7 Ocak 2007 / BİNGÖ
(HER YERDE KAR VAR. YOLLARDA, AĞAÇARDA VE BİRAZ DA İÇİMDE)
Kar başladığı gün yazmayı düşünmüştüm bu satırları, ama tam olarak yoğunlaşamadım, aktaramadım kağıda duygularımı, içten olmayacağını düşündüm. Kar ne zaman başladı? 4 Ocak'dı sanırım. Ve uyanıp dışarı baktığımda, ıssızlığın beyazlığıyla karşılaştım. Güzel ve dolu dolu bir kar yağdı. Direk "kar"dan girdim mektuba. Düşünüyorum da, bu coğrafyada kışın başka neden bahsedilebilir... İlk cevap "kar" olur bence.
7 gün ne kadar çabuk geçti. Karla karışık ve çok çabuk. Yazamadım günlerdir. Yazamamayı bu mektubumla kırıyorum bu gece. Bu arada saat şu an 21.45
Geçen 7 günü neden yazmadım diye sordum kendime; ne günahı vardı onların? Bilmiyorum.
Hep derim ya sana, akıp gitmekte zorlanmaya başladım kağıtta yine bu dönem.
İşte, bembeyaz 7 gün. Yeni bir başlangıç. Coşkulu, umut dolu, güzel...
İyiyim. (Ya da iyi olduğumu düşünüyorum.) Askerliğin zor dönemi (eğitim) bitti.
Bir kitap aldım kütüphaneden: "Mucizevi Mandarin" (Aslı Erdoğan) -öneririm-
Biliyor musun, sabah aydınlığında açık havada kar manzarası o kadar güzel ve taze ki...Hava açık, masmavi, yerde bembeyaz kar...
Çok fazla çay içiyorum. Burda çok ucuz, 10 Kuruş. Yemeklerimiz çeşitli ve güzel. Haftasonlarımız rahat geçiyor.
Başka ne yazsam, neler anlatsam sana?
Karlı yolun ucunda görünsen, bana doğru gelsen ve geçtiğimiz günlerde yaprakların arasında gördüğüm bir çift serçe gibi beraber olsak diyorum, istiyorum.
Bir çift serçe olup, karın üzerinde ufak ufak yürüsek. Kar bu bağlamda kötü yaptı beni. Çünkü seni hatırlatıyor hep bana. Seni yanımda istiyorum. Sen karsın, kar geldi buraya ama sen yoksun. Karsın ama yanımda değilsin. Garip ve hüzünlü bir durum.
Ama umutluyum da. Yeni yıla girdik ve önümüz bahar.
1 Ocak 2007 sabahına uyandığımda, içimde sanki bir rahatlama hissettim. Bu hem yeni bir başlangıçtı, hem de askerliğim bitime doğru ilerliyordu.
12 Ocaktan sonra 4 ay bir askerliğim kalıyor. Mayısın 15 veya 17si gibi çıkıyorum.
Acaba uykuya mı dalmışsındır şu an. Saat 22.00
Bir şiire mi ilerliyorsundur sokaklarda, beni mi düşünüyorsun acaba... Belki tam şu anda, birbirimiz geçiyoruz akıllarımızdan, kimbilir...
Şiirlerin geliyor bazen aklıma, "ne güzel yazmışsın" diyorum içimden, dağlara bakıyorum, mırıldanıyorum bir tanesini... Ve biliyor musun, gözlerimin önünde uzanan dağlara bakıp dakikalarca ağlamak istiyorum bazen.
Hiç bu kadar uzun bir mektup yazmamıştım bugüne kadar. Ne güzel, değil mi, sevdiğin insanın elinden çıkmış satırları okumak. O'nun gönlü, ruhu dökülmüş kağıtlara.
Uykum geldi, yatma saati de geçiyor zaten, dinlenmeliyim.
Acaba istenir mi bir kedinin iyi geceler öpücü? Ben istiyorum senden.
Ben de iyi geceler öpücüğü konduruyorum bu kağıda, bu kağıda dokununca da senin ellerine...
İyi geceler... Parmaklarından kelebekler, içinden bahar ve şiirler eksik olmasın.
7 Ocak 2007, 22:15


LinkBack URL
About LinkBacks

madım diye sordum kendime; ne günahı vardı onların? Bilmiyorum.
Alıntı Yaparak Cevapla

