• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    Gül Güzeli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2005
    Mesajlar
    1,971
    Karizma Gücü
    7

    Hafıza ve Hafıza Sorunları--Ty Sendikası

    HAFIZA VE HAFIZA SORUNLARI

    1. GENEL NİTELİKLERİYLE “HAFIZA”


    1.1. Hafıza ve Tanımı:

    Kısaca hafızayı tanımlamak gerekirse, hafıza bir insanın aklında tutabileceği birçok şeyden daha fazlasını kapsayan, çok farklı ve karmaşık bir süreçtir. Akılda tutulması gereken şeyi, hatırlama ve hafıza bankasında depolanan bilgiye ulaşma birtakım stratejiler gerektirir.

    Bazı kişilerin hafızaları diğerlerine göre daha iyi hatta mükemmel diye tanımlanırken gerçek olan şu ki birçok insan hafızasını etkin ve verimli kullanmayı sağlayacak stratejilerden yararlanmamaktadır. Verilen işin gereklerini ya da istenileni anlama, stratejileri kullanmayı bilme, bu stratejileri etkili bir biçimde kullanma ve depo edilmiş bilgileri ne şekilde bulup çıkaracağını öğrenme becerisini edinme yukarıda bahsedilen öğrenme, unutma durumları için çözüm teşkil edebilir.Eğitimde öğrenme yetersizliği sorununu yaşayan öğrenciler içinse sorunun çözümünün temelinde bu stratejileri öğrenme ve kullanabilecek düzeye gelmek için edinme yer alır.

    Bilgi bize çevremizden ulaşır. Bir çocukta algısal süreç bozukluğu varsa, bu bilgi karışmış ve hatırlama fonksiyonunu etkilemiş olabilir. Bilginin yorumlanmasında (algılama) bir sorun yoksa, onu kısa süreli hafızaya kaydetmek için, çocuk dikkat kesilmek durumundadır. Çocuğun dikkat yetersizliği gibi bir rahatsızlığı (ADD) olması halinde ise, hatırlama fonksiyonu (hafızanın işleyişi) kesin olarak engellenmiş olacaktır. Görülüyor ki, öğrenme özürlü çocukların çoğu, bilgiyi kısa süreli hafızalarına kaydetmezler bile. Unutmazlar; sadece, onu ilk etapta hatırlayacak strateji ya da süreçten yoksundurlar. Bilgi bir kez kısa süreli
    hafızaya girdi mi, onu uzun süreli olarak kaydetmek için bir şey yapmak gerekir.

    Kısa süreli hafıza çok kısasıdır; süresi muhtemelen sadece 30 sn.dir. Görülüyor ki, akılda tutulacak bilgiyle ilgili bir şey yapmaz, bir çaba göstermezseniz, o bilgi kaybolur, gider. Bilgiyi uzun süreli belleğe geçmesi için, ki buna zaman zaman "uzun süreli belleğin depolanması" da denir, bilgiyi temsil etmek, onu işlemek, başka deyişle prova yapmak ya da tekrarlamak şarttır.

    Örneğin; bir daha hiç görmeyeceğinizi düşündüğünüz birisiyle tanıştırıldınız; bu nedenle, adını aklınızda tutmak için bir şey yapmıyorsunuz. Bir ay sonra bir yerde karşılaştınız ve adını
    hatırlamıyorsunuz. Adını hatırlamak için, isminin baş harfini bir karakteristikle birleştirmek veya benzer isimdeki bir kişiyle onun yüzü arasında bir bağlantı kurmak gibi bir yol deneseydiniz belki de hatırlardınız. (Bu örneğe uyan, bir yabancı dil öğretim kitabında (“Matters Pre-Intermediate” yer alan bir metin örnek olarak bu çalışmanın sonunda-EK’te- verilmiştir. Bu çalışmada dikkat edilmesi gereken husus gerek hatırlamak ve gerek unutmak için metinde yer alan kişilerin çeşitli stratejilere başvurduğu ve bunlardan yararlandığıdır.)

    Okul ortamlarında, öğrenme özürlü öğrencilerden, birinin adından çok çok daha karmaşık bir bilgiyi hatırlamaları istenmektedir; ancak, bu konudaki süreç değişmez, aynıdır. Bilginin uzun süreli hafızaya kaydolması ve istenildiğinde bulunup çıkarılabilir durumda olmasını sağlamak için, onun üzerinde etkili olmaları, onu işlemeleri gereklidir.

    Öğrenme özürlü öğrencilerde, hafıza süreci içinde herhangi bir yerde bir aksaklık, bir duraksama görülebilir. Bu çocukların; çoğu kez, bir hatırlama stratejisine ihtiyaçları olduğundan bile haberleri olmadığı gibi, içe bakış ya da kendileri hakkında derinlemesine sorgulayabilirlik ve kendi sorunlarının (özürlerinin) farkında olmaları olasılığı da daha azdır.
    Hatırlama güçsüzlüklerini telâfi etmek yerine, ev ödevlerini akılda tutmaları için gerekli stratejilerin, örneğin özel bir deftere not almanın öğretilmesi daha etkili olabilir. Anahtarlarını hep yanlış yere koyuyorlarsa, evin içinde her zaman anahtarları bulundurabilecekleri bir yerin (dolap vs.) bulunmasına yardımcı olunabilir.

    Bu tip stratejiler öğretilebilir. Hatta öğrenme bozukluğu olan çocuklar, belirli stratejileri nasıl kullanacaklarını öğrendiklerinde, öğrenme becerileri de gelişir;böylece öğrenme stratejilerini edinme öğrenme becerilerini edinmelerine yönelik kapı açılmaktadır.

    1.2. Hafızanın Aşamaları:

    Öğrenilen bilginin hafızaya yerleşmesi üç aşamada gerçekleşmektedir. Bu üç aşama Doğan Cüceloğlu(1997:198) tarafından aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:

    Kodlama(coding): Dış dünyadaki uyarıcıların belleğe kaydedilebilecek biçime dönüşmesi.
    Depolama(storage): Kodlanan bilginin tutulması
    Ara-bul-geriye getir(retrieval): Depolanan bilginin gerektiği zaman aranıp ,bulup çıkarılması.

    Kodlama Ara-bul-geriye getir Depolama

    Belleğe yerleştirilir.Bellekte tutulur.Bellekten çağrılır.
    Bu üç aşamayı Doğan Cüceloğlu(1997:170) şu örnekle açıklamıştır:

    İlkokul birinci sınıfta alfabeyi öğrenmeye çalışan bir öğrenciyi düşünelim. Öğretmen tahtaya “A” harfini yazar ve harfin nasıl okunduğunu söyler. Bir süre sonra öğretmen harfi tahtaya yazar ve diyelim ki Ali’den okumasının ister. Ali “A” harfinin doğru olarak söyler. Ali’nin “A” harfini söylemesi onunu belleği sayesinde olmuştur.

    Yukarıdaki üç aşamaya göre:

    a.Ali öğretmen harfi gösterdiğinde bu harfi diğerlerinden farklı biçimde belleğine kodlamıştır.
    b.Kodlamadan sonra geçen süre içersinde kodladığı bilgiyi bir yerde depolamıştır.
    c.Öğretmen yeniden sorduğu zaman Ali depolamış olduğu bu bilgiyi bulmuş ve geri getirmiştir.

    1.3. Hafıza Türleri:

    Birçok kaynakta genel olarak iki türlü hafızadan bahsedilmektedir. Doğan Cüceloğlu da bu iki türü diğer kaynaklarda da belirtildiği gibi kısa süreli ve uzun süreli olarak ikiye ayırmış; bazı psikologların “duyumsal bellek” diye adlandırılan bir türden bahsetmesine rağmen kendisi kitabındaki sınıflandırmasında bu tür hafıza türüne de kısa süreli hafıza içersinde yer vermiştir. Buna göre hafıza türlerini tanımlayacak olursak:

    Kısa süreli hafıza: Öğrenilen bilginin otuz saniyeyi geçmeyen hatırlama durumlarında görülmesi. Biyofizik bir süreçtir.
    Uzun süreli hafıza: Otuz saniyeyi geçtikten sonra hatırlanan her bilgi veya olay uzun süreli bellekten çağrılır. Biyokimyasal bir süreçtir. Bir bilginin uzun süreli belleğe girmesi protein sentezi ile gerçekleşmektedir.
    Hem kısa süreli bellekte hem de uzun süreli bellekte “kodlama”, “depolama” ve “ara-bul-geriye getir” süreçleri yer almaktadır.

    Doğan Cüceloğlu’nun iki türe sınırlandırılmış hafıza modeline karşın, “Bilim ve Teknik” dergisinde yer alan son araştırmalara baktığımızda hafıza türlerinin iki ile sınırlandırılmadığını görmekteyiz. Son araştırmalara dayanarak varılan bu kaynaktan elde edilen verilere göre kısa ve uzun süreli hafızanın dışında “işlek bellek” diye bir hafıza türünün bulunduğu ve bu hafıza türünün okuma ya da matematik problemi çözmek gibi hem kısa hem de uzun süreli hafızanın kullanılmasını içerdiği belirtilmektedir. Buna örnek olarak ”bisiklete binmek” verilmiştir; çünkü hem o anda denge korumayı sağlamak gerekmekte hem de gerekli kas hareketleri anımsanmaktadır. Ayrıca bilim adamları yabancı dilde konuşmanın bu dildeki sözcükleri, bunların anlamlarını ve doğru kullanımlarını içerdiğini söyleyerek(dolayısıyla bu tür bir çalışma uzun süreli hafızanın ürünüdür) uzun süreli hafızanın tek bir işlemden oluşmadığına karar vermişlerdir yine “Bilim ve Teknik” dergisinde belirtildiği üzere. Buna göre uzun süreli hafıza da aşağıdaki grafikte verildiği üzere çeşitli bölümlere ayrılmaktadır.

    HAFIZA

    Uzun süreli hafızanın alt bölümlerini oluşturan bu hafıza türleri de “Bilim ve Teknik” dergisinde şu şekilde açıklanmıştır:

    Açık hafıza: İstemli olarak, anımsanarak, sözlü olarak ifade edilebilecek anılarımızdan oluşur. Örneğin, bir dizi sözcük verilerek bu özcüklerin tekrarlanmasının istenmesi durumunda “açık bellek” kullanarak bu işlem gerçekleştirilmiş olmaktadır.

    Örtük hafıza: Açık belleğin karşıtı olarak tanımlanmaktadır. Anıların tekrar yoluyla ya da pratikle birikmesidir. Kayak yapmak ya da bisiklete binmek örnek olarak verilebilir.

    Olaysal hafıza: Kişinin başından geçen olaylardan ve özel durumlardan oluşmaktadır. Sözgelimi ilk kez New York’ta tiyatroya gitmiş olmak gibi.

    İlintilendirme hafızası: Sembollerin yorumlanmasında ve yapılandırılmasında kullanılan bilgilerden oluşur. Örneğin, New York’la ilgili bu tür bir anı, bu kentin ABD’de olduğu , yüzölçümü,burada Birleşmiş Milletler binasının bulunduğu gibi bilgilerle ilgilidir.Kişinin New York’ta yaptığı bir geziyle olmak zorunda değildir.

    Görüldüğü gibi insan hafızası genel olarak iki türle sınırlandırılsa bile bu kadar basit bir yapıya sahip değildir; görünen basit yapını altında karmaşık bir yapı yer almakta, hafıza ve hafıza işlemleri bu karmaşık yapıların ürünü olmak durumundadır.

    Çocuk ve Hafıza:

    Bebeklik dönemindeki hafıza ve hafıza gelişimi ile yetişkinlerde görülen hafıza ve gelişimi çok farklı olduğundan dolayı bebeklik ve ilk çocukluk dönemindeki çocuklarda “hafıza” konusuna ayrı bir şeklide değinmek daha faydalı ve açıklayıcı olacaktır. Ayrıca bu dönemdeki çocukların hafızalarını geliştirmelerine yardımcı olabilmek için de bazı stratejilerden yararlanmak gerekmektedir ki strateji uygulama bilincine ve yetisine sahip olmayan bebeğe geleceğe yönelik yol açılmış olsun.

    Jennifer Hollowell tarafından Internet’te yayınlanan “Children and Memory” adlı bir makalede altı aylık çocuklarda 24 saatlik hafıza, 16 aylık çocuklarda 4 ay hafıza kapasitesi bulunduğundan bahsedilmektedir.
    Bu yaş gurubundaki çocukların hafıza gelişimi için verilen öneriler şu
    şekilde yer almaktadır:

    1. Hafıza gelişimi için düzenli olarak tekrar ve pratik yapılmalı.

    2. Az az öğretilmeli; başka bir deyişle öğretilecek bilgiler zaman yapılmalı; öğretilmek istenen davranışların hepsi birden verilmeye çalışılmamalı.

    3. Bu yaş gurubundaki çocukların hatırlama kavramında “bağlam” önem taşımaktadır. Örneğin farlı yerlerde gördüğü aynı kişiyi giysi değişikliği yüzünden tanımayabilirler.

    4. Özellikle ilk 18 ay bebeklerin düzenli ve uygun beslenmesi daha sonra hafıza üzerinde etki yapmaktadır.

    2. HAFIZA SORUNLARI

    Hatırlama ve unutmaya yönelik elde edilen bulgular bu konunun tarihsel süreci içersinde çeşitlilik göstermektedir. En son bulgulardan olan Daniel Schacter’in 2001 Mayıs ayında “Psycology Today” adlı dergide bulunan ve Internet üzerinden yayınlanan makalesinde yer alan, bu konuda yazdığı kitabın özet niteliğinde olan bu çalışmanın sonuçlarına baktığımızda “Seven Sins Of Memory” başlığı altında yer alan bu makalede hafıza ile ilgili öne sürülen yedi sorun şöyle özetlenebilir(Metin İngilizce olduğundan dolayı kavramlar İngilizce’den Türkçe’ye çevrilmiştir.):

    1.Dalgınlık(Absentmindedness): Dikkat ve hafıza arasında yaşanan bir sorundur. Hatırlamamız gereken şey üzerinde yoğunlaşılmamasından kaynaklanır. Örnek olarak anahtarları yanlış yere koyma, randevu unutma verilebilir.

    2.Geçicilik(Transience): Zamanla hafızanın zayıflaması ya da kaybolması olarak tanımlanabilir. Zaten hafıza problemlerinin temel özelliği de budur.

    3.Engelleme(Blocking): Hatırlanmaya çalışılan bilginin engellenmesidir. Yüz ile ad eşleştirmemesi yapamamak , bir bilgiyi günler sonra hatırlamak bu hafıza sorununa örnek olarak verilebilir.

    4.Yanlış adlandırma(Misattribution): Hafızayı yanlış kaynağa yönlendirme, gerçekle hayal kurulan şeyi karıştırma, arkadaşının söylediğini zannettiği şeyi aslında gazetede okumuş olma gibi.

    5.Telkin(Suggestibility): Soru yorum ya da tekliflere telkinle bir kişinin geçmişi hatırlamaya çalışırken kafasına bir şeyler sokmak.

    6.Yönlendirme(Bias): Şu anki bilgi ve inançların, geçmişin hatırlanması üzerindeki etkisi. Bu durumda geçmiş gözden geçirilir ve yeniden yazılır.

    7.Israrcılık(Persistence): Unutmayı istediğimiz şeyin unutulamaması, akla gelinmesi istenmediği halde akıla gelmesi. Örneğin işte yapılan bir gaf, önemli bir sınavda alınan bir sonuç bu guruba girmektedir.

    Sinir dil bilimdeki gelişmeler beynin nasıl öğrendiğini ve hatırladığını görmeye imkan sağlamaktadır.Bu da yedi sorunu açıklamakta yardımcı olmaktadır.Ayrıca bu çalışmalar hafızada bir başarısızlık /hata meydana geldiğinde kafamızın içinde neler olduğunu görmemizi sağlamaktadır.

    3. HATIRLAMA ve UNUTMA

    3.1.Neden Unuturuz?


    EK’te verilen ders kitabı hakkında yukarıda yapılan açıklamada da belirtildiği gibi hatırlama ve unutmaya yönelik özel durumlar yer almakta ve hafıza konusu içersinde ayrı olarak değerlendirilmeleri gerekmektedir. Bu doğrultuda Doç Dr. Hasan Bacanlı’nın (2001:227) kitabında yer verdiği üzere unutmanın nedenlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

    1.Kullanılmayan bilgiler unutulur.

    2.Örgütlenmemiş bilgilerin iyi yerleşmemesi(Piaget’e göre dengelenmenin sağlanamaması)

    3.İşimize gelmeyen olayları unuturuz; baskı uygularız.( Schacter’in “Seven Sins” iddiasını göz önüne aldığımızda bu maddenin orda ki Israrcılık (Persistence) başlığına denk geldiğini görürüz.)

    4.Yeni yaşantılar edindikçe eskileri unuturuz.(Bu da Yönlendirme (Bias) ilkesine denk düştüğünü görürüz.)


    Unutmayı Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

    Hasan Bacanlı (2001:228) yukarıda değindiği unutma nedenlerine aynı zamanda çözüm teşkil edecek şekilde unutmayı önlemek için neler yapılabilir buna değinmiştir. Bunlara göz atacak olursak:

    1.Öğrendiklerinizi kullanın.

    2.Dengelenme ve örgütlenmede herhangi bir sorun varsa anlamlı hale getirin.
    Ve edindiğiniz bilgiyi ayırt edici konuma getirin.

    3.Baskıyı hoş ve tehdit etmeyen bir biçime getirmeye çalışın.

    4.Ket’ e karşı kontrol süreçlerine başvurun. Ket vurma ihtimali olan öğrenmeleri birbirinden uzaklaştırarak öğrenin.

    3.2.Unutturma ve Unutturma Yöntemleri:

    Hatırlama kadar bazen yedi sorunun da içinde yer aldığı gibi- unutmak da gerekmektedir. Doç.Dr. Hasan Bacanlı(2001: 224-5) unutmaya yönelik olarak insanların başvurduğu kavramları şöyle açıklamaktadır:

    Unutma: Unutulması istenen davranışı harekete geçiren uyarıcı organizmadan uzak tutma.
    Sönme: Tekrar yapılmaması karşısında gözlenen davranışın sönmesi, ortaya çıkmaması.
    Bastırma: Bir davranışın ortaya çıkmaması istendiğinde ödül yerine ceza yöntemine başvurulabilir.

    Davranış Değiştirme Yöntemleri:

    Doç. Dr. Hasan Bacanlı(2001:226-7)’ya göre unutma davranışın değiştirilmesiyle ilgilidir ve bunu gerçekleştirebilmek için aşağıdaki yöntemlere başvurmanın unutma ve öğrenmeye yönelik olumlu sonuçlar getireceğinden bahsetmektedir.

    Yorma: Biyolojik olarak yorulma hali ortaya çıktığında istenmeyen davranışı sergilemeye bireyin halinin kalmaması.
    Çatışan uyarıcı verme: Sakız çiğneyerek sigarayı unutma bu duruma örnek olarak verilebilir.
    Yavaş yavaş alıştırma: Durumu, tepki göstermeye değer bulmama. Bunun nedeni daha önemli bir uyarıcı ile karşılaşılmasıdır.

    4. HAFIZAYI GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ

    4.1. Altı Aşamalı Hafıza(Bellek) Geliştirme Yöntemi:

    Doğan Cüceloğlu(1997:191-2) hafızayı geliştirmek için altı aşamalı hafıza geliştirme yöntemi ortaya atmıştır. Buna göre:

    Aşama 1: Gözden geçirin: Öğrenmek istenilen malzemenin gözden geçirilmesini ve nasıl düzenlendiğinin incelenmesini içermektedir.Konu ana hatlarıyla düzenlenip kendi kelimelerinizle yazılabilir. Daha sonraki aşamalarda da okunulan bilginin özetin neresinde yer aldığı akılda tutulursa öğrenmek istenilen bilginin bu şekilde örgütlenmesinin yararı ortaya çıkar. Örgütlenerek organize edilerek çalışılan bir bilginin belleğe ne kadar yardımcı olduğu bu şekilde görülebilir denmiştir.

    Aşama 2: Soru hazırlayın:
    Örgütlenen her bölümle ilgili soru hazırlanmasını içermektedir.

    Aşama 3: Okuyun: Hazırlanan sorulara cevap aracasına okuma yapılmasını içermektedir.

    Aşama 4: İlişkiler kurun: Sorulara cevap verdikçe bölümler arasındaki bağlantıların neler olduğunun anlaşılmaya çalışılmasını içermektedir.

    Aşama 5: Tekrar edin: Her bölüm bitirilince birkaç kere tekrar edilmesini ve o bölümde hatırlanmasında zorlanılan kavramların farkına varılıp özellikle o kavramların gözden geçirilmesini içermektedir.

    Aşama 6: Yeniden gözden geçirin: Konunun ve bu aşamaların tam olarak yapılıp yapılmadığının gözden geçirilmesidir.Bu aşamada konunun temel bölümlerinin ve bu bölümlerdeki temel kavramların hatırlanılması gerekmektedir.

    Doğan Cüceloğlu bu aşamaların örgütleme, ayrıntılama ve ara-bul-geriye getir içinde yer alan alıştırma yapma ilkeleriyle gerçekleştirildiğini söylemekte, Bu aşamaların okullarda ve diğer eğitim kurumlarında uygulanırsa başarıya ulaşılabileceğini belirtmektedir.

    4.2.Eğitimde Hafıza ve Hatırda Tutmanın Ölçülmesi:


    Hatırlama: Öğrenciye soru sorarak cevap beklendiğinde öğrenciden hatırlaması beklenmektedir.

    Tanıma: Verilen seçenekler arasından istenileni seçip ayırma(Çoktan seçmeli soruların yanıtlanması) işlemini yapan öğrenci tanıma işlevini gerçekleştirmektedir.

    Tasarruf: Öğrenilen bilginin yeniden öğrenilerek bir önceki bilgilerden bir kısmı da olsa hatırda kalacağından öğrenmenin kolaylaşması, sağlamlaşması.

    Yukarıda verilen tanımlar hatırda tutulup tutulmamanın ne kadar gerçekleştiğini ölçme yöntemleri olup daha çok öğretmenin bunu yaparken kullandığı tekniklere örnek oluşturacak durumdadırlar. Bunun dışında da öğretmenler, gerek test teknikleri gerek sınıf içi aktivitelerde kullandıkları yönergeler ve yine testlerle öğrencilerin hafızalarını ölçmektedirler.

    Bilinmesi gereken en önemli uygulama şudur ki bunların yanında öğrencinin de nasıl daha iyi öğreneceğine yönelik öğrencinin bilgilendirilmesi ve öğrencinin bu stratejilere başvurarak ve genel hafıza geliştirme tekniklerinden yararlanarak öğrenmelerini geliştirmeleridir. Bunun yanı sıra öğretmenlerin yukarıda verilen tekniklere başvurarak öğrencilerin hatırda tutma derecelerini ölçmelerinin dışında öğrencilerin de kendi kendilerine hatırda tutma derecelerini ölçebilmeleri ve kendilerini değerlendirebilecek yetiye sahip olmaları gerekmektedir ki uzun süreli olarak hafıza gelişimi sağlanabilsin. Bireysel uygulamaya elverişli olması sebebiyle Doğan Cüceloğlu’nun altı aşaması bu çalışma için yararlı olabilir; öğrenci bu konuda bilinçlendirilebilir ve kendisinin hatırda tutma derecesini ölçebilmesi sağlanabilir.



    HAFIZANIZI GÜÇLENDİRMEK İÇİN 8 ADIM

    Hayat aynı rutininde devam ediyor ve sıkılıyorsanız, yaşamı farklılaştırmanız ve beyninizi alışkanlıklarını bırakmaya zorlamanız gerekiyor. Bu size hem zihinsel zindelik hem de rahatlamayla birlikte mutluluk getirecek. Ailem.com'un verdiği ve okuduğunuzda basit gibi gelen, ancak uyguladığınızda ne kadar katı alışkanlıklara sahip olduğunuzu görmenizi sağlayacak önerileri mutlaka uygulayın. Unutmayın hayata bir kere gelme şansınız var ve ilk önce kendinize dikkat edin:

    1- Vücudunuzu yeni davranışlara alıştırın. Saçınızı tararken, dişlerinizi fırçalarken, kahvenizi karıştırırken ya da diğer günlük basit işleri yaparken sürekli kullandığınız elinizi değil diğer elinizi kullanın.

    2- Gözlerinizi kapatın ve odada yolunuzu duygularınızla bulmaya çalışın. Bilinçli olarak sesleri dinlemeye ve kokuları almaya çalışın. Bazen yerden bir şey almanız gerektiğinde, ayaklarınızı kullanın mesela kapıyı ayağınızla kapatmak gibi... Kitap okumayı seviyorsanız bir sayfayı baş aşağı okuyun.

    3- Birisini eleştirmek yerine övgü dolu sözler bulun ve söyleyin. Yargılayıcılığınızı askıya aldığınızda, o kişi sandığınızdan daha iyi insan olmaya başlayacak.

    4- Buzdolabınızın içine dikkatlice bakın. Daha sonra kapağını kapatın. İçindekileri teker teker sıralamaya çalışın. Eviniz için de aynı şeyi yapabilirsiniz, pencerenin önündekileri ya da duvardaki resmin ayrıntılarını inceleyebilirsiniz.

    5- Her gün 5 dakika, kendinizi bir başka insanın yerine koyun ve olaylarını onun bakış açısından anlamaya ve hissetmeye çalışın. Bir aktörmüş gibi yapın, rol gereği yani ve kişi gibi davranın. Ne hissederse hissedin.

    6- Her zaman üzüntü ya da şüpheye yakalanıyorsanız ve kendinizi başkalarından daha aşağı görüyorsanız, bunun yerine en çok istediğiniz şeyi ayrıntılı olarak tasarlayın ve elde ettiğinizdeki yaşamınızı düşünün. Negatif düşünceleriniz olduğunda pozitife çevirmek için gün boyunca bunu uygulayın.

    7- Her günün sonunda o ana kadar ne yaptığınızı 60 dakikada gözden geçirin. Bu gününüzü daha önemli hale getirmek için iyi yardımcı yoldur. O ana kadar olan tüm aktivitelerini zihinsel olarak gözden geçirin. Hafızanız gününüz hakkındaki boşlukları, anları kasıtsız olarak açığa vuracaktır. Siz de bunları daha iyi değerlendireceksiniz.

    8- Esnek olmak ve kolayca uyum sağlamak için hayatınızı değiştirin, her gün farklı bir şeyler yapın. Farklı bir mağazadan alışveriş yapın ya da rutin ev-iş yaşamından çıkın.





    yok kimseyi duymadım, canımı sıkmadım
    fikrini sormadım ben.


  2. #2
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    power girl... güzel ve kapsamlı bir çalışma yapmışsın. sağol.

    Davranış bilimleri dersinde hocamız bunu öylesine sistematik şekilde anlatmıştı ki... dersin zevki bambaşka bir hal almıştı

    tekrar teşekkürler...

    gizemli dünyamız...hafızamız....

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  3. #3
    Gül Güzeli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2005
    Mesajlar
    1,971
    Karizma Gücü
    7
    Aslında ilk konumu Popüler Kültür üzerine açmayı düşünüyordum ;ama bu konunun daha yararlı olacağını karar verdim.

    Ayrıca okuduğum bir kitapta şöyle bir açıklama vardı:

    Haşlanmış patates hafızayı %34 oranında arttırır..

    Patatesin yenildikten sonra 1. saatteki etkisinin %34, 2. saatteki etkisinin %25, 3. saatteki etkisinin ise %17 olduğu tespit edilmiştir.

    Bu yüzden sınavlardan 15 dakika önce şeker yerine haşlanmış patates yemek daha yararlı olacaktır.

    yok kimseyi duymadım, canımı sıkmadım
    fikrini sormadım ben.


  4. #4

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Çok kapsamlı ve güzel bir konu olmuş gerçekten bir süre sabitlenmeyi hak eder diye düşünüyorum ..
    teşekkürler ty sendikası
    ....

  5. #5
    Gül Güzeli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2005
    Mesajlar
    1,971
    Karizma Gücü
    7
    Çok teşekkür ederim RAYİHA,sabitlediğin için

    O zaman biraz daha bilgi ekleyelim..

    GÜÇLÜ HAFIZANIN İLACI NEDİR?

    Güçlü hafızanın ilacı iyi uyku ve müzik!

    ABD'nin en saygın bilim dergilerinden New Scientist'e göre yaşınız kaç olursa olsun beyni genç tutmak ve unutkanlığın önüne geçmek mümkün. Dergi, hafızayı korumaya yardımcı olacak tavsiyeleri derledi.

    Uzmanlara göre 40 yaşlarına gelen herkeste hafızayla ilgili ufak tefek sorunlar kendini göstermeye başlıyor.

    Bunlar da anahtarın yerini unutmaktan, bir toplantıyı kaçırmaya kadar her türlü aksaklığı beraberinde getiriyor. Ancak doktorlar çocukların, yetişkinlerin, hatta yaşlıların bile hafızalarını kuvvetlendirmesinin mümkün olduğunu söylüyor.

    Elbette bunun için doğru beslenmek ve birkaç ipucuna önem vermek gerekiyor. Saygın bilim dergisi New Scientist''in İngiltere ve ABD'deki ünlü doktorlara danışarak hazırladığı tavsiyelerden bazıları şöyle:

    Sınav öncesi uyuyun

    1. Gece yalnızca 3 saat uyumuş bir kişinin düşünce kabiliyeti, yasal olarak sarhoş olan bir kişiyle aynıdır. Gün içinde öğrendiğiniz her şey uyurken beyninizde "işleniyor." Araştırmalar yeni bir bilgisayar oyununu 2 saat oynayıp uyuyan bir kişinin kalktığında, birçok hileyi öğrendiğini gösteriyor. Aynı sonuç sınava hazırlanan kişilerde de görülüyor.

    Müzik eğitimi alın

    2. Araştırmalar müzik eğitimi alan 6-8 yaş arasındaki çocukların IQ'sunun yaşıtlarına göre 2-3 puan arttığını gösteriyor. Ayrıca düzenli olarak Mozart dinleyen kişilerin, diğer çeşit müzik dinleyenlere göre hafıza testlerinde daha başarılı oldukları görüldü. Bu sonuçlar Mozart bestelerinin kompleks yapısına bağlanıyor.

    Yarım saat yürüyün

    3. Haftada 3 kez yarım saat yürümek hafızayı güçlendiriyor. Düzenli egzersiz yapan çocukların sınavlardaki ve hafıza testlerindeki başarısının yüzde 15 arttığı görülüyor. Bunun nedeni beyne bol oksijen gitmesine bağlanıyor. Ayrıca egzersiz sırasında salgılanan hormonlar yeni beyin hücreleri yapılmasını tetikliyor.

    Sigara ve alkol yok

    4.ABD'deki Nötre Dame Rahibe Okulu'nda kalan rahibelerin yaşı 75-107 arasında değişiyor. Bunların birkaçı dışında ise hiçbirinde Alzheimer ya da diğer yaşlılık hastalıkları görülmüyor. Bu kadınların ortak özelliği ise portakal suyu, fasulye gibi gıdalarda bulunan folat vitamininden bol bol almaları. Sakin bir hayat sürmeleri ve sigara ile içkiden uzak durmaları da hafızalarını korumalarına yardımcı oluyor.

    Konsantre olun


    5. Uzmanlara göre "konsantre olacağım" diye düşünmek bile o sırada yapılan işe yoğunlaşmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca gün içinde 1-2 fincan kahve içmek de beyni "şarj" ediyor. Ancak daha fazlası kişiyi yorup tam tersi etki yaratabiliyor.


    yok kimseyi duymadım, canımı sıkmadım
    fikrini sormadım ben.


  6. #6
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    İlgilendiğim konulardan birisi hakkında, ayrıntılı bilgi bulduğuma sevindim.

    Bilgiler için teşekkürler Autre.

    Hafızanın gelişiminde teknolojinin olumsuz etkisi oldu.Eskiden insanın elinde bu kadar geniş olanaklar olmadığı için, çoğu şeyi kendi beynine kaydederdi.Karmaşık işlemleri kendi kendine sonuçlandırmaya çalışırdı.

    Şimdi her yerde hesap makineleri, bilgisayarlar, cep telefonları var.Bİlgileri kaydedebileceğimiz bu kadar aracın olması, beyni tembelliğe itiyor.

    Öyleki, artık neredeyse düşünmeden, beyin cimnastiği yapmadan, her şeyin sonucunu google'dan bulabiliyoruz.

    Elbette, bu etkenler hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırmış ve daha çabuk bilgiye ulaşmamızı sağlamıştır.Ancak, hafızamız bundan olumsuz etkilenmiş, kullanılmaya kullanılmaya iyice güçsüzleşmiştir.Bu nedenle onu sürekli canlı tutacak etkinliklerin içinde bulunmamız yararlı olacaktır.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  7. #7
    Veli Can adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-09-2004
    Mesajlar
    3,986
    Karizma Gücü
    0
    Paylaşımın için teşekkürler...
    ...Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahîm olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler...
    Ey Türk istikbâlinin evlâdı! İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!



    Legend is back...

  8. #8
    dünya dündü ya... ö.m.ü.r adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-04-2007
    Mesajlar
    3,953
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    fİl Gİbİ Hafizam Var Valla...ama Gene De PaylaŞim İÇİn TeŞekkÜrler...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •