• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    GuReL48 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    809
    Karizma Gücü
    0

    Onay 08.03.2007 neler oluyor

    Mobius düşüşü fırsat bildi 08.03.2007

    Yaklaşık 32 milyar dolarlık fonu yöneten Mark Mobius, gelişen piyasalarda dalgalanmanın yatışmasının 2-3 ay alabileceğini kaydetti.

    Brezilya�da açıklama yapan Mobius, dünyada yaşanan son dalgalanmada aralarında Türkiye�nin de bulunduğu gelişen piyasalardan hisse senedi aldığını söyledi.

    'Dalgalanmayı seviyoruz, çünkü ucuzlayan hisseleri alıyoruz' diye konuşan Mobius, Çin Borsası�nın aşırı değerli olduğunu, bu piyasanın yüzde 20-30 düşmesinin kendisini üzmeyeceğini ifade etti.

    Mobius, uzun vadede gelişen piyasa değerlerinin Amerika ya da diğer piyasaların değerini aşacağını savundu. Mark Mobius'un ortakları arasında yer aldığı Franklin Templeton Investment Funds (FTIF), 5 Şubat'ta yaptığı açıklamada Petkim'in sermayesinin yüzde 6,9661'ine sahip olduğunu bildirmişti.

    Templeton, Petkim'de 14 milyon 263 bin 191 YTL nominal değerli hisseye sahip bulunuyor. Templeton'un sahip olduğu hisseler, Petkim'in halka açık kısmının yüzde 18'ini oluşturuyor.


    REFERANS GAZETESİ
    yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
    sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!.

  2. #2
    GuReL48 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    809
    Karizma Gücü
    0
    İnternette fiyat indirimi

    TT, ADSL'nin fiyatlarında yüzde 55'e varan oranlarda indirime gitti. Bireysel kullanıcılarda ise en çok kullanılan 3 GB kotalı pakette indirim yapmadı

    Türk Telekom (TT), ADSL'ye uyguladığı bireysel tarifelerde yüzde 11 ile yüzde 39 arasında indirim yaparken, en fazla kullanılan 29 YTL'lik 3 GB kotalı pakette indirime gitmedi.

    TT telefon görüşme ücretlerinden sonra internet erişimi ADSL tarifelerinde de yeni düzenlemeye gitti. Özel telekom operatörlerine sattığı toptan paketlerde yüzde 3 ile yüzde 55 arasında indirime gittiğini açıklayan TT, dünkü toplantısında bireysel tarife paketlerini açıklamadı.
    Edinilen bilgilere göre Türk Telekom bireysel aboneler için uygulayacağı ADSL fiyatlarını bugün açıklayacak. Türk Telekom'un açıklayacağı tarifelere göre bireysel paketlerde indirim oranı yüzde 11 ile yüzde 39 arasında değişiyor. Açıklanacak olan bireysel tarifelerde Türk Telekom, 1.5 milyonu aşkın abonesi olan ve en çok kullanılan paketi 1024 kbps hız, 3 GB kotalı tarifesinin fiyatını değiştirmedi.

    Kurulum ücreti yüzde 51 düştü

    Şirket, bu tarife paketinde 29 YTL fiyatı koruyarak indirim yolunu tercih etmedi. Sadece 3 GB'lık kotayı 4 GB'a çıkardı. Telekom'un toplam 3.2 milyon ADSL abonesi bulunuyor.

    Türk Telekom, ADSL'nin kurulum ücreti olan 59 YTL'yi de 29 YTL'ye indirdiğini açıkladı. Böylelikle ADSL'ye giriş ücretinde yüzde 51'lik indirim yapılmış oldu. Yeni tarifeler 1 Nisan'dan itibaren geçerli olacak.
    Türk Telekom ayrıca kota aşım ücretlerinde de indirime gidileceğini bildirdi. Bu arada toptan paketlerdeki indirim oranının bireysellere göre yüksek olması, özel sektör şirketlerine Telekom tarafından kâr payı olarak bırakılan bölümü ifade ediyor.



    Yeni yatırım geliyor

    2004'ün kendileri için geçiş yılı olduğunu, 2007'yi ise şirketleri için 'performans yılı' olarak gördüklerini söyleyen Türk Telekom Genel Müdürü Paul Doany, ADSL hizmeti verecek 4 milyon yeni hat ilave edileceğini söyledi.

    Doany, kırsal alana 4 milyon santral hattı yapılması gerektiğini, buna yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek buradaki müşterilerin bu hizmete haziran - temmuz ayında erişmelerinin sağlanacağını ifade etti.
    Bu yatırımın maliyetinin ise 220 milyon dolar olduğunu ifade eden Doany, 2 yıl içinde çok sayıda santralı yenilemeyi hedeflediklerini kaydetti.

    Doany, indirimli tarifelerin gelirlerinde ne kadar kayba yol açacağına ilişkin soruyu yanıtlarken yeni tarifelerin gelirlerini düşürmeyeceğini söyledi.



    MİLLİYET
    yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
    sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!.

  3. #3
    GuReL48 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    809
    Karizma Gücü
    0
    Dolar kaç lira olmalı?

    Başka ülkelerde pek önemsenmeyen olaylar Türkiye için gündemin en önemli en kritik maddesi haline geliyor. Birden tedirgin bir bekleyiş başlıyor. Çünkü aşırı değerli para, ekonomimizi korkulur hale getirdi.

    Paramızın aşırı değerli olması nedeniyle ihraç ettiğimiz ürünler pahalılaşıyor, ithal ettiğimiz ürünler ucuzluyor. Türkiye�de üretim yapmak kârlı olmaktan çıktığı için yatırımlar ihracata yöneleceği yerde gayrimenkul gibi yurtdışına ihracı mümkün olmayan alanlara kayıyor. Böylece ülkenin döviz kazandırıcı işlemleri azalıyor, dış borçlanması artıyor.

    Aşırı değerli bir paranın ekonomik tahribatı bununla kalmıyor. Ülkede hizmet fiyatları da artıyor. Geçen yıl Türkiye�ye gelen turist sayısı azaldı. Bu azalışın nedeni kuş gribine bağlansa da asıl neden paramızın aşırı değerlenmesiydi. Türkiye�de tatil yapmak artık diğer ülkelere göre pahalı hale geldi. Türkiye�de yedi gün tatil yapan turist aynı parayla diğer ülkelerde 10 gün tatil yapabiliyor. Bu nedenle de Türkiye�nin turizm gelirleri düşüyor, 2005�te 15.2 milyar dolar olan turizm geliri, 2006�da 14.1 milyar dolara geriledi.

    Ekonomik kural şudur: Bir ülkenin parasının değerini o ülkenin çalışanlarının emek verimliliği belirler. Hangi ülkenin emeği daha verimliyse, o ülkenin parası daha değerli olur. Nedir emek verimliliği? Belli bir sürede bir işçinin ürettiği ürün miktarıdır. Eğer bir İngiliz bir saatte iki kalem üretir, aynı sürede bir Türk bir kalem üretirse, Türk Lirası ile İngiliz Sterlini'ni değiştirmek isterseniz, bir İngiliz Sterlini için iki Türk Lirası verirsiniz.

    Günlük yaşamda ise döviz fiyatlarının oluşumuna, emek verimliliğinin yanı sıra farklı değişkenler katkı yapıyor. Örneğin Guy Pellegrini, 2003 yılında yaptığı çalışmada Arjantin'de döviz kurunu belirleyen üç faktörü; �verimlilik, döviz rezervleri ve dış ticaret hadleri� olarak sıralıyor. Alguist Chinn ise dolar ve euronun kurunda 2002�de yaptığı araştırmada, �verimlilik ve petrol� fiyatlarının belirleyici olduğunu vurguluyor. Mac Donald Ricci, 2003�te Güney Afrika için yaptığı araştırmada ise döviz kurunun, �dış ticaret hadleri, döviz rezervleri ve reel faizler� tarafından belirlendiğini ileri sürüyor.

    Türkiye�ye gelince... Son yıllarda döviz kurlarını belirleyen en önemli faktörün emek verimliliğindeki artış olduğu söylendi hep. Oysa Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre imalat sanayii reel ücret endeksi, 2000 ile 2006 yılları arasında artış değil düşüş gösteriyor. Altı yılda reel ücret endeksi 111.6�dan 93.4�e gerilemiş. Halbuki verimlilik artışı olsaydı reel ücret endeksinin de artmış olması gerekirdi. Zaten Türkiye dünya verimlilik sıralamasında da Dünya Bankası verilerine göre 64�üncü durumda.

    Dış ticaret hadlerine baktığımız zaman da durum şu: Özellikle petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki artış Türkiye�nin dış ticaret hadlerini olumsuz etkiliyor. Bu durumda Türkiye�de kurları etkileyen en önemli faktör olarak yüksek reel faiz ortaya çıkıyor. Buna göre yüksek reel faizler Türkiye�ye dışarıdan yoğun bir dış para akımı sağladığı için YTL değerleniyor. Paranın değerlenmesi de ekonomiyi sorunlu hale getiriyor.

    Kırılganlıktan kurtulmak ve küresel ekonomideki şokları soğukkanlı bir şekilde karşılamak için YTL�nin sağlıklı bir seviyeye gelmesi şart. Nedir YTL�nin sağlıklı seviyesi derseniz... Bu seviyeyi bulmak için elimizde bazı yöntemler var. Bu yöntemlerin en basiti �kirli hesaplama yöntemi�dir ki belli bir başlangıç yılı baz alınır ve başlangıç yılındaki döviz fiyatları ülkelerin yıllar itibariyle yaşadığı enflasyon farklarına göre günümüze getirilir. ABD Doları cinsinden YTL�nin değerini bu yöntemle bulduğumuz takdirde, bir dolar 2 lira 13 Yeni Kuruş'a denk geliyor. Bulduğumuz bu rakam kirli bir rakamdır ve dolar kurunun bu noktada bulunması gerektiğini savunmak pek de doğru bir öneri olmaz.

    Reel kur tespitinde kullanılan diğer basit bir alet ise ülkelerdeki Big Mac fiyatlarının mukayesesine dayanır. Big Mac satış fiyatı ABD�de ortalama 2 dolar 55 cent düzeyindedir. Türkiye�de ise 5.5 YTL�dir. Bu da bir ABD Doları'nın YTL karşılığı 2 lira 16 kuruşa denk düşüyor demektir. Big Mac yönteminin de zayıflığı emek maliyetlerinden kaynaklanıyor olmasıdır. Ülkeler arasında emek maliyetleri çok farklı olduğu için elde edilen bu kur da gerçekleri pek yansıtmıyor.

    Bir de Merkez Bankası'nın hesapladığı tüketici fiyatları reel kur endeksi şubatta 167.9 seviyesine çıktı. Tek başına bu endeks de YTL�nin 1994 yılı 100 bazına göre ne kadar arttığını gösteriyor.

    Elimizdeki bu üç farklı veri yetersizliklerine rağmen, hepsi de YTL�nin aşırı değerli olduğu vurgusunu yapıyor. Bunlardan çıkan sonuçlar doğal olarak üst değerleri veriyor ama şu gerçeği de gözler önüne seriyor: YTL�nin 1 lira 60 kuruş ile 1 lira 70 kuruş arasında bir değere ulaşması, ihracat önderliğinde büyüme modelinin tekrar canlanmasını sağlayacak bir kur olarak gözüküyor.


    Süleyman Yaşar / REFERANS GAZETESİ
    yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
    sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!.

  4. #4
    GuReL48 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    809
    Karizma Gücü
    0
    Yabancılar hangi hissede pay artırdı?

    Borsada endeks yüzde 9,83 değer kaybettiği 20 Şubat-5 Mart tarihleri arasında, yabancı yatırımcılar İMKB-50'deki 21 hissede paylarını artırdı. Yabancı payının en fazla arttığı hisse Alarko oldu.

    Çin borsasının yüzde 8,84'le son 10 yılın en sert düşüşünü yaşamasıyla başlayan ve Japon yenindeki hızlı yükselişle şiddetini artıran global depremin devamına ilişkin belirsizlik devam ediyor.

    Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da sarsıntıdan en fazla etkilenen ülke olan Türkiye'de, borsa 20 Şubat-5 Mart tarihleri arasında yüzde 9,83 oranında değer kaybetti.

    Bu dönemde yabancı yatırımcıların borsadaki payları ise adet bazında yüzde 56,05'den 55,69'a gerilerken, piyasa değeri bazında ise yüzde 68,75 ile neredeyse sabit kaldı. Bu dönemde yabancıların borsadaki net hisse satışı 38 milyon adet oldu.

    Yabancıların bu dalgalanmada İMKB-50 içerisinde yer alan 21 hissedeki paylarını artırdığı gözlenirken, 25 hissedese payları azaldı. 4 hissedeki yabancı payında bir değişim olmadı.

    En fazla Alarko alındı

    Yabancı yatırımcıların 20 Şubat-5 Mart tarihleri arasında İMKB-50 içerisinde paylarını en fazla artırdıkları hisse senedi Alarko Holding oldu. Bu dönemde borsada yüzde 13,8 değer kaybeden Alarko'da yabancı payı ise yüzde 27,32'den 32,36'ya çıktı.

    Yine bu dönemde değer kaybı yüzde 1,9'da kalan İhlas Holding'de yabancı payının yüzde 24,6'dan 29,36'ya çıktığı gözlendi. Dalgalanma sırasında yüzde 3,8 değer kaybeden Bank Asya'daki yabancı payı ise yüzde 75,07'den 79,62'ye çıktı. Dalgalanmayı yüzde 10'luk düşüşle atlatan Koç Holding'deki yabancı payı da 1.8 puan arttı.

    Hafta başında bağlı ortaklıkları olan Eczacıbaşı Sağlık Ürünleri ve Eczacıbaşı Özgün Kimyasal Ürünler'deki yüzde 75 hissesini 459.7 milyon euro bedelle Zentiva'ya satan Eczacıbaşı İlaç'ta yabancı payı arttı.

    Dalgalanmada döneminde yüzde 4,4 değer kazanan Eczacıbaşı İlaç'taki yabancı payı yüzde 52,66'dan 54,39'a yükseldi. Yabancıların dalgalanmada paylarını en fazla artırdıkları diğer hisseler Trakya Cam, Park Elektrik, Tüpraş, Akçansa ve Turcas oldu. Anadolu Efes, Denizbank, Enka, Fortis, Ford Otosan, Koza, Kardemir, Migros, Türk HavaYolları, Ülker ve Vestel de yabancı payı artan hisseler arasında yer aldı.

    --------

    En fazla pay düşüşü Aygaz'da

    Dalgalanma sırasında yüzde 14,6 değer kaybeden Aygaz'daki yabancı payı yüzde 67,75'ten 59,79'a indi. 20 Şubat-5 Mart arasında yüzde 15 değer kaybeden Yapı Kredi Bankası'ndaki yabancı payı da 3.7 puan azalarak yüzde 51,4'e indi.

    Dalga sırasında yüzde 11 değer kaybeden Akbank'taki yabancı payı 3.2 puan azalırken, GSD Holding, Global Yatırım Holding, Petkim, İş Bankası C, Aksigorta, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ve Hürriyet Gazetecilik yabancı payının en fazla azaldığı diğer hisseler oldu. Yabancılar bu dönemde Arçelik, Finansbank, Kartonsan ve Tofaş'taki paylarını değiştirmedi.

    Dalgalanmanın yaşandığı dönemde İMKB-50 içerisinde en fazla değer kaybeden hisse senedi yüzde 22,5 ile Koza Davetiye oldu. Bu dönemde İş Bankası C yüzde 20,5, Şişecam yüzde 19,3, Akçansa yüzde 18,9, TSKB yüzde 18,5, Anadolu Sigorta yüzde 18,6 değer kaybetti.

    Dalgalanmada Eczacıbaşı İlaç'ın dışında değer kazanan diğer hisseler yüzde 3,2 ile Enka İnşaat, yüzde 2,8 ile Finansbank, yüzde 0,9 ile Global Yatırım Holding, yüzde 9,9 ile Petrol Ofisi oldu.



    REFERANS GAZETESİ
    yumuşak konuş ki,kalblerin kapıları açılsın;
    sıcak kalbli ol ki,vicdanlar,senin düşüncelerine "buyur" etsin;ihlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun....!.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. neler oluyor bu cocuklara?
    2006 Konuları bölümünde dana22 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 22.02.06, 13:13
  2. neler oluyor
    2005 Konuları bölümünde PINARHİSARLI tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 07.09.05, 01:00

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •