• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    techno adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-05-2005
    Mesajlar
    125
    Karizma Gücü
    0
    Yaratıcımız mutlak varlıktır. Peki, mutlak varlık var iken; mulak yoklukdan da söz edilebilir mi???

    Tanrı, madde ve eşyanın, hareketin hareket soyutlaması olarak zamanın var olmasından önceki hiçlik (mutlak yokluk) durumunda kendi kendisinin tanrısı iken, insanlar için düşünülmesi güç olan bir öze sahipti. Mutlak yoklukta iken hiçliği tartışmak anlamsız olduğundan bu aşamada "tanrı" varlığından söz etmek, sudur öğretisi açısından üretici değildir. Çünkü bu konumda tanrı kendisinin bilincinde, kendi içindeki sonsuz olanakların, yeteneklerin, güçlerin ayırımında değildir. Çevrimin, hareket ettirici ilkesi olan güzelliğin görülmeye eğilimi sonucu, tanrı sonu olmayan bir yokluğun/ hiçliğin içinde kendisine bakacak bir göze ve vecde gelecek bir gönüle ihtiyacı duydu. İşte "Sudur" bu gereklikle başladı. Bu gerekliliğin belirmesi ise, mutlak yokluk/hiçlik, mümkün olur, bir yokluk/hiçlik durumuna geldi. Bu aşama ile tanrı kendi kendisi ile yabancılaşarak kendi bilincinne ilk kez vardı. Evrenin ve bütün ruhsal, maddensel şeylerin yaratılması için gerekli kaynağı kendi içinde taşıdığının ayırıdına ulaştı, kişilik kazandı. Önceleri tanrı iken şimdi, HAK, HAKİKAT, GERÇEK, SEVGİ ve AŞK oldu.
    Kaynak: http://www.geocities.com/yusufgunes/alevilik.html

    Burda: "Alevilik" inancına göre; mulak varlık ve mutlak yokluk açıklanmış. Buna siz ne diyorsunuz ??

    Madem şu ana kardar bir cevap yok: ben de sizlere kendi düşüncemi açıklayayım; mutlak yokluk, mutlak varlık gibi vardır. Mutlak varlığın nurundan yayılan enerji kademeler halinde azalarak yok olur. Yok olduğu bölgede mutlak yokluk vardır.

    Saygılar.
    Bu mesaj en son " 16.02.07 " tarihinde saat 22:45 itibariyle alpi1907 tarafından düzenlenmiştir... Neden: flood....
    Kod:
    Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış vefelsefesiyle ünlü
    filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka
    hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara 
    çekilmedikçe geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben
    bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek
    gayet sakin şu karşılığı verir:
    
    - Ben çekilirim!!


    Yanlış ile doğruya ulaşmaya çalışan; doğrunun bir illüzyonuna uğrayandır.


    Ne ararsan onu bulursun!
    Ne aradığını bil.

  2. #2
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Allah Mutlak varlıktır!
    Ondan gayrı ne var ise İzafidir,Mecazidir,Aynaya vuran ışık kaynağı gibi.
    Mutlak varlığı tanımak.Yokluğun idrakı ile olur.
    Onun İçin Mutasavvıfin "Biz Yokluk kapısından Hakikata dahil olduk,Allaha Yokluk kapısından gidilir,Varlık kapısında bekleyenler hala beklemekde" demişlerdir.
    Yokluk Kulun kendi başına kaldıracağı bir hal değil dir.
    Onun için Tertibi İlahi bu hali sana yaşatacak Mürşitler halk etmiştir.Onlar Bu işin ustaları,Hüdanın bu yönlü vazifeli kıldıklarıdır.
    Bu yol Felsefe değildir!
    Felsefe ile yokluk Kişiyi inançsızlığa götürür.Tertibi İlahi İle Yokluk Aşkı İlahiye Dahil eder!..
    Yani Yaradılışın Hikmetine !..
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  3. #3
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba Techno,
    Benin anladığım mutlak yokluk diye bir kavram yoktur. Mutlak varlık ise tanrı değildir. Daha doğrusu eğer tanrı var olsaydı onun için kullanılabilirdi ama günümüzde artık tanrının varolmadığı bence mutlak gerçek. Ancak Allah vardır ve onun yanında mutlak varlık veya varlık kelimesi dahi anlamını yitirir. Allah vardır kelimesi dahi izafi bir tespittir. Allah ise izafiyetten beridir. Karşılaştırılabilecek veya mukayese edilebilecek bir kavram değildir.

    Tanrı için;
    Tanrı, madde ve eşyanın, hareketin hareket soyutlaması olarak zamanın var olmasından önceki hiçlik
    ifadesi kullanılabilir ancak Allah zaman kavramındanda ganidir. Onun yanında zamanın öncesi veya sonrası kavramlarıda manasını yitirir. Bizim boyutumuza göre mana ifade eden kelimelerdir.
    Önceleri tanrı iken şimdi, HAK, HAKİKAT, GER&#199K, SEVGİ ve AŞK oldu.
    Bu konu İslamiyette şu şekilde açıklanmıştır;Rasulullah SAS bir gün buyuruyor;"ALLAH var idi ve O'nunla beraber hiç bir şey yok idi"!...
    Hz. Ali ise bu sözü şu şekilde açıklıyor; "El an kema kan!."
    yani "Hala, o andaki gibidir!." Bu demektir ki, o anda öyle idi, o andan bu ana kadar geçen zamanda hiç bir şeyi değiştirmedi; hala da öyledir!

    Saygılarımla.

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Varlık ve yokluk'un hangi açıdan (felsefi mi, fizikbilimsel mi, teolojik/dinsel mi, mistik/tasavvufi mi açıdan) irdelenecek.Bu belirlenmeden verilen cevapların hepsi (hangi bakış ve duruşla verilmişse) doğrudur.(Veya tam aksine yanlıştır.)
    Varlık ve yokluk'un öznesi ne.? (Yani "ne"yin var veya yokluğu..? cevaplanacak keza.)

    Mutlak bir Tanri inancı açısından dahi paradoksal bir konu..
    Allah/Tanrı sınırsız ve sonsuz muktediriyettedir. Her ne olursa olsun varetmeye/yoketmeye kadirdir. Kaldı ki bu mutlak varlık olsun, mutlak yokluk olsun..

    Düşünce bu noktada paradoksal bir döngüye girer..
    Felsefi kavramları (özellikle de paradoksal olanları) cevaplamaya çalışmak felsefenin işidir.(Ki felsefe bu nedenle paradoksu kabul eder ve paradoksa sığınır.Teolojide paradoks yoktur.)

    Tartışma ve sunum konularımızda, başlıklarımızda,sorularımızda bu gerçeği göz ardı etmemeliyiz.Aksi halde (aslında) herkesin doğru/yanlış söylediği bir sağırlar diyalogunun tarafı haline geliriz.

  5. #5
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Kara deliklerin içine bakalım....Ne görürüz.Hiçlik. kara delikler öyle bir maddeden oluşmuştur ki o maddenin özkütlesi insanoğlunun karşılaştıklarından milyarlarca kat daha büyüktür.Işık bile kaçamaz çekim gücünden.Ama tabbi belli bir süre sonra her kara delik dolacaktır.Ve bir süpernova patlaması ile önceden yaptığının tam tersini yapacaktır.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Korku Yokluk ya da MİLLİYETÇİLİK
    2005 Konuları bölümünde gerillayım tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 08.10.05, 15:01

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •