Zamansizliktan yanaydi hep benim derdim. Zamaninda, yerinde, yurdunda olamamaktan sikayetciydim. Meselenin asli uzun uzun uyudugum gunlerde cikti ortaya...Zorda kalinca niye hep ben gittim? Niye yerinde yasayamadim hicranini, sorumlulugunu yapilan hatalarin...
O hep gitmekten bahsettikce, ben olayin kurali bu sandim. "Kalbi, yarayi birakip gideceksin" diye ogut veriyor gibi gelmisti bana. Ben hep ondan gittim iste. Birde bunun ustune Ask'in degerini arttirdi gozumde, iyi mi yapti? Yok hicte iyi yapmadi. Karsima her cikandan koca koca laflar bekledim sirf bu yuzden. Duyamadigim noktada kendimi dagladim, nasil dramatize ettim hayati anlatamam.
Emin atar gibi attim adimlarimi, geriye hic bakmiyormus gibi yaptim birde arada...Halbuki gozum hep arkada biraktiklarimdaydi. Alinganliklarim oldu zaman zaman, ama onlara bile kusmedim. Ben kin duygusu bilmezmisim, hayatima girenleri nasil silebilirmisim? O oyle soyledi dedim hep icimden...
Bu komik hallerimde bile kuyrugum dimdik havadaydi ama. Buyuk buyuk konusursam daha da ciddiye alinirim sandim. "Hayat ve Ben" diye baslayan cumlelerle yasadiklarini kendi secmis adam rolunu oynadim insanlara. Halbuki sadece kesfetmedigimi coktan kesfetmis gibi, yeni tanidigimi cok sevmis gibi, hic bilmedigimi kendim yazmis gibi yapip sacmaladigima aydim.
Gecmisin acisini, yeni gelenin heyecanina feda edemedim. Tehlike aninda ben kendim gibi degildim anlayacagin! Uzun uzun anlatacaklarim varken, zaman deniz derya benim yanimda iken, ben en kisa cumleleri kurmayi secip, kendimi anlatamadim.
alinti


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
