Eskiden çok eskiden, yüzünü yüzüme çevirir gülerdin, ben o gülüşü bahar sanar, koşardım düz yollarda,sevinç çığlıkları atardım,sensizliği bilmeden,her gece başım yastığa vurdumu, hiç üşenmeden altmış dakikamı senli hayallere ayırırdım,günlük ihtiyacım gibi...
ağlardım sesine,özlediğim için,sen dayanamaz koşardın kucağına alırdın sevinçlerimi...
Bir hayaldi senin olmak,bilirdim gerçeği,ses çıkartamazdım hayalime,kurmaya devam ederdim...
koşa koşa şarkı söyletirdim sana,sen her defasında kaytarmak için yarına ertelerdin, ne çok yarın için sözlerin var bende ...
Duvarlara benli zamanların tarihlerini yazardın, ben her sana gelişimde dokunurdum duvardaki mürekkebe,elime bulaşırdı, siyah olurdu parmaklarım...
Saklanırdım pencere arkalarına, perdeler susardı,söylemezlerdi yerimi,sen bulur kucağına alır doya doya sarılırdın, ben doyamazdım her defasında sana...
Yol ayrımı başlardı ayın sonlarında,ben ağlak sen ağlak, otogarlarların içerisinden geçerdi kaderimiz, öpüşürdük cam aralarından, öptüğüm camlara doyamazdım...
Taktığın isimlerindim ben senin, kuşatığın renklerindim, üstüne giydiğin siyah gömleğindim, gözyaşındım,gülüşün,yastığın yorganın,uykularındım senin...
En büyük yalanındım ben senin ,sakladığın yüz idim ben, kovaladığın bahar, açan çicektim...
Sorma bana sensizliği, Gelen aynı,giden aynı...
En zorlu sevdanındım,yolun uzundu, o yolda bende vardım,sen bırakmayacaktın beni,ben ise seni ağlatmayacaktım, sözlerin hep yarında kaldı,sen unuttun ben unutmadım.
Hangi yalan ayırdı bizi? eteklerime dökülen yağmur damlarını kim yağdırdı? mutsuzluğumu kim örttü üstüme? sorularımı kim çoğalttı...
Sensizim...
Sensizliğe hiç bu kadar yakın olmadım, hiç bu kadar ağlamadım, hani ölüm olacaktı sonumuz,
Yedi gece düğün yapacaktın bana, beyazları giydirecektin, biraz açık biraz da kapalı olacaktım, sen salonun en yakışıklısı olmayacaktın,elimi hiç bırakmayacaktın, korkup kalabalığın içinde kaybolmayayım diye ...
Biliyorum...
Artık senin bana yâr olmayacağını, çoktan ölü toprakları üstüne örttüğünü,gecelerin benden öncesi gibi geçtiğini ve beni çoktan unuttuğunu, sözlerinin yarında kaldığını bile hatırlamadığını...
Ağlamıyorum!
Düşlerime çaldığım siyah gömlekli adama, küsmüyorum sesimi okşuyan, avuç içlerimi öpen o adamı...
Özlemiyorum!
O kıyametler ile getirdiğin yüzü, tokat vurduğun eli, boş bir mezarı ...
Burdayım...
Söz verdiğim gibi.
aLغyna`
23:00
Eskittim anılarımı yaza yaza ...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla