• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    MiLiTaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    6,226
    Karizma Gücü
    0

    Farkında olmadan küfre düşmek

    Sual: Bilip bilmeden çok söz söylüyor, doğru yanlış çok iş yapıyoruz. Farkında olmadan küfre düşmüşsek ne yapmamız lazımdır?
    CEVAP
    İslam âlimleri buyuruyor ki:
    Her müslümanın Allahü teâlânın emirlerine uyması, yasak ettiği şeylerden kaçması gerekir. İbadetleri yapmaya, haramlardan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider, kâfir olur. Kâfir olarak ölen kimse, ahirette sonsuz olarak Cehennemde çeşitli azaplara maruz kalır. Affedilmesine ve Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtimal yoktur.

    Bir müslümanın küfre düşmesi, yani kâfir olması çok kolay olur. Çünkü her sözde ve her işte kâfir olmak ihtimali çoktur. Bunun için küfrün sebebi bilinmese de, her gün bir kere, Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre [kâfirliğe] sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptımsa, pişman oldum, beni affet demelidir. Böyle tevbe eden muhakkak af olur, Cehennemden kurtulur. Cehennemde sonsuz kalmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir. Müslümanın bu tevbeden daha önemli görevi yoktur.

    Kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken bu hakları ödemeli, kılınmamış namaz borçlarına tevbe ederken de, bunları kaza etmeye çalışmalıdır. (Seadet-i Ebediyye)


    Sual: Bir insan kâfir olsa, sonra müslüman olsa, ibadetleri yok olur mu?
    CEVAP
    Mürtedin önceki ibadetlerinin sevapları yok olur. Tekrar imana gelirse, zengin ise, yeniden haccetmesi gerekir. Malları kendisine geri verilir. Namazlarını, oruçlarını, zekatlarını kaza etmesi gerekmez. Mürted olmadan önce, kazaya bırakmış olduklarını kaza etmesi gerekir. Çünkü mürted olunca, önceki günahlar yok olmaz. Mürted, imana gelirse, mürted iken kılmadığı namazlarını kaza etmez. Çünkü kâfirler ibadetlere muhatap değildir. Yani onlardan ilk istenen iman etmeleridir. (Hindiyye)

    Küfre düşürücü sözleri öğrenmeli, küfre düşmemeye dikkat etmelidir. Çünkü bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz.) [Deylemi]

    Sual: Dini bilgimiz yetersizdir. Piyasada çok çeşitli kitap ve siteler var. Hepsine de güvenemiyoruz. Allah rızası için bize en uygun siteleri tavsiye eder misiniz?
    CEVAP
    Piyasada uygun site ve uygun kitaplar çoktur. Ancak biz hepsini okumadık. Okumadığımız için uygun olan bir kitabı veya siteyi size tavsiye edemeyiz. İçinde bazı hatalar olabilir. Bunun için 30 senedir okuduğumuz kitapları ve en uygun siteyi size tavsiye ediyoruz.
    Uygun kitapların bulunduğu site: www.hakikatkitabevi.com
    Kontrolümüzden geçen site: www.dinimizislam.com

  2. #2
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    kaynak yok...


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  3. #3
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Allah&#252; teala razı olsun.Muteber kitaplardan nakil yapalım. Mesela, birçok İslam &#226;liminin kitaplarından derlenen Herkese Lazım Olan İman kitabı için, bir kimsenin, doğru olduğuna inandığı halde alay yolu ile hurafe dediğini kabul edelim. O kitapta, (Allah vardır) diyerek imanın 6 esası bildiriliyor. Şaka olarak veya alay maksadı ile veya ne maksatla olursa olsun buna hurafe demenin, haram işleyene veya işletene (helal olsun) demenin h&#252;km&#252;n&#252; vesikaları ile bildirelim.

    Muteber kitaplarda buyuruluyor ki:
    (K&#252;fre sebep olan bir söz&#252;, tehdit edilmeden söyleyenin imanı gider. &#199;&#252;nk&#252; her m&#252;sl&#252;manın bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi farzdır. Bilmemesi öz&#252;r olmaz, b&#252;y&#252;k g&#252;nahtır. K&#252;fre girenin önceki ibadetleri yok olur. Tevbe ederse, geri gelmez. Tevbe için yalnız kelime-i şehadet söylemek k&#226;fi değildir, k&#252;fre sebep olan şeyden de tevbe etmesi gerekir.) (Berika, Hadika)

    Burhaneddin-i Mergınani hazretleri, (Kur'an-ı kerimi teganni ile okuyan hafıza, ne g&#252;zel okudun diyenin imanı gider. Tecdid-i iman ve tecdid-i nikah gerekir) buyurdu. (D&#252;rr-&#252;l-m&#252;nteka)

    Ebu Nasr-ı Debbusi hazretleri, Kadi Zahireddin-i Harezmi hazretlerinden naklen buyuruyor ki:
    (Bir şarkıcıyı dinleyen veya herhangi bir haram işi gören kimse, haram olduğuna inanarak veya inanmayarak, buna, ne g&#252;zel dese, o anda imanı gider.) (M&#252;jdeci Mek. 266)

    (K&#226;firlerin ibadet olarak yaptıkları ve k&#226;firlik alameti olan ve İslamiyet’i ink&#226;r etmek ve inanmamak alameti olan ve tahkir etmemiz vacip olan şeyleri yapan ve kullanan k&#226;fir olur. Bunlardan meşhur olanlarını bilmeyerek veya şaka olarak veya herkesi g&#252;ld&#252;rmek için yapan da, k&#226;fir olur.) (Birgivi vasıyyetnamesi)

    (Zaruri olan ve tevat&#252;r ile bildirilmiş olan din bilgilerine inanmayan k&#226;fir olur. İnanmamayı gösteren her söz, ister şaka olarak, isterse gön&#252;lden olmayarak olsun k&#252;f&#252;r olur.) (Milel-nihal)

    (K&#252;fre sebep olan bir işi yapmak k&#252;f&#252;r olur. Mesela beline, z&#252;nnar denilen papaz kuşağını bağlamak ve k&#252;fre mahsus şey giymek de böyledir. Bunları mizah için, başkalarını g&#252;ld&#252;rmek içi, şaka için kullanmak da k&#252;fre sebep olur. İtikadının doğru olması fayda vermez.) (Berika)

    (Filan m&#252;sl&#252;man benim göz&#252;mde yahudi gibidir demek k&#252;f&#252;rd&#252;r. Ahirette olacak şeylerle alay etmek k&#252;f&#252;rd&#252;r. Kabirdeki ve kıyametteki azaplara akla, fenne uygun değildir diyerek inanmamak, faiz helal olsaydı demek, İslam bilgilerini ve din &#226;limlerini aşağılamak da, k&#252;f&#252;rd&#252;r.

    Akıllı, bilgili, edebiyatçı olduğunu göstermek için veya yanındakileri g&#252;ld&#252;rmek, sevindirmek veya alay etmek için söylenen sözlerde k&#252;fre d&#252;şmekten çok korkmalıdır. Bir kimse, k&#252;ç&#252;k g&#252;nah işlese, buna tevbe et denildiğinde, (tevbe edecek bir şey yapmadım ki...) dese, k&#226;fir olur.

    (Filan şey, filan kimsede yoktur, varsa k&#226;fir olayım) diye, yemin eylese, o şey, o kimsede olsun veya olmasın, o kimse, k&#226;fir olayım dediği için k&#252;fre girmiştir. K&#226;firlerin ibadetleri, İslamiyet’e uymayan işleri g&#252;zeldir demek de k&#252;f&#252;rd&#252;r.

    Bir kadın, beline bir kara ip bağlasa, (bu nedir) deseler, (z&#252;nnardır) dese, k&#226;fir olur. Nasrani olmak, yahudi olmaktan, [amerikan k&#226;firi olmak, kom&#252;nist olmaktan] hayırlıdır demek k&#252;f&#252;rd&#252;r.

    İlim meclisinde ne işim var veya din adamlarının söz&#252; neye yarar demek k&#252;f&#252;r olur. Biri diğerine, gel fıkıh kitabını okuyalım dese, o da, (Ben ilmi ne yapayım) dese, ilmi hafife aldığı için k&#226;fir olur.) (Miftah-&#252;l-cenne)

    G&#252;lmek ve K&#252;f&#252;r
    Sual: Bazı cahiller, şaka ile (Ben hocaların bulunduğu Cennete değil, artistlerin, dansözlerin şarkı çalıp oynadığı Cehenneme gitmeyi isterim) diyerek g&#252;l&#252;yorlar. Böyle söyleyenlere g&#252;len de k&#226;fir olur mu?
    CEVAP
    Cehennem g&#252;l&#252;p oynama yeri değil, şiddetli azap çekme yeridir. Dinin bir emrini böyle alaya almak k&#252;fr&#252; gerektirir. İsteyerek buna g&#252;len de k&#252;fre girer. Yani k&#226;fir olur. İradesi dışında g&#252;lerse k&#252;f&#252;r olmaz. Din ile alay edenler, g&#252;lerek g&#252;nah işleyenler cezalarını elbette ahirette gör&#252;rler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (G&#252;lerek g&#252;nah işleyen, ağlayarak Cehenneme gider.) [Ebu Nuaym]

    İnanmayanların alay ettikleri gibi, Cehennem g&#252;l&#252;p oynama yeri değil, zalimlerin, hainlerin şiddetli azap görecekleri bir ceza yeridir. Cehennem o kadar korkunç bir yerdir ki g&#252;nahsız olan melekler bile, onun dehşetinden korkarlar. Peygamber efendimiz, Cebrail aleyhisselamı çok &#252;zg&#252;n gör&#252;nce sebebini sorar. O da, (Cehennemin öyle kızgın bir alevini görd&#252;m ki, onun tesirinden h&#226;l&#226; kendime gelemedim) diye cevap verir. (Taberani)

    Bir kimse, Yunan felsefecileri gibi, (D&#252;nya kadimdir, ezelidir) derse k&#252;fre d&#252;şer. Yahut, (İnsanın ve bitkilerin yaratılışında, kirpiğimizin, saçımızın uzamasında ilahi şuuru gör&#252;yoruz) derse, mahluk [yaratık] olan şuuru Yaratıcı için kullanmış olur. Bu ise k&#252;f&#252;rd&#252;r. &#199;&#252;nk&#252; şuur, akıl, fikir yaratıktır.

    Abduhçular gibi, (İslam d&#252;ş&#252;ncesi) demek de bu bakımdan k&#252;f&#252;rd&#252;r. &#199;&#252;nk&#252; İslamiyet bir d&#252;ş&#252;nce sistemi değildir. İlahi emir ve yasaklara d&#252;ş&#252;nce demekten çok sakınmalıdır! İçinde (İslam d&#252;ş&#252;ncesi), (İslam nazariyesi) gibi ifadeler bulunan kitaplar çok zararlıdır.

    M&#252;sl&#252;mana k&#226;fir denmez
    Sual: Köt&#252; birinden, bid'at ehlinden bahsederken k&#226;fir deniyor. K&#226;fir olmayana k&#226;fir denir mi?
    CEVAP
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (M&#252;sl&#252;mana k&#226;fir diyenin kendisi k&#226;fir olur.) [Buhari]
    İtikadı bozuk olmadığı için, Cennete girecek olan kimse, yaptığı g&#252;nahlar sebebi ile Cehenneme girebilir. Eğer salih ise, yani g&#252;nahına tevbe etmiş ise yahut affa veya şefaate kavuşursa, Cehenneme hiç girmez. Cahillerin de bildiği ve sözbirliği ile bildirilmiş olan bir inanışı veya bir işi ink&#226;r eden, k&#226;fir ve m&#252;rted olacağı için, la ilahe illallah dese ve her ibadeti yapsa ve her g&#252;nahtan sakınsa bile, buna la ilahe illallah ehli ve ehl-i kıble denmez.

    En şiddetli azap
    Sual: M&#252;rtedler Cehennemde hangi tabakada azap gör&#252;rler?
    CEVAP
    En alt tabakada azap gör&#252;rler. Cehennem 7 tabakadır. Her birinin azabı &#252;st&#252;ndekinden daha şiddetlidir. (Feraid-&#252;l-fevaid)
    1. tabaka: Adı Cehennem’dir, azabı en hafiftir. Burada, g&#252;nahk&#226;r M&#252;sl&#252;manlar azap gör&#252;r.
    2. tabaka: Adı Sair’dir. Ateşi ve azabı şiddetlidir. Burada, Yahudiler azap gör&#252;r.
    3. tabaka: Adı Sekar’dır. Bu daha şiddetlidir. Burada Hıristiyanlar azap gör&#252;r.
    4. tabaka: Adı Cahim’dir. Burada, g&#252;neşe, yıldızlara tapanlar azap gör&#252;r.
    5. tabaka: Adı Hutame’dir. Burada Mecusiler, Budistler, Brehmenler azap gör&#252;r.
    6. tabaka: Adı Lazy’dir. Ateistler, m&#252;şrikler, dinsizler azap gör&#252;r.
    7. tabaka: Adı Haviye’dir. En şiddetlisidir. Burada m&#252;nafık ve m&#252;rtedler azap gör&#252;r.

    M&#252;rtedin tevbesi
    Sual: Bir kimse, k&#252;fre d&#252;ş&#252;r&#252;c&#252; bir şey söylese, mesela peygamberlerden birini ink&#226;r etse, b&#252;t&#252;n k&#252;f&#252;rleri için tevbe etse, kelime-i şehadet getirse, namazlarını da kılsa, fakat yine bu ink&#226;rında devam etse, kelime-i şehadetinin ve namazının buna faydası olur mu?
    CEVAP
    Hayır faydası olmaz. Tevbe etmek için yalnız kelime-i şehadet söylemek k&#226;fi değildir. K&#252;fre sebep olan şeyden de tevbe etmek şarttır. Amel değil, iman bir b&#252;t&#252;nd&#252;r, ya vardır ya yoktur. İman edilecek şeylerin birine bile inanmasa, hepsine inanmamış sayılır.

    M&#252;rted, k&#252;fr&#252;ne sebep olan şeyden tevbe etmedikçe, (La ilahe illallah) demekle ve İslamiyet'in bazı emirlerini yapmakla, mesela namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrat ve hasenat yapmakla M&#252;sl&#252;man olmaz. Bu bozuk itikadla öl&#252;rse imanla ölmez. Bu iyiliklerinin ahirette hiç faydasını görmez. İnk&#226;rından, yani inanmadığı şeyden tevbe etmesi, pişman olması lazımdır. Yani, İslamiyet'ten çıktığı kapıdan geri girmesi lazımdır.

    M&#252;sl&#252;manlıktan ayrılıp, k&#226;fir olana veya ana-babası m&#252;sl&#252;man olup da, kendisi m&#252;sl&#252;man olmayana m&#252;rted denir. M&#252;sl&#252;man evladı oldukları halde, M&#252;sl&#252;manlıktan haberleri olmadığından ve hiçbir din &#226;liminin kitabını okumadıklarından ve anlamadıklarından, yalnız bir lutfe, bir tevecc&#252;he ve d&#252;nyalığa kavuşmak için ve akıntıya kapılmış olmak için, M&#252;sl&#252;manlığı beğenmeyenler, ilerlemeye engel diyenler de m&#252;rteddir.

    Yeni m&#252;sl&#252;man olan kimsenin veya akıl-baliğ olan m&#252;sl&#252;man evladının, önce Kelime-i şehadet söylemesi, bunun manasını öğrenip inanması, sonra, Ehl-i s&#252;nnet &#226;limlerinin kitaplarında yazılı olan itikadı öğrenip, bunlara inanması, daha sonra da İslam’ın beş şartını ve helal-haram olan şeyleri öğrenmesi, bunlara inanıp uygun yaşaması gerekir. Bunları öğrenmek ve uymak gerektiğine inanmayan, önem vermeyen m&#252;rted olur. Yani kelime-i şehadet getirerek m&#252;sl&#252;man olduktan sonra, tekrar k&#226;fir olur.

    Bir m&#252;sl&#252;manın baliğ olan çocuğu imansız ise, m&#252;rted olur. M&#252;rtedin baliğ çocuğu, imansız ise k&#226;firdir, m&#252;rted değildir.

    Nass veya icma ile bildirilmiş olan harama önem vermeyenin imanı gider, m&#252;rted olur.

    Dine önem vermemek
    Bir m&#252;sl&#252;man, Allah&#252; te&#226;l&#226;nın emirlerinden birine bile uymak istemezse, yani beğenmez, vazife olduğuna önem vermez ise, hafif gör&#252;rse, imanı gider, m&#252;rted olur. (Namaz kılmıyorsam, içki içiyorsam ne çıkar, sen kalbe bak, kalbim temiz) demek veya, (&#214;nce ekmek parası ve herkese iyilik, sonra namaz) gibi sözler, emirlerin bir kısmını beğenip, bir kısmını beğenmemektir. Bu ise k&#252;f&#252;rd&#252;r. Her m&#252;sl&#252;man bu inceliğe dikkat etmelidir. Emre uymamak başka, uymak istememek başkadır.

    Helal-haram ayırmayan, farzı yapmaya, haramdan kaçınmaya önem vermeyen m&#252;rted olur.

    Cahillerin de bildiği ve sözbirliği ile bildirilmiş olan bir inanışı veya bir işi ink&#226;r eden, k&#226;fir ve m&#252;rted olacağı için, la ilahe illallah dese ve her ibadeti yapsa ve her g&#252;nahtan da sakınsa, buna ehl-i kıble denmez. M&#252;şrik, m&#252;rted ve dinsizin kestiği hayvan leş olur, yenmez. M&#252;rtedin hiçbir ibadeti sahih olmaz.

    Nikahlı m&#252;sl&#252;man bir kız, baliga olduğu zaman, M&#252;sl&#252;manlığı bilmezse, nikahı bozulur. Yani m&#252;rted olur. Allah&#252; te&#226;l&#226;nın sıfatlarını ona bildirmelidir. O da, tekrar etmeli ve (bunlara inandım) demelidir. (D&#252;rr-&#252;l-muhtar)

    İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken diyor ki:
    Kız k&#252;ç&#252;k iken, ana-babasına t&#226;bi olarak m&#252;sl&#252;mandır. Baliga olunca, ana-babasının dinine t&#226;bi olması devam etmez. İslamiyet’i bilmeyerek baliga olunca, m&#252;rted olur. İman edilecek şeyleri işitip de, inanmamış kimse, kelime-i tevhid söylese, yani (La ilahe illallah Muhammed&#252;n resulullah) dese, m&#252;sl&#252;man olmaz. (Ament&#252; billahi...) de bulunan altı şeye inanan ve (Allah&#252; te&#226;l&#226;nın emirlerinin ve yasaklarının hepsini kabul ettim, beğendim) diyen kimse m&#252;sl&#252;man olur.

    Her m&#252;sl&#252;man, çocuklarına Ament&#252;’y&#252; ezberletmeli, manasını iyice öğretmelidir! &#199;ocuk bu altı şeyi öğrenmez ve inandığını söylemezse, baliğ olduğu zaman m&#252;sl&#252;man olmaz, m&#252;rted olur.

    Ament&#252; şöyledir:
    &#194;ment&#252; billahi ve melaiketihi ve k&#252;t&#252;bihi ve r&#252;s&#252;lihi vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi te&#226;l&#226; vel ba's&#252; ba'del mevti hakkun. Eşhed&#252; en l&#226; ilahe illallah ve eşhed&#252; enne Muhammeden abd&#252;h&#252; ve res&#252;l&#252;h&#252;.

    [Yani, Allah’a, meleklerine, gönderdiği kitaplarına, peygamberlerine, ahiret g&#252;n&#252;ne, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, öld&#252;kten sonra dirilmeye inanıyorum. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum.]

    Bir kız, bir k&#226;firle evlenmeye karar verirse, hemen k&#226;fir olur. İlerde k&#226;fir olmaya niyet eden ve k&#252;fre sebep olan şeye inanan da hemen m&#252;rted olur.

    M&#252;min bir erkek, dinsiz bir kadınla evlenmeye niyet edince hemen m&#252;rted yani dinsiz olur. Bir kız veya kadın da, m&#252;sl&#252;man olmayan bir erkekle evlenmeye karar verince, hemen imanı gider. (R. Muhtar)

    Kocası m&#252;rted olan kadın, iddet zamanı bitince, başkası ile evlenebilir.
    Kadınların birbirlerine avret yeri, erkeğin erkeğe avret yeri gibidir. Şehvet ile bakması haram olur. M&#252;sl&#252;man kadının, gayrı m&#252;slim, m&#252;rted ve fasık kadınların ve m&#252;rted amca ve dayının yanında ört&#252;nmesi &#252;ç mezhepte farzdır, Hanbeli’de caizdir.

    M&#252;sl&#252;man ana-baba m&#252;rted olsa, çocuklarını dar-&#252;l-harbe göt&#252;rmezlerse, çocuklar m&#252;sl&#252;man kalır. Dar-&#252;l-harb, Fransa, İngiltere gibi k&#226;firlerin yaşadığı yerlerdir. K&#226;fir ve m&#252;rted kadınların, baş, kol ve bacaklarına bakmak, dar-&#252;l-harbde de haramdır.

    M&#252;rted ana-babanın elini kerhen de olsa öpmek caiz değildir. (R. Muhtar)

    M&#252;rted, yahudi ve hıristiyandan daha köt&#252;d&#252;r. &#199;&#252;nk&#252; yahudi ve hıristiyanın kestiği hayvan yenir, fakat m&#252;rtedin kestiği yenmez. Yahudi ve hıristiyan kız ile evlenilebilir, fakat m&#252;rted olan kız ile evlenilmez. M&#252;rted olan erkek, m&#252;sl&#252;man kadınla evlenemez.

    K&#252;f&#252;rden sakınmalı!
    M&#252;rted, tevbe etmeden öl&#252;rse, Cehennemde ebedi olarak azap gör&#252;r. Bunun için, k&#252;f&#252;rden çok korkmalı, az konuşmalıdır! Hadis-i şerifte, (Hep hayırlı, faydalı konuşun veya susun) buyuruldu. (Buhari)

    Bir kimse, imanım var dese, fakat k&#252;f&#252;rden teberri etmese [uzaklaşmasa] m&#252;rted olur. Buna m&#252;nafık göz&#252; ile bakılır. Kalbde iman bulunması için, k&#252;f&#252;rden teberri gerekir. Bu teberrinin en aşağı derecesi kalb ile teberridir. En iyi derecesi de, kalbdeki ayrılığı söz ile, hareket ile belli etmektir.

    M&#252;rtedin önceki ibadetlerinin sevapları yok olur. Tekrar imana gelirse, zengin ise, yeniden haccetmesi gerekir. Malları kendisine geri verilir. Namazlarını, oruçlarını, zekatlarını kaza etmesi gerekmez. M&#252;rted olmadan önce, kazaya bırakmış olduklarını kaza etmesi gerekir. &#199;&#252;nk&#252; m&#252;rted olunca, önceki g&#252;nahlar yok olmaz. M&#252;rted, imana gelirse, m&#252;rted iken kılmadığı namazlarını kaza etmez. &#199;&#252;nk&#252; k&#226;firler dinin emir ve yasaklarıyla m&#252;kellef değildir. (Hindiyye)

    M&#252;rted, La ilahe illallah demekle, namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrat ve hasenat yapmakla m&#252;sl&#252;man olmaz. Bunların ahirette hiç faydası olmaz. İnk&#226;rından, yani inanmadığı şeyden tevbe etmesi, pişman olması gerekir. M&#252;rted olacak şeyi yaptığını ink&#226;r etmesi tevbe olur. Tevbe etmeden öl&#252;rse, Cehennem ateşinde ebedi olarak azap gör&#252;r. (Hadika)

    Rahmete kavuşabilmek için
    Ahirette Allah&#252; te&#226;l&#226;nın rahmetine kavuşabilmek için, iman ile ölmek gerekir. Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açık bildirilenlere uygun imanı olmayan ve haramlardan sakınmaya ve İslamın beş şartını yapmaya önem vermeyen, kulluk vazifeleri olduklarına inanmayan, beğenmeyen kimsenin imanı gider. M&#252;rted olur. Duaları kabul olmaz. Ehl-i s&#252;nnet itikadında olmayana (Bid'at ehli) denir. Bunun yaptığı ibadetleri sahih olup borçtan, azabından kurtulur ise de, vaad edilmiş olan sevaplarına kavuşamaz. Ahirette, d&#252;nyada yapmış olduğu iyiliklerin, hayrat ve hasenatının karşılığına kavuşamayacaktır. D&#252;nyadaki iyiliklerinin karşılıklarına kavuşmak isteyenin, hemen tevbe etmesi, imanını d&#252;zeltmesi gerekir.
    ELVAN YÖRÜĞÜ

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •