• Reklam
Sayfa: 9 | Toplam: 639 İlkİlk 1234567891011121314151617181959109509 ... SonSon
6389 sonuçtan 81 --- 90 arası gösteriliyor

Konu: GÂLiBiLiK

  1. #81
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Demişik ki ;
    En güzeli , Kuranı Kerimden sırayla Ehl-i Kitap hakkında indirilen ayetleri yorum yapmadan alıntı yapmak ( ayetlerin hangi surede olduğunu ve numarasını veriyorum , ayetlerin öncesine ve sonrasına bakabilirsiniz , talep olursa sayfa sayfada alıntı yaparım )
    Bakara Suresi

    62. Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden (her bir grubun kendi şeriatında) “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir).
    63. Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik.
    64. Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah’ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
    65. Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağınıçiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun” demiştik.
    66. Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
    67. Hani Mûsâ kavmine, “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor” demişti. Onlar da, “Sen bizimle eğleniyor musun?” demişlerdi. Mûsâ, “Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” demişti.
    68. “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın.” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi emrolunduğunuz işi yapın.”
    69. Onlar, “Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? Açıklasın” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır” dedi
    70. “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz” dediler.
    71. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki, o; çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır”. Onlar, “İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin” dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.
    72. Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. ile, Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
    73. “Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun” dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.
    74. Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi; hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.
    75. Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir takımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.
    76. Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”
    77. Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.
    78. Bunların bir de ümmî[19] takımı vardır; Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
    79. Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!
    80. Bir de dediler ki: “Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır.” Sen onlara de ki: “Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
    81. Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
    82. İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
    83. Hani, biz İsrailoğulları’ndan, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz” diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.
    84. Hani, “Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız” diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hâlâ şahitlik etmektesiniz.
    85. Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
    86. Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
    87. Andolsun, Mûsâ’ya Kitabı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?
    88. Kalplerimiz muhafazalıdır” dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler
    89. Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah’ın lâneti inkarcıların üzerine olsun.90. Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
    91. Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki, “Eğer inanan kimseler idiyseniz daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?”

    selam ve dua ile,

  2. #82
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    bir önceki mesajdaki ayetlerden ;

    87. Andolsun, Mûsâ’ya Kitabı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?
    88. Kalplerimiz muhafazalıdır” dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler
    89. Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah’ın lâneti inkarcıların üzerine olsun.90. Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
    91. Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki, “Eğer inanan kimseler idiyseniz daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?”

    selam ve dua ile,

    selam ve dua ile,

  3. #83
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ehli kitabı yok sayın diyen onların kitapları iptal olmuştur diyen bir tek ayet bulamazsınız.
    İndirdiğiniz ayetler onların kafirlerinden bahsediyor,Onaların yaptıklarını yapanlar hangi şeriattan olur ise olsun Kafirlerdir.Kafir hakikatı göremeyen Allahın indirdiğini nefsine göre uyduran.Bu Her şeriatta bulunur.Allah Şerlerinden korusun !...
    Allah bu tür kafirlere Hükmünü verecektir.Cümleyi Bu Hatalara düşmekten Muhafaza etsin.
    Ehli kitabın Allaha ve Ahiret gününe inananı yani Müslüman olanı Allahın Muhafazası altındadır.Bu Allahın O kullarına vadidir.Bunun üstünde tartışma yapmak Kulun işi değil.
    Allah kimseyi kimseye şikayet etmiyor.İhtiyacı yok Etmezde !
    Kuran baştan aşağı Kulunu Anlatıyor.Kul Kendini nefsini tanımak ve Allahı idrak etmekten sorumlu.Allahın kulları ile uğraşmak onları düzeltme çabası kulun işi değil.Cümle Allah Kullarına Allahın Kula verdiği ölçü ile bakmayan Ziyandadır.
    Allah kullarının her haline vakıf,O verdiği ölçüleri hadini aşanları Ayetlerini Dünya için saklayıp manasını tarif edenleri İyi bilir.Cezası Zatına ait !...
    Diğer Şeriat sahiplerini düzeltmek Ümmeti Muhammedin işi değil.Bizim vazifemiz Hakikatı ,Şeriatımızı yaşayıp tebli etmek.Kabul edenlere Mubarek olsun Kabul etmeyenlere Allaha ve ahiret gününe inanmak kaydı şartı ile Rahmetinden hissadar eden Allah, O Onun ölçüsü!
    Kuluna verdiği ölçü !..
    Allah var diyen MÜSLÜMAN,Yok Diyen KAFİR !...
    Kullara Bu ayetlerle kimse hüküm veremez.Bu hataları yapanlar hangi şeriata tabi olursa olsun Kafirdir." Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır.". Tastikini yap gerisine karışma nefsine bak.Hüküm Allahın.Bu hatayı yapmamak için kul kendi nefsine baksın.İyice baksın aynı hatalara nerde düşüyor görsün !.......
    Allah Kitabına tabi olan ,Onun kullarına hüküm vermek için inmediğini bilsin !...
    Ademin İnsan Olması için indiğinden Şüphesi Olmasın !...
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  4. #84
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Bir önceki mesajdan

    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ehli kitabı yok sayın diyen onların kitapları iptal olmuştur diyen bir tek ayet bulamazsınız.
    İndirdiğiniz ayetler onların kafirlerinden bahsediyor,Onaların yaptıklarını yapanlar hangi şeriattan olur ise olsun Kafirlerdir.Kafir hakikatı göremeyen Allahın indirdiğini nefsine göre uyduran.Bu Her şeriatta bulunur.Allah Şerlerinden korusun !...
    Allah bu tür kafirlere Hükmünü verecektir.Cümleyi Bu Hatalara düşmekten Muhafaza etsin.
    Ehli kitabın Allaha ve Ahiret gününe inananı yani Müslüman olanı Allahın Muhafazası altındadır.Bu Allahın O kullarına vadidir.Bunun üstünde tartışma yapmak Kulun işi değil.
    Allah kimseyi kimseye şikayet etmiyor.İhtiyacı yok Etmezde !
    Kuran baştan aşağı Kulunu Anlatıyor.Kul Kendini nefsini tanımak ve Allahı idrak etmekten sorumlu.Allahın kulları ile uğraşmak onları düzeltme çabası kulun işi değil.Cümle Allah Kullarına Allahın Kula verdiği ölçü ile bakmayan Ziyandadır.
    Allah kullarının her haline vakıf,O verdiği ölçüleri hadini aşanları Ayetlerini Dünya için saklayıp manasını tarif edenleri İyi bilir.Cezası Zatına ait !...
    Diğer Şeriat sahiplerini düzeltmek Ümmeti Muhammedin işi değil.Bizim vazifemiz Hakikatı ,Şeriatımızı yaşayıp tebli etmek.Kabul edenlere Mubarek olsun Kabul etmeyenlere Allaha ve ahiret gününe inanmak kaydı şartı ile Rahmetinden hissadar eden Allah, O Onun ölçüsü!
    Kuluna verdiği ölçü !..
    Allah var diyen MÜSLÜMAN,Yok Diyen KAFİR !...


    Kullara Bu ayetlerle kimse hüküm veremez.Bu hataları yapanlar hangi şeriata tabi olursa olsun Kafirdir.Bu hatayı yapmamak için kul kendi nefsine baksın.İyice baksın aynı hatalara nede düşüyor görsün !.......
    Allah Kitabına tabi olan Onun kullarına hüküm vermek için inmediğini bilsin !...
    Ademin İnsan Olması için indiğinden Şüphesi Olmasın !...
    Kullara Bu ayetlerle kimse hüküm veremez.Bu hataları yapanlar hangi şeriata tabi olursa olsun Kafirdir." Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır.". Tastikini yap gerisine karışma nefsine bak.Hüküm Allahın.Bu hatayı yapmamak için kul kendi nefsine baksın.İyice baksın aynı hatalara nerde düşüyor görsün !.......

    Allah Kitabına tabi olan ,Onun kullarına hüküm vermek için inmediğini bilsin !...
    Ademin İnsan Olması için indiğinden Şüphesi Olmasın !...
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  5. #85

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    ZİKRULLAHA, TASAVVUFA KARŞI YANLIŞ TUTUM
    Zamanımızda gerçeklere, tarikat ve zikrullaha yapılan hakaret ve tahribatı Hazret-i Kur’an’a, göklerde ve yerdeki ayetlere gönül gözü ile bakıp göremiyorsa, gönül rahmetinden yoksun, ilm-i zahirle yetinmiş, kanun-ı ilahiyenin cümlesini aklı ve mantığıyla çözdüğünü zanneden, bu yönlü gerçeklere karşı çıkmaz da ne yapar ? Hele na-ehlin sermaye edindiği,gerçek dışı rehberini bulmuş , vazifesi olmayan, istismarcı ve çıkarcı kişilerin kucağına itilmiş, ne yaptığını bilemeyen, şaşırmış, şaşkınlığını aşk zanneden zavallı beni Adem!.. Hakikat fukaralarını yemi başkalarını saflarına çekmek için na-ehle malzeme olmuş...

    Ama insaf et, bu ölçü gerçek ölçü değil. yaptığın tahribatın bu dünyada cezasını çektiğin gibi mahşerde elbet hesabını soracaklar veremeyeceksin . Hal ehlinin fitne çıkar korkusu ile sabırla beklemesi tertip ve tanzim-i ilahiye karşı haddini bilmesi iman kemalatı. ALLAH’ın verdiği vazifeyi yerine getirmede çeşitli engellerle karşılaştıklarını görüp bildiği halde, sabırla, manevi vazifelerini seve seve son nefesine kadar devam ettirebilen, ALLAH’ın taltifi ile hayran! Elçisinin manevi yakınlığı ile mesut, ( Her ne kılmışsa adalettir Cenab-ı Kibriya )’nın zevkine ermiş, ALLAH’ın gücü yanında aczini bilip, haddi aşmamaya çalışan beşer, vazifesini müdrik bahtiyar insan. ( Eğer padişahlar bu zevki bilseler idi bütün silahlarını kullanırlar, elimizden almak isterlerdi.) Cebirle rahmet alınmaz ; hele gönül hiç alınmaz ..

    Dikkat!.. İnsanın hayvandan farklı kılan gönüldür. Gönül ise yaratanını bilmesi için yalnız beni Adem’e bahşedilmiş rahmettir. Aşk-ı ilahidir. Yaratılışın sırrıdır. Gönlün kemalata ermesi!.. tasavvuf ve yaratanının isimlerini kesir, nihayetsiz zikretmekle elde edilir!. Bu rahmet-i ilahiye nail olan sadık insan elbette diğer emr-i ilahilerin birbirinden ayrı olmadığını görüp yaşamaya çalışan ,hazreti insan.

    Dün yaşayan ehl-i tarika dünkü terbiye usulü ne idi ? Ne olması lazım ? Şer’i hükümlerde içtihat noksanlığından İslam’ı yeteri kadar anlatamadık. Anlattık zamana göre. İlme’l-yakıyn tahsil görmüş kişileri ayne’l-yakıyn, hakka’l-yakıyn gerçeğinden mahrum ettik. Dünya görüşü açısından mahrum bir ilmin kanun-ı ilahiyi bütün olarak yansıtmadığını bilemediğimizden yeterli olamadık.

    Madde ilminden başka ilme sahip olmayıp o kadarla iktifa eden materyalistler dini; felsefede göstereceğinin zanları ile ibadet, taat ve hakikat yoksunu olduklarını ne kadar gizlemeye yeltenseler de ehl-i hakikat nazarında gizliyemediklerini bilemiyen beş duygunun kuru makinası haline gelmiş bilgeler!

    ehl-i hal bilirler ki dinin felsefesi yoktur.felsefe beşeridir .din ilahidir . Din hazreti ALLAHın cümle kullarına bahşeylediği tertib-i ilahidir. ALLAH’ın kanunlarını inceleyerek ilave etmenin ve noksanlık aramanın kişinin aczinden ve bilgisizliğinden başka izahı yoktur. Felsefenin akışı beyinden kalbedir tasavvufun tariki ise kalbden beyinedir .ikisininde yolları ayrı ayrıdır öz olarak kalbden beyine giden yola ehli tarik denilmiştir...felsefeyi tanzim-i ilahi olan tasavvufla eş değer görmeyelim. Felsefe nefsin ürettiği, maddeden öte gidemeyen ilme’l-yakıyndır. Maddede her zerrede ALLAH’ın varlığının, tenezzülen fiili sıfatlarının zuhurunu hissetmektir.. müşterisi azda olsaTasavvuf, Manadır, dinin aslı ve özüdür. İhlas, takva, veradır..

    Tasavvufsuz yaşamak mümkün değildir. Yalnız felsefe ile akılcı din ürettik. ALLAH’ın bütün kullarının hayrına ihsan ettiği emr-i ilahileri güya düzelterek, akılcı ve mantık ölçülerine göre din icat ettik. Bazen sıkıştık, koalisyon yaptık. Gerçeklere yeteri kadar hizmet ettiğini her iki taraf da iddia edemez. Her ikisinin müşterek mahsulü zamanımızda bütün çıplaklığıyla arz-ı endam ediyor. Küfrün perişanlığını çeken insanlar hakikati arıyorlar.

    Türk milleti daha çok gerçekleri arıyor. Akılcı din olmadığının, aklın ölçüsünün cüz’i, esas olanın nakil olduğunun, dinin her yönünü aklın ölçemeyeceğinin bilincinde olan toplumlar düşmanlıktan başka bir şey getirmeyen, din-i İslam’a mal edilen hurafe ve bidatlardan kurtularak islamiyeti dünyaya bariz gösterecektir, inşallah.
    -------------------------------------------------
    Mutasavvıf H.Galip Kuşçuoğlu'nun '' Tasavvuf ve Zikrullah'' adlı kitabından

  6. #86
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bir önceki mesajdaki ayetlerden ;

    bir önceki mesajdaki ayetlerden ;


    Alıntı:
    87. Andolsun, Mûsâ’ya Kitabı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?
    88. Kalplerimiz muhafazalıdır” dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler
    89. Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah’ın lâneti inkarcıların üzerine olsun.90. Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.
    91. Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki, “Eğer inanan kimseler idiyseniz daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?”


    selam ve dua ile,
    Allah razi olsun student. :A :A :A

    Bu ayetler acik ve net degilmi? uzatmayin lütfen. Her aklini calistiran bu ayetlerde Allaha inanan Peygamberleri ve kitaplara iman etmeyenin kafir oldugunu anlar.
    Peygamberlere ve Kitaplara iman etmeyen istedigi kadar Lailahe illallah desin , Kafir dir!!! Bunu inkar etmek yukardaki ayetleri inkar etmek olur. Hemde aklimizla düsünsek Allahin kelamini Allahin getirdigi Peygamberi inkar etmek veya beyenmemek Allahi inkar etmek degilmidir. Bunlari söyleyen ve getiren Allahu tealadir. Allahu tealanin söyledigini beyenmemek Allaha nasil gercek iman etmis olabilir . Böyle birsey olabilirmi? Kesinlikle olamaz olamaz olamaz ve olamaz.




    Cok büyük yanlislik icindesininiz . Dogru yolu insallah b ulursunuz.



    Saygilarimla

  7. #87
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    ‘Â L L A H V A R D I R ’ D İ Y E N ‘M Ü S L Ü M A N ’ D I R

    Tek din vardır: İslâmiyet…

    İzah mı istiyorsun? Hazreti Allâh’ın Kur’an-ı Kerim’de bildirisi, “Allâh vardır” diyen kula iman ve bilgi ölçüsüne girmeden, bedevi dahi olsa, emr-i ilahiye uyarak “müslümandır” diyebilecek misin?!

    Bu emr-i ilahiyi evvelâ katı telkinlerle doldurulmuş nefsine anlata biliyor musun?

    Şimdiden sonra bari emr-i ilahiye uygun bilgi edin de, “Allâh vardır” diyen hemcinsine “müslümansın” demenin cesaretini göster; bilmeden hemcinsine zulmetme!.

    Hz. Allâh’ın ve resüllerinin bildirisine uy!..

    Hele Ehl-i Kitab’a “kafir, gavur, gayr-i müslim” dedin, demeye de halâ devam ediyorsun; bu bilginin kaynağı nefsin idi, onun zevkine kapılmış idin; hatanı anladınsa, bu günahına tövbe-istiğfar edebiliyor musun?

    Gafil olma!

    Kur’an-ı Kerim'de Hazreti Allâh, Peygamberimiz Efendimize ne öğretiyor? Anlayarak oku; nefsinin hazzına uyarak değil. Manaya dönük oku! Eğer anlayamadınsa gene oku!.

    Bu gerçekleri nefsimize anlatabildik ise, dünyadaki “Allâh var” diyen cümle kullarına bildirme zamanı geldi, geçiyor!.

    Bu bildiri sana yakışıyor ey Muhammet Ümmeti!

    Bu uyarı başka toplumdan gelmeden ey Muhammedî kardeşim!

    Hz. Allâh’ın bildirisini sen ilan et!.

    Ehl-i Kitab’ın kardeşliğini anlatmak sana yaraşıyor!

    En son gelen Şeriat-i Muhammediyye’ye bu hitab-ı ilâhiyi fer’î düşüncene halâ uygun göremiyorsan, bari gerçeklere engel olma, sus ve bekle!..

    Çünkü şeriatın adabına riayet etmeyen kimseyi Cenab-ı Hak katiyen esrarına mahrem etmez!..
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  8. #88
    berson adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2007
    Mesajlar
    542
    Karizma Gücü
    0
    kick boxer kardeş bir de şu ayetlere bakıverin.43- İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan sonra da dönüveriyorlar? Onlar inanıcı değillerdir.

    44- İçinde hidayet ve nûr bulunan Tevrat'ı, elbette biz indirdik. Müslüman olan peygamberler, yahudiler hakkında hükmederler, kendilerini Tanrıya adamış zâhitler, âlimler de, Allah'ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden (onunla hüküm verirler) ve onun Allah'ın kitabı olduğuna şahitlik ederlerdi. İnsanlardan korkmayın, benden korkun, âyetlerimi az bir paraya satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.

    45- Biz Tevrat'ta onlara, cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılıklı kısas (ödeşme) yazdık. Bununla beraber kim kısas hakkını bağışlarsa, bu kendi günahlarına keffaret olur. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

    46- O peygamberlerin ardından, yanlarındaki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryemoğlu İsa'yı gönderdik ve ona içinde hidayet ve nur olan, kendinden önceki Tevrat'ı tasdik eden ve Allah'dan korkanlar için bir hidayet rehberi ve bir öğüt olan İncil'i verdik.

    47- İncil ehli de Allah'ın ona indirdikleriyle hükmetsinler. Kim, Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.

    48- Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.

  9. #89

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    Berson kardeş,
    Bazı arkadaşlarımız ayetlerin önünün ve sonunun kesilerek arasının yazıldığını iddaa ediyorlar.Affına sığınarak senin bıraktığın yerden ben devam etmek istiyorum.
    Maide 49.
    Şu halde, Allah’ın indirdiği (kitap) ile aralarında hükmet, Allah’ın sana indirdiği Kur’an’ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın. Heveslerine uyma, eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktır.
    Maide 50.
    Onlar, cahiliye dönemi hükmünü mü arıyorlar? İyici bilen bir toplum için Allah’tan daha iyi hüküm veren kim vardır?

    Maide 51. Ey İman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları evliya edinmeyin. Onlar birbirlerinin evliyasıdır.. Sizden kim onları evliya edinirse o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.
    Hz.Allah bizleri, kendini layık-ı veçhile anlayanlardan etsin inşallah

  10. #90

    Kayıt Tarihi
    23-01-2007
    Mesajlar
    359
    Karizma Gücü
    0
    Bakın maide suresi 51.ayet nasıl tefsir edilmiş.

    Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanların evliyalarını evliya edinmeyin!.. Onlar kendilerinin evliyasıdır. (Sonra gelen şeriatı kabul ettikten sonra, evvelki şeriattaki evliyalar senin şeriatından lutfedilen evliya değildir. Sana lutfedilen şeriatını gününe yansıtan ve emri ilâhiye uyumlu evliyana tabi ol. Geri döndüğünüz zaman evvelki şeriata dönüşünle sonra gelen şeriata biatınla indi ilâhiyede nefsine zulüm etmiş olursunuz.) ALLAH zalımlar toplumuna yol göstermez.” (Maide Suresi, 51)


    İşte bu abd-i âcizin, anladığım mana… İşte evliyayı kabul etmeyip, evliyanın yerine mana ile ilgisi olmayan “dost” kelamı ile değişiklik yaparsan ayetin manasını doğru yansıtamadığın gibi, Hazret-i Kur’an’ın manasına ters düştüğünü bilesin!


    Hazret-i ALLAH’ın ehl-i kitabı Hazret-i Kur’an’da rahmeti ile ihya ettiğinin aksini, ne ile izah edeceksin? Hala, ALLAH’a iman eden ehl-i kitaba “gayr-ı müslim” “kafir” “gavur” demekte israr edecek misin? Daha ne kadar çarpık fikir devam edecek İnsaf et!.


    Ahir zaman ümmetine bahşedilen şeriat-ı muhammediyeyi korumak kasdi ile üstünlük kompleksine kapılıp ne hale getirdin Din-i İslâm’ı?!.. Görmezlikten gelerek inkar edemezsin!.. Benî Adem’in ilmi, gücü yeterli olmasa da gayr-ı ihtiyari toplumların güzelliklere doğru akın akın gittiklerini göremiyor musun?


    HAZRET-İ ALLAH açık bildirdiği halde, günah-ı kebair dışında güzelliklerin “İslamiyet” olduğunu ne zaman anlayacak ve anlatacaksın!. O güzelliklerin yalnız isimlerini telaffuz etmek yetmiyor; yaşamak lazım!. Şeriatlar ve mezhep, meşrep esasda değil, değişik mizaçlara göre teferruatta tabi olduğu imamlarının Kitab ve Sünnete aykırı olmayan içtihatları değil mi?. Din-i İslam’a ve şeriat-ı muhammediye ters düşen icraatları bir an evvel nefsin ve nefis için var olan ilâhi kaynaktan nasibini alamamış aklın etkisinden kurtarıp Hazret-i ALLAH’ın veraset yolu ile ihsan eylediği emr-i ilahilere yönelme zamanı geldi.hatta geçiyor Dikkat et! Zamanını geçirme. Zaman cümle kullar için büyük rahmettir!..


    Zamanı geçirir isek telafisi mümkün olmayabilir. Hazret-i Kur’an’ı esas alarak varisü’n-Nebi, nedim-i ilahiyi, ALLAH’ın bildirdiği vechile kabul ederek, ehl-i aşkın ve melaikenin manevi gıdası olan zikrullahın aleyhinde bulunmayıp, zikredenlere sıcak bakmayı bilerek, ehlinin denetimi altında, mana sahtekarlarına Din-i İslam’ı şeriat-ı muhammediyeyi tahrif ettirmeden, hurafasız, bid’atsız yaşamaya ne zaman sıratı müstakim yolunu göstereceksin. “LÂ İLAHE İLLÂ ALLAH” diyen her kula “müslüman” diyebilmek ve kardeş kardeş yaşayabilmek… ALLAH’ın elçilerini birini diğerinden üstün görmeyip hurafadan gayrı izahı olamayan gülünç iddialara kalkışarak, hemcinsine karşı duşmanlığı artırmanın zararlarını, dün taşımış gibi görünsek de, bugün hiç taşıyamıyoruz ve ağırlığını kaldıramıyoruz. Yetsin artık!

    Mutasavvıf H.Galip Kuşcuoğlu'nun '' Muhtaç Olduğumuz Kardeşlik'' adlı kitabından alıntı

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •