Ç

NAKKALEYİ UNUTTURUYORLARMI
Yaşamak ne güzel değimli?...Hele tuzu kuruyken insanın…Sevdikleriyle sağlıklı,huzurlu yaşamak ne ne güzel…Hayatınızın sonuna kadar hep keyifle yaşayın mutlu olun emi…
Biliyormusunuz dostlarım…
Çanakkalede şehit olan 250.000 Kişide bizler gibi yaşamak istiyordu. Umutları, hedefleri, sorumlulukları vardı… Hiçbiri ölmek istemiyordu. Korktuklarından değil; evine ocağına , çoluk çocuğuna en önemliside VATANA lazım olduklarından ölmek istemiyorlardı. Ama hepside şehit oldu
Bugün yine aynı şey olsa yine ölmek istemiyecekler ama det VATAN derdi olunca .Arkada kalacak gözü yaşlı ailelerini düşünmeden şehit olmaya koşacaklardır, sen, ben rahat yaşayalım diye gözlerini kırpmadan can verecekler VATAN için
Savaş dediğimiz şey hemen çıkmaz… Hazırlıkları en az bir yıl önceden başlar.
Sene 1914 Osmanlı topraklarındaki Amerikan, İngiliz ve Fransız Konsolosluklar Kiliseler misyoner okulları silah ve cepaneyle dolduruldu. Azınlıklar ve Türkten farklı etnik kökenli halk kışkırtılmaya başlandı
Çanakkale Savaşından hemen önce:
Irakta; Musul’da Barzani aşiretinde isyanlar başladı İzmir’de Rumlar, doğuda Ermeniler, Suryaniler Orta doğuda Araplar… Osmanlıya karşı ayaklandılar koca Osmanlı bu isyanlarla uğraşırken ;
İngiliz ve Fransızlar aynı haçlı seferlerinde, aynı bu gün Afganistan ve Irakta yaptıkları gibi her milletten asker toplamaya başladılar. Kimler yoktuki İrlandalılar, İskoçlar, Avusturyalılar, Kanadalılar, Yeni Zelandalılar, Mısırlı Müslümanlar, Suriyeli Yahudiler, İspanyollar, İsviçreliler, Yunanlar, Hintliler, Nepalliler, Afrikalılar, Senagallier… İşte bize Çanakkalede atmaya gelenler…
Savaş hazırlıkları bitince Başkumandanları General Hamilton Limni adasında bu asker dedikleri sürülere yaptığı konuşmada
(TÜRKLERİ YALNIZ İSTANBULDAN DEĞİL, ANADOLUDANDA SÖKÜ

ATACAKSINIZ. TÜRK LOKUMLARI SİZİN OLACAK…) diyordu.
19 şubat 1915’de ilk kurşunu attılar.8 ocak 1916’da hayal ettikleri istanbulu ve hayal ettikleri
Türk lokumlarını göremeden ırzlarına,namusuna el uzatamadan gittiler…ölülerini de bize hatıra diye bıraktılar…
Sonrada gelip 36 adet abide diktiler zafer kazanmışcasına
SONUÇ: 250.000 Vatan evladı ŞEHİT,bilmem kaç bin tanede kolu bacağı kopmuş Gazi’miz işte Vatan savunmasının acı faturası.
.Kaybımız daha az olurdu belki,İngilizler Tarih te ilkkez kimyasal silahları bize karşı kullanmasaydı.
.Daha az kaybımız olurdu

smanlı ordusundaki gayri Müslim askerler bize ihanet edip düşman tarafa geçmeseydi.
Ve daha az olurdu kaybımız

merikalı gazetecilerin bütün siperlerimizi dolaşıpta elde ettiği bilgileri İngilizlere ulaştıramasaydı…
EY TÜRK MİLLETİ SAKIN UNUTMA;
Dün-Bugün-Yarın

iç kimse bu Vatan’ı bizim kadar hak etmiyor bu Vatan ya bizimdir yada hiç kimsenin…
İngiliz general Moorehead anılarında;aşılmaz Türk savunması için;(bir sır var orada-bir sır

MANE?)…diye soruyor…Ne varki Başkumandaları General Hamilton bu sırrı bulmuş gibi,diyorki (Türk’ler ne zaman hücuma kalksa ALLAH-ALLAH Diye bağırıyorlar…Türkleri bu Allah’tan ayırmak için bilmemki ne yapmalı) diyor.
EY MİLLETİM ; dört çocuğu ile Çanakkaleye savaşmaya giden Karadenizli Ali çavuşu duyan varmı?...Savaş bittiğinde dört oğluda ŞEHİT olunca evine yalnız dönen Karadenizli Ali çavuşa ne oldu…bileniniz varmı?
YADA
Saffet üsteğmeni duydunuzmu ? >Askerlerine Şehit olursam beni toprağa gömmeyin bedenimi siper edinde düşmana aman vermeyin demiş,az sonrada Şehit olmuştu…
Hatırladınızmı ?...
VATANSEVERLER;
Çıkarma yapılan Arı burnunda 150.000 Anzak askerine karşı sadece 160 tane TÜRK Askerinin savaştığını biliyormusunuz?...
…150.000 düşmana karşı 160 TÜRK ASKERİ…
Ve şimdi destan yazılan ARIBURNUNA utanmadan,sıkılmadan ANZAK KOYU diyoruz…
Ezine’li Halil’in hikayesini kaçımız biliyoruz;
Çekiyorum tetiği-çekiyorum tüfek patlamıyor,ateş etmiyor tüfek bozuldu herhal dedim,yandaki arkadaşıma bak hele dedim
Arkadaşım benden yana baktı,yüzünü buruşturdu yutkundu senin parmağın kopmuş Halil dedi…Ne bileyim düşmanı düşünmekten parmağımın koptuğunu hissetmedim diyor Halil…
Hatırladınızmı,Tarih kitabları yazdımı , okudunuzmu Ezine’li Halil’in hikayesini…
Siperlerden bazen mermi değil tomar tomar propaganda kağıtları atılırmış;
Düşman (Ey Türk teslim ol , karnın doysun) gibi laflar edermiş ama Türk Askerleri buna kızar ve yazıp düşmana attığı kağıtlarda (Gavur sadakasıyla beslenen Domuzdur)diye yazarlarmış…
ASLAN MEHMEDİM NE DOĞRU SÖYLEMİŞ…Dünde-Bugünde-Yarında Gavur sadakasıyla beslenen domuzdur…
BU VATANA CANIM KURBAN OLSUN…
SAYGILARIMLA