gösteriliyor

Konu: GÂLiBiLiK

  1. #521

    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    394
    Karizma Gücü
    0
    DÎN-İ İSLÂM ALL&#194’IN YASAKLADIKLARI DIŞINDA GÜZELLİKLERE, GÜZEL OLAN ŞEYLERE KARŞI DEĞİLDİR. Bİ-ZÂTİHÎ DİN GÜZELDİR


    Dîn-i İslâm ALL&#194’ın kullarının dünyâ ve âhiret kemâlâta erdirip, ihyâ olması için rahmet ve merhamet-i ilâhînin kümeleştiği güzellikler manzûmesidir. ALL&#194’ın yasakları dışında, emr-i ilâhîler nefsin de ölçüsüne uygundur. Yasaklanmış emr-i ilâhîler nefsin ölçüsü dışında olup, cezâsının zuhûrundan sonra bütün çıplaklığı ile ortaya çıkar. Çirkinlikler beşerin nefsinin ürettiğidir. Güzelliklerin zuhûruna Hazret-i ALLAH dîn-i İslâm’ı vesile kılmıştır. Emr-i ilâhîler küllü rahmettir.

    Müslüman kardeşim! Çirkinlikleri dînin malı ve parçası gibi gösterenleri tasvip etmediğin gibi, yakınında dahi bulunma. Din mahrûmiyet değildir. “Habîbim, helal kıldığımız şeyleri nefsine kim haram kıldı? Güzel zînetleri giymekten seni kim menetti?” hitâbını iyi anla.

    Hz.Pir Es Seyyid H.Galip Hasan Kuşçuoğlu



    Hüdâ’nın ulu dergâhı gönüldeki HOŞGÖRÜ, Mutasavvifînin sermâyesidir.

  2. #522
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Hz. Cüneyd-i Bağdâdî der ki :
    “Amelini bozmak istemezsen emir ve nehyin hakîkatini araştırmaya kalkışma. Zâhir ile amel et. Samîmi ol, bu sana yeter.”

    Herkes kendine göre mânâ verip te’villere sapmasın ve günaha girmesin.
    Kevnî hakîkatlerle iktifâ edip, dînî hakîkatlere ittibâ etmeyenler peygamber efendilerimizin tâbilerinden sayılmazlar.
    Bazı umûrda dînî hakîkatlere uymayan kimsenin o nisbette îmanında zaaf vardır. Bu gibi haller îmanın kemâlâtına aykırıdır. Yalnız ilmi istemek sapkınlık olduğu gibi, ilimsiz amel istemek de öyledir.

    Nâfi ilim sâlih amelden şereflidir. İlim amel ve irâdeden evveldir. Çünkü önce maksat ALLÂH’ı bilmek, sonra Mâbud-ı Hakk’a ne vecihle ibâdet etmek gereğini bilmek...

    Cennet-mekan Sultan Abdülhamit Han zamânı ulemâsı için der ki :

    “Ekseriyetle şahsen fazîletli idiler. Fakat ilmî kudretleri olduğu kadar cihanı telakkî tarzları, yâni dünyâ görüşleri bu kadar büyük İslâmiyet’in mukadderâtı üzerinde başkalarına te’sir yapacak mevzûyu ele almaya, netîcelendirmeye müsâit değillerdi.”

    Namazda icrâ edilen fiiller fıkha âittir. Fakat ihlas, züht, takvâ gibi bâtınî şeyler TASAVVUFA dâhildir.

    Zikrullah iledir ilm-i aşk olma gâfil.
    Ulûm-i akliyede mü’min ve kâfir müşterektir
    .


    İki ben bir arada bulunmaz. Benliğini eritecek insan ara.

    Hazret-i insan âyine-yi Rahman’dır.


    “Uyun, sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere.
    Onlar hidâyete ermiş zatlardır.”

    (Yâsin Sûresi, 21)


    Hz.Pir Es Seyyid H.Galip Hasan Kuşçuoğlu
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  3. #523

    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    394
    Karizma Gücü
    0
    Meçhulâtı meçhulât ile halletmek çok muhâl hükmünü doğuruyor. Mâlumâtın arttıkca nâmelerin sırrı çözülmüyor. Esrâr-ı kâinat bir kat daha kesb-i azâmet ediyor. Bu hakîkat önünde müsbet nazariyecilik meslekî denilen kör ve tek gözlü bakış insanı yalnız beş duygunun kuru bir makinası hâline götürüyor.
    İlâhî din insanları birbirine bağlayan en kuvvetli unsurdur.



    Sûfî, hakîkat ilmi ile amel eden bir fakihten başka bir şey değildir. ALLAH onu ilmi ile şeriatın inceliklerinin esrârına muttalî kılmıştır.

    Beşer hayatını ilerletmek ve bir gâyeye vâsıl olmak için ilme muhtaçtır. Rûhunu tatmin için de dîne muhtaçtır.

    Dîni aklın ve mantığın içine sokmak ve boyunduruğu altında tutmak doğru olmayıp, bu sûretle hareket insanı yanlış yere götürür. Ne aklın, ne mantığın buna gücü yetmez.

    Dinsiz ahlak kalp paraya benzer. Din terbiyesine sâhip olmayan toplumlarda sonradan ihdas edilen telkin ne kadar kuvvetli olursa olsun müeyyidesiz bir nizam-nâme kıyme-tinden öteye aşamaz

    İnsanı dıştan ahlaklaştırmak imkansızdır. Onu en derin varlığa inandırmak gereklidir. Yoksa satıhta kalınca, eşyânın ve hâdiselerin esiri olmaya mahkumdur. İlâhî din insanları biri birine bağlayan kuvvetli bir unsurdur.

    “Doğru yolu bulanlara gelince, ALLAH onların hidâyetlerini artırır ve onlara takvâsını öğretir.” (Muhammed Sûresi, 17)

    Hz.Pir Es Seyyid H.Gâlip Hasan Kuşçuoğlu


    Mürşid-i kâmil kime ta’lîm eyledi?
    Her varaktan okuyup, tefsîr-i Kur’ân eyledi.
    Levh-i dilden okuyup, bî-harf ü savt Ümm-i kitâbı,
    Hak Teâlâ ilm-i Hıdr’ı ona ihsân eyledi.


    .
    Hüdâ’nın ulu dergâhı gönüldeki HOŞGÖRÜ, Mutasavvifînin sermâyesidir.

  4. #524
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Ben bir soru sormak istiyorum (naçizane);

    Galip Hasan Kuşcuoğlu'nun rüyasında kendisine Peygamber efendimiz(s.a.v) tarafından emredilen (tabii bu sizin iddianız,sizi bağlar) '' ümmetime söyle,yaşadığı çağın gereklerine uygun yaşasın '' emrinden ne anlamalıyız?

    Bu çağ derken neyi kasdetmiştir?Neler,hangi hükümler kalkmıştır?Bundan sonra neye göre yaşayacağız?Yarın ne değişecek diye sormayayım,bu durumda yarınları,yarın dünyaya gelecekler düşünsün.Bizim çağımızdaki ekonomik,içtimai ve kültürel anlayışımızda değişmesi gereken şartlar nelerdir?

    Bu konudaki tavsiyeleriniz(böyle bir iddianın sahibi,bunun gerisinide getirmelidirki,herkes ne yapacağını bilsin).İçtihatlarınız nelerdir.

    Sabırsızlıkla bekliyorum.Umarım kıt aklımın anlayabileceği şekilde anlatır,günümüz türkçesiyle,madde madde açıklarsınız.

    Allah yanıltmasın cümlemizi.Amin.

  5. #525
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Müsade ederseniz bende bir soru sormak istiyorum. Peygamber efendimiz " ÜMMETİME SÖYLEYİNİZ" emrini Tüm ümmeti için söylemiş gibi algılıyorum ben Yanılıyormuyum. Şimdi Peygamber efendimizin Tahminen 1.5 Milyar Ümmeti olduğunu sayarsak Şeyhiniz bunu nasıl yapacak? Veya hangi sıfatla yapacak. Bu görev Yeni bir rütbe anlamına gelebilirmi? Bununla ilgili neler yapıldı? Şahsen Ben kendisini bu forumda tanıdım. Belki dışarıda tanımayanlarda vardır. O zaman görevi nasıl yerine getirmektedir? Yada Benim Ümmetim denilen mana sadece Galibi olanlarımı bağlıyor? Bilgilendirirseniz sevinirim. Saygı ile.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  6. #526

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ewren44 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ben bir soru sormak istiyorum (naçizane);

    Galip Hasan Kuşcuoğlu'nun rüyasında kendisine Peygamber efendimiz(s.a.v) tarafından emredilen (tabii bu sizin iddianız,sizi bağlar) '' ümmetime söyle,yaşadığı çağın gereklerine uygun yaşasın '' emrinden ne anlamalıyız?

    Bu çağ derken neyi kasdetmiştir?Neler,hangi hükümler kalkmıştır?Bundan sonra neye göre yaşayacağız?Yarın ne değişecek diye sormayayım,bu durumda yarınları,yarın dünyaya gelecekler düşünsün.Bizim çağımızdaki ekonomik,içtimai ve kültürel anlayışımızda değişmesi gereken şartlar nelerdir?

    Bu konudaki tavsiyeleriniz(böyle bir iddianın sahibi,bunun gerisinide getirmelidirki,herkes ne yapacağını bilsin).İçtihatlarınız nelerdir.

    Sabırsızlıkla bekliyorum.Umarım kıt aklımın anlayabileceği şekilde anlatır,günümüz türkçesiyle,madde madde açıklarsınız.

    Allah yanıltmasın cümlemizi.Amin.
    Ewren44 kardeş,

    Sorduğunuz soruların en güzel cevaplarını, ayrıntılı olarak,onun sohbetlerinde ve kitaplarında bulabilirsiniz.Web adresimizi zaten biliyorsunuz.
    Dervişlik yaşantımda şunu öğrendim ki, madde madde benim size anlatabileceğim şeyler, benim kıt aklımla, mizaç, görgü ve geçmiş bilgi birikimimle, anlayabildiklerimi, bugünün türkçesiyle, size aktarabileceklerimden ibaret olur.
    Elbette baş başa sohbet ediyor olsak,bunları sizinle paylaşmaktan mutlu olurum. Zaten genel hatları itibariyle Şeyhimizin fikir ve düşüncelerini burada sizlerle paylaştık ve paylaşmaya da devam edeceğiz inşallah.
    Saygılarımla..

    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Müsade ederseniz bende bir soru sormak istiyorum. Peygamber efendimiz " ÜMMETİME SÖYLEYİNİZ" emrini Tüm ümmeti için söylemiş gibi algılıyorum ben Yanılıyormuyum. Şimdi Peygamber efendimizin Tahminen 1.5 Milyar Ümmeti olduğunu sayarsak Şeyhiniz bunu nasıl yapacak? Veya hangi sıfatla yapacak. Bu görev Yeni bir rütbe anlamına gelebilirmi? Bununla ilgili neler yapıldı? Şahsen Ben kendisini bu forumda tanıdım. Belki dışarıda tanımayanlarda vardır. O zaman görevi nasıl yerine getirmektedir? Yada Benim Ümmetim denilen mana sadece Galibi olanlarımı bağlıyor? Bilgilendirirseniz sevinirim. Saygı ile.
    HAMZA...
    Hamza kardeşim,
    Doğrudur, bu peygamber hitabı onun tüm ümmetini içine almaktadır.Ama şahsi fikrim olarak söylüyorum,bu hitab,yalnız 1.5 milyar muhammediyi değil dünyada yaşayan tüm insanları kapsamaktadır.
    Hz.Peygamber bunu şu sıfatla yapacaksın demiyor.Zaten mevcut olan manevi vazifesine binaen söylüyor.Elbette bunu yeni bir görev olarak kabul edebiliriz.Bu görev onun şahsında tüm dervişleri de yakından ilgilendirmektedir.Bu amaçla binlerce kitap,cd ve dvd ler ücretsiz olarak tüm dünyaya dağıtılmıştır ve dağıtılmaya da devam etmektedir.Bazı CD ve DVD lerin ingilizce, Almanca, Fransızca,Rusca ve Japonca' ya tercümeleri de yapılmıştır.Bu CD ve DVD ler, Efendi hazretlerinin yazdığı bir ön mektup ile beraber ayrıca tüm batı-doğu ülke din adamlarına, bakanlarına,başbakan ve cumhurbaşkanlarına gönderilmiştir.
    Bildiğiniz gibi www.galibi.com sitesi de Türkçe ve İngilizce olarak 2 dilde hazırlanmıştır.Sürekli güncellenmektedir.Biz dervişler de tarafı etrafımıza, dilimizin döndüğünce, elimizden geldiğince anlatmaya çalışıyoruz inşallah.Burada oluşumuzun sebebi de budur.
    Saygılarımla...
    Akla, ''iman nedir ?'' diye sordum
    O, kalb kulağıma dedi ki,'' İman edebtir.

    Ey rüzgar, mademki o semte gideceksin, O nazenin sevgili ile yüz yüze geleceksin, bizden ona çok selam ve saygılar götür.

    Aşk namesinin taşa ne tesiri olur? Aşka yabancı olana musiki haramdır.Çünkü ateş yanmayan yerde duman çıkmaz.

  7. #527
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı celika tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ewren44 kardeş,

    Sorduğunuz soruların en güzel cevaplarını, ayrıntılı olarak,onun sohbetlerinde ve kitaplarında bulabilirsiniz.Web adresimizi zaten biliyorsunuz.
    Dervişlik yaşantımda şunu öğrendim ki, madde madde benim size anlatabileceğim şeyler, benim kıt aklımla, mizaç, görgü ve geçmiş bilgi birikimimle, anlayabildiklerimi, bugünün türkçesiyle, size aktarabileceklerimden ibaret olur.
    Elbette baş başa sohbet ediyor olsak,bunları sizinle paylaşmaktan mutlu olurum. Zaten genel hatları itibariyle Şeyhimizin fikir ve düşüncelerini burada sizlerle paylaştık ve paylaşmaya da devam edeceğiz inşallah.
    Saygılarımla..
    Bakın arkadaşlar,'' bu kıt aklımla '' derken şaka yapmıyorum(aman dileyene ,kılıç kalkmazmış),anlayabileceğim bir dille,sorumun tam cevabımı alabilirsem çok sevineceğim.

    Ben sizlere her soru sorduğumda,mümkün mertebe ''dergahınızın'' söylemlerini günümüz türkçesiyle sadeleştirip cevap verebilirmisiniz diye önemle rica etmiştim.

    Taktir edersinizki burası forum,herkes galibilik dergahının havasını teneffüs etmediğinden,sizler kadar ''eski türkçeyi'' anlamayabiliriz.Siz her ikisinede vakıf olduğunuzdan dolayıdırki,bu işi çok rahat yapabilirsiniz.

    Dolayısıyla bu ''eski türkçe'' ve fıkhi hususlar fakiri '' acize (samimi söylüyorum,art niyet yoktur,iğneleme hiç yoktur) net ve anlaşılır biçimde bu hususları ve içtihata konu olan mevzuları açıklarsanız sevinirim.:A

  8. #528

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ewren44 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bakın arkadaşlar,'' bu kıt aklımla '' derken şaka yapmıyorum(aman dileyene ,kılıç kalkmazmış),anlayabileceğim bir dille,sorumun tam cevabımı alabilirsem çok sevineceğim.

    Ben sizlere her soru sorduğumda,mümkün mertebe ''dergahınızın'' söylemlerini günümüz türkçesiyle sadeleştirip cevap verebilirmisiniz diye önemle rica etmiştim.

    Taktir edersinizki burası forum,herkes galibilik dergahının havasını teneffüs etmediğinden,sizler kadar ''eski türkçeyi'' anlamayabiliriz.Siz her ikisinede vakıf olduğunuzdan dolayıdırki,bu işi çok rahat yapabilirsiniz.

    Dolayısıyla bu ''eski türkçe'' ve fıkhi hususlar fakiri '' acize (samimi söylüyorum,art niyet yoktur,iğneleme hiç yoktur) net ve anlaşılır biçimde bu hususları ve içtihata konu olan mevzuları açıklarsanız sevinirim.:A
    İnanın yukarıdaki sözlerimde son derece samimiydim.Lütfen sözlerimin gerisinde iyi niyet dışında bişey aramayınız.
    Saygılar..
    Akla, ''iman nedir ?'' diye sordum
    O, kalb kulağıma dedi ki,'' İman edebtir.

    Ey rüzgar, mademki o semte gideceksin, O nazenin sevgili ile yüz yüze geleceksin, bizden ona çok selam ve saygılar götür.

    Aşk namesinin taşa ne tesiri olur? Aşka yabancı olana musiki haramdır.Çünkü ateş yanmayan yerde duman çıkmaz.

  9. #529
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı celika tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İnanın yukarıdaki sözlerimde son derece samimiydim.Lütfen sözlerimin gerisinde iyi niyet dışında bişey aramayınız.
    Saygılar..
    Allah şahittirki asla bir art niyet arayarak yazmadım ikinci mesajı,sadece derdimi anlatmaya ve sorularıma net cevaplar almaya çalışıyorum.Lütfen sorumu okurken beni hissederek,empati kurarak okuyunuz ve cevapları verrirseniz sevinirim.

    Sabırsızlıkla bekliyorum.(gerçi şu an çıkacağım ama ilk fırsatta okuyacağım cevapları).

    Saygılar benden.

  10. #530
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı celika tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hamza kardeşim,
    Doğrudur, bu peygamber hitabı onun tüm ümmetini içine almaktadır.Ama şahsi fikrim olarak söylüyorum,bu hitab,yalnız 1.5 milyar muhammediyi değil dünyada yaşayan tüm insanları kapsamaktadır.
    Hz.Peygamber bunu şu sıfatla yapacaksın demiyor.Zaten mevcut olan manevi vazifesine binaen söylüyor.Elbette bunu yeni bir görev olarak kabul edebiliriz.Bu görev onun şahsında tüm dervişleri de yakından ilgilendirmektedir.Bu amaçla binlerce kitap,cd ve dvd ler ücretsiz olarak tüm dünyaya dağıtılmıştır ve dağıtılmaya da devam etmektedir.Bazı CD ve DVD lerin ingilizce, Almanca, Fransızca,Rusca ve Japonca' ya tercümeleri de yapılmıştır.Bu CD ve DVD ler, Efendi hazretlerinin yazdığı bir ön mektup ile beraber ayrıca tüm batı-doğu ülke din adamlarına, bakanlarına,başbakan ve cumhurbaşkanlarına gönderilmiştir.
    Bildiğiniz gibi www.galibi.com sitesi de Türkçe ve İngilizce olarak 2 dilde hazırlanmıştır.Sürekli güncellenmektedir.Biz dervişler de tarafı etrafımıza, dilimizin döndüğünce, elimizden geldiğince anlatmaya çalışıyoruz inşallah.Burada oluşumuzun sebebi de budur.
    Saygılarımla...
    Sevgili Celika;
    İslam'ın Peygamberi kendisini izleyen ardından gelenlere iki vasiyette bulunuyor. Birincisi, Mübarek Şahıslarının " Veda Hutbesi" dir. Orada insanlık için gelecekte neler yapması gerektiğini emir buyurmuşlardır. Forumdada kayıtlı zaten. Müslümanlar sıkı sıkıya neler yapacak özetlenmiş. İkincisi olaralta Bir Hadisinde biz Ümmetine " Size iki emanet bırakıyorum onlara sıkı sıkıya sarılırsanız delalete düşmezsiniz, İlki Allah'ın Kitabı Kuran-ı Kerim. İkincisi ise Benim Sünneti Seniyem" demişlerdir. Tabiki İman ölçülebilecek bir şey değildir. Takva test edilecek değildir. İlim anlamında ancak insan test edilebilir ve anlaşılabilir. Ama ilim sahiplerininde bazen delalete düştüğü görülmüştür. İslam Bir bütün olarak onu yaşayan, hayatını ona adayan İlahi mazhara mükellef olan Alimlerle doludur. Hepsi kendinden önce gelenlerin çalışmalarına dahada emek koyup hizmete devam etmişlerdir. Ayet, Sünnet, Kıyas, İcma noktalarında bir çok İslam Alimi sizin değindiğiniz durumu bildirmişlerdir. Bu durum ortaya çıkınca Kuran-ı Kerim'i Bulunduğumuz çağa göre yorumlayacak Alim, Bilgin, Mürşit, Müctehid'lerin vasıflarının ne olması gerekecek? Kim yorumlayacak bu Ayetleri zamana göre? Sizin dışınızdada büyük tarikatler var. Onlarla bu düşünce paylaşılmışmıdır mesela?
    Ben Kuran-ı Kerim'i en iyi anlayan, en iyi yaşayan onu en iyi açıklayan olarak Peygamber hadisleri varken alim kim olursa olsun, Kuran-ı kerim'i çağa göre yorumlamasını aşırılık bulurum. Alim'in buradaki görevi ancak İcma ve Kıyas olabilir. Yoksa Haşa arada birNübüvvet makamı doğuyor gibi anlaşılabilir. Sıkıntı olur düşüncesindeyim. Buradaki söylem, Bir Alim sıfatı ile söylenirse daha bir anlaşılır olurdu sanki. Oysa Hz. Allah ve onun Rasulu Gerekli daveti yapmışlardır. Bizimkisi yani Tüm Müslüman'ların görevi Tebliğ'e devam olmalıdır. Bize Emredildiği gibi.
    Saygı ile.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •