O’nun bir ismi var!
Benim konuşmam, okumam, koşmam, yazmam, ağlamam, beklemem, gülmem, inanmam, koklamam, dokunmam, hissetmem, oynamam, ... daha bir çok şeyi yapmam için, yaşamam için O öldü!
O’nun bir ismi var!
O’na helalinden süt vermiş bir annesi, papuç alan bir babası, gülümseyen bir sevgilisi, ağabey diyen bir kardeşi, anlatan bir öğretmeni, top oynadığı arkadaşları, şefkat bekleyen babaannesi, ülkü sahibi yoldaşları var.
O’nun bir ismi var!
Acun’a dirlik, ekmeğe katık, yolcuya han, yazana kalem olmak için.
Bayrak olmak için öldü.
Vatan diye ad verilen topraklarda, tüm kutsal inançları için öldü!
O’nun bir ismi var!
Küçükken annesinin her gece öptüğü alnını öptü kurşun.
İki kaşının tam ortasında… Karındaşlarının şehadetini göremeden kutsal diyara göç etti.
O’nun bir ismi var!
O ölmedi!
O’nun bir ismi var!
Çanakkale’de, Antep’te, Sarıkamış’ta, Yemen’de, Galiçya’da, Mısır’da, İzmir’de, Dumlupınar’da, Kahrolası Mor dağlarda.
O’nun bir ismi var!
Ali değil, Hakan, Selim, Alper, Mustafa, Tolga, Kerim, Serhat, Mecnun değil…
MEHMETÇİK..
O ölmedi!
Bölünmesin diye devlet, baki kalsın diye millet şehit oldu!
O benim amcam, alt komşumuz, Ayşe teyzenin ortanca oğlu, dedem, öğretmenim, ağabeyim… O bizim aramızda..
Dün şehitti, bugün şehit oluyor, yarında olacak…
O alnımız açık, başımız dik olsun diye, bayrağın rengi solmasın diye, hasılı biz BİZ olarak kalabilelim diye şehit oldu.
Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla





