Yükseklerden atladim içime, çakıldım... hem de nasıl çakıldım kendimin diplerine...
beklediği ben değilmişim meğer, beni hiç beklemiyormuş kendine...
Salkımsaçak sorular heryanımdan uzayıp giderken, ben hep kendime sordum, asla dönüp bakmadım kimselere... Suçu kimsede aramadım, cezayı kendimden başkasına layık bulmadım. Ben, kendimi hem suçlayıp hem yargılarken, bir tarafımın sevmişliğini gözönüne hiç almadım...
Susuyordum iki türlü. Hem kendime sessiz kalıyordum, itiraflar bekliyordum, yamalanmış duygularımla kendimde birşeyler arıyordum. Ve ben susuyordum, kana kana içmek istiyordum kendimi, eğer bulamazsam bendimi ve taki sefilliğimi...
Yürek neyle doluysa ağızdan da o dökülürmüş... Benim dudaklarım kapalı, ağzım son nefesime dek mühürlü itiraflara...
Dökülen olsa olsa kalemimdekilerdir, kırın kalemimi ve götürün beni darağcına... Yazım, bana yazılmışlığın bir aksidir, ve bu benim kabulüm. Son noktayı koyan koymuş, bilirim açılmaz, ve bu ağızdan ona asla isyan çıkmaz... Niyetim sayfaları aralamak olmadı hiçbir zaman, aralandıkça yazılar mutluluğum perçinlenmezdi bilirim.
Bugün kendimle hesaplaşma vakti, bugün son söz benden yine bana çıkacak. Bir mahkumiyet muhtemelinde belki de bir beraat olacak... Kendi kendimi saldım dertlere bilirim, bütün kötülükleri kendime yapan yine benim.
Yükseklerden atladım içime... Nasılda çakıldım kendimin diplerine... Beklediği ben değilmişim meğer, Beni hiç beklemiyormuş kendine
alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla




