• Reklam
Sayfa: 55 | Toplam: 639 İlkİlk ... 5454647484950515253545556575859606162636465105155555 ... SonSon
6389 sonuçtan 541 --- 550 arası gösteriliyor

Konu: GÂLiBiLiK

  1. #541
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı galibibülent tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sn ewren44
    Sorduğun soru bü güne kadar bura taşınan yazılarda videolarda ve www.galibi.com sitemizde zaten mevcut. özet olarak !..
    Bizim Dinde olmayan bir Hüküm arama yada dine Yeni hüküm getirme diye bir kastımızda fikrimizde olamaz.Olmamıştırda.
    Zaman nimetini anlamak dine yeni birşeyler ilave etmek yada birşeyler çıkartmak demek değil kardeşim.
    Zamanı idrak Dünyadaki ahval üzere Dünyaya bakışının değişmesi demek.Dini Allahın Emirlerini Allahın zaman nimeti ile Yeryüzüne indirdiği ayetlerle (Alemde olan olaylar) bu zamana göre algılamak demek.

    Dinin Hükümleri Allahın.Bidatlardan ve Hurafelerden arınmış.Hz.Resulullahın getirdiği günki tazeliğinde Kıyamete kadar var olacak Eskimeyen Yeniyi Ümmet olarak yaşamayı istemek dine birşey koymak demek değil.Allahın Hüküm olan ayetleri değişmez arasında tartışma dahi olmaz.Emri İlahidir.

    Muttakiler için Emri ilahi olan Namaz Hz.Peygamber nasıl kıldı Kimse ne ilave nede eksiltme yapamaz.Oruçta ,Hacda böyledir,Zekat ise zamana göre uyğulama iştihadı arzeder.Fakir yada zengin hükmü zamana göre değişiklik arzeder.İştihat bu değişikliğin İnsanlara anlatımıdır.Yoksa kimse Zekatın asagarisi 40 da 1 hükmünü değiştiremez.butür iştihad bekleyen çok şeysayabiliriz.
    Ümmet olarak bu işi Hep beraber yapmak Mecburiyetimiz var.Bütün Bilim ve İlim dallarının uzmanları, din adamlarından oluşan ve aralarında Muhakkak Gönül Erbabı Evliyaullahında bulunduğu bir Konsensüs Kurulup.Hz.Kuran bu zamana göre tevsir edilmek zorunda.Allahın hükümleri tefsir olmaz.Ama yaşantıya dair ayetler bu zamana göre anlaşılmak zorunda.
    Zaman nimeti Dine ne Birşey koymak nede çıkartmak değil güzel kardeşim.Dine Ne Kimse birşey koyabilir nede çıkarabilir.

    Eskimeyen Yeninin Zamana göre yaşanması Asrın idrakıdır !..
    GALİBİ'ler umum olarak bu anlayış üzere yaşama gayretini hiç terketmedi etmezde.Ferden hatalarımız gözüksede Bu Galibiliğin anlayışını bağlamaz. "İki günü birbirine eşit olan ziyandadır" kemalat her gün artmak mecburiyetindedir.Bu Her sahada böyledir.


    Eksik ve kusurlarımızdan ötürü Allahın afına sığınırım.Mana Laflara sıgacak gibi yada lafla anlatılacak gibi değil kardeşim.Bu Ancak Yaşanır.Onun için Tasavvuf Hal dir Kaal değil.Allah cümleye Yaşamayı nasip etsin.

    Saygı Sevgi ile Selamlar


    Bence hic grerek degil zaten hersey fikih kiatplarinda mevcut. Zakata fakirin zenginin hükmü hepsi yazili ...


    Kisacasi ben bu "ÜMMETİME SÖYLEYİN GEÇMİŞ ZAMANA GÖRE DEĞİL YAŞAYACAKLARI ZAMANA GÖRE HAZIRLANSINLAR" cümleden sunu anliyorum bütün fikih kitaplarini bir kenara attalim hatta tesavvuf kitaplarini da yeniden yazalim...

    Tesavvuf muzikde bu caga göre ne olacak?



    saygilar.

  2. #542
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı galibibülent tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sn ewren44
    Sorduğun soru bü güne kadar bura taşınan yazılarda videolarda ve www.galibi.com sitemizde zaten mevcut. özet olarak !..
    Bizim Dinde olmayan bir Hüküm arama yada dine Yeni hüküm getirme diye bir kastımızda fikrimizde olamaz.Olmamıştırda.
    Zaman nimetini anlamak dine yeni birşeyler ilave etmek yada birşeyler çıkartmak demek değil kardeşim.
    Zamanı idrak Dünyadaki ahval üzere Dünyaya bakışının değişmesi demek.Dini Allahın Emirlerini Allahın zaman nimeti ile Yeryüzüne indirdiği ayetlerle (Alemde olan olaylar) bu zamana göre algılamak demek.

    Dinin Hükümleri Allahın.Bidatlardan ve Hurafelerden arınmış.Hz.Resulullahın getirdiği günki tazeliğinde Kıyamete kadar var olacak Eskimeyen Yeniyi Ümmet olarak yaşamayı istemek dine birşey koymak demek değil.Allahın Hüküm olan ayetleri değişmez arasında tartışma dahi olmaz.Emri İlahidir.

    Muttakiler için Emri ilahi olan Namaz Hz.Peygamber nasıl kıldı Kimse ne ilave nede eksiltme yapamaz.Oruçta ,Hacda böyledir,Zekat ise zamana göre uyğulama iştihadı arzeder.Fakir yada zengin hükmü zamana göre değişiklik arzeder.İştihat bu değişikliğin İnsanlara anlatımıdır.Yoksa kimse Zekatın asagarisi 40 da 1 hükmünü değiştiremez.butür iştihad bekleyen çok şeysayabiliriz.
    Ümmet olarak bu işi Hep beraber yapmak Mecburiyetimiz var.Bütün Bilim ve İlim dallarının uzmanları, din adamlarından oluşan ve aralarında Muhakkak Gönül Erbabı Evliyaullahında bulunduğu bir Konsensüs Kurulup.Hz.Kuran bu zamana göre tevsir edilmek zorunda.Allahın hükümleri tefsir olmaz.Ama yaşantıya dair ayetler bu zamana göre anlaşılmak zorunda.
    Zaman nimeti Dine ne Birşey koymak nede çıkartmak değil güzel kardeşim.Dine Ne Kimse birşey koyabilir nede çıkarabilir.

    Eskimeyen Yeninin Zamana göre yaşanması Asrın idrakıdır !..
    GALİBİ'ler umum olarak bu anlayış üzere yaşama gayretini hiç terketmedi etmezde.Ferden hatalarımız gözüksede Bu Galibiliğin anlayışını bağlamaz. "İki günü birbirine eşit olan ziyandadır" kemalat her gün artmak mecburiyetindedir.Bu Her sahada böyledir.


    Eksik ve kusurlarımızdan ötürü Allahın afına sığınırım.Mana Laflara sıgacak gibi yada lafla anlatılacak gibi değil kardeşim.Bu Ancak Yaşanır.Onun için Tasavvuf Hal dir Kaal değil.Allah cümleye Yaşamayı nasip etsin.

    Saygı Sevgi ile Selamlar

    Amiyane tabirle söylemek gerekirse;

    Yok be baba,topu taca atmıştınız,şimdide stad dışına vurmuşsunuz.Aynı Yunanistan'' milli takımı gibi konsentre olmuşsunuz bu soruya

    Kusura bakmayın ama,bana göre öyle ''rüya gördüm'' demekle olmaz.Mademki rüya gördün,sözünün arkasındasın,böyle çok mühim bir emir aldın,çıkarsın,elini taşın altına korsun,''bundan böyle şu şu şu değişmiştir,ve/veya gelişmiştir '' dersin.Bunu yapamıyorsan verilen ''emirin'' yaptırımı ne olacak?Sadece rüyayı görmeklemi kalacak?

    Bir hakem düdüğü çalsında,maç yeniden başlasın bence..:A

  3. #543
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı galibibülent tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sn ewren44
    Sorduğun soru bü güne kadar bura taşınan yazılarda videolarda ve www.galibi.com sitemizde zaten mevcut. özet olarak !..
    Bizim Dinde olmayan bir Hüküm arama yada dine Yeni hüküm getirme diye bir kastımızda fikrimizde olamaz.Olmamıştırda.
    Zaman nimetini anlamak dine yeni birşeyler ilave etmek yada birşeyler çıkartmak demek değil kardeşim.
    Zamanı idrak Dünyadaki ahval üzere Dünyaya bakışının değişmesi demek.Dini Allahın Emirlerini Allahın zaman nimeti ile Yeryüzüne indirdiği ayetlerle (Alemde olan olaylar) bu zamana göre algılamak demek.

    Dinin Hükümleri Allahın.Bidatlardan ve Hurafelerden arınmış.Hz.Resulullahın getirdiği günki tazeliğinde Kıyamete kadar var olacak Eskimeyen Yeniyi Ümmet olarak yaşamayı istemek dine birşey koymak demek değil.Allahın Hüküm olan ayetleri değişmez arasında tartışma dahi olmaz.Emri İlahidir.

    Muttakiler için Emri ilahi olan Namaz Hz.Peygamber nasıl kıldı Kimse ne ilave nede eksiltme yapamaz.Oruçta ,Hacda böyledir,Zekat ise zamana göre uyğulama iştihadı arzeder.Fakir yada zengin hükmü zamana göre değişiklik arzeder.İştihat bu değişikliğin İnsanlara anlatımıdır.Yoksa kimse Zekatın asagarisi 40 da 1 hükmünü değiştiremez.butür iştihad bekleyen çok şeysayabiliriz.
    Ümmet olarak bu işi Hep beraber yapmak Mecburiyetimiz var.Bütün Bilim ve İlim dallarının uzmanları, din adamlarından oluşan ve aralarında Muhakkak Gönül Erbabı Evliyaullahında bulunduğu bir Konsensüs Kurulup.Hz.Kuran bu zamana göre tevsir edilmek zorunda.Allahın hükümleri tefsir olmaz.Ama yaşantıya dair ayetler bu zamana göre anlaşılmak zorunda.
    Zaman nimeti Dine ne Birşey koymak nede çıkartmak değil güzel kardeşim.Dine Ne Kimse birşey koyabilir nede çıkarabilir.

    Eskimeyen Yeninin Zamana göre yaşanması Asrın idrakıdır !..
    GALİBİ'ler umum olarak bu anlayış üzere yaşama gayretini hiç terketmedi etmezde.Ferden hatalarımız gözüksede Bu Galibiliğin anlayışını bağlamaz. "İki günü birbirine eşit olan ziyandadır" kemalat her gün artmak mecburiyetindedir.Bu Her sahada böyledir.


    Eksik ve kusurlarımızdan ötürü Allahın afına sığınırım.Mana Laflara sıgacak gibi yada lafla anlatılacak gibi değil kardeşim.Bu Ancak Yaşanır.Onun için Tasavvuf Hal dir Kaal değil.Allah cümleye Yaşamayı nasip etsin.

    Saygı Sevgi ile Selamlar
    İnsanların algılamalarına bakılmıyor malesef.Sorduğun soruyu anlamak için sorsan, yazılanları Karşı çıkmaya vesile olarak almasan.Belki anlama ihtimaliniz olacak.
    Arkadaşın yazdığını tekrar etmenin anlamı yok inşaallah bir kez daha okursunuz.
    Kimse dine bişey ekleyemez kimse dinden birşey çıkaramaz.Dinin anlaşılırlığı Zaman nimetine muhtaçtır.
    Bizim duruşumuz Allahın Hakikatını Aleme anlatmaktır.Elimizle değil tüm mevcudiyetimizle bu mesuliyetin bilinci içindeyiz Hamd olsun !..

    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  4. #544
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı galibibülent tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hz.Peygamber vazifesi Kıyamete kadar bakidir.Bütün Peygamberlerin vazifesi Kıyamete kadar bakidir.Maddede aranan Hakikat her daim Hz.Allahın tertip ve Tanzimi Manevi Teşkilatla Nasiplilerini İhyaya devam etmektedir. Kıyamete kadarda bu Tanzimi İlahi var olacaktır.
    Hz.Allah Mutasarrıf olarak kullarına yeter.O Her işini Vesilelerle görür.
    Onun Kayyum sıfatıda Fili ve Subuti sıfatlarıda daim Zahirde tecelisini gösterir."Allah'tan başka ilah yok İlla Allah var" Manası Her işi Onun yaptığı görgüsünün Kulda Vucutbulması ile Kul Şahit olur.Hayrıda Şerinde Vesilelerle yapanın O Olduğunun Şehadetidir bu.
    Allah Kullarına Peygamberlerini Göndermiş Vazifeleri Ezeli ervahtan verilmiş ,Onların varislerinide Kıyamete kadar kullarına Adaleti ve Rahmeti ilahi olarak Kitap ve Şeriatlarının Muhafazası , Rahmet Sıfatlarının tecellisi, Bilinmeklik Muradının vesilesi Olarak Tüm Şeriatlarda Kıyamete kadar baki kılmıştır.O İşlerini Vesilelerle Görendir !.. Bu MANEVİ TEŞKİLATI İNKAR Küfürdür !.Allahı Bilmemektir.
    Hz.Pir Galip Hasan Kuşçuoğlu Efendim Hazretlerinden Aleme duyurulması istenen bu EMRİ PEYGAMBERİ bu Manevi Teşkilatı idrak etmeden anlaşılması Zordur !..

    "ÜMMETİME SÖYLEYİN GEÇMİŞ ZAMANA GÖRE DEĞİL YAŞAYACAKLARI ZAMANA GÖRE HAZIRLANSINLAR"
    Bu hadis Hz.Resulullahın yaşama biçimi idi İlim şehri kapısı Hz.Ali'nin Aynı manayı taşıyan sözleride Mevcuttur.Bu Gün Ümmeti Muhammedin üzerinde Gözükmeyen Zaman nimetinin İştihat eksikliğinin ŞERİATIN SAHİBİ TARAFINDAN Ümmetine Hatırlatılması Umuma duyurulma Emrinin Varüsül nebiye vazife Olarak verilmesi Rabbımın Ümmeti Muhammede Hediyesi 21.Yüzyılda Nazarı İlahinin Ümmeti Muhammed üstünde Aslına Uygun Tecelisi ,Ümmeti Muhammedin Hak ettiği En Mütekamil yere ulaşabilmesi için Rabımın açtığı kapıdır.
    Bismillahirrahmânirrahîm

    1,2. Andolsun ZAMANA ki, insan gerçekten ziyan içindedir.

    3. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka

    Zamanın idrakı Sabrı getirir.Mecburiyetin durgunluğu Sabır değildir.
    Sabır Hakikatın anlatımında ve Yaşanmasında gösterilen Sebatır.
    Elinden Gelen Gayreti Keşkeye yer bırakmadan Gösremek ve Allaha olan samimi Tevekül Sabırdır.
    Zaman Nimetini İdrak etmeden Yapılan Sabır Olmaz.İçi Keşkelerle dolu Mecburiyet Olur !...Hz Peygamber Ümmetine Unuttuğu Zaman Nimetini Hatırlatması Ne Büyük Rahmettir.

    Allah Nazarı İlahisini Ümmeti Muhammedin Üstünden Almasın.
    Bu Gün Düntya Üzerinde Görülen Fotograf Ümmeti Muhammedin içine düştüğü haller.Ümmet Olarak yaptığımız Hataların sebebi Hz.Allahın Nazarının üzerimizden çekişlmesinden başka nedir !..
    Hiç Bir Fert ve Toplum Allahın tertibinden Uzaklaşmadan Cenabı Hak onlara Zulum Edici değildir.

    Allahın Rahmetini Anlatmakta gösterdiğim Acziyet ve Eksiklerimden Ötürü Rabbımın affına sığınırım !..Herkese saygı Sevgi ve Selamlar.
    Anlamak için önce anlamaya niyetli olmak lazım.Burda dine yeniden getirilen bir hüküm yok.Bu Emri Peygamberi Hz.Resulullahın yaşam biçimi İlim şehri Kapısı hz.Alide "Çocuklarınızı sizin zamanınıza göre değil yaşayacakları zamana göre yetiştirin" demedimi.
    Rüya ile amel olmaz.Lakin Hz.Kuranın 46 da bir cüzi peygamber efendimize Rüya Aleminde gelmiştir.
    "Biz Yusufa Rüyanın tabirini öğrettik ona hikmet verdik biz dilediğimize hikmet veririz" diyen hz.Allah değilmi !...
    Hikmet gönülde bir nurdur sahibi vesvese ile ilhamı o nur ile ayırır.
    Hz.Peygamber efendimiz Mana aleminde Veraseti nebi Evliyasına bunu ümmetime söyle demesine niye bu kadar şaşırıyorsunuz.
    Lütfen yazıları anlamaya çalışarak okuyun.

    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  5. #545
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Anlamak için önce anlamaya niyetli olmak lazım.Burda dişne yeniden getirilen bir hüküm yok.Bu Emri Peygamberi Hz.Resulullahın yaşam biçimi İlim şehri Kapısı hz.Alide "Çocuklarınızı sizin zamanınıza göre değil yaşayacakları zamana göre yetiştirin" demedimi.
    Rüya ile amel olmaz.Lakin Hz.Kuranın 46 da bir cüzi peygamber efendimize Rüya Aleminde gelmiştir.
    "Biz Yusufa Rüyanın tabirini öğrettik ona hikmet verdik biz dilediğimize hikmet veririz" diyen hz.Allah değilmi !...
    Hikmet gönülde bir nurdur sahibi vesvese ile ilhamı o nur ile ayırır.
    Hz.Peygamber efendimiz Mana aleminde Veraseti nebi Evliyasına bunu ümmetime söyle demesine niye bu kadar şaşırıyorsunuz.
    Lütfen yazıları anlamaya çalışarak okuyun.

    Değerli kardeşim;

    Bu ayet Allah tarafından kime rüyasında inmiştir,Peygamberine(s.a.v).Kimden bahsedilmiş,ve kime rüya tabirinin ilmi verilmiş,Allah'ın başka bir Peygamberine(Hz.Yusuf(a.s).

    Başkaca bir diyeceğim yoktur,bu yazdığına.

  6. #546
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    EL- EVLİYA
    Allah Peygamberleri olmadığı zamanlarda varislerini halk etmiştir.Evliyaullah Kıyamete kadar var olacaktır.Bu Hz.Allahın Kullarına rahmeti ve Adaleti icabıdır.
    Allah her işini vesilelerle görür.Yegane Mutasarrıf Allah c.c.dur.Yaratılmış hiç bir şey onun eşi benzeri ve ortagı değildir.
    Peygamberlerin Mucizeleride,Onların varisi Evliyaullahın kerametide Hz.Allahın bu Alemdeki bizatihi Tasarrufatıdır.Güç kuvvet Allaha mahsustur.İsa a.s.ile Ölüleri diriltende,Musa a.s.,le Denizi yaranda,Hz.Muhammed a.s.ile ayı ikiye bölende Hz.ALLAH c.c.dır.Peygamberler Güç kuvvet sahibi değil Yanlızca Rahmeti İlahiye Vesile olarak Yaratılmıştır.
    Bilinmekliği Hürmetine Rahmeti İlahisinden NURU MUHAMMEDİ'yi halk eden Hz.Allah Bu nuru Adem a.s dan kıyamete kadar yeryüzünde baki kılmıştır.Peygamber efendilerimizde Evliyaullahda Bu nuru taşıyan,Kullara Allah'ın Rahmet Sıfatının tecelisi Vesilelerdir.
    Evliyayı inkar cehalettir.Her Kim peygamberine tabi olmak ister ise Evliyaya Muhtaçtır.Varise Biad,Peygamberine Biaddır,Biad Farzı Ayındır.Evliya sıfatına gizlenmiş Rahmeti İlahiye cümle yaratılmış Muhtaçtır.
    Hayırda Şerde Allahın yaratığıdır.Hayrihi ve Şerrihi....Alem Zıtların Ahenginde Yaratılmıştır.
    Allah c.c."inananların Evliyasının kendi olduğunu söyler"
    "İnanmayanların evliyasınında Şeytan olduğunu"

    Allah her şeyi zıtı ile yaratmış.İnanmayanlara Evliya halk eden Allah İnanan kuları içinde Evliya halk etmiştir.
    Her Şeriatın Evliyası Kıyamete kadar mevcuttur.En Mütakamil Şeriata sahib olan biz Ümmeti Muhammed'in diğer şeriatların Evliyasına tabi olmamız nefsimize zulumdur.Geriye dönüş En mütekamili ,Allahın tertibini beğenmemektir..O sebeple MAİDE 51 ayeti kerimesi inmiştir.Onların Evliyalarına değil ,Bizleri Kendi şeriatımızın Evliyasına tabi Olmamız için uyarırıyor Hz.Allah.
    Evliyaullahı Akıl terazisinde ölçmeye kalkanlarda. Evliyaullah da keramet arayanlarda Ona verilen İlmi Ledünden istifade edemezler.Peygamberlerin peygamberliğini kabul edemeyenler bu iki zümrenin düşüncesini taşıyanlar olmuştur.Peygamber Efendilerimizin sıfatları varislerinde aranır.
    PEYGAMBER EFENDİLERİMİZİN SIFATLARI
    Sıddık: Doğruluk
    Emanet: Emin olmalarıdır
    Tebliğ: Allâh’ın emirlerini kullarına duyurmasıdır
    Fetanet: İnsanların en zekisi olmalarıdır
    İsmet: Kusursuz, günahsız olmalarıdır
    Peygamber efendilerimize bu sıfatlarları Hazreti Allâh’ın ihsan ettiğini, günah işlemiyecek halde yaratıldıklarını unutma!.Evliyaullah peygamberler gibi günahsız olmaz onların hayatlarında Günaha müsaid anları olabilir.Lakin Bilebile olmaz hatalarına Tövbeleri Hemen olur.
    "Sizden hiç bir ücret istemezler"Maddi işleri manaya karıştırmazlar.Bakınca onlara Allah c.c. hatırlanır.Evliyaullah Zaman Nimeti Üzerinde Gözükendir.Onlar Şeriatın adabını Zamana göre yaşayanlardır.Zaman nimetinin idrakından yoksun olanlar Zamanın Evliyasınıda idraktan yoksundurlar.Zaman dünde aranmaz Bu Gün Arza İnen ayetleri Hz.Kuran'dan Ayrılmadan okuyan zamanın idrakı içindedir.
    Allah cümleye Gerçek Evliyasına tabi olmayı Lutfetsin İnşaallah.Allah'ın yolunu geçim kapısı yapanların,Dünya için Ahiretini satanların,Saf inanmış insanları kandıran Sahtekarların Şerrinden Hz.ALLAH c.c.Cümle Ümmeti Muhammedi Korusun.
    İdarecilerimize bu Hakikatı Kavrayıp.Gerçek Evliyaların Sahtelerden ayrılması için Osmanlıda Olan MEŞİYETİ İmtihan heyetini,bir an önce kurma hissi versin. Amin !....

    Saygılar
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  7. #547
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    benim sorduğum sorunun içinde bir konu vardı ki, ona değinilmemiş. Şimdi başka bir Tarikat lideri çıkıp, bende bir rüya gördüm. " Rasulallah Ben kimseye böyle bir görev vermedim" dese ve kendince bunları destekleyen nedenler bulsa ne derdik? Rüyayı bir senet olarak görmek hangi temel üzerinedir? Bunu kabul edersek, Tüm Tarikatlerde kendi rüyalarını senet olarak sunabilirlerdi. Bu yüzden Diğer tarikatlerle bu olayı karşılıklı konuştunuzmu? Onlarında desteğini aldınızmı?
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  8. #548
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Kardeşim Hamza
    Rüya ile amel edilmez.Lakin Rüya inkarda edilmez Hz.Allahın lutfu olan Manevi rüyaları Hz.Peygamberle ilgili Görülen Rüyaları buraya yazmamız mümkün değil.Binlerce Dergahımızda gördüğümüz böyle Manalar varki bu Umumu ilgilendirmez.
    Manevi teşkilatın zahirde Meşvereti olmaz.Burda Hz.Peygamberin s.a.v.Emri var Bunu Duyurmamak diye bir ihtimal yok.

    "ÜMMETİME SÖYLEYİN GEÇMİŞ ZAMANA GÖRE DEĞİL YAŞAYACAKLARI ZAMANA GÖRE HAZIRLANSINLAR"

    Nasıl olurada böyle olur demek yerine Sözün manası ile ilgilensek.Sanırım Daha faydalı olur.
    saygı ve sevgi ile kalın.
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  9. #549
    ney66 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-03-2007
    Mesajlar
    487
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı fazlagerme tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgi baht olmuş ezelden bize
    Sizde bir türlü bizde bir türlü
    Alaca düşmüş gördüğümüze
    Sizde bir türlü bizde bir türlü

    Donandı dağlar bahar olunca
    Gölgem kayboldu gönlüm dolunca
    Güzeli görmek boylu boyunca
    Sizde bir türlü bizde bir türlü

    İstemem versen cihan varını
    Gönül nakşetti güle yarını
    Her yüzde görmek dost didarını
    Sizde bir türlü bizde bir türlü

    Ey oğul birdir kap değişse su
    Varlık bir gölge benlik bir pusu
    Ne diyelim ki Hakkın duygusu
    Sizde bir türlü bizde bir türlü




    Burada kimse kimseye zorla birşeyi kabul ettirmeye çalışmıyor.
    Efendi Hazretleri'nin Tempo Dergisi 2003/25 sayısında kendisine yöneltilen;
    'Yani bir rüya sonucunda şeyh olduğunuzu anladınız..'
    sorusuna ;
    'Bunlar Tasavvufi şeyler. Herkes anlayamaz yani. Pek karıştırmamak lazım o konuları. Metafizik şeyler bunlar. Öyle sıradan şeyler değil yani?'
    cevabını vermiştir.
    Acizane bizler bunu nasibimiz kadar anlamaya çalışıyoruz.
    Eline sağlık fazla germe kardeş.
    Ben de bu anlayış,veya anlayamama ile ilgili bir örnek vermek istiyorum;
    KAYBOLAN İNEK
    Hazret-i ALLAH’ın rahmet-i ilahiye vesile kıldığı rahmet icraatını o vazifeli kullarından zuhur ediyormuş intibaını verip, tasarrufatın yalnız Hazret-i ALLAH’ın yedinde olduğunun gizlenme hazineleri... Zahire çıkış vesilesi üç insan-ı kamil bu tecelliyat-ı ilahinin zuhur zevkini sohbet ediyorlardı. Sohbetleri avamın ölçüsüne uyan, na-ehlin anlayacağı cinsten değildi.

    Zatlardan bir tanesi:

    “--Dünya benim hayatımda avuç içini dolduracak kadar yer tutmaz” diğer zat:

    “--Dünyanın benim nazarımda iki dudağımın açıklığı kadar yeri vardır” üçüncü zat da

    “--Kirpiklerimin arası kadar yeri vardır” diyorlardı.

    Birbirlerini iyi anlıyorlardı ne demek istediklerini. Hizmetlerinde bulunan derviş ise bu hikmeti anlayamıyordu. Manasız zuhur eden yalnız maddenin geçici hayat nizamında lüzumlu olup, sohbetlerinde mananın hakimiyetinden gayrıya yer kalmamış evliyaullahın mana hali avamın bilgisi dışındadır. Anlatırsın, dinliyormuş gibi görünse de!..

    Zevahire hüküm verme. Bilesin ki, her kişi ALLAH’a olan imanı nispetinde manadan nasibini alır. Sözde de olsa hakikatın zuhuru ehline açıktır amma na-ehlin katında hakikat fer’e dönüşür. Hakikatın zahirde içtihatsız zuhuru şeriatın na-ehlin elinde ne hale geldiğini görmemezlikten gelmeyelim. “Neme lazım” diyemezsin.

    Hani, bir espri vardır: Derler ya na-ehil rahmetin kadrini bilemez. Rahmet-i ilahiye zuhur etse de zararına kullanır. Lüzumlu ve kullandığı, döğme demirden yapılmış tepkili bel yapar; ince saçtan yapılmış, o anda lüzum etmeyen kürek yapar.

    Şarlatan bir kul vardı. Ne istediğini, ne yapacağını bilemeyen bir kul. Daima müracaat ederdi. Amma çok kişilerin müracatı gibi ne söylediğinin bilincinde de değildi. Diyordu ki:

    “Ya Rabb’i! Hızırını bana gönder, bir dileğim var.”


    Bu istek ve müracaatı hayatı boyu virt edinmişti. Bir gün su getirmek için elindeki bel ile ark yani suyun istenilen yere akıtılması için toprağa kanal açıyordu. Yanında bir zat belirdi:

    “--Ben Hızır’ım” dedi. “Bir dileğin varmış, Hazret-i ALLAH kabul etti. Söyle, icra edilecek.”

    Hayatı itimatsızlıkla geçmiş, safdirik kul:

    “--Hızır olduğuna inanmam, evvelâ beni inandır” demez mi?

    “--Söyle, ben seni nasıl inandırabilirim? Unutma ki, bir dileğin var! Anlamsız, lüzumsuz icraata beni zorlama.”

    Rahmet suyunun içeriye nüfuz edemediği granit taşına benzer mana yoksunu. Kalbi itirazında israren:

    “--Hızır olduğunu ispat et” diyordu.

    “--Nasıl ikna edeyim, söyle? Unutma ki bir dileğin var!”

    Hızır (aleyhi’s-selam)’ın uyarılarına rağmen “salak bonservisli” bilgisizce, hayrı şerden ayırt edemeyen akıl fukarası:

    “--Elimdeki beli kürek yap ki, inanayım” dedi.

    Hızır (aleyhi’s-selam) üzülerek, verilen vazifeyi yerine getirdi. İşe yarayan bel işe yaramayan kürek olmuştu. Vazifesi biten Hızır (aleyhi’s-selam) artık görünmüyordu. Kaybını gören, sonunun hüsranla bittiğini iyi anlayan akıl fukarası:

    “--Hızır olduğunu iyi anladım. İtimatsızlık ve beceriksizliğimden, işime yarayan beli işe yaramayan kürek yaptırdım” diye hatasını anladı. Fakat iş işten geçmişti. İmanındaki mana yoksunluğundan dileği zararına tahakkuk etmişti.

    Metafizikten yoksun, yalnız fiziki ve maddi bilimlerin yaratılışın sırrı ve insan olmaya müsait yaratılan beni Adem’in manasına ve kemalatlı olmasına hiç bir katkısı olamaz. Zamanımızda madde uleması ve akılcılıktan öteye yol bulamayan fizikçi emr-i ilahilerin ibadet ve taatların yeteri kadar izahçısı ve koruyucusu olamazlar...

    Biz gene kadıncağızın kayıp olan ineğini anlatalım:

    Yaşlı kadın çığlık benzeri feryadı ile çarşı pazar geziyordu.

    “--İneğim kayboldu. Benim başka geçinecek bir şeyim yok. ALLAH rızası için, ey Müslümanlar, benim ineğimi bulun!” diye avaz avaz bağırıyordu.

    Üç evliyanın hizmetinde bulunan derviş kadına:

    “Ben senin ineğinin yerini bilenleri biliyorum” diye ALLAH’ın evliyalarını gösterdi de:

    “--Senin ineğin bunlarda” dedi.

    Kadın:

    “--Derviş babalar! Benim ineğimi verin” diye çıkışınca dediler ki:

    “--Bizde olduğunu kim söyledi?”

    “--Dışarıdaki derviş baba söyledi” deyince, dervişi içeri çağırarak sordular:

    “--Sen mi söyledin inek bizde diye?”

    “--Evet, ben söyledim. İnek sizlerde. Sohbetinizi anlamadım amma dinledim. O kanaatı edindim ki, inek sizde. Çünkü birinizin dünya avcunun içinde; birinizin de kirpiğinin arasında. Birinizin de iki dudağının arasında. İnek dünyadan dışarı çıkmadı ya!.. Ya bu türlü sohbet etmeyin, ya da ettiğinize göre kadının ineği sizlerin dar dünyasında, verin kadının ineğini.”

    “--Bizim sohbetimizin anlamı bu değildi amma haklısın” dediler.

    Müşkül durumda kaldılar. Her şey yed-i kudretinde olan Hazret-i ALLAH’a boyunlarını büktüler. Üçü birden tazarru ve niyaza başladılar. Üç mübarek iltica gözlerini açtılar. Kadına: “Şu anda inek evde” müjdesini verdiler. Evine giden kadın balçıktan çıkmış, her tarafı çamurlar içinde ineği görünce: “Dervişler balçıktan çıkarmak için çok zorlanmışlardır” diye, şükrane olarak, iki tavuğu vardı, alelacele kesti, temizledi, pişirdi, kızartıp ikram etti de:

    “--Derviş babalar, balçıktan çıkarmakta belli çok zahmet çektiniz, buyurun, yiyin, helal olsun” dedi de, bu hali seyreden derviş:

    “--Sizin ne hakkınız var? Ben kazandım bu tavukları” diye iki ellerini birbirine vurunca canlanan tavukları kaçırmaz mı?!..

    Bu kıssaya ben inandım, yazdım. Ve Hüve âlâ küll-i şey’in kadir.

    Metafizik tecelliyattan habersiz, bu kıssalara yeteri kadar aşina olacağının hayaline kapılmayasın. Yunus Emre’nin gerçekleri ifşaatını dinle:

    Kadılar, müftüler hepsi geldiler,

    Kitaplarını bir araya koydular,

    Sen bu ilmi nereden aldın? Dediler,

    Bir kamil mürşide varmadan olmaz.

    “Dünyada hakiki mürşit ilimdir.” Çok doğru... İlim=mürşit; mürşit=ilim. İlm-i zahir, güzel... İlm-i batın zahire yansıdığı zaman daha güzel... Bu iki rahmetin birleştiği anda aldığı isim “şeriat”tır.


    (Pir-i Galibi H.GALİP KUŞ&#199OĞLU hazretlerinin "METAFİZİK" adlı eserinden)
    "Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım:
    ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin.
    Çünkü ALLAH bütün günahları bağışlar.
    Şüphesiz ki, O çok bağışlayan çok esirgeyendir."

    (Zümer Suresi 53)

  10. #550
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Abdi kardeş;
    islam tasavvufunda Rüya, çokça işlenmiş bir konudur. Tasavvufta işlenir cünkü kalplerin en hassas olduğu zamandır bu fasıllar. İbn-i Arabi'de Füsusu'l Hikem'i Bu mantıkla yazmıştır. Zamanında ve halada çokça eleştirilmektedir. İslam tasavvuf yönüylede Fıkhi yönüylede bu gibi Senetleri genelde şüpheli görür. Bu benim tasarrufum ile olacak şey değildir. Yani burada tartıştığımız Konu, Hamza, Abdi1 arasındaki bir tartışma değil. islam'ın, Tüm dünyaya yaydığı ve insanlarında bu tebliğe sorduğu soruylada ilintili. Bu soruları Japonya'dan X bir insan tarafından geldiğini farzedin. Cünkü bu eleştirileri Rasulallah'ta duymuştu. Onada bildiğiniz gibi çok eleştiriler geldi. Kuran'da hepsi var. Ben Şeyhinizin Kelam, hadis Fıkıh, Siyer, Tefsir noktalarındaki İlmini bilmiyorum. Bu yüzden Rasulallah'ın hangi sıfata göre görevlendirdiği tarzı anlamayabilirim. Bu konuda Osmanlı'da Şeyhül İslam Ebu suud efendi çok çalışmış. Ayetlerin İcma ve Kıyas yönünden yeni oluşacak durumlar karşısında değindiğiniz kuralı uygulamıştır. Bu yüzden Ebu Suud efendinin uzun süreli Şeyhül İslam'lık yaptığı bilinir. Bunun dışında Mısırlı İslam Bilimci Ebu'l- ala Afifi'de Yakın çağdaki İslam anlayışını incelemiş, Her öağın içinde olabilecek olaylara karşı İslamın görüşünü almasını savunmuştur. Bunun Üzerine Türkiye'dede yayınlanan eseri "İslam Düşüncesi Üzerine Makaleler" Bu fikirleriyle ünlüdür. Tasavvufta Hz. Mevlana ve Şemsi Tebrizi'de değinilen tasavvufi kaideleri koyanlar olmuştur. Yani savunulan düşünce bir ilk değil. Zamanla hep yenilenegelmiş bir ifadedir. Yine Son zamanlarda eski bir Ateist olan sonra Müslüman olup, İslama hizmet eden Martin Lings (Ebubekir Siraceddin) " Yakin Risalesi" adlı eserinde Ayetlerin tasavvuf ışığındaki manalarını iletmiş, günümüzdeki anlatımlarıda bu kitapta toplamıştır. Bu konu İslam'da işlendiği için, işin boyutu hakkında daha reel ve objektif olmalıyız. Bu rüya olmuş olabilir, rüyanın zuhuru insanlık içinse zaten tüm gizi sırrıda açık olmalı. Rasulallah emri vermişse Şeyhin görevi detayı ile emri Ümmete iletmiş olmalı. Umumu ilgilendirmeyen durumdan bahsettiğiniz için bunu söylemek durumunda kaldım. Gerçekten bu konu hakkında hemen hemen bir şey bilmiyorum (Yani Şeyhinizin gördüğü rüya hakkında) Sizin tanımlarınızla bir noktaya geliriz insallah.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •