• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
53 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0

    Onay Bel'am sıfatı taşıyanlar

    Arkadaşlar, ''bel'am'' ne demektir.Benim duyduğum(ve bildiğim) kadarıyla ''99 doğru söyler,1 tane yalan ile adamı küfre götürür.Yanlış biliyorsam düzeltin.Doğru biliyorsam,İslam coğrafyasında gelmiş geçmiş ''bel'amları'' ve yaşayan ''muhtemel'' bel'amları burada mercek altına alabilirmiyiz?

    Konu önemli,çünkü benim bildiğim ''bel'am'' münafıktan ve din düşmanlarından daha tehlikeli.

    İnternetten araştırdım,link veriyor ve kısa bir özet alıyorum.Önemli yerleride kırmızı yazıyorum.

    çhttp://www.sevde.de/islam_Ans/B/belam.htmok


    Öyle anlaşılıyor ki âyetler, Bel'am ve hareketleri itibariyle onun gibi olan herkese şâmildir. Çünkü Allah'ın âyetlerini yalnız bir veya birkaç kişiye hasretmek doğru olmaz; onlar geniş kapsamlıdırlar. Burada asıl üzerinde durulması gereken konu; Bel'am'la ilgili olarak söylenen ve İslâmî kaynaklara girmiş olan bilgilerin büyük çoğunluğunun İsrâiliyyâta dayanmış olmasıdır. (D.B. Macdonald, İA, II, 464-465; Abdullah Aydemir, Tefsirde İsrâiliyyat, Ankara 1979, s. 242). Çünkü İslâmî kaynaklarda zikredilen bilgiler -bazı isim ve ifade değişiklikleri hariç- Kitab-ı Mukaddes'te geçen bilgilerin tamamen aynısıdır. (Kitabı Mukaddes, İstanbul 1981, Sayılar XXII, 2-41; XXIII 1-30; XXIV, 25; XXII, 16; Yeşu XXIV, 9)

    Ancak Bel'am, dünyevî çıkar ve hesaplar için Allah'ın dinini tahrif eden bir ilim ve din adamını küfür sistemlerine ve kâfir yöneticilere yaranmak maksadıyla Allah'ın hükümlerini çiğneyen ve asıl gayesinden saptıran kimseleri temsil etmektedir.
    nsanları "Allah (c.c.) adını kullanarak"' aldatan, hevâ ve heveslerini tatmin için "Tevhid akîdesini" tahrip eden "Bel'am'ın" etkisi korkunçtur. İslâm topraklarında; kâfirlerin istilâsını hazırlayan güç, "Bel'am"dır.Allah (c.c.)'ın indirdiği hükümlere karşı ayaklanan ve İslâm'a küfreden yönetimlerle yani Tağûtî güçlerle din adına uzlaşan ve müslümanları da

    "Allah (c.c.) adını kullanarak" aldatan, Kur'ân'daki ifâdeyle "köpek sıfatlı" kimselerin ortak ismi Bel'am' dır. Bu köpek sıfattı kimseler de; Allah (c.c.)'ın indirdiği hükümlerin bir kısmını kabul, bir kısmını "zamanın değişmesi" gerekçesiyle sükûtla geçiştirirler. Günümüzde, başta resmî ideolojiyi kabul eden ve İslâm'ı o ideolojiye hizmetçi kılmaya çalışan müesseseler olmak üzere, çok sayıda Bel'am benzeri vardır. Bunlar "çok dindar" görünmekle birlikte, Tağut'a itikad ve iman etme noktasında titizdirler. "Ulü'l-Emr"i İslâm'a karşı ayaklanan güçlere izâfe ederek, mü'minleri yanıltırlar. İşte bunlar çağdaş Bel'am'lardır.[/COLOR]Ahmed GÜÇ
    Bu mesaj en son " 14.03.07 " tarihinde saat 01:25 itibariyle ewren44 tarafından düzenlenmiştir... Neden: Kaynak ekleme

  2. #2
    ciksimen
    Ziyaretçi
    Siyonist dış güçler ve sabataist dönmeler Türk halkını; resmen ve ismen olmasa da, fikren ve fiilen İslam'dan ve Kur'andan uzaklaştırmak üzere 3 aşamalı şeytani bir plan hazırlamışlar ve adım adım uygulamaya koymuşlardır.

    Birinci Aşama:

    Kur'anın mevcut şeklini ve surelerini bozmak için; ahkam ayetleri ayıklanarak, bazı hikayelerde karıştırarak ve ayet meallerini çarpıtarak, nüzul (iniş) sırasına göre yeniden yazmak ve insanımıza Kuran diye yutturmaktır.

    İkinci Aşama:

    Layt ılımlı İslam diye, devlet, adalet ve hâkimiyet ruhu, izzet ve hürriyet şuuru körletilmiş, Siyonist ve emperyalist dünya düzenine teslimiyetçi köle haline getirilmiş Müslüman tipini çoğaltmaktır. (burada nurculardan behsediliyor)

    Dinler Arası Diyalog safsatası ve Hoşgörü edebiyatıyla meşhur Fetullah Gülen, bu işte taşeron olarak kullanılmaktadır.

    Üçüncü Aşama:

    "Cihat, Şeriat, Siyonist, Haçlı, Firavun, Karun, Haman, Bel'am Tagut, Put, Faiz, Fuhuş, Hak, Batıl..." gibi temel imani ve Kur'ani kavramların yozlaştırılması ve kaldırılmasıdır.

    İsmi önemli değil, İslam'cı ve Fetullahcı İç İşleri Bakanı bir genelge yayınlayarak bu tür 70 kadar kelimenin, okullarda, ders kitaplarında ve resmi yazılarda kullanılmasını yasaklamıştır.

    Bel'am sıfatı taşıyan bir örnek işte sana.

  3. #3
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ciksimen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Siyonist dış güçler ve sabataist dönmeler Türk halkını; resmen ve ismen olmasa da, fikren ve fiilen İslam'dan ve Kur'andan uzaklaştırmak üzere 3 aşamalı şeytani bir plan hazırlamışlar ve adım adım uygulamaya koymuşlardır.

    Birinci Aşama:

    Kur'anın mevcut şeklini ve surelerini bozmak için; ahkam ayetleri ayıklanarak, bazı hikayelerde karıştırarak ve ayet meallerini çarpıtarak, nüzul (iniş) sırasına göre yeniden yazmak ve insanımıza Kuran diye yutturmaktır.

    İkinci Aşama:

    Layt ılımlı İslam diye, devlet, adalet ve hâkimiyet ruhu, izzet ve hürriyet şuuru körletilmiş, Siyonist ve emperyalist dünya düzenine teslimiyetçi köle haline getirilmiş Müslüman tipini çoğaltmaktır. (burada nurculardan behsediliyor)

    Dinler Arası Diyalog safsatası ve Hoşgörü edebiyatıyla meşhur Fetullah Gülen, bu işte taşeron olarak kullanılmaktadır.

    Üçüncü Aşama:

    "Cihat, Şeriat, Siyonist, Haçlı, Firavun, Karun, Haman, Bel'am Tagut, Put, Faiz, Fuhuş, Hak, Batıl..." gibi temel imani ve Kur'ani kavramların yozlaştırılması ve kaldırılmasıdır.

    İsmi önemli değil, İslam'cı ve Fetullahcı İç İşleri Bakanı bir genelge yayınlayarak bu tür 70 kadar kelimenin, okullarda, ders kitaplarında ve resmi yazılarda kullanılmasını yasaklamıştır.

    Bel'am sıfatı taşıyan bir örnek işte sana.
    Katkıların için sağol,Allah razı osun.Fakat ''nurculuk'' ve ''fethullahçılık''için söylemlerin seni bağlar.Çünkü bende ''student'' arkadaşımızın deediği gibi daha kafamda daha çözemedim(özellikle fethullah gülen olayını).

    Bunun tek çaresi var,nurculuk ve fethullahçılık olayını bilen,konuya vakıf mensubların konuya dahil olması,külliyatlarını ve görüşlerini buradan tartışmaya açmasıdır.Gereken ve varsa itirazlarımız,hiç çekinmeden onuda dile getiririm/getirecek bir çok arkadaşda bu forumda mevcuttur.

    Yahudilerin oyunları ve planları konusunda ise sana bağıra bağıra katılıyorum.Varsa (bilmedende olsa) bu akıma kapılanlar,bağırta bağırtada olsa ,bu konuların üzerine gideceğim/gitmeliyiz.Hepimiz aynı gemideyiz.Arif olanlar anlar.

  4. #4
    Ben Türk'üm ve Müslümanım Son_Of_Liberty adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-04-2005
    Mesajlar
    1,891
    Karizma Gücü
    0
    Bir de ''Aşırı dinci'' diye bir safsata vardı. Neyse ki artık teleffuz edilmiyor.

    Bir de Irak'da İslami terörist gruplar Amerikan askerlerine saldırdı lafını kullanan bazı aşağılık medyacıların yüzlerine türkürmek istiyorum. Allah onları ıslah etsin.

    Binlerce yıllık Türk Milleti'nin şerefini iki paralık eden korkak (satılmış) monşerler yerlerini ve elini çektikçe, Türk Milleti layık olduğu yere gelecektir.

  5. #5
    ciksimen
    Ziyaretçi
    Alıntı ewren44 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Katkıların için sağol,Allah razı osun.Fakat ''nurculuk'' ve ''fethullahçılık''için söylemlerin seni bağlar.Çünkü bende ''student'' arkadaşımızın deediği gibi daha kafamda daha çözemedim(özellikle fethullah gülen olayını).

    Bunun tek çaresi var,nurculuk ve fethullahçılık olayını bilen,konuya vakıf mensubların konuya dahil olması,külliyatlarını ve görüşlerini buradan tartışmaya açmasıdır.Gereken ve varsa itirazlarımız,hiç çekinmeden onuda dile getiririm/getirecek bir çok arkadaşda bu forumda mevcuttur.

    Yahudilerin oyunları ve planları konusunda ise sana bağıra bağıra katılıyorum.Varsa (bilmedende olsa) bu akıma kapılanlar,bağırta bağırtada olsa ,bu konuların üzerine gideceğim/gitmeliyiz.Hepimiz aynı gemideyiz.Arif olanlar anlar.
    Bu yahudiler dünyayı yönetiyorlar. Malesef heryeri ele geçirmişler. Her yerde söz sahibiler. Osmanlının hükümdarlığı 600 sene sürdü ama vicdanlı bir yönetimle sürdü. Ama gün geldi zalimlere karşı vicdansız olmak gerekti. Ama biz her zaman en Asil Irk olduğumuz için bunu başaramadık. Malesef geriledik. yahudiler şuanda güçlerini zalimce kullanıyorlar. Allah şerlerinden korusun bütün İslam alemini. Amin.


    Alıntı Son_Of_Liberty tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bir de ''Aşırı dinci'' diye bir safsata vardı. Neyse ki artık teleffuz edilmiyor.

    Bir de Irak'da İslami terörist gruplar Amerikan askerlerine saldırdı lafını kullanan bazı aşağılık medyacıların yüzlerine türkürmek istiyorum. Allah onları ıslah etsin.
    refah partisi zamanında her cuma cami çıkışında gösteri yapan aşırı dinciler, 29 şubattan bir gün sonra bir anda yok oldular,
    bu insanlar bu ülkede vardıda nasıl bir anda yok oldu, işte bu yahudilerin refahı devirmek için planıydı. ama sonuçta refahın gitmesi iyi oldu. yahudiler elleriyle refaha türban yasasını çıkarttırdı.

    mhpye terörist başını asmama imzasını imzalattı bu güç etkisiyle,
    yani dünyanın yönetimini idare ediyorlar. yoksa çökerler.

  6. #6
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ciksimen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu yahudiler dünyayı yönetiyorlar. Malesef heryeri ele geçirmişler. Her yerde söz sahibiler. Osmanlının hükümdarlığı 600 sene sürdü ama vicdanlı bir yönetimle sürdü. Ama gün geldi zalimlere karşı vicdansız olmak gerekti. Ama biz her zaman en Asil Irk olduğumuz için bunu başaramadık. Malesef geriledik. yahudiler şuanda güçlerini zalimce kullanıyorlar. Allah şerlerinden korusun bütün İslam alemini. Amin.




    refah partisi zamanında her cuma cami çıkışında gösteri yapan aşırı dinciler, 29 şubattan bir gün sonra bir anda yok oldular,
    bu insanlar bu ülkede vardıda nasıl bir anda yok oldu, işte bu yahudilerin refahı devirmek için planıydı. ama sonuçta refahın gitmesi iyi oldu. yahudiler elleriyle refaha türban yasasını çıkarttırdı.

    mhpye terörist başını asmama imzasını imzalattı bu güç etkisiyle,
    yani dünyanın yönetimini idare ediyorlar. yoksa çökerler.
    İşte benimde anlatmak istediğim,dikkat çekmeye çalıştığım hep bunlar olmuştu.Bu konuyu açmayı özellikle bugünlere sakladım.Konunun olgunlaşması,bazılarının ''inceden inceden'' dinimize sokmaya çalıştıkları ''hassas'' bazı söylemlern açığa çıkması içindi bu konuyu açmayışım.

    Konunun sadece siyaset olmaması için,konuyu İslami bilgilerlede desteklemeli,Dinimizin bu gibi durumlara bakış açısınıda katkı olarak sunmalıyız.

    Konu sadece refah değildir.Ben şahsen araştırmalarımdan öğrendiğim kadarı ile ,yahudilerin bu topraklarda '' dergah '' bile kurduklarıdır.Bazı ''fetva'' sahiplerinden şüphelenmemin,ve konuyu ''belam '' sıfatı taşıyanlara getirmemin nedeni budur.Konu oldukça önemlidir,işin sonunda dinimiz ve milli birliğimiz vardır.Konu olgunlaştıkca bu anlaşılacak,bazı takkeler düşecektir.

  7. #7
    ciksimen
    Ziyaretçi
    Alıntı ewren44 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İşte benimde anlatmak istediğim,dikkat çekmeye çalıştığım hep bunlar olmuştu.Bu konuyu açmayı özellikle bugünlere sakladım.Konunun olgunlaşması,bazılarının ''inceden inceden'' dinimize sokmaya çalıştıkları ''hassas'' bazı söylemlern açığa çıkması içindi bu konuyu açmayışım.

    Konunun sadece siyaset olmaması için,konuyu İslami bilgilerlede desteklemeli,Dinimizin bu gibi durumlara bakış açısınıda katkı olarak sunmalıyız..
    ama bence konu siyasi bir konu.

    Alıntı ewren44 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Konu sadece refah değildir.Ben şahsen araştırmalarımdan öğrendiğim kadarı ile ,yahudilerin bu topraklarda '' dergah '' bile kurduklarıdır.Bazı ''fetva'' sahiplerinden şüphelenmemin,ve konuyu ''belam '' sıfatı taşıyanlara getirmemin nedeni budur.Konu oldukça önemlidir,işin sonunda dinimiz ve milli birliğimiz vardır.Konu olgunlaştıkca bu anlaşılacak,bazı takkeler düşecektir.
    işte iki numaralı mesajımda bunlardan örnek verdim. nurcular bu düşünceye hizmet ediyor. ama yüzbinlerce nurcu vatandaşımız var. hepsini bu nedenle suçlayamam. eminimki içlerinde samimi olup, yalnız dini yaşamak için içlerinde olanlarda vardır.

  8. #8
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Zalim sistemleri dört ayaklı bir masaya benzetirsek, bunun üç ayağını Firavun, Haman ve Karun oluşturmaktadır. Zalim sistemlerin dördüncü ve son ayağını ise Belam oluşturmaktadır. Belam, diğer üç unsurun meşruiyet kaynağıdır. Denilebilir ki; Belam olmadan Firavun, Haman ve Karun’un ayakta kalması mümkün değildir.
    Kur’an-ı Kerim’de Balam ismi geçmemekte, fakat ona işaret eden ayetler mevcuttur. Ayetler şudur: “Onlara, şeytanın peşine taktığı ve kendisine verdiğimiz âyetlerden sıyrılarak azgınlardan olan kişinin olayını anlat. Dileseydik, onu âyetlerimizle üstün kılardık; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalan sayan kimselerin hâli böyledir. Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.” (A’raf Suresi: 175-176) Belam, Hz. Musa zamanında yaşamış ve Müslüman iken Firavun’un tarafını tutarak dinden çıkmış bir bilim adamıdır. Gerçek isminin Belam b. Baura veya Belam b. Eber olduğu söylenmiştir. İslami kaynaklarda Belam ile ilgili şu bilgiler geçmektedir:
    Mûsa, Kenâniler’in Şam’daki topraklarına girmişti. Bu sırada Belam, el-Belkâ köylerinden Bal’â’da bulunuyordu. Ken’âniler’den bazıları Bel’am’ın yanına gelerek: “Ey Belam, Mûsa İbn İmrân İsrâiloğulları’nın başında olduğu halde bizi yurdumuzdan sürmek ve öldürmek üzere geldi. Bizim ülkemize İsrâiloğulları’nı yerleştirecek. Senin kavmin olan bizlerin ise yerleşecek bir yerimiz yok. Sen duâsı kabul edilen bir kimsesin. Onları defetmesi için Allah’a duâ et”, dediler. Belam: “–Yazıklar olsun size! O Allah elçisidir; melekler ve müminler de onunla beraberdir; onlar aleyhine nasıl duâ edebilirim! Bildiğimi bana Allah öğretti” diye red cevabı verdi. Kavmi duâ etmesi hususunda ısrar ettiler. Belam da eşeğine binerek, İsrâiloğulları’nın çıkmakta olduğu dağa doğru ilerledi. Bu dağ, Husban dağıdır. Biraz gittikten sonra eşeği yere çöktü. Eşeğine binerek biraz ilerledikten sonra hayvan yine çöktü. Bel’am biraz evvelki gibi hareket ettikten sonra tekrar hayvanına bindi. Biraz yol alınca eşek yine çöktü. O, yine eşeği yerinden kalkıncaya kadar dövdü. Nihayet eşek, Belam aleyhinde bir delil teşkil etsin diye, Allah’ın izni ile konuşarak şöyle dedi: “Ey Belam, nereye gidiyorsun? Meleklerin önümde durarak beni yolumdan çevirdiklerini görmüyor musun? Allah elçisi ile mü’minler senin kavmin aleyhinde duâ etmektedirler.” Fakat Belam, buna aldırış etmeden eşeğini döverek yoluna devam etti. Nihayet eşek onu Husban dağına çıkardı, Mûsâ (a.s.)’ın ordusunun ve İsrâil oğulları’nın karşısına götürdü. Bel’am onlara bedduâ etmeye başladı; fakat İsrâil oğulları’na beddûa ederken Allah onun dilini kendi kavmi aleyhine çevirdi. Yanında bulunan halk, onun kendi aleyhlerine bedduâ etmekte olduğunu görünce: “Ey Belam! Ne yaptığını biliyor musun? Sen İsrâiloğulları’na hayır duâda, bize bedduâda bulunuyorsun” dediler. O: “Ben bunu kendi ihtiyarımla yapmıyorum, Allah dilime hâkim oldu” dedi. Bunun üzerine dili ağzından çıkarak göğsü üzerine sarktı. Sonra kavmine: Dünya ve âhiret benim elimden gitti, artık hileye başvurmaktan başka çare yoktur” dedi. (İslam Ansiklopedisi- Belam maddesi)
    Belamla ilgili geçen ayetin köpek ile birlikte anılması gerçekten dikkate değer bir olgudur. Köpek sahibine yaranmak için kendisine kemik atılsa da atılmasa da soluyan bir varlıktır. Belam sıfatlı ilim adamları da hakikatları gizleyerek sahibi olan iktidar sahiplerine karşı sürekli solur. Önüne kemik atılıp atılmamasının fazla bir önemi yoktur. Burada özellikle dikkat edilecek husus Belamlığın bir isimden çok onun gibi davranan herkese yakışacak bir sıfat oluşudur.
    Belamların tarih boyunca sabit olan vasıfları Allah katından gelen dini tahrif etmeye çalışmalarıdır. İslam’ın hükümlerini idarecilerin keyiflerine uygun şekilde yorumlamaları genel ahlaklarıdır. Zalim sistemleri din adına tezkiye/ temizlemek veya temiz göstermek asli görevleridir. Bu görevi yaparken illa da bir menfaatleri olması da gerekmez. Onlar her halükârda güçlünün safında bulunurlar. Mümkünse faiz ve içkiyi zalim idareciler meşru gördüğü için helal, başörtüsü ve kurbanı zalimler memnun olmadığı için haram ilan etmekten çekinmezler.
    Biz Müslümanların vazifesi zalimlerden uzak olmak ve onlara yardımcı olmamaktır. Belamlara karşı uyanık olmak sorumluluk alanımızdadır. Nitekim Resulullah (sav) Ebu Hureyre (ra)’ın rivayetine göre şöyle buyurmuştur: “-Ahir zamanda zalim idareciler, fasık yardımcılar, hain hakimler ve yalancı alimler gelir. Her kim onlara yetişirse sakın onların yardımcıları, vergi memuru, haznedarı ve onların emniyet memurları olmasın.”
    Bel'am'ın kısaca anlatımı yukarıda belirtildiği gibi sıralanabilir. Dünya yaşamını belli bir kurallar bütünü haline koyan Allah(cc) bu düzenin içinde yaşayan insanların asıl gayelerinden nasıl saptığı, Rabbani düzeni değiştirmeye gayret eden bu aklı evvellerin cahil cesaretleri, Batıla karşı hakkı savunmak yerine oturup kaderin tecellisini bekleyen inananları bir tablo olarak karşımıza alabiliriz. Bel'am sıfatının ilk tohumları elbetteki yaratılışın başından gelmektedir. Hz Adem ve Hz. Havva'nın Cennetten koğuluşları üzerine Allah(cc) hitabı anlayanlar için bir tedbir niteliğindedir.
    Birbirinize düşman olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz. Orada yaşar, orada ölür ve oradan dirilip çıkarılırsınız..." (el-A'raf, 7/24-25).
    Bu ayetten sonraki genel manzaraya baktığımızda Kavimlerin helakındada aynı parmağın işaretini görürüz. İnananlar, Nifak tohumu ekmeye çalışanlara karşı birlik olamadığı müddetçe bu ve benzer olaylarla karşılaşılacaktır. Müslümanların çok fazla tefrikalara ayrılması, mesep ve tarikat bölünmeleri maalesef Yahudi Siyonizminin ekmeğine yağ sürmektedir. Tam anlamıyla onların istediği ortamı oluşturup ellerine teslim etmekteyiz.
    Dünya üzerinde tamamıyla ekonomik sisteme hakim olan Yahudiler, bu güçlerini dünya üzerindeki zenginlikleri ele geçirmek için kullanmaktan çekinmez. Bunu yaparkende hiç kendilerini afişe etmezler. Bu tür ülkelerin kutsal inançlarına, milli duygularına sızarlar. Bunuda gerçeğinden ayırt etmeden yaparlar. Bu gün mezhep ve tarikat kavgalarının en temel faktörü budur. Zemin Yahudilerin bunları yapabilmesine o kadar kolay imkan sağlıyor ki, adamlar neredeyse ellerini bile kıpırdatmadan işlerini görüyorlar. Cünkü müslümanlar, mezhepcilik ve Tarikatcılık oyununa o kadar kaptırmışlardır ki kendilerini, diğer mezhep ve tarikatlerle uğraşmaktan, Yahudi tehdidini görememişlerdir. Dünyadaki en büyük Fitneler Yahudilerin içinden çıkmıştır. Osmanlı'nın İspanya'dan sürgün edilen Yahudilere kucak açması onları Müslüman bir toprağa getirip tüm inanç, ibadet, ticaret konularında serbest bırakması maalesef atalarımızında sonunu hazırlamıştır. Osmanlı'nın yıkılışının baş mimarıdır onlar. Galata'daki Bankerlerin hemen hemen hepsi Yahudiydi. Osmanlı'ya borç para vererek onu zor duruma düşürmüşlerdir. Bununlada kalmayıp, borçlarını ödeyemeyeceği için İngiliz Mandasının kabul edilmesinide fısıldayan onlardır. Damat Ferit Paşa'nın 1. Dünya savaşına Osmanlı'yı sokma isteğinin ardında büyük maddi gücüyle direnen yahudi diasporası vardı. Oysa onları İspanyolların ve Hitler'in zulmünden kurtaran Bu ülkenin atalarıydı. Hiç bir şekilde minnet duyguları olmayan Yahudiler Belam illetininde atalarıdır. Bölünmüş, savaşa tutuşmuş, bir araya gelemeyen İslam sınırları içine kolayca sızabileceklerinden, tüm Müslümanların buna fırsat vermeden Rasulallahın emirlerine uymak zorundadırlar. Yoksa bu tehdid mutlaka bir gün başımıza gelecektir.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  9. #9
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Çok öemli bir konu , açandan da , yazılarıyla katkıda bulunandan da Allah razı olsun,

    ciksimen arkadaşım demişki;
    Birinci Aşama:

    Kur'anın mevcut şeklini ve surelerini bozmak için; ahkam ayetleri ayıklanarak, bazı hikayelerde karıştırarak ve ayet meallerini çarpıtarak, nüzul (iniş) sırasına göre yeniden yazmak ve insanımıza Kuran diye yutturmaktır.

    İkinci Aşama:

    Layt ılımlı İslam diye, devlet, adalet ve hâkimiyet ruhu, izzet ve hürriyet şuuru körletilmiş, Siyonist ve emperyalist dünya düzenine teslimiyetçi köle haline getirilmiş Müslüman tipini çoğaltmaktır. (burada nurculardan behsediliyor)

    Dinler Arası Diyalog safsatası ve Hoşgörü edebiyatıyla meşhur Fetullah Gülen, bu işte taşeron olarak kullanılmaktadır.

    Üçüncü Aşama:

    "Cihat, Şeriat, Siyonist, Haçlı, Firavun, Karun, Haman, Bel'am Tagut, Put, Faiz, Fuhuş, Hak, Batıl..." gibi temel imani ve Kur'ani kavramların yozlaştırılması ve kaldırılmasıdır.

    İsmi önemli değil, İslam'cı ve Fetullahcı İç İşleri Bakanı bir genelge yayınlayarak bu tür 70 kadar kelimenin, okullarda, ders kitaplarında ve resmi yazılarda kullanılmasını yasaklamıştır.

    Bel'am sıfatı taşıyan bir örnek işte sana.
    1. aşama çok açık bir şekilde yapılıyor.

    1.aşama dediğin hoşgörü adı altında yapılıyor .( Dinlerarası diyoloğu bende tasvip etmiyorum ) Fethullah Hoca nın kişiliğini tam olarak çözemedim ama kendi hareketleri ile ( abd ye yerleşmesi gibi ve türkiyede ve diğer dünyadaki müslümanlarla diyoloğa girmek yerine Hristiyanlarla ve Yahudilerle diyaloğa girmesi gibi ) benim kafamda da şüpheler uyandırıyor.

    Ama bu Said-i nursi nin resalelerine ve diğer nurculara olan olumlu düşüncelerimi değiştirmiyor.

    3. aşama ,bu yozlaştırmalar ve anlam kaymalarından sonra Kuran Meallerinden din ne kadar anlaşılır biraz düşünmek lazım.Basit bir örnek vereyim.Bir ara Türkiyede Muhammed Esed in Kuran Kesajı adlı 3 ciltlik Meal-Tefsiri çok ragbet gördü.çünkü sonradan Müslüman olan bir İngilizin çevirdiği bir mealdi.Bazı kelimelere çok değişik , ilginç manalar veriyordu.Mesela ; Ehl-i Kitabı , geçmiş vahyin izleyicileri diye çevirmişti. İlk başlarda çok masum bir çeviri olarak gözüküyor ama biraz düşününce tahrif edilmiş İncil ve Tevratı değilde sanki hiç tahrif edilmemiş olarak '' Geçmiş Vahyin İzleyicileri '' diyerek şu anki Yahudileri ve Hristiyanları tahrif edilmemiş bir dinin ( vahyin ) takipçileri olarak gösteriyor.Bu zamanla bilinçaltına yerleşir.Bazılarında özellikle arapça evliya kelimesini hiç Türkçeye çevirmeden Türkçe kazandığı manada kullanması gibi.Allah'ın koruması altında olan Kuranı Kerimde tahrifat yapamayan bu kişiler bu şekillerde anlamda tahrifat yaparak İslam dinini yozlaştırmaya ve kendi istedikleri gibi bir din , müslüman oluşturmaya çalışıyorlar.


    selam ve dua ile,

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    ...." Günümüzde, başta resmî ideolojiyi kabul eden ve İslâm'ı o ideolojiye hizmetçi kılmaya çalışan müesseseler olmak üzere, çok sayıda Bel'am benzeri vardır."....

    İslam'ın (dinin) resmi veya gayrıresmi herhangibir ideolojiye alet edilmesi yani siyasete alet edilmesi durumlarının hepsi din düşmanlşığıdır.
    Çünkü Din, siyaseten iktidar/güç savaşının malzemesi kılınmış olmaktadır.
    Oysa siyaseten ayrı olan insanlar aynı dinden olabilir.Dinin siyasetle ilgisi yoktur.(İlgisi var diye kendi siyasetlerini sanki dinsel bir duruş olarak takdim edenler, dinlerini siyasetlerinin peşine taktıklarını gizleyip; siyasetlerini din olarak pazarlamaya kalkışmaktadırlar.)
    Açıktır ki, devletlerin,partilerin,derneklerin (hatta milletlerin) dini olmaz.Din insan içindir.
    Dinin temeli imandır..Bir devletin, partinin,derneğin iman etmesinden, ibadetinden nasıl ki sözedilemez ise; devlet,parti vb ile din arasında siyaset yürütenlerin demagojilerinin de bir aldatmaca olduğu açıktır.Talepleri siyasidir.
    Eğer bu tuzağa düşülecek olursa: gerçek müminlikle herhangibir parti,dernek,vakıf vb. üyeliği yer değiştirir..(Müminin sorumluluğu Yaratanınadır, oysa partilinin,dernekçinin vb.nin sorumluluğu kuladır,başkanadır..

    Ilımlı İslam da bir uydurmadır, siyasi İslam'da...İslam İslamdır.(Az tuzlu tuz, çok tuzlu tuz nasılki olmazsa, ya tuz ya değilse..Tuzlu olanla tuz nasılki farklı ise.)

    Siyasetle din ilişkisini doğru kavramak gerekir..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •