Kendimizi çocuk görmemeğe başladığımız yıllarda idol değişikliimizde başlıyor.
Peter Pan büyümek istemeyen,uçabilen,iyidövüşebilen kahramanımız artık bize yetmediğinde.
Buarada ailedeki bireylerlede farklı çaplarda uyuşmazlıklarda oluşmaya başlamıştır.En kömtü hatıralarda biz yokken hakkımızda ki konuşmalardır. Onları duyarız ancak cevap hakkımız oluşmaz.
Asilik döneminin tam ortasında bulunuyoruz.Asiliğin ne derece dışa vurulduğu kişlere göre farklılık gösterir.
Cennetin Doğusu,John Steinbeck’in ölümsüz eseri.Adam,Charles,Calep-Aron…kardeşlerin birbirlerine karşı ilişkileri Steinbeck’in usta anlatımıyla kişilerin tanımı ne kadar mükemmeldi.Ve film Cennetin Doğusu.Oradaki James Dean’in rolü bu asi dönemle ne güzel örtüşüyor.Sonra 24 yaşında ki kazası onu ölümsüzleştirdiğinde sonuç:mega star bir idol.
Zaman içinde asilik günlerimiz biziebeveyn günlerimize taşıyacak.Bizler bu cephede ne kadar anlayışlı olabileceğiz?
Gençlik her zaman haklı.

Okumak;hobidir,zevktir,eğlencedir,bilgidir.
Okumak güzeldir herkez okur.
“Önemli olan kitap okumak değil,
O kitabın insanda açtığı ufuktur.”
Yazmak belki de günümüzde en öncelikli ifademizdir.
Kişilerin içlerine döndüğü eskiye göre daha yalnızlaştığı daha az konuştuğu ve daha az mutlu olabildiği bir devirdeyiz.
Yazmak bunların birçoğuna karşılık olabiliyor.Bence eskiye oranla daha fazla yazıyoruz.
Ahmet Altan “yazmak bir çeşit ölümsüzlüktür “diyordu.
Ölümsüzlüğün farklı tarifleri var kuşkusuz.Çok değişik konulara ve düşüncelere uygulamamız mümkün.
Edebiyat ölümsüzlükle çok yakından ilişkilidir.Edebiyat sevgiye tutktya,günaha değinir.İnsanlığa dair tüm duygulara veözellikle sınırdakilere dokunur.
Var oluştan yüksek bir oluşumdur.Yazmak hatta ölümsüzlüktür.