northest tarafından gönderildi.
..."- Susan kurtulur.".....
Konuşan'ın "kim" olduğuna, söylenenin "ne" olduğuna bağlı..
Soyut anlamda bir suskunluk ve onay/kabul doğrulama gerçek mümin için erdem değildir.Hatta susmaması gereken yerde ve haksız yere susarak kendisini onaylamasını bekleyene karşı susmak, pasif onay vermek yanlıştır..
Yazıda bir kişinin insanlar için kendince tanım,tasnif ve tespitleri var..Yani bu tasnif ilahi bir tasnif/tanım değil..
Herkes düşüncesi ve çizgisi açısından kendisini doğru, kendi dışındakini (bu tasnifteki) kötü olarak görebilir/gösterebilir.
.....................................
..." Bir kimse öğrenir öğretirse... Ayrıca bildiği, öğrettiği ile âmil olursa melekût aleminde ona, AZİM ismi verilir.
Bu zat, alim-i billah?tır. Mertebeler ölçülürse en yüksek derece onun olduğu ortaya çıkar. Dinin hikmet yönünü en iyi bilen odur. Allah-ü Taâla birçok bilinmeyen ilimleri onun kalbine yerleştirmiştir. Hiç kimsenin erişemiyeceği sırları ona sezdirmiştir. Bu saf ve temiz kul, Allah tarafından seçilmiş, sevilmiş ve Hakka cezbedilmiştir. İlâhi hikmetleri çözüldüğü kapıya yalnız bu insan yetişmiştir. Hidayet yolları buna açıktır. Bunda istidat çok büyüktür. Ve bütün sırları anlamak kabiliyeti vardır. Bunda bilgi sonsuz, hikmet ölçüsüzdür. Bu zat, Allah yolunda bir şahtır. Hak yola o çağırır, kötülükleri onlara o gösterir, kıyamet günü şefaatçi, dünyada temiz, Allah indinde herşeyi makbul ve merguptur. Doğrudur, doğruluğu tastiklidir. Resul ve nebilerin vekilidir. İşte peygamberler, bunları vekil etmiştir."....????!!!!
.........................................
Bunun "kim" olarak gösterilip,sanıldığı/iddia edildiği subjektif bir konudur.Onun gösterdiğini öteki, ötekinin böyle bilip gösterdiğini beriki kabul etmeyebilir.(Bu denli subjektif bir kriterden yola çıkıp "Peygamber vekili"!!?? saptamak ne denli doğrudur.
Peygamberlerin izlenmesi için (mutlaka vekil! de gerekir diye düşünen,yorumlayan için) mümini zora sokar..Herikiside vekil iddiasında ve ancak birbiriyle çelişen/çatışan durumda iki -veya gerçekte daha fazla- vekil! varlığı halinde mümin ne yapacaktir.? (Ki bu çokta istisan bir durum değildir.Kendini resul/nebi ilan eden şarlatanlar tv kanalı sahibi malum.)
İzlenmesi, tabi olunması tavsiye ve telkin olunan ve yüceltilerek sunulan son gurup "vekil"?? den sonra:
..." Buradan öte Peygamberlik başlar.".... deniliyor..????
Peygamberlik Allah hüküm ve takdirindeki bir seçimdir.Kıdem,eğitim (veya herhangi bilinen bir süreç) durumuna bağlı kazanılabilen bir rütbe,makam değildir ki..Tespit yanlış..Telkin yanlış..
Nerdeyse ha biri ha öteki düzeyinde (ki vekil! olarak, varis olarak tanımlanma cesareti ve iddiası var) "eş" görme,gösterme yanlışı var..
Ruhbanı reddededen bir din, Peygamberine vekil iddiasını müesseseleştirebilir mi.? Buna İslam'da Kuran'da referans bulunabilir mi.? (Birilerinin Kuran'da buyrulup öğütlenen övülen kişi/ler/nin kendisi olduğunu söylemesi idda etmesi ciddiye alınabilir mi.?)
Yazı ve yazıda amaçlanan temel düşünce: size ya birini doğrudan gösterip peşine çağırıyoruz, ya da "artık siz anlayın" iması ile yine birilerini yüceltme yolunda bir sunum..
Vebalini gösteren ve izleyen çekecek..
Tanım ve tasnifin ilahiliği,dinselliği,bilimselliği yok inancındayım.
İslam'ın son din, Hz.Muhammed'in son peygamber, Kuran'ın son Kitap olduğuna inananlar tartışmasız Kuran varken vekil! izlemek zorundalar mı.? Bunu inananlar kararlaştırabilir.
Yazıdaki temel düşünce ve yaklaşıma (kendi adıma)katılmıyorum. Bence herhangibir vekil!in öteki vekil! veya varisten farkı yok..