• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
48 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    machou adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-06-2005
    Mesajlar
    338
    Karizma Gücü
    0

    Atatürk 10 Kasımda ölmedi.. İsmet İnönü'yü hiç sevmezdi

    ’Ata, 10 Kasım’da ölmedi!’
    Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 yıl şoförlüğünü yapan Seyfettin Yağız, yakın tarihi sarsacak anılarla ortaya çıktı. ’Atatürk İnönü’yi hiç sevmezdi’ diyen Yağız, yaşadıklarını, gördüklerini anlattı!


    Atatürk’ün şoförü Seyfettin Yağız ile Dünden Bugüne Tercüman Gazetesi muhabiri Nide Eryılmaz konuştu:

    UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM : Savarona yatında Ürdün Kralı Abdullah’ın üstüne kahve döken benim. Kral, "Yazık, etrafınızda terbiyeli kimse kalmamış" deyince, Ata’nın cevabı şu oldu: Ben bu milleti her şeye alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım.


    ATATÜRK 10 KASIM’DA ÖLMEDİ: Gazi yatağa düşünce İnönü’ye, "Paşam Atatürk çok hasta gel" diye dört defa haber yolladım. Gelmedi. "Geleyim de beni öldürsün değil mi" dedi. Atatürk 10 Kasım’da ölmedi. İnönü gizledi. Şimdi bana "Tarihi şaırtıyorsun" derler. Ama doğru.


    İSMET PAŞA’YI HİÇ SEVMEZDİ: Atatürk’ün en çok sevdiği insanlar Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak’tı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İnönü ile aralarının açılmasının üç sebebi vardır. Biri İzmir suikasti, ikincisi Serbest Fırka olayı. Üçüncüsü Nuri Conker.


    İZMİR SUİKASTI VE KARABEKİR: Kazım Karabekir’in suikasttan haberi yoktu. Ziya Hurşit Issız bir yerde bombayı atacaktı. Vali Kazım Paşa (Dirik) istihbarat almış. "Gelmeyin paşam" diye telgraf çekti. Bunun üzerine Atatürk "Sür kocaoğlan" dedi. Tam gaz İzmir’e girdik.


    4 BİN ASKERLE ROMA’YA GİRERİM: Mussolini bizden İzmir’i istiyordu. Rodos’a 40 bin asker yığmıştı. İtalyan Sefiri Povli Çankaya’ya geldi. Atatürk sefire, "Söyle o koca herife; o 40 bin askerle İzmir’i alamaz ama ben 4 bin Mehmetcikle Roma’ya girerim" diye cevap verdi.


    KADININ ÜSTÜ ARANMAZ: 35 yaşlarında bir kadın geldi. Ben üstünü aramaya kalkınca Atatürk kızdı. "Kadın aranmaz" dedi. Kadın kulağına bir şey söyleyip gittikten sonra İsmet Paşa’yı çağırttı. "O kambur Kemal’e söyle (İnönü’nün abisi) aklını başını toplasın. İzmir’e gider kamburunu düzeltirim" dedi.


    Atatürk’ün şoförü olduğu belirtilen ve kendisiyle yüzlerce defa röportaj yapılan Seyfettin ile birde ben konuştum. Konuşmamız dede-torun havası içinde geçti. Sanki röportaj yapmadık, eskileri birazdertleştik. Atatürk’ün şoförü Seyfettin bey bugün 100 yaşında. Anlattıkları Atatürk ile ilgili gizli kalmış tüm bilgileri ortaya seriyor. Atatürk’ün ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile yaşamı boyunca aralarının açık olduğunu ve bunun nedenlerini açıklıyor. Bilinen bir çok tarihi gerçeklerin küçük farklılar taşıdığını anlatıyor. Ancak bu anlatım o olayın bilinen seyrini değiştiriyor. Seyfettin bey Atatürk’ün 10 Kasım’dan önce öldüğünü bunu İsmet İnönü’nün sakladığını öne sürüyor. Atatürk’ün İtalyan elçisine verdiği cevap ise oldukça ilginç.

    Kimi zaman, Atatürk bir şoför amir ilişkisini de geçerek dost masaları kurduklarını söyleyen Seyfettin Yağız ’ın en ilginç anektodu ise "Ben bu millete uşaklık yapmayı öğretemedim" sözüyle ilgili. İşte Seyfettin beyin anlatımıyla o meşhur olay. "Ürdün Kralı Abdullah ile Sayonora yatındayız. Kahveyi götürmesi için garson aradık bulamadık. Ben Kahveyi götürmek için Atatürk’ten izin aldım. Kahveyi götürürken ayağım takıldı. Kahveyle beraber kralın üstün düştüm. Bana tek kelime birşey demedi.
    Sonra Arapça, ’Yazık! Atatürk’ün etrafında terbiyeli kimse kalmadı’ demiş. Bunun üzerine Atatürk, ’Ben Türk milletine her şeyi alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım’ dedi."

    4 bin askerle Roma’ya girerim Elbette, Seyfettin beyin Atatürk’ün şoförü olduğu gerçeğini kabul edersek bugünlerde 100 yaşında.

    O nedenle anlattığı bir çok olayın doğruluğu tartışılır. Ancak bu yaştaki bir kişinin bu kadar olayı hatırlayabilmesi oldukça ilginç. Ve hayal dünyasını bu kadar çalıştırabilmesi ise imkansız.

    Seyfettin bey İtalyan sefiri ile Atatürk arasında İtalyanca tercümanlık da yapmış. Konuşmaların bir kısmını mükemmel bir İtalyanca ile anlattı. "Mussoloni bütün dünyaya meydan okuyordu. Rodos adasına 40 bin asker yığmış. İzmir’i istiyor bizden. İtalyan sefiri Povli Atatürk’ün yanına geldi. Atatürk gece adamıydı.

    Ben onunla sabaha kadar beraberdim. Bana ’Sor bakalım niye geldi?’ dedi. O da ’Eğer 4 ay içinde İzmir’i bize vermezsen, zorla alacağız’ diye cevap verdi. Atatürk, ’Ben yarın cevap vereceğim’ dedi. Ben İtalyan sefirine, ’Yarın sabah 9’da gel. Atatürk cevabını o zaman verecek’ dedim.

    Ayakkabısını giydiren ben, çorabını giydiren ben. Yemeğini yapan ben. İtalyan sefiri ertesi gün sabah 9’u çeyrek geçe geldi. Atatürk işaret parmağını kaldırarak İtalyan sefirine ’söyle o koca herife, o 40 bin askerle İzmir’i alamaz ama ben 4 bin mehmetcikle Roma’ya girerim.’ Bir gecede İskenderun’u tak diye aldık. Bak şimdi Kıbrıs’ı alamıyoruz. “

    Anlattıklarıyla beni hayrete düşüren Seyfettin Yağız’ın bundan sonra okuyacağınız anıları dudak uçuklatacak cinsten. Bu yüzden noktasına virgülüne dokunmadan tarihçilerin bilgisine sunuyorum.

    İzmir suikastının iç yüzü.....

    "Bunlar o vakit Kazım Karabekir’in evinde toplanıyorlar. Başlarında Ziya Hurşit var. Kazım Karabekir’in Atatürk’e suikast yapıldığından haberi yok. Onun için evini açıyor. İstiklal Mahkemesi Başkanı ve onun yaveri Ali Kılıç, Hüsnü Bey, Avni Bey, Nüri Bey. Bunlar itiraf etti. Kazım Karabekir ’in evinde toplandık dediler. Atatürk ile Kazım Karabekir ’i düşman etmek için. Atatürk bunun üzerine Karabekir’i Moda ’da bir eve hapsetti. İdam ettirmedi. Kazım bey orada sürekli kitap yazdı." Paşam paşam

    "Marif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Necati Bey vardı. Atatürk onu çok severdi. Necati bey ölünce İsmet paşa, Atatürk’e danışmadan Adnan Kotan’ı maarif vekili yaptı. Birgün Dolmabahçe Sarayı’ndayız. İri yarı şişman bir adam elinde tavuk, oturuyor. Atatürk dedi ki, ’Git bak bakalım bu adam kim?’ Bende adamın yanına gidip, ’Beyefendi siz kimsiniz’ diye sordum. Beni azarladı. Bak dedim beni azarlama. O zaman onu masaya çağırdılar. Atatürk ona, ’Marif vekili olmak için ne lazım’ diye sordu. Adnan bey de, ’Efendim talebeler olmaz ama.....’ Atatürk ona imza attırdı. Onu meclise sokmadı. İsmet Paşa geceleyin geldiğinde şövalye kılıcıyla, ’Paşam paşam ben başvekil olmak istiyorum’ dedi. Atatürk de onu halef yaptı. Celal Bayar’ı da selef yaptı.


    Paşam Atatürk hasta "Atatürk hastalanıp yatağa düştüğünde İsmet Paşa ’ya haber verdim. ’Paşam Atatürk çok hasta gel.’ Gelmedi, ’Geleyim de beni öldürsün değil mi?’ dedi. Araları maarif vekili Adnan Kotan yüzünden bozuktu. Bir de son zamanlarda İsmet Paşa, Atatürk’e karşı tavır aldı. Şapkasını çıkarmamaya başladı. Karşısında ayak ayak üstüne attı. 4 defa çağırdım gelmedi.

    Bir de Serbet Fırka vardı. Bu olaydan sonra tamamen araları açıldı." Kadının üstü aranmaz "Atatürk en çok kuru fasulyeyi ve nohutu severdi. Et yemezdi. Sakız leblebisiyle rakı içerdi. Yenice sigarası içerdi. Bana da kocaoğlan derdi. Birgün ’Kocaoğlan ben ölürsem bu memleket felakete gider. Bu sağır (İsmet Paşa’ya sağır derdi) memleketi yok edecek’ dedi. Birgün karşılıklı rakı içiyoruz. Bir kadın geldi 35 yaşlarında. Ben üstünü aramaya kalktım Atatürk kızdı, ’Kadın aranmaz’ dedi. Kadın Atatürk’ün kulağına birşey söyledi ve gitti. O gittikten sonra Atatürk, ’O sağırı bul, hemen yanıma gelsin.’ İsmet Paşa geldi. ’İzmir’de bir kambur Kemal varmış. (Kambur Kemal de İsmet Paşa’nın abisi.)Söyle o Kambur Kemal’e aklını başına toplasın. Gider o kamburunu düzeltirim’ diye konuştu Atatürk.î

    Taşı toprağı altın memleket

    "Birine kızdığı vakit katiyyen yüzüne vurmazdı. Birgün İngiltere Kralı Edward geldi. Dolmabahçe Sarayı’ndan içeri girerken ayağı kaydı düştü. Benden mendil istedi. Atatürk bana, "Söyle o krala burası Türkiye. Taşı toprağı altın gibi tertemizdir . Mendil istemez" dedi.

    İnönü’yü sevmemesi için 3 neden

    "Atatürk’ün en çok sevdiği insan Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak ’dı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İsmet Paşa ile aralarının bozuk olmasının sebebi, üç şeye dayanıyor. Birincisi İzmir suikastı, ikincisi serbest Fırka. Üçüncüsü Nuri Conker.î İzmir suikastını düzenleyen kimdi?


    "Kazım Karabekir ’in suikastten haberi yoktu. Ziya Hurşit, Avni bey, Nuri Bey, Sait bey ve Rüştü bey. Biz izmir’e giderken güzergah belli. Isısız bir yerde bombayı atacaklar ve Atatürk’ü öldürecekler. Fakat İzmir Valisi Kazım Paşa haber alıyor ve Atatürk’e telgraf çekiyor. Biz de Atatürk ile İzmir’e doğru hareket ediyoruz. Telgraf geldi ’Paşam İzmir’e gelmeyin.’ Bunun üzerine Atatürk, ’Sür Kocaoğlan İzmir’e’ dedi. Tam gaz İzmir’e girdik.î Ata ’nın ölümünü gizledi "Onu çok özlüyorum. O olsaydı ben buralarda olur muydum? Atatürk 10 Kasım’da ölmedi. Söylersem tarihi şaşırtıyorsun diyorlar. Atatürk öldükten sonra beni Dolmabahçe’ye kapattılar. Dışarı çıkmamı istemediler."


    alıntıdır

  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Fasa fiso... Adı geçen adam Atatürk'ün şoförü değil, hayalperestin biri...

    T.C.
    İSTANBUL VALİLİĞİ
    İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
    Tel:0.212 528 39 32 Faks:526 08 81

    Bülten No: 177
    21.12.2004
    BASIN BÜLTENİ


    Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin 13.12.2004 tarih ve 7483 sayılı yazısında;

    İstanbul İlinden başvuran Mehmet CILIZ, Atatürk’ün şoförlüğünü yaptığını bildirdiği 104 yaşındaki Seyfi YAVUZ adlı yurttaşa yardımcı olunmasını istemiştir.

    Mehmet CILIZ, adı geçen hakkındaki bilgiyi Atatürkçü Düşünce Derneği Bakırköy Şubesi’nden aldığını bildirmiştir. Daha sonra söz konusu kişinin adının Seyfettin YAĞIZ olduğunu anlaşılmıştır.

    Cumhurbaşkanlığı kayıtlarında Seyfi YAVUZ yada Seyfettin YAĞIZ adlı herhangi bir kişinin görev yaptığına ilişkin bilgi bulunmamaktadır.

    Seyfettin YAĞIZ ile ilgili olarak İstanbul İli Vali Yardımcısı Sayın Mehmet SEYMAN’dan bilgi alınmış ve Atatürk dönemiyle ilgili olarak ileri sürdüğü bağlantısının incelenmesi gerekli görülmüştür.

    Kendisiyle de görüşülerek yapılan inceleme sonucu;
    Gerçek doğum yılının 1917 olduğu, kendisinde bulunan Atatürk’e ait olduğunu belirttiği giysilerin çok yeni, fotoğrafların gazete, dergi ve albümlerden çoğaltılmış olduğu, Atatürk’ün kendisine yazdığını belirttiği bir yazının ise, Atatürk’ün onunla ilgisi olmayan bir yazışmasının fotokopisi olduğu, Atatürk’le aynı karede göründüğünü iddia ettiği ve üzerine işaret koyduğu fotoğraflardaki kişilerden birinin Atatürk’ün koruması Bekir ÇAVUŞ, birinin de Cevat ABBAS, öteki karelerdekilerin ise hem adı geçenle hem de birbirleriyle hiçbir benzerlikleri bulunmadığı belirlenmiştir.

    İzmir Uşakizade Konağı’nda bulunan Latife Hanım Müzesi’ne bedeli karşılığı verdiği 15 parça eşyanın da yeni olduğu anlaşılmıştır.

    Adı geçen, Sipahi Ocağı’ndaki askerlik hizmetinden sonra, 1927 yılında bir kamu kuruluşunda işe girdiğini, buradan da Dolmabahçe Sarayı’nda şoför olarak göreve başlatıldığını bildirmektedir. Nüfus cüzdanında doğum yılı 1917 olduğuna göre, 1927 yılında 10 yaşında olması gerekmekte ve bu yaşta Dolmabahçe’de şoför olarak görevlendirilmesi tutarsız olmaktadır.

    Elde edilen bilgiler, adı geçenin, Atatürk döneminde şoför olarak görev yapmadığını kanıtlar nitelikte görülmektedir.

    Bu nedenle, durumunun izlenmesi ve incelenmesinin, bu arada, basın-yayın kuruluşları ile ilgilenebilecek başka kurum ve kuruluşlara Atatürk’ün şoförlüğünü yapan bir kişi olarak tanıtmaması yönünde hem kendisinin hem de onunla ilişki kuracak kişi ve kuruluşların uyarılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.

    Kamuoyunun bilgilerine sunulur.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  3. #3
    winstoner adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-01-2007
    Mesajlar
    912
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı AlpeR tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Fasa fiso... Adı geçen adam Atatürk'ün şoförü değil, hayalperestin biri...

    Vall arkadaş eklediği bilgiyle olaya noktayı koymuş; ne diyebilinirki... Sahtekarlık işte, Tarihi baltalamaya çalışıo böle adamlar...
    TÜRKYAŞAMFENERBAHÇELİLER©
    Hep DESTEKTam DESTEK!!



    100 YIL ÖNCE DOĞDU ŞANLI EFSANE; 100 YAŞINDA MUTLU OL FENERBAHÇE!




    -------------
    -----------
    İLK GÖRÜŞTE AŞK'A İNANIRMISIN? YOKSA DIŞARI ÇIKIP TEKRAR MI GİREYİM...

    -------------
    ---------------




    ----- Bir olalım, iri olalım, diri olalım... ----------

    ---------------- Dinine dizlerinle değil, kalbinle bağlan... ---------

    ----- Doğruluk dost kapısıdır... ----------

    ----------------- Eline, beline, diline sahip ol... -------------

    ----- Yolumuz, ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur... ----------

    ------------- Alimin uykusu cahilin ibadetinden üstündür... -------

    HACI BEKTAŞ-I VELİ

  4. #4
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    yaşam devam ettikçe böyle şeyler de olacaktır

  5. #5
    rammst adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    456
    Karizma Gücü
    0
    bunlar hep yazılıp çiziliyor...

    bugün bunların söylenmesine izin veriliyor ve dil uzatılıyorsa , gelecekte ATAMIZADA bu tür söylemlerin veya dil uzatmaların olacagından kaygılıyım...
    ๘۩TurkYasam Aslanları ๘۩
    Başarılar Gelir Geçer,AsaletinBize Yeter!
    #14




    ALLAHIN KULUYUZ, KEMALİN ASKERİ
    PARTİCİ DEĞİLİZ , VATANSEVERİZ
    YA SEVERSİNİZ
    YA DA DEFOLUP GİDER



    fenerbahçenin 100 Şerefli Yılı mı

  6. #6
    machou adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-06-2005
    Mesajlar
    338
    Karizma Gücü
    0
    100 yaşında bir insan nasıl hayalperest olabilir kardeşim. Peki adam hayalperest diyelim, İnönü 61 ihtilaline kadar ülke için ne yaptı?? Madem Atatük'ü çok seviyordu Neden Türk parasından Atatürk'ün resmini kaldırıp kendi resmini koydurdu??? (ben İnönü olsam Atatürk'ü çok sevsem onun reminin kaldırılmasını asla istemezdim).... Bu konuyu geçen yıl Anıtkabir'de emekli bir Generalle konuştum bana haklı olduğumu ama bu konu hakkında heryerde konuşmamamı istedi.. (heryerden kastı sanırım uluorta idi)

  7. #7
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı machou tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    100 yaşında bir insan nasıl hayalperest olabilir kardeşim. Peki adam hayalperest diyelim, İnönü 61 ihtilaline kadar ülke için ne yaptı?? Madem Atatük'ü çok seviyordu Neden Türk parasından Atatürk'ün resmini kaldırıp kendi resmini koydurdu??? (ben İnönü olsam Atatürk'ü çok sevsem onun reminin kaldırılmasını asla istemezdim).... Bu konuyu geçen yıl Anıtkabir'de emekli bir Generalle konuştum bana haklı olduğumu ama bu konu hakkında heryerde konuşmamamı istedi.. (heryerden kastı sanırım uluorta idi)
    Burada mesele İnönü'nün icraatları değil. Adam İnönü hakkında söylediklerinde haklıysa, Atatürk ile ilgili anıları ve anlattıkları da doğru olacak diye bir şart yok. "100 yaşındaki herkesin ağzından çıkanlar istisnasız doğrudur" kuralı var da biz mi bilmiyoruz?

    Ne istiyorsunuz şimdi? "Anıtkabir'de konuştuğunuz general çok haklı, demek ki bu adamın ağzından çıkan her kelimeye de kayıtsız şartsız inanmalıyız" mı demeliyim? Adam uyduruyor işte var mı ötesi?

    Adamın hayalperest olduğunu da ben söylemiyorum. Cumhubaşkanlığı Genel Sekreterliği'nden alınan bilgiye dayanarak İstanbul Valiliği söylüyor. Kafanıza yatmadıysa hem Cumhurbaşkanlığı'na hem de valiliğe Bilgi Edinme Kanunu'nda belirtilen hakkınıza dayanarak yazın ve yanıt isteyin.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  8. #8
    r4k
    r4k çevrimdışı

    Kayıt Tarihi
    02-02-2005
    Mesajlar
    1,075
    Karizma Gücü
    0

  9. #9
    machou adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-06-2005
    Mesajlar
    338
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı AlpeR tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Burada mesele İnönü'nün icraatları değil. Adam İnönü hakkında söylediklerinde haklıysa, Atatürk ile ilgili anıları ve anlattıkları da doğru olacak diye bir şart yok. "100 yaşındaki herkesin ağzından çıkanlar istisnasız doğrudur" kuralı var da biz mi bilmiyoruz?

    Ne istiyorsunuz şimdi? "Anıtkabir'de konuştuğunuz general çok haklı, demek ki bu adamın ağzından çıkan her kelimeye de kayıtsız şartsız inanmalıyız" mı demeliyim? Adam uyduruyor işte var mı ötesi?

    Adamın hayalperest olduğunu da ben söylemiyorum. Cumhubaşkanlığı Genel Sekreterliği'nden alınan bilgiye dayanarak İstanbul Valiliği söylüyor. Kafanıza yatmadıysa hem Cumhurbaşkanlığı'na hem de valiliğe Bilgi Edinme Kanunu'nda belirtilen hakkınıza dayanarak yazın ve yanıt isteyin.
    kardeşim bu kadar sert çıkmanın bi anlamı yok ne yani devlet böyle bi olayı ört bas etmek istiyor olamazmı.... yazılanlar yada açıklananlar her zaman doğrudurmu demek???

  10. #10
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı machou tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kardeşim bu kadar sert çıkmanın bi anlamı yok ne yani devlet böyle bi olayı ört bas etmek istiyor olamazmı.... yazılanlar yada açıklananlar her zaman doğrudurmu demek???
    Cumhurbaşkanlığı Atatürk ve İnönü ile ilgili gerçekleri neden örtbas etmek istesin ki? İnönü'nün icraatlarını bilmeyen mi var? İnanmak istiyorsanız paşa gönlünüz bilir.

    Son olarak, siz sert çıkma görmemişsiniz.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk 10 Kasım'da ölmedi
    TOPLUM VE İNSAN bölümünde |BenHur| tarafından açılmış
    Yanıt: 51
    Son Mesaj: 26.08.11, 14:21
  2. Kasımda Sürünmek Başkadır
    Dün-Bugün-Yarın & Ne Zaman? bölümünde İzmirin_Kartalı tarafından açılmış
    Yanıt: 38
    Son Mesaj: 02.02.06, 19:44
  3. Özal, masonları sevmezdi
    2005 Konuları bölümünde emrah5 tarafından açılmış
    Yanıt: 19
    Son Mesaj: 02.12.05, 22:39

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •